2007'den Bugüne 86,350 Tavsiye, 26,854 Uzman ve 19,194 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Boşanma Sürecinin Çocuklar Üzerinde Etkisi
MAKALE #22166 © Yazan Uzm.Psk.Damla KANKAYA | Yayın YENİ Şubat 2021
Boşanma Sürecinin Çocuklar Üzerinde Etkisi
Boşanmanın çocuklar üzerinde etkisi nasıl olur? Çocuğa bu süreç nasıl anlatılmalıdır? Çocuğun yaşadığı zorluklar nelerdir? Çocuk sürece nasıl cevap verir? Boşanma süreci çocukların yaş dönemine göre nasıl farklılıklar gösterir? Çocuğunuza bu zorlu süreci psikolojik açıdan en az zarar verebilecek şekilde anlatırken nelere dikkat etmelisiniz?

Boşanma
Boşanma, yasal olarak başlayan evliliğin, yine yasal olarak sona ermesidir (Özgüven, 2001). Bireylerin hayatında geçiş ve kriz süreci olarak da tanımlanabilir. Bazı bireyler için bu süreci atlatmak oldukça zor olabiliyor. Boşanma sürecinde aile ve çevre baskısı, çocukların sorumluluğu, yalnızlık gibi sıkıntılar bireyde korku, kaygı, umutsuzluk, öfke gibi pek çok duyguya yol açabilir; dolayısıyla boşanma süreci hem ebeveynler hem de çocuk için oldukça zor bir süreç olabilmektedir (Arıkan, 1996).

Çocuğun boşanma sürecinde yaşadığı zorluklar nelerdir?
Her çocuk için özellikle yaşamının ilk yıllarında anne-babasıyla olan ilişkisi psikolojik gelişlimi açısından oldukça önemlidir. Boşanma eşler arasında anlaşarak, dostça olsa bile çocuklar için bu süreç stresli geçer. Ebeveynlerinin ayrılması sonucu çocuk üzüntü, güçlükler karşısında korumasız hissetme gibi duygulara kapılır çünkü çocuk o güne kadar en çok bağlı olduğu anne ve babasına, bundan sonra eşit olarak ulaşamayacak, dünyası ikiye bölünecektir (Öngider, 2013). Bazı durumlarda çocuk kendini dezavantajlı hissedebilir, sosyal çevre tarafından akran zorbalığına uğrayabilir. Ayrıca çocuk ebeveynlerinin ayrılığından kendini sorumlu tutabilir. Bu durum böyle olmasa bile kendini değersiz hissedebilir.

Boşanma sürecinde çocuğun yaşantısında ne gibi değişiklikler olur:
-Yaşadığı evden ayrılması.
- Düzeninin değişmesi.
- Okulunu ve arkadaşlarını değiştirmek zorunda kalabilmesi.
- Ebeveynlerden birinin yaşadığı evden uzaklaşması.
- İhtiyaç duyduğunda ebeveynlerini yanında bulamamsı.
- Yakın geleceği tahmin edememesi.
- İleriki dönemlerde çocuğun ikili ilişkilerinde bağlanma kaygısı veya güven problemi
yaşamasına sebep olabilir.
Peki çatışmalı bir evde büyümektense, boşanmanın çocuklar üzerinde ne gibi etkileri olur?
- Bir çok çocuk için çatışmalı bir ortamda sevgisiz ve güvensiz büyümektense, çatışmanın olmadığı veya az olduğu, iki ayrı izole ortamda sevgi ve değer bağlamında yetişmesi, çocuğun ileri dönemlerdeki yaşantısı için benlik saygısını daha olumlu etkileyebilir.

