2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,964 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Obsesif Kompulsif Bozukluk
MAKALE #21975 © Yazan Uzm.Psk.Arzu BEYRİBEY | Yayın Aralık 2020 | 481 Okuyucu
Obsesif-kompulsif bozukluk (Okb), ilk olarak 19. yüzyılda tanımlanarak, kompulsiyon ile birlikte, karakterize bir ruhsal rahatsızlıktır. Obsesyon, tekrarlayan şekilde, bireyin zihnine gelerek, bilinçli bir gayret ile uzaklaştırılamayan, huzursuzluk oluşturan, dürtü veya düşüncelerdir. Kompulsiyonlar ise obsesyonların negatifliğini ortadan kaldırarak, nötralize etmek amacıyla, bireyin tekrarladığı hareket ya da zihinsel eylemlerdir. Obsesyonların meydana getirdiği huzursuzluğu başlarda giderici etki yapan kompulsiyonlar, zamanla, kendi varlıklarıyla da anksiyete ve rahatsızlık yaratabilmektedirler.



Okb’nin ortaya çıkışını ve devamlılığını izah etme konusunda, bilişsel teoriler, bu rahatsızlığa yatkınlığı, bazı işlevsiz inançlarla ilişkilendirmişlerdir. Obsesyonlara bağlı tehdit algılamaları ve bu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik başa çıkma davranışlarının, işlevsiz inançlara dayandığı düşünülmekte olup, yanlış davranışların cezalandırılması gerektiği düşüncesi, mükemmelliyetçi bakış açısı, fikirlerin , bazı kötü sonuçlara yol açabileceğine ve belirsizliğe dayanamamaya dair işlevsiz inançlar, en sık rastlanan şekillerdir.



Toplumsal, mesleki , sosyal işlevsellik alanlarında bozulmalar meydana getiren, kişinin benliğine yabancı, genel olarak kadın ve erkeklerde eşit oranlarda görülen, diğer bazı ruhsal rahatsızlıklarla birlikte seyreden Okb , en sık majör depresyon ve sonrasında ise, fobik bozukluk ile birlikte görülmektedir. Ayrıca, anksiyete bozuklukları, alkol kullanım bozuklukları, yeme bozuklukları, ve kişilik bozuklukları da Okb’ye eşlik edebilen rahatsızlıklar arasındadır.



Yetişkinlerde en sık görülen obsesyonlar sıralamak istersek , bulaşma, kuşku duyma, simetri, saldırganlık ve cinsel obsesyonlar olup, en sık görülen kompulsiyonlar ise ; kontrolcülük, yıkama, sayma, simetri ve biriktiriciliktir. Hep ya da hiç tarzı düşünme, duygulardan sonuca varma eğilimi, felaketleştirme senaryoları, zihin okumaya çalışma ve aşırı genelleme alışkanlığı, yapılan bilişsel hatalardan bir kısmıdır.



Okb’de birincil bilişsel bozukluk, yürütücü işlev bozukluğu olup, bellekle alakalı bozukluklar, bundan sonra gelmektedir. Bu tanıyı alan kişilerin sağlıklı akrabalarında da bilişsel bozukluklar saptanmış olup, Okb, kompleks bir psikiyatrik rahatsızlık olduğundan, tanı koyma ve metodolojik sorunlar sebebiyle, çelişkili bulgulara da neden olabilmektedir. Bununla birlikte, başlangıç yaşı, nörolojik belirtiler, çalışmalardan alınan sonuçları etkilemekte ve aile-ikiz çalışmaları ise, net olarak, Okb’nin genetik geçiş özelliğini gözler önüne sermektedir.


