2007'den Bugüne 92,411 Tavsiye, 28,231 Uzman ve 19,991 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Gıda Seçimi ve Diş Çürüğü Oluşumuyla İlişkisi
MAKALE #2609 © Yazan Dr.Dt. Taner AKÇA | Yayın Mart 2009 | 5,065 Okuyucu
Yüksek ve düşük miktar şeker alan grupların epidemiyolojik sonuçları şekerin özellikle sukroz’un dental çürüğün prevalansını ve ilerleyişini etkileyen majör faktör olduğunu gösterir.1947-52 arası Avustralya’daki Hopewood evinden az tüketim çalışmasına bir örnek:Çocuklar şekersiz ve unlu gıdalar tüketilen sıkı denetimli bir çevrede oturuyordu. Bu çocuklardan toplanan bilgiler diğer Avustralya okullarına oranla çok düşük çürük prevalanslarının olduğunu gösterdi. Yüksek şeker tüketiminin etkileri klasik Vipeholm raporlarında daha iyi gösterilmişti .Bu çalışma 1945-52 yılları arasında İsveç mental enstitüsünde yaşayan 663 birey üzerinde yapılmıştı. Bu çalışmada şeker alım sıklığının,şeker alma zamanının ve şeker kıvamının populasyondaki çürüğe etkisi incelendi .Sonuçlar diyetle şeker almanın çürük aktivitesini arttırdığını fakat şekerin yoğunluğuna daha çok bağlı olduğunu gösterdi. Eğer şeker yemek aralarında alınırsa ve karamela gibi formları uzun süre ağızda kalırsa çürüğü daha fazla arttırır. Bu çalışmada, yarım yüzyıl önceden nakledilenlerin hala geçerli olduğu kararına varılmıştır.
1)Eğer şeker yemekle alınıyorsa çürükte küçük bir artış meydana gelmektedir.
2)Şekerin yemek aralarında tüketilmesi çürüğün belirgin oranda artışına neden olmaktadır.
3)Eğer tüketilen şeker yapışkan formda ise çürük aktivitesi en fazladır.
4)Çürük aktivitesi kişilere göre farklı olabilir.
5)Şekerden zengin besinlerin azaltılmasıyla çürük aktivitesi de azalacaktır.


Mevcut çürük insidansı ile total şeker alımı arasında zayıf bir ilişki vardır. Bununla birlikte Vipeholm çalışmasında alım sıklığının ve k.h formunun besinlerin karyojenitesinde kritik faktörler olduğunu göstermişti. Yapışkan ürünler ağızda uzun süre kaldığında veya sık tüketildiğinde ağızdan çabuk temizlenen besinlere göre yüksek karyojeniteye sahiptir .Bu nedenle fermente olabilen k.h içeren sert şekerler ve boğaz pastili gibi besinler dişlere zararlı olabilir. Programlı beslenme makinaları kullanılarak yapılan bir çalışmada yüksek şekere maruz kalan farelerde günlük alım sayısına göre çürük oluşumu açıkça gösterildi .Aksine kemirgenler sık olmayan bir şekilde beslendi ve düz yüzey çürüğü olmadı .Buda ölçülü şeker alınımından sonra oluşan bakteriyel asidin ağzın doğal savunma mekanizmasıyla üstesinden gelinebileceğini gösterir. Likewise’in insan pH çalışmaları günde 3 öğün beslenenlerde demineralizasyonun remineralizasyon periyodlarıyla etkisinin kalktığını bununla birlikte yemek ve atıştırma periyodları sık ise remineralizasyon periyodu olmadığını gösterir. Başlıca gıdalarda yüksek şeker içeriği genelde düşüktür ve çocuk diyetinde besleyici gıdaların yerini almamalıdır .Gıda rehber piramidinin US departmanı şekerin diyette küçük bir komponent olması gerektiğini açıkça göstermiştir .Yüksek sıklıkta şeker tüketiminin bir örneği uzatılmış veya gece biberonla beslenmedir. Son çalışmalar, biberonla uyumanın önemli risk faktörü olduğunu belki de rampant çürük oluşumunu kolaylaştırdığını göstermiştir .Birçok çalışmada okul öncesi populasyonun biberonla yattığı rapor edilmiştir . Bu beslenme şeklinin yaygın olması nedeniyle”çocuğunuzu biberonla mı yatırıyorsunuz ?“sorusuna erken çocukluk çağı çürüğü olan çocukların aileleri doğrulayarak yanıtlıyor .Bu nedenle biberonla uyuma alışkanlığı erken çocukluk çürüğünün nedenidir sonucuna varılıyor .Reisine ve Douglas’ın son çalışmalarında gece biberon kullanımının majör çürük riski olduğuna dair bulgular önemsizdir. Bununla birlikte Reisine ve Douglas’ın bulgularına rağmen biberonla uyuma alışkanlığından vazgeçirmek uygundur. Çünkü biberonla uyumak özellikle şeker içerikli ise bakterinin substrat ile daha sık temasta kalmasına katkısı olacaktır.
Diğer tartışma, henüz dökümante edilmemiş olan diş çürüğü riski olarak uzamış veya gece anne sütü beslenmesinin potansiyel karyojenitesidir.
Uzamış veya gece beslenmesi ile erken çocukluk çürükleri arasındaki ilişki ile ilgili pek çok yayın vardır.
