2007'den Bugüne 84,890 Tavsiye, 26,552 Uzman ve 18,911 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği
MAKALE #14856 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Haziran 2015 | 6,261 Okuyucu
AFFETMENİN DAYANILMAZ HAFİFİĞİ
Bazen eşimizin, arkadaşlarımızın yaptıklarını affetmekte zorlanırız. Affetmek bazen dünyanın en zor şeyi olabilir ama biraz gayret ederseniz bunun sizi iyileştirip ve özgürleştirdiğini görebilirsiniz. Yapılan birçok araştırma bu görüşü desteklemektedir. San Diego Üniversitesi’nde 200 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, kendilerini üzen kişilere kin tutmayıp onları affeden kişilerin sağlıkları olumlu yönde etkilenmiş, kan basınçları düşmüş ve kalp sağlıklarının da daha iyiye gittiği ortaya çıkmıştır. Affetmek, uzun ve sağlıklı yaşamanıza da destek olur. *Amerika’nın saygın dergilerinden Newsweek ‘in haberine göre, affedememe durumlarında stres hormonu olan Kortizol seviyesi artmakta, kalp hastalıkları, ruhsal bozukluk ve hafıza kaybı riski büyümektedir. Bu konuda yapılan 1200 klinik araştırma, negatif duyguların insanın hem psikolojik hem de fiziksel sağlığına zarar verdiğini gösteriyor. Stanford Üniversitesi’nde 259 kişi üzerinde yapılan farklı bir araştırma ise kişilere affetmeyi öğretmeyi amaçlamış. Deneye katılan kişiler kendilerine zarar veren olay durum veya kişileri affettikten sonra, daha az acı duyduklarını belirtmişler. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, affetmeyi öğrenen kişiler sadece duygusal değil fiziksel olarak da kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Örneğin deney sonucunda stresten kaynaklanan sırt ağrısı, uykusuzluk ve mide ağrısı gibi ruhsal ve fiziksel belirtilerin de bu kişilerde önemli ölçüde azaldığı tespit edilmiştir. Affetmek doğru bakış açısı geliştirmenize de ışık tutar.*Çünkü çamurla kaplı arabanızın camını yıkadığınızda hem camı temizlenmiş olursunuz hem de rahat bir görüşe kavuşursunuz. Affetmek kendinizi özgürleştirmektir. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmek aslında kendimize yaptığımız en büyük iyiliktir. Affetmek, yaşamdan keyif almanızı sağlar, öfkenin, nefretin tutsaklığından özgürleşmenizi sağlar. Kendimizle ruhsal teması tekrar kurmamıza yardım eder. Affetmek aslında bilinçaltınızla çok sıcak bir ilişki kurmanız anlamına da gelir. Kendi ruhunuzla daha iyi sohbet etmenize yardımcı olur. Böylece sorunları çözmede kendinize dostça yaklaşmış olursunuz. Bizi kırmış, incitmiş olana duyduğumuz öfke bir türlü dinmek bilmez, varlığını her daim alttan alta bize hissettirir, bizi yer bitirir. Bu arada buna neden olmuş kişinin bundan haberi bile yoktur. Onun için her şey olmuş bitmiş, gelip geçmiştir. Biz o ana tutunmuş kalmışız, zaman sanki o an durmuş sürekli film aynı kareleri gösteriyordur. İşte o öfke ve bizde açtığı yaraya yoğunlaşmak, öncelikle onun varlığını tanımak, onun üzerine odaklanmak, tüm dikkatimizi ona vermek, belki de ondan arınmak yolunda ilk adım olmalı. Affetmek ya da bağışlamak öyle bir kerede olacak bir şey değildir. Birçok kademesi vardır. Tam bitti artık dibine ulaştım deriz ve dipte hala üzerinden çalışılması gereken kırıntıların olduğunu görürüz. Ancak en önemli adım başlamaktır. Başlamak iyileşme sürecine atılmış bir adımdır. Affetmenin farklı evreleri vardır. İlk evresi, affetmeye çalıştığımız kişiyi bırakmak, onunla aramızdaki mesafeyi açmak ve konuyu soğutmaktır. Uzaklaşma her anlamda olmalıdır sadece fiziksel anlamda değil, zihnen ve ruhen de uzaklaşmalıyız. Bu o kişiyi uzaktan ve nesnel olarak görüp algılamamızı sağlar. Bırakalım, bu kişi ya da konudan mola alalım, tatile çıkalım biraz ve arayı soğutalım. İkinci evre, kaçınmaktır. O kişiyi gereksiz cezalandırmaktan ve daha sonra pişman olacağımız bir tepki vermekten kaçınmak ve kendimizi korumaktır. Bu sayede ruh bütünlüğümüz korunur ve gönlümüz yücelir. Unutmayalım fiziksel ya da ruhsal her incittiğimiz kişiyle beraber kendimizi de incitiriz. Üçüncü evre