2007'den Bugüne 87,919 Tavsiye, 27,240 Uzman ve 19,426 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygu ve Duyguların Özellikleri
MAKALE #22493 © Yazan Uzm.Psk.Emin KOMŞAL | Yayın YENİ Eylül 2021 | 122 Okuyucu
Bir duygu acıya neden olmaz. Asıl acı ve ızdıraba yok açan şey, bir duyguya direnilmesi veya bir duygunun bastırılmasıdır.
Frederick Dodson
Duygu Nedir?

Hayatımızın belli durumlarında deneyimlediğimiz bir durumdur duygular. Günlük hayatımızda seviniriz, üzülürüz, kızarız bunlar gibi birçok duygu hissederiz. Hissettiğimiz duygularımızın şiddeti bazen hafif bazen de şiddetli olabilir; birisinden hoşlanmak ve âşık olmak gibi. Duygular bazen şiirlerde, bazen şarkılarda bazen de edebi eserde karşımıza çıkar.



İnsanlık tarihinde Antik Çağ yunan filozofları duyguları “tutkular” olarak kabul etmişlerdir. Bazıları ise duyguları zayıf insanların yenik düştüğü bir zafiyet olarak görmüşlerdir.
Duygu, düşünce kavramından oldukça farklı bir beyin olgusudur. Kendine has bir nörokimyasal ve fizyolojik temeli ve beyin içinde konuşan kendine ait bir dili vardır. Duyguların davranışsal, düşünsel ve fizyolojik bileşenleri vardır. Her duygu vücutta farklı fizyolojik tepkiler oluşturur. Mesela korku kalp atış hızını arttırır. Bu arada zihninizde neler olup bittiğini anlamlandırma çabaları vardır. Korktuğunuz için geri çekilebilir, sıçrayabiliriz bu da davranışsal bileşendir. Nitekim biz fark etmesek de vücudumuzda bir dizi fizyolojik değişim olur, hormon salgılanır, kan akışı artar, kaslarımız gerilir, terleriz…
Birçok psikoloji teriminde karşılaştığımız problem duygu kavramında da karşımıza çıkmakta duygu kavramının tam olarak nasıl tanımlanması gerektiği konusunda net bir görüş birliği bulunmamaktadır.



Duygu İngilizce E-motion kelimesinden gelir.



Türk dil kurumu sözlüğünde duygu, duyularla algılama, his, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim olarak tanımlanmaktadır.


Duygu teorisyenlerinin pek çoğuna göre duygu, fizyolojik uyarım, dışavurumsal davranışlar(üzüntülü olduğumuzda ağlamak, öfkelendiğimizde bağırmak gibi), aracı (enstrümantal) davranışlar için dürtüler ve bazı kişisel hisleri içermesinin yanı sıra bir tür uyaran değerlendirmesini de kapsamaktadır.


Duygular araştırmacılar tarafından iki grupta değerlendirilmiştir. Temel duygular ve türevi yani temel duyguların bir kaçının bir araya gelmesi ile farklılaşmış duygular. Temel duygular konusunda tam bir görüş birliği yoktur. Paul Ekman’a (2007) göre bu ölçütlere uyan yedi duygu bulunmaktadır: öfke, mutluluk, üzüntü, şaşkınlık, tiksinme, korku ve aşağılama, Leslie Greenberg’e göre korku, öfke, üzüntü, tiksinme, coşku, utanç, şaşkınlık, S.Tomkins sevinç, ilgi, şaşkınlık, ıstırap, korku, öfke, utanç, küçük görme, iğrenme ve nefret olmak üzere 9 temel duygu tanımlamıştır. Ancak sayı kaç olursa olsun dikkat çekici nokta olumsuz olarak nitelenen duygular olumlu duyguların hemen hemen iki katıdır. Peki, olumsuz olarak nitelenen duygular olumlu duygulara göre neden daha iki kat fazla olabilir. Bildiğimiz gibi tüm canlıların en önemli görevi varlığını devam ettirmek olduğu için insanında tehlikelere karşı her an tetikte olacak şekilde odaklanması normaldir.

