2007'den Bugüne 87,973 Tavsiye, 27,247 Uzman ve 19,427 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kaygı Bozuklukları
MAKALE #22288 © Yazan Uzm.Psk.Burcu BÜGE | Yayın Nisan 2021 | 505 Okuyucu
Kaygı, kişinin alışmadığı veya kendisini tehdit altında hissettiği durumlarla tetiklenen, kasılma, korku ve iç huzursuzluk gibi fiziksel stres tepkilerini beraberinde getiren hoş olmayan bir duygudur (Agorastos ve ark., 2012). Bu kaygı ve korku büyümenin normal bir durumudur (Essau ve ark., 2011). Bununla birlikte bu kaygı ve korkuların seviyeleri, yaş, sosyal yaşamda aldığımız sorumluluklar ve bilişsel gelişimimiz ile birlikte değişim göstermektedir. (Koydemir ve Essau, 2018). Bu değişimler kaygı bozuklukları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kaygı bozuklukları, en çok görülen ruhsal bozukluklardan biridir (Kessler ve ark., 2012). DSM-5’e göre toplamda 11 kaygı bozukluğu alt türü vardır. Bunlar: Ayrılma kaygısı bozukluğu, seçici konuşmazlık, özgül fobi, sosyal kaygı bozukluğu, panik bozukluk, agorafobi, yaygın kaygı (anksiyete) bozukluğu, maddenin/ilacın yol açtığı kaygı bozukluğu, başka bir sağlık durumuna bağlı kaygı bozukluğu, tanımlanmış diğer bir kaygı bozukluğu ve tanımlanmamış kaygı bozukluğudur (American Psychiatric Association, 2013). Bu kaygı alt türlerinden ayrılma kaygısı bozukluğu, seçici konuşmazlık, özgül fobi, sosyal kaygı bozukluğu, panik bozukluk, agorafobi, yaygın kaygı (anksiyete) bozukluğu kısaca aşağıda açıklanmaktadır.

Ayrılma kaygısı bozukluğu, bireyin bağlı olduğu kişilerden ayrılma ile ilgili olarak aşırı derece korku duymasıdır. Ayrıca ayrılma kaygısı bozukluğu sosyal, akademik, mesleki ve hayatın diğer önemli alanlarında bireyin sorunlar yaşamasına sebep olmaktadır. Çocuklarda ve ergenlerde bu durum en fazla 4 hafta, yetişkinlerde ise 6 ay veya daha uzun sürmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Seçici konuşmazlık, en az bir ay devam eden bireyin normalde konuşmasına rağmen konuşma beklentisinin olduğu (örneğin okulda) belirli sosyal durumlarda konuşmamasıdır. Bu durum başta akademik ve mesleki başarı olmak üzere sosyal iletişime de zarar verebilmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Özgül fobi, tipik olarak 6 ay ve daha uzun süren spesifik olarak belirli bir şey (hayvanlar gibi) veya duruma karşı (uçmak, kan aldırmak, iğne olmak gibi) duyulan ileri düzey kaygı ve korkudur. Birey fobi duyduğu şey veya durum ile nerede karşılaşırsa karşılaşsın ani bir korku ve kaygı hissetmektedir. Burada duyulan korku ve kaygı, o şeyin veya durumun oluşturabileceği gerçek tehlikesinden çok daha fazladır. Bu durum sosyal hayatı olumsuz noktada etkileyebilmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Sosyal kaygı bozukluğu, 6 ay veya daha uzun süren bireyin başkaları tarafından olası incelemeye maruz kaldığı bir veya daha fazla sosyal durumla ilgili hissettiği belirgin korku ve endişedir. Kişi olumsuz olarak değerlendirilecek davranışlar sergilemekten korkmaktadır. Burada duyulan korku ve kaygı, sosyal durumların oluşturabileceği kaygıdan çok daha fazladır. Kişi sosyal durumlarda neredeyse her zaman korku ve kaygı yaşamaktadır. Bu durum sosyal hayatı olumsuz noktada etkileyebilmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Panik bozukluk, tekrarlayan panik ataklardır. Panik atak; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, mide bulantısı gibi durumların görüldüğü ani bir yoğun korkudur (American Psychiatric Association, 2013). Agorafobi, 6 ay veya daha uzun süre devam eden, bireyin toplu taşıma kullanmaktan, açık alanlarda (otopark, Pazar yerleri gibi) ve kapalı alanlarda (otopark, mağaza, sinema gibi) olmaktan, kalabalıkta olmaktan kısacası evin dışında yalnız olmaktan ileri düzeyde duyduğu korkudur. Birey, panik atak benzeri belirtiler gösterebilmektedir. Burada duyulan korku ve kaygı, oluşabilecek korku ve kaygıdan çok daha fazladır. Bu durum sosyal hayatı olumsuz noktada etkileyebilmektedir (American Psychiatric Association, 2013). Yaygın kaygı bozukluğu, 6 ay veya daha uzun süre devam eden aşırı kaygı ve endişe durumudur. Birey endişesini kontrol etmekte zorlanmaktadır. Bireylerde huzursuzluk, gergin hissetme, kolayca yorulma, konsantrasyon güçlüğü, uyku bozukluğu ve sinir gibi durumlar gözlemlenmektedir. Diğer bütün kaygı bozukluklarında olduğu gibi bu durum sosyal hayatı olumsuz noktada etkileyebilmektedir (American Psychiatric Association, 2013).

