2007'den Bugüne 90,319 Tavsiye, 27,791 Uzman ve 19,732 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Altın Çilek Furyası
MAKALE #6781 © Yazan Uzm.Dyt.Işın SAYIN | Yayın Nisan 2011 | 6,705 Okuyucu
ALTIN ÇİLEK FURYASI

Hepimizin fiziğine ve sağlığına dair umutları olabilir. Zihnimizde canlandırdığımız ideal imajımıza giden yolda, yöntem belirleriz ve ne gerekiyorsa yapmaya hazırızdır. Ancak bazen hatalı, zararlı, bazen işe yarar, çoğu zaman da işe yaramayan öylesine bir şey denemekteyizdir. Ama umut dünyası işte… Umut tüccarları da her daim olacak, umutlarımız da… İnanın başımıza ne geliyorsa acelecilik ve kolaya kaçmaktan geliyor. Atalarımız boşuna dememiş “sabreden derviş, muradına ermiş” ve “acele işe şeytan karışır” diye…

Piyasaya her geçen gün yeni bir ilaç, cihaz, yüzeyel kremler, mucizevi yöntemler çıkıyor. Çoğu büyük iddialar peşinde… “KİLO VERDİRİR TARTI ÜZERİNDE AĞIRLIK KAYBI SAĞLAR” iddiası… Altın çilekle ilgili de yazı yazmam üzere çok ısrar aldım. İnatla yazmayacağım desem de çok sorulmaya devam ediyor… En sonunda dayanamadım yine yazıyorum. İnanın zayıflamada mucizelere yer yok. Mucizevi etkili ve aynı anda kalıcı sonuç sağlayan tek şey; sağlıklı beslenmeyi ve aktif bir yaşamı hayatınıza yerleştirebilmeniz olacaktır. Bu yazdıklarım bir çok insanın duymak istediği şeyler değil belki… