2007'den Bugüne 83,498 Tavsiye, 26,240 Uzman ve 18,616 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bir İdeale Sahip Olmak
MAKALE #21307 © Yazan Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA | Yayın Nisan 2020 | 149 Okuyucu
“Kolomb Amerika'yı bulduğunda mutlu olmadı, ararken mutluydu." demiş Dostoyevski. İnsanoğlu için çoğu zaman da böyle olmuştur; uzaktan bize oldukça cazip görülen, elde etmek için uğraştığımız kariyerin, malın-mülkün, paranın, hayalin ve akla gelebilecek her şeyin ulaştığımızda cazibesini yitirme durumu bulunmaktadır. Belki uzun uğraşlar veririz istediğimizi elde etmek için ancak onu elde ettiğimizde bazen hayal kırıklığına uğrarız ve çok çabuk tatmin oluruz; öyle ki artık elde edilenin bir anlamı kalmaz. Henüz elde etmemişken inanılmaz değerli görülen hayalimiz, gerçekleştiği an sıradanlaşır. Belki de bizi asıl mutlu kılan, bir gün mutlu olabilme ihtimalimizdir; Yılmaz Erdoğan’ın o meşhur şiirinde geçtiği gibi “ben, senin beni sevebilme ihtimalini sevdim.”

Şan, şöhret, kariyer, para, başarı, başkalarında hayranlık uyandırma söz konusu olduğunda dünyada çok az kişinin ulaşabileceği bir konuma erişmiş olan Kanadalı komedyen ve aktör Jim Carrey şu çarpıcı sözü söylemiştir: “Umarım bir gün herkes ünlü ve zengin olur, hayal ettiği her şeye kavuşur ve böylece asıl cevabın bu olmadığını anlar.” Zaman zaman depresif dönemleri de yaşayıp içe dönüş süreçleri deneyimleyen Jim Carrey, sanırım aslında ulaşmak istediğimiz nesnelere ya da konuma bir gün erişsek bile, kaçınılmaz olarak daha da ötesinin arayışı içerisine gireceğimize ve bunun bir sonu olmayacağına vurgu yapmak istemişti. Dolayısıyla elde etmeye görelim her şey bitiyor ve biz “bu muymuş” cümlesini kurarak fark ediyoruz ki asıl mutluluk, mutlu olacağımız anları hayal edip onun peşinden koşma sürecimizmiş. Bu yüzden de kültürümüzde “insan ulaşamadığı her şeyin delisi, ulaştığı her şeyin nankörüdür” şeklinde bir söz vardır. Pascal’ın, “sadece gelecekteki mutluluğumuzun hayalini kurarken gerçekten mutlu oluruz.” derken de anlatmak istediği de bu acı gerçekti sanırım.

Şimdiye kadar değindiğim husus, heveslerimiz ve hedeflerimiz için geçerliydi. Onlara ulaşabildiğimizde genellikle asıl istediğimizin onlar değil, onların hayali olduğu gerçeğiyle çarpıcı bir şekilde yüzleşme ihtimalimiz doğuyordu. Ancak konu idealler olduğunda işin boyutu biraz farklılaşmaktadır. ‘İdeal’ kelimesi kökenini Platon’un ‘idealar alemi’nden alır ve ideal olarak belirlenmiş olanda hiçbir zaman için kişisel çıkarlar söz konusu değildir; daha güzel ve daha yaşanabilir bir dünya ve bütünün faydasına olabilecek bir amaç söz konusudur.

Gerçek bir ideale sahip olan insan aynı zamanda şunu bilir ki yaşadığı sürece o ideale ulaşması mümkün olmayacaktır. Asıl önemli olan kendisinden sonra bir gün gerçekleşeceğini umduğu o idealine -bir bayrak yarışı gibi- katkıda bulunabilmektir. Çünkü idealleri olan bir insan bir yanıyla bilir ki o ideale ulaşmaktan ziyade o ideal için çabalamak her zaman için daha anlamlı ve güzel olanıdır. Bu yüzden de ünlü yazar Oscar Wilde; “Bir ideale ulaşamamaktan daha kötü bir şey varsa o da o ideale ulaşmaktır.” demiştir. Bu bağlamda o idealin günün birinde gerçekleşme ihtimali kişiyi diri tutar, eyleme geçirir ve ona umut aşılar. Bir Fransız Atasözünde vurgulandığı gibi “idealler yıldızlar gibidir; onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.”

Sonuç olarak elde edilebilir arzularımız ve her daim geçici olacak olan heveslerimiz doğrultusunda bir yaşam sürmemiz bizi ne kadar mutlu edebilir tartışılabilir bir husus ve tüm bunlara dönüp baktığımızda daha çok benmerkezci bir bakış açısının ve yaşamdaki anlam eksikliğinin birer ürünleri olarak durmaktalar. Gerçek anlamda insan olmak demek, bir takım fikirler ve idealler için yaşamak ve çabalamak demektir. İnsan olmanın, düşünüyor ve sorguluyor olmanın bizlerde oluşturduğu varoluşsal anlam krizinin panzehiri de yaşarken belirli bir ideale sahip olmaktır. Dolayısıyla idealimiz aslında bu kaotik dünyayı katlanabilir kılan yegâne unsur özelliği taşımaktadır. Maksim Gorki’nin de vurguladığı gibi: "insan, dört ayağı üzerinde sürünmekten kurtulduğu zaman doğa ona baston olsun diye ideal' i armağan etmiştir."

Ümit Akçakaya
Uzm. Psikolojik Danışman & Yazar
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bir İdeale Sahip Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümit AKÇAKAYA Fotoğraf
Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi83 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ümit AKÇAKAYA'nın Yazıları
► Olmak, Sahip Olmak ve Anlam Sistemi Psk.Emir Emre DOĞAN
► Stresine Sahip Çık (Malı Mı) Psk.İzzet GÜLLÜ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,616 uzman makalesi arasında 'Bir İdeale Sahip Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİErich Fromm ve 'olmak' Mayıs 2020
► YENİSokrates ve Felsefesi Mayıs 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:18
Top