Duyguların Özellikleri ve İşlevleri

Duygularımız bizim hayatta kalmamızı sağlar. Hayatta acil bir şekilde plan yapacak şekilde programlanmışızdır. Düşüncelerimize göre yapılacak işlerimiz öncelik sırasına koyamayız. Aciliyet hissi, korku duygusu, kaygılarımız bizim işlerimizde öncelik sıralamamızı belirler. Duygular bizim hayatta ihtiyaçlarımızı belirler ve bir anlamda hayat rehberidir. Doğuştan gelir ve genetiktir.



Duygularımız bize işlerin yolunda gidip gitmediği yönünde bilgi verir ve uyumumuzu arttıran uyum tepkileri vermemizi sağlar. Korku duygusu kaçma tepkisini üreterek güvenliği sağlar, tiksinme bireye karşı yapılan tehlikeli bir girişimi veya işgali önler, üzüntü, bireyi, kaybedilen bir nesneye yeniden ulaşabilme arayışına götürür. İnsanlar yaşamlarında karşılaştıkları yenilik, kayıp, aşağılanma ya da teselli ihtiyacı gibi durumlara otomatik duygusal tepkiler üretirler.



Duygular aktifleştikten sonra hayatta kalmayı sağlayacak olan davranış eğilimlerini ortaya çıkarırlar. Bu duygu kaynaklı davranış eğilimleri genelde beyin tarafından üretilen hızlı ve otomatik cevaplardır, söze dökülmezler ve bireyin ihtiyaçlarına yönelik mevcut durumun anlık sonuçlarının ve yansımalarının değerlendirmesini içerir.


Duygular diğer insanlarla iletişimimiz hakkında bilgi verir Duygular, çevreyle ilişkimizi kurma, sürdürme veya bozma yönünde işlev gören ve eyleme geçmeye hazır halde duran ilişkisel eylem eğilimleridir şeklinde tanımlanmaktadır. İlişkilerinin gelişip gelişmediği, yıkıcı etkileri olup olmadığı ya da bir onarım ihtiyacı içinde olup olmadığı hakkında bilgi verirler. Ayrıca duygular, kişinin o anki durumunu, ihtiyaçlarını, amaçlarını ve diğer insanlara karşı eğilimiyle ilgili çabuk iletişime geçmemizi, karşımızdaki insanların duygularını da düzenlerler.


Duyguların evrensel bir dili vardır. Temel duygular tüm insanlarda vardır. Duyguları aynıdır ve bu duyguları yaşarken yüz ifadeleri aynı şekli alır. Duygular doğuştan gelmesine ve hepimizde ortak olmasına rağmen her kişi duyguları farklı şekilde deneyimler. Her insanın yetiştirilme tarzı, kültürü, mizacı yaşadığı duyguların yaşanma şeklini ve şiddetini belirliyor. Fakat duyguların ifade ediliş şekilleri kültürden kültüre farklılık gösterir.



Her insanın duyguları farklı bir şekilde deneyimlemesi onun ölçülmesini, laboratuvarda gözlemlenmesini zorlaştırmaktadır.


Duygusal bir deneyim, bedensel hislerin ve düşüncelerin bir birleşimidir. Duygular her zaman bir düşünce içerirken, düşünceler her zaman duygu içermeyebilir.
Duygusal sistemi bir ağaca benzetecek olursak, duygulanım gövde, duygular ağacın dalları, hisler de yapraklarıdır.



Duygular bizim hayatı daha uyumlu ve daha coşkulu bir şekilde dürdürme imkânı bulmamızı sağlar. Duygunun ortaya çıkması için bireyin ihtiyacı ile ilişkili olması gerekir.
Duygu alanımız orta beyinde amigdal çekirdektedir. Kokumuz, sevincimiz, mutluluğumuz öfkemiz bilinçli olmaz otomatik olur. Duygusal beynimiz öyle bir şekilde dizayn edilmiştir ki, neyi ne zaman hissedeceğimiz üzerinde çok az kontrolümüz vardır. Her duygu bedeni bir birinden farklı tepkiler için hazırlar.
Duygular psikolojik sağlığımız için bir takım durumlara karşı hızlı cevap vermemizi sağlar ve bizim için neyin iyi neyin kötü olduğuna dair bize bilgi verir. Duyguları önemli durumlara hızla tepki vermemiz sağlayan etkin ve otomatik bir yol sunarak hayatta kalmamıza yardım eder.