Okb seyrini bilişsel olarak izah eden araştırmalar, bireyin, inatçı-yineleyici düşüncelere sahip olması ardından, imgelerle dürtülere verdiği yanıtların, bireydeki işlevsiz inançlardan kaynaklandığı, ve kişide bulunan, “Abartılan Sorumluluk”’, “Düşüncelerin Kontrol Edileceğine Dair Eğilim”, “Düşüncelere Fazla Önem Verme”, “Abartılı Tehdit Görüşü”, “Mükemmeliyetçilik”, “Belirsizliğe Tahammülün Azlığı” şeklinde 6 ana başlıkta toplandığını belirtmektedir. “Mükemmeliyetçilik” ve “Abartılan Sorumluluk” inançlarının , bu kişilerde, anlamlı derecede yüksek bulunmasının yanı sıra, bu inançlar aynı zamanda, Okb belirtilerinde de öngörü oluşturabilmektedir. Örneğin, Okb rahatsızlığı olan bireylerde, sorumluluk inancında değişim sağlandığında, “Kontrol Etme” kompulsiyonlarının azaldığı belirlenmiştir.



Kişi, ağırlıklı olarak ruhsal bütünlüğünü sağlamaya yönelik olarak, bu şekilde bir savunma düzeneğini farkında olmadan geliştirirken, bu noktaya gelene kadar geçen süreçte, erken çocukluk dönemi faktörlerinin, yaşam boyu gelişimdeki etkisi ve yetişkin dönemdeki kişilik ve oluşan psikopatolojilerle ilgisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Tedavi

Yapılan çalışmalara istinaden, iç görünün az olması, hastalığın erken yaşta başlaması, , hastalığın uzun sürmesi , eğitim süresinin kısa olması, İşsizlik, Okb şiddeyle ilişkili bulunmuştur.


Okb’de , erken müdahalenin mümkün olabilmesi için risk altındaki bireylere ait özelliklerin bilinmesi fayda sağlayacaktır. Bu durumda en çok kullanılan tekniklerden Bdt Kuramı, obsesif düşüncelerin sebeplerinin, nitel farklılığından değil, normal düşüncelerin kişiyi zorlayacak şekilde oluşumundan kaynaklandığı düşüncesine dayanmaktadır. Bu varsayımla, aslında takıntılı fikirler, toplumun büyük kısmında bulunmakla birlikte, hastalık yaratan durum, kişinin bu düşünceleri, zararın tasarımı ve önlenmesine dair aşırı değerli kılan tutumlarıdır.



OKB tedavisinde belirtilerin altında yatan nöropsikolojik durumun değerlendirilmesi, bilişsel iyileştirmeyi içeren tedavilerin başarısını artıracağından, çeşitli uygulamalarla, etiketleme , zihin okuma, felaketleştirme, hep yahut hiç tarzı düşünme, duygudan sonuç çıkarma, zihinsel filtreleme, fazla genelleme, kişiselleştirme, -meli -malı düşünceleri, olumluyu küçültme /yok sayma durum analizleri fayda sağlayacaktır.
Okb yaşam boyu devam eden ve önemli ölçüde işlevsellik kaybına neden olan bir hastalık olmakla birlikte, kişilerin ilaç tedavisine yanıt oranı %50-60 düzeyinde seyrederek, Farmakoterapi ve Bdt’nin birlikte uygulanışı ile, geçmiş senelere nazaran , tedavilerde büyük oranda ilerleme kaydedildiği görülmektedir. Hastaların yaklaşık 1/3’ünde belirgin iyileşme, 1/3’ünde kısmen düzelme görülmekte, kalan 1/3’ünde ise, kişiler iyileşme göstermezken, belirtiler devam edebilmektedir.
Tanının erken dönemde konulması, yeterli doz ve sürede farmakolojik tedavi, tedaviye zaman kaybetmeden başlamak, komorbidite (başka eşlik eden rahatsızlıkların tespiti), içgörü arttırmaya yönelik çalışmalar, tedaviye uyumun sağlanması, aile ve sosyal çevre desteği, tedaviyi olumlu etkileyen faktörler arasında olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Kompulsif Bozukluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Arzu BEYRİBEY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Arzu BEYRİBEY'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Arzu BEYRİBEY Fotoğraf
Uzm.Psk.Arzu BEYRİBEY
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Arzu BEYRİBEY'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Obsesif Kompulsif Bozukluk' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Corona Pozitif Misiniz? Kasım 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:40
Top