Kaygı bozuklukları çeşitli şekillerde kişilerin hayatlarında bir problem olmaktan çıkarılabilmektedir. Bunlardan biri de Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)’dir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşüncelerimizin, ne hissettiğimizi ve nasıl davrandığımızı belirlediğini vurgulayan ve bu nokta üzerinde duran psikolojik bir yaklaşımdır. BDT, temellerini öğrenme kuramları ve bilişsel psikolojiden almaktadır. Ayrıca, insan davranış ve psikopatolojilerini bilişsel ve davranışsal çerçevede açıklamaya çalışmaktadır. Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkiye dikkat çekmekte ve kaygı bozuklukları gibi birçok ruhsal bozukluğun iyileştirilmesinde kullanılmaktadır (Özcan ve Gül-Çelik, 2017).

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) çocuk ve ergenlerde psikolojik problemlerin iyileştirilmesinde oldukça sık kullanılan bir yaklaşımdır. BDT yukarda da belirttiğimiz gibi düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkinin öneminden bahsetmekte ve o ilişkiye vurgu yapmaktadır. BDT, üç evreden oluşur. Başlangıç evresi, orta evre ve son evre. Başlangıç evresinde bireyin var olan sorunu değerlendirilir. Bu evrede psikoeğitim ile birey ve aileleri bilgilendirilmektedir. Bilgilendirmeden sonra iyileşme planı oluşturulmaktadır. Sonrasında orta evre başlar. Orta evrede, bireyin sorunlarına uygun teknik ve müdahaleler uygulanmaya başlanmaktadır. Belirtiler büyük ölçüde azaldıktan sonra son evreye geçiş yapılır. Son evrede ise kişiye daha çok sorumluluk verilir ve problemin bir daha nüksetmemesi için güçlendirici seanslar uygulanabilmektedir. Yapılan araştırmalar BDT’nin sadece kaygı değil, kaygı ile beraber duygudurum bozuklukları, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi bozukluklarda da kullanılabileceğini göstermektedir (Özcan ve Gül-Çelik, 2017). BDT’ye göre uyumsuz düşüncelerin değiştirilmesi, bireylerin uyumsuz duygu ve davranışlarını değiştirmek için oldukça önemlidir. Kaygı bozukluklarında ise, bilişsel terapi genellikle maruz kalma egzersizlerini içerebilen davranışsal tekniklerle birlikte kullanılmaktadır. Bilişsel terapi bireyin birincil endişe olarak belirlediği sorunlara odaklanmaktadır (Kaczkurkin ve Foa, 2015). Yapılan çalışmalar yetişkinlerde kaygı için BDT'nin etkisinin oldukça fazla ve olumlu yönde olduğunu göstermektedir (Otte, 2011).

Kısaca özetlemek gerekirse, kaygı bozuklukları üzerinde durulması gereken önemi ruhsal bozukluklardır. Çeşitli farmakolojik desteklerle beraber ya da tek başına BDT’nin uygulanması, kaygı bozukluklarının iyileştirilmesi ve bireylerin hayatlarında artık bir problem olmaktan çıkması adına oldukça önemlidir.

KAYNAKÇA

Agorastos, A., Haasen, C. ve Huber, C. G. (2012). Anxiety disorders through a transcultural perspective: implications for migrants. Psychopathology, 45(2), 67-77. https://doi.org/10.1159/000328578
American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5. bs. Washington, DC: American Psychiatric Publishing.
Essau, C. A., Sasagawa, S., Anastassiou-Hadjicharalambous, X., Guzma´n, B. O. ve Ollendick, T. H. (2011). Psychometric properties of the spence child anxiety scale with adolescents from five european countries. Journal of Anxiety Disorders, 25, 19-27. https://doi.org/10.1016/j.janxdis.2010.07.001
Kaczkurkin, A. N. ve Foa, E. B. (2015). Cognitive-behavioral therapy for anxiety disorders: an update on the empirical evidence. Dialogues in Clinical Neuroscience, 17(3), 337-346. https://doi.org/10.31887/DCNS.2015.17.3/akaczkurkin
Kessler R. C. ve ark., (2012). Prevalence, persistence, and sociodemographic correlates of dsm-ıv disorders in the national comorbidity survey replication adolescent supplement. Arch Gen Psychiatry. 69(4), 372-380. https://doi.org/10.1001/archgenpsychiatry.2011.160
Koydemir, S. ve Essau, C. A. (2018). anxiety and anxiety disorders in young people: a cross-cultural perspective, Understanding Uniqueness and Diversity in Child and Adolescent Mental Health içinde (115-134). Academic Press. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-815310-9.00005-8
Otte, C. (2011). Cognitive behavioral therapy in anxiety disorders: current state of the evidence. Dialogues in Clinical Neuroscience, 13(4), 413-421. https://doi.org/10.31887/DCNS.2011.13.4/cotte
Özcan, Ö. ve Gül-Çelik, G. (2017). Bilişsel davranışçı terapi. Türkiye Klinikleri J. Child Psychiatry-Special Topics, 3(2), 115-120. (doi numarası yok)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kaygı Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Burcu BÜGE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Burcu BÜGE Fotoğraf
Uzm.Psk.Burcu BÜGE
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi65 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (13) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,427 uzman makalesi arasında 'Bilişsel Davranışçı Terapi ve Kaygı Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:41
Top