Boşanma Sürecinin Çocukluk Dönemine Göre Etkileri
Bebeklik döneminde boşanma süreci: Bebeklik döneminde de ebeveyn yoksunluğu bebeği oldukça etkiler. Bebekler bu dönemde iştah kaybı, mide rahatsızlığı, huzursuzluk artışı, yeme, uyuma, boşaltım gibi problemler yaşayabilmektedirler.
Oyun çocukluğu dönemi (1-3 yaş): Çocuk yalnız bırakılmaktan, terkedilmekten, unutulmaktan korkar. Tanıdık oyuncaklarla oynama gereği hisseder. Sıkça ağlama nöbeti yaşayabilir. Huzursuzlukta artış yaşayabilir. Regresif davranışlar sergileyebilir; örneğin parmak emme, alt ıslatma.
Okul öncesi dönem (3-5 yaş): Çocuklar terk edilme korkusu yaşar. Boşanma için kendini suçlamaya meyillidir. Özgüvende azalma olur. Çevresindeki diğer insanlarla iletişim kurarken daha agresif davranma eğiliminde olabilir.
Erken okul çağı (5-6 yaş): Çocuk duygu karmaşası yaşayabilir. Depresyon, iştah kaybı, uyku bozuklukları yaşayabilir. Bazı duyguları söze döküp boşanma ile ilgili değişimleri anlar.
Orta okul çağı Dönemi (6-8 yaş): Terk edilme, reddedilme duygularını yüreğinde taşır. Gelecek korkusu, derin üzüntü, panik tepkiler yaşayabilir. Ebeveynlerinin barışmasını çok isteyip onlara kızgınlıklarını göstermekte zorlanır. Okul başarısında düşmeler yaşanabilir.
Geç okul çağı dönemi (9-12 yaş): Çocuk öfke duygusunu çok sık yaşar. Ebeveynlerine karşı sinirlidir. Sadakat duygusunda bölünme yaşar. Bu süreçte kendini suçlama eğilimindedir. Ebeveynlerinin iyiliği konusunda endişe duyar. Reddedilmekten, terk edilmekten korkar. Yalnız hissedebilir. Sürekli karın veya baş ağırısından yakınabilir. Dışa yönelim veya içe yönelim yaşayabilir. Yalan söyleme, hırsızlık gibi davranış problemleri gösterebilir. Sorumlu tuttuğu ebeveynden intikam alma isteği duyabilir (Erdim & Ergün, 2016).
Adolesan dönemi (12-18 yaş): Bu dönemde çocuk öfkeli, üzgün, güçsüz, utangaç, suçlu, kaygılı hissedebilir. Depresyon yaşama eğilimindedir. Hayal kırıklığı yaşar. Giden ebeveynin kendisini terk ettiğini düşünebilir. Ailesini, çocukluğunu kaybettiği duygusuna kapılır. Ailesi için endişelenir. Aileden ve arkadaşlardan uzaklaşma yaşayabilir (Erdim & Ergün, 2016).
Özellikle geç okul çağı ve adolesan dönemlerinde çocuk akran zorbalığı ile karşılaşabilir, Ders başarısında düşüş gözlemlenebilir. Çocuklarda psikolojik açıdan inkar, bastırma ve öfke yönetiminde problem yaşanabilir.

Boşanma süreci çocuğa nasıl anlatılmalı?
Pek çok ebeveyn çocukları ile boşanma konusunu konuşmayı ve gelecekteki yaşamlarında meydana gelebilecek değişimleri çocuklarına aktarmayı atlayabilirler. Ebeveyn ve çocuk arasında bu konuyla ilgili yapılan açıklamanın gecikmesi veya olmaması çocuğun yaşamında belirsizlik ortaya çıkarır. Belirsizlikle birlikte çocuğun yaşadığı kaygı durumları artar. Yapılması gereken çocuğu belirsiz bir konumda bırakmak yerine, çocuğa psikolojik açıdan en az zarar verecek şekilde aktarmaktır.