Duygular yaşadığımız deneyimleri bütünleştirmemize yardımcı olur, bize anlam ve yön verir. Duygular aynı zamanda bizim nasıl birisi olduğumuzu belirler. Öfkeli, güleç yüzlü v.b


Duygular sizi harekete geçirir, mantığınız ise yönlendirir. Psikoterapi duygularınızla ne yapabileceğinizi size yaşatır. Duygular insanların kendilerini ve başkalarının görüşünü ve davranışlarını ne kadar etkilediğini gözleriz. Acı verici duygulara erişmek dönüştürücü bir etkiye sahiptir. Acıdan kurtulmak için acıya varmak gerektiği de bir gerçektir.


Duyguların önemli fakat biraz farklı bir işlevi de öğrenmeyi geliştirmesidir. Duygular öğrenmenin hızını inanılmaz derecede arttırır, çünkü bazı şeyleri “unutulmayacak” şeklinde etiketlerler.


Duygu tepkileri yeni bilgilere ve öğrenmeye açıktır; bu durum duyguları sadece esnek ve uyumlu bir sistem yapmakla kalmaz aynı zamanda uyumsuz olma ihtimaline de açık kapı bırakır ve öğrenilmiş uyumsuz tepkiler genelde kişi istemediği zaman olur. Bu duygular faydalı olmamanın yansıra, bu duyguları değiştirmek de çok zordur.
Duygular, dışardaki olaylar tarafından açığa çıkarılmakla birlikte, kendi oluşturduğumuz eski içsel hislerimizin, anılarımızın, görüntülerimizin ve düşüncelerimizin silsilesi taralından da aktive edilebilir.
Duygularımız çok fazla harekete geçtiğinde kişiyi bloklayan harekete geçmesini engelleyen bir durum oluşturur.
Hoş olmayan duygular hissettiğimiz zaman, bu, bir şeyler yolunda gitmiyor anlamına gelir ve dikkatimizi vermemiz gerekmektedir.
Duygu ortaya çıktığında bu duyguyu bir başka duyguyla durdurmak mümkündür.
Buradaki bilgiler şu ana kadar ki bilimsel çalışmalar sonucunda elde edilmiş bilgilerin derlemesidir. Yeni çalışmaların bize duygular konusunda hangi bilgileri sunacağını zaman gösterecektir.

Kaynakça
Greenberg, L. (2014). Duygu Odaklı Terapi 1. Atölye Çalışması Metinleri. İstanbul: Psikoterapi Ensititüsü Eğitim Yayınları.
Greenberg, L. S. (2014). Duygu Odaklı Terapi. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Leslie Greenberg, J. C. (2019). Depresyonun Duygu Odaklı Terapisi. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Leslie Greenberg, L. R. (2020). Duygu Odaklı Terpaide Süpervizyonun Temel Esasları. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Leslie Greenberg, N. T. (2020). Psikodinamik Bilişse Davranışçı ve Duygu Odaklı Terapide Duygularla Çalışma. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Özakkaş, T. ( İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü eEğitim Yayınları.). Duygu Odaklı Bireysel Terapi Eğitim Notları Nisan. İstanbul: İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Özakkaş, T. (2018). Duygu Odaklı Bireysel Terapi Eğitim Notları Haziran. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Özakkaş, T. (2018). Duygu Odaklı Bireysel Terapi Eğitim Notları Mart. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü eEğitim Yayınları.
Özakkaş, T. (2018). Duygu Odaklı Bireysel Terapi Eğitim Notları Mayıs. İstanbul: Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygu ve Duyguların Özellikleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Emin KOMŞAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Emin KOMŞAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emin KOMŞAL Fotoğraf
Uzm.Psk.Emin KOMŞAL
Denizli (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Emin KOMŞAL'ın Makaleleri
► Duyguların Geçmişi Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Olumsuz Duyguların Kontrolü Psk.Hasan ARSLAN
► Duyguların Farkında Olma Psk.Dnş.Özkan KENARLI
► Duyguların Dili ve Psikiyatri Psk.İzzet GÜLLÜ
► Duyguların Altındaki Duygular Psk.Canan SAYIOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,426 uzman makalesi arasında 'Duygu ve Duyguların Özellikleri' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİTemel Duygular Eylül 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:43
Top