ise unutmaktır. Onu yok etmek değil ancak ön plandan arkaya atıp, kendi haline bırakmak diyebiliriz. Bu bilinçli bir unutmadır ve saplanıp kalmakla mücadelede işe yarar. Yüreği yakan konuyu soğutmaya iyi gelir. Sonuncu evre bağışlama, affetme evresidir. Yüreğimizdeki öfkenin yerine affetmeye çalıştığımız kişiye merhamet koymalıyız. O kişiyi ötekileştirmeyi bırakarak, aynılığımızı kabul etmeliyiz. Affettiğimiz aynı zamanda kendimiziz bunu anlamalıyız. Ancak unutmayalım ki affetmek, affettiğimiz kişinin haklı olduğunu kabul etmek değildir, ancak onu size her ne yaptıysa yüce yüreğinizle, yüksek merhamet duygumuzla sarıp sarmalamaktır. Onunla beraber iyileşmektir. Birinci bölüm;*başkalarına zarar verdiğimiz ve onları incittiğimiz için*kendimizi*affetmek. Zira başkalarını incitmiş olmak bizde mutlaka bir pişmanlık ve üzüntü uyandırır. Karşımızdaki insanı genelde kafamız karışık, üzgün ya da bencilken kırarız. Yapmamız gereken zarar verdiğimiz ya da kırdığımız kişiyi ve o olayı hatırlayıp, o an kendimizin bu üç zihin durumundan biri içinde olup olmadığımıza bakmalıyız; bencil miydim, kafam mı karışıktı yoksa kızgın mıydım? Ona konuşarak sözcüklerimle mi, davranışlarımla mı yoksa düşüncelerimle mi zarar verdim? O an ona zarar verirken farkında mıydım? Bilerek mi yaptım? Diye sorun kendinize. En sonunda ben bu insana zarar vermekten üzgün müyüm? Sorusunun yanıtı evet ise içinizden tekrarlayın “ Ben kendimi affediyorum”. Çünkü siz artık o insanı kıran , ona zarar veren kişi değilsiniz. O geçmişte kaldı. Kendinizi affedebilirsiniz. Sorularımız şöyle: Ben kime zarar verdim? Ona nasıl zarar verdim? Konuşarak mı, eylemle mi, düşünceyle mi yoksa hepsi beraber mi? Zarar verdiğim anda kızgın mı, bencil mi yoksa kafası karışık bir durumda mıydım? Zarar verdiğimin farkında mıydım? Bilinçli olarak mı zarar verdim? Peki yaptığımdan dolayı şimdi üzgün müyüm? Bu soruların her birine bir yanıt vereceksiniz ve içinizdeki ilahi adalet yanıtlarınızı değerlendirecek. Zarar verme eylemi yapılırken bir cehalet anında olduğunuz saptanırsa artık kendinizi affedebilirsiniz. Arka arkaya bir kaç kez tekrarlamanız gereken cümle şu “O zaman kendimi affediyorum” Affetme çalışmasını her gün yaparsanız, her gün biraz daha yol kat edersiniz. Diğer insanın bunu bilmesine gerek yoktur. Bunu kendiniz için ve kendinize düşeni yapıyorsunuzdur. Bu çalışma aynı zamanda kendine dürüst olmayı da getirir. Soruların hepsine kendinizi kandırmadan doğru yanıtlar vermelisiniz. Soruların her hangi birinin yanıtı hayır ise kendinizi affetmeye daha hazır değilsiniz demektir. Bu çalışmayı tekrar tekrar yapmaya çalışın, ta ki kendi kendinizi affetmeye hazır oluncaya kadar. İnanın işe yarayacaktır. İkinci bölüm;*kendimize zarar verdiğimizden dolayı* kendimizi*affetmek. Kendimi nasıl incittim? Fazla çalışarak mı? Kendime kızarak mı? Kendimden kaçarak mı? Kendimi başkalarıyla kıyaslayarak mı? Kendime inanmayarak mı? Mükemmelliyetçilikle kendime haksızlık ederek mi? Kontrol manyağı olarak mı? Kendimi sürekli yargılayarak mı? Ön yargılarım yüzünden mi? Yoksa kendimi sevmeyerek mi? Her çalışmada bir neden ya da kavramı seçerek çalışmak gerek. Örneğin diyelim sabırsızlığımı seçtiniz. Kendime karşı sabırsızlığım bencilliğimden mi, kızgınlığımdan mı yoksa kafamın karışık olmasından mı kaynaklanıyor? Kendimi sabırsızlığımla didiklemem sözlerim, eylemlerim yoksa düşüncelerimle mi oluyor? Sabırsızlığımın farkında mıyım? Bilinçli olarak mı sabırsızım? Sabırsız olduğum ve kendimi sabırsızlığım yüzünden incittiğim için üzgün müyüm? O zaman kendimi affediyorum. Çünkü ben değişiyorum, o ben değilim artık. Kendimi sabırsız davranarak üzen, ben değilim. O geçmişte kaldı. Bu egzersiz herkesin geçmiş koşullanmalarına göre şekillenecektir ve her bir koşullanma için ayrıca yapılabilir. Yalnız bu egzersizi yaparken dikkat edin, çevrenizi, anne-babanızı ya da diğerlerini suçlamadan ve hedef göstermeden yapmalısınız. Kendi sorunlarınızın sorumluluğunu