Peki bu süreç çocuğa en az zarar verecek şekilde nasıl aktarılır?
- Açıklamalar dolaysız, açık ve çocuğun anlayabileceği bir dil kullanarak yapılmalıdır.
- Anne ve baba bir araya gelerek çocuğa özel zaman ayırmalıdır.
- Sorulan bütün sorulara cevap verilmelidir.
- Çocukla göz hizasında konuşulmalıdır.
- Oldukça sakin davranılmalıdır.
- Çocuğa özel olduğu sık sık hissettirilmelidir.
- Konuşma çocuğun kaygılarını azaltır yönde olmalıdır.
- Fiziksel temasta bulunulmalı. Çocukla konuşurken elini tutmak, sarılmak çocukta güven ve sıcaklık duygusu oluşturur.
- Düzeninin ne şekilde değişeceği çocuğa aktarılmalıdır.
- Çocuklarla ekonomik konular konuşulmamalıdır.
- Taraf tutmaları istenmemeli, taraf tutmasına izin verilmemelidir.
- Çocuklar asla arada bırakılmamalıdır.
- İki ebeveyn birlikte kurallar koymalı ve bu kurallar konusunda tutarlı bir tutum sergilemelidirler (Erdim & Ergün, 2016).

Peki çocuğunuz bu durumda size nasıl dönüş sağlar, ne gibi tepkiler verebilir?
- Çocuklar bu olumsuz durum karşısında öfkelenebilir, sinirlenebilir, rahatsız hissedebilirler. Ebeveynler çocuklardan yetişkin gibi olmalarını beklememelidir. Duygularını korkmadan dışa vurmalarına izin vermelidirler.
- Korku ve terk edilme duygusunu derinden hissedebilirler.
- Hayatlarında düzene ihtiyaç duyarlar.
- Kendilerini güvende hissetmek için; nerede yaşayacaklarını, onlarla kimin ilgileneceğini, kardeşleriyle birlikte olup olamayacakları konusunda bilgilendirilmek isterler.
- “Annem ve babam artık birbirini sevmiyor, ya beni de zamanla sevmezlerse?” diye düşünceler akıllarından geçebilir. Bu dönemde sevgi ve güven ihtiyaçlarını karşılamak çok önemlidir.
Boşanma sonrasında çiftler en önemli ortak noktalarının çocukları olduğu konusunda uzlaşmalıdırlar. Çocukların iyiliğini daima ön planda olduğunu unutmamalıdırlar. Boşanma sürecinde çocuk; aile ve çift terapisi veya psikolojik danışmanlık hizmeti alarak desteklenmelidir.

BURCU ÖFKELİ


Kaynakça
Arıkan, Ç. (1996). Halkın Boşanmaya İlişkin Tutumları Araştırması. Başbakanlık Aile ve Araştırma Kurumu Yayınları.
Erdim, L., & Ergün, A. (2016, Ocak). Boşanmanın Ebeveyn ve Çocuk Üzerindeki Etkileri. Sağlık Bilimleri ve Meslekleri Dergisi, 80-82.
Öngider, N. (2013). Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 140-161.
Özgüven, İ. E. (2001). Ailede İletişim ve Yaşam. Pdrem.
Sancaklı, D. (2014, Temmuz). Boşanmış Annelerin ve Çocuklarının Boşanma Sürecine İlişkin Yaşantıları. İstanbul: MALTEPE ÜNİVERSİTESİ.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanma Sürecinin Çocuklar Üzerinde Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Damla KANKAYA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Damla KANKAYA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Damla KANKAYA Fotoğraf
Uzm.Psk.Damla KANKAYA
İstanbul ve Antalya (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Damla KANKAYA'nın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,194 uzman makalesi arasında 'Boşanma Sürecinin Çocuklar Üzerinde Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİHayır Diyebilmek Mümkün Şubat 2021
► YENİBeden Algı Bozukluğu Şubat 2021
► Türkiye`de Ebeveyn Olmak Ağustos 2020
◊ Sanatın İnsan Psikolojisine Etkisi ÇOK OKUNUYOR Eylül 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:47
Top