Buna rağmen hiç kimse inkar edemez ki bu rapordaki şiddetli çürüklerle diğer karyojenik diyet alışkanlıklarının olası ilişkisi vardır.
Anne sütü alan çocuklardaki erken çocukluk çürüklerinin prevalansına karar vermek için daha fazla çalışma gereklidir .Erken çocukluktaki diş çürükleri yüksek sıklıkta biberondan içilen sütlerdeki şekere maruz kalma ve Mutans streptokoklarının kolonizasyonundan olmakla birlikte ön dişleri etkileyen diğer diş çürükleri de akla gelmelidir.4-5 yaş çocuk grubunda genellikle şişe ile beslenme devam etmemekte ve bu dönemde max. ön dişlerde çürükler gelişmektedir.
Gelişmekte olan ülkelerden gelen veriler düşündürmektedir ki ant. süt dişi çürükleri uygunsuz biberonla beslenmeye bağlıdır.
Örneğin Çin’de max. ant. diş çürükleri 4 yaşındaki çocuklarda %45 oranında mevcuttur .Bu bölgelerde biberon yoktur. Diğer etyolojik faktörler:Süt dişlerinin hipoplazik olması,yüksek oranda katı gıdalarla birlikte şeker tüketimi ,bu durumların prevalansına katkıda bulunur.

Daha önce belirtildiği gibi insan diyetinde bulunan birçok mono ve disakkaritler bakteriyel asit üretimine ve mutans streptokoklarının tarafından dişlerde kolonizasyonuna katkıda bulunurlar Bakterinin glukozu,fruktozu ve sukrozu metabolize etmesi ve sonuç olarak asit üretimi kabiliyet farklılığı minimaldir.
Sukroz buna rağmen en fazla çürük yapan şekerdir .Bunun sebebi sadece onun metabolizmasının asit üretmesi değil,mutans streptokokların bu şekerden glukan üretmeleridir.(bu suda çözünmeyen polisakkarittir)Bu extrasellüler yapışkan mutans streptokokların dişlere sıkı bir şekilde yapışmasını sağlar. Plağın difüzyon özelliğini inhibe eder. Bu difüzyon inhibisyonu tükrüğün nötralize kısmının çürük ataklarının olduğu kısma ulaşmasını azaltır ve oluşan asidin dişten uzaklaştırılmasını engeller .Bundan başka bu glukan dental plakların mekanik yıkıma daha az duyarlı olmasını sağlar.
Taze meyveler birçok şeker içerir ve bunlar bazı durumlarda çürük yapma kapasitesine sahiptir .Buna rağmen meyve suyu ve meyve özlü içecekler kendi yüksek şeker içeriklerinden dolayı daha fazla çürük yapma potansiyeline sahiptirler.Ve bunlar çok sık tüketilir .Bunlar çocuklara sıklıkla verilmektedir .Çünkü çocuklar tarafından sevilir,düşük fiyatlıdır ve aileler bunların besleyici olduğunu düşünmektedir .Maalesef biberonlar ve şişeler bu meyve suları ile doldurulmakta ve çocuklara atıştırma olarak verilmekte hatta yatağına bile götürülmektedir.
Bunların yüksek tüketimi bu yüzden karyojenik olduğu kadar okul öncesi çocuklar için sağlıksızdır da.
Okul öncesi çocuklarda en sık tüketilen gıda süt ve süt ürünleridir. Sütte şeker(laktoz) vardır .Bu diğer şekerler kadar fermente olmaz.,diğerleri kadar karyojenik değildir. Çünkü sütteki fosfoproteinler mine dissolusyonunu inhibe eder. Sütün içindeki antibakteriyel faktörler oral mirobiyel floranın oluşumunu engeller.
Fare çürük deneylerinde ,inek sütü sık kullanımının non karyojenik olduğu ve hatta sukroz içeren diyetlerdeki karyojenik etkiyi azalttığı gösterilmiştir.
İnek sütünün de ayrıca mine dekalsifikasyonuna sebep olmadığı laboratuar deneyleriyle gösterilmiştir.
Ek olarak laboratuarlarda sütün suni olarak demineralize mineyi remineralize ettiği gösterilmiştir.
Sütün karyojenik etkisi olmadığından dolayı karyojenik maddelere karşı bir silah olarak kullanılabilir .Aileler sıklıkla süt ve süt ürünlerinin diğer gıdalar veya şekerle beraber kullanırlar.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gıda Seçimi ve Diş Çürüğü Oluşumuyla İlişkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Dt. Taner AKÇA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Dt. Taner AKÇA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Taner AKÇA Fotoğraf
Dr.Dt. Taner AKÇA
İçel (Mersin)
Diş Hekimi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Dt. Taner AKÇA'nın Makaleleri
► Biberon Çürüğü Dr.Dt. Taner AKÇA
► Diş Çürüğü ve Epidemiyolojik İndeksleri Dr.Dt. Mert Kafkas ŞAHİN
► Diş Çürüğü Oluşum Süreci Dr.Dt. Taner AKÇA
► Çürüğü Önlemede Son Yöntemler Dt.Ülkü KOLOĞLU
► Diş Fırçası Seçimi Dt.Mesut MUTLU
► Çocuklar İçin Diş Fırçası Seçimi Dr.Dt. Nalan KOLCUOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,991 uzman makalesi arasında 'Gıda Seçimi ve Diş Çürüğü Oluşumuyla İlişkisi' başlığıyla benzeşen toplam 95 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Biberon Çürüğü Mart 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:19
Top