kendinizin üstlenmenizin zamanı geldi. Üstlenin ve sonrasında kendinizi affedin. Suçu başkasına atarak o sorundan kurtulunamıyor sadece iyileşme süreci erteleniyor. Sorularınıza bunları da ekleyebilirsiniz. Bu gerekli mi? Benim gerçek isteğim bu mu? Ömrümün sonuna dek böyle mi olmak istiyorum? Eğer kendimi yargılamak istemiyorsam, kendimi kabul etmeliyim. Kendimi olduğum gibi kabul edersem, bu başkalarını da oldukları gibi kabul etmemi doğurur. Tüm bunları yaparken kendinizle konuşma sesinize dikkat edin, ona kulak verin. Kendinizle nasıl bir tonda konuşuyorsunuz? Yumuşak bir sesle mi konuşuyorsunuz yoksa kızgın ve emir veren bir tonla mı? Kendi iç sesinizi biraz yumuşatın. Çalışma için sonuç olarak ortaya şöyle bir paragraf çıkar; sabırsız ya da kızgın olarak ve davranarak kendime ve çevremdekilere zarar verdim. Nedeni, bencillik, kızgınlık ve bazen de kafa karışıklığıdır. Hem düşüncem, hem davranışlarım hem de konuşmalarımla sabırsız ya da kızgınım. Sabırsız ya da kızgın olduğumun eskiden olduğundan daha fazla farkındayım. Sabırsız ve kızgın iken muhtemelen bunun tam anlamıyla bilincinde değilim. Sabırsız ve ya kızgın olmak bana zarar verdiği için bundan dolayı üzgünüm. Çünkü bilinçli olarak kendime zarar vermek istemem. Kimse bilinçli olarak kendine ya da bir başkasına zarar vermek istemez, o halde, kendimi affediyorum. Affetme egzersizinde ilk bölüm 2-3 hafta ya da bir ay her gün yapılmalı. İkinci bölüm ihtiyaç duyulduğunda yapılıp kendini affetme konusunda iyice başarıya ulaşıldıktan sonra muhtemelen bir ya da iki yıl sıkı bir çalışma sonrasında üçüncü bölüm daha kolay başarılır. Üçüncü bölüm; size zarar verenleri, incitenleri affetmek. Şimdi diyeceksiniz ki aslında hepimizin yapmak istediği bu üçüncü bölüm, bizi incitenleri affetmek ama insan kendini affetmeyi beceremezse başkalarını affetmesi mümkün değil işte. O yüzden birinci ve ikinci bölümü iyice içselleştirmeden, üçüncü bölümden verim beklemeyin. İnsanın kendini affetmesi konusu ne kadar saçma, böyle bir sorun olamaz zaten insan kendini hep affeder demeyin. Birinci ve ikinci bölüme tekrar dönün ve ciddiye alarak uygulayın ve kendinize dürüst olun. Kaybedecek bir şeyiniz yok. Bakın insan nasıl kendini kızgın saç üzerine atıveriyor ve farkına bile varamıyor. Daha fazla oyalanmadan alın kendinizi oradan, daha fazla acı çekmenize gerek yok. Üçüncü bölümde üzerinde çalışmak istediğiniz kişiyi seçersiniz ve o kişi üzerinde tekrar tekrar çalışmak gerekebilir. Süreç aynıdır. Aynı sorular sorulup yanıtlanır. Sizi inciten kişilerin sizin kendinizi incittiğinizden farkları yoktur. Muhtemelen onlar da ya bencil, ya kızgın ya da kafaları karışık ve ne yapmaları gerektiğini bilmedikleri için size zarar verdiler. Onlar da farkında olmadan ve bilinçsizce sizi incittiler. Ve bundan dolayı onlar da pişman ya da üzgünler. Onlar da değişmeyi arzuluyorlar. Nasıl olacağını bilmiyor olabilirler ama istiyorlar. Bu doğal bir süreçtir ve böyle olur. Eğer ben, farkında olmadığım, bilinçsizliğim ve cehaletimden dolayı kendimi affedebiliyorsam, onları da onların cehaletinden dolayı affedebilirim. Eğer birini size verdiği zarardan dolayı affedemiyorsanız, bu kendinizi tam anlamıyla affedememiş olduğunuzdandır. Bu durumda birinci bölüme tekrar dönmelisiniz. Affetmek insanın zihnini, davranışını, hayatını ve tüm dünyayı değiştirir. Çünkü affetmek insanın algılarını değiştirir. İnsanın algıları değişince de tüm dünya değişir. Değişmeye önce kendimizden başlarız, affetmeye de…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     12 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi251 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği Psk.Bahar Esin ERGİN
► İnsanın Dayanılmaz Kaygısı Psk.Gülderen KILIÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,911 uzman makalesi arasında 'Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği' başlığıyla benzeşen toplam 10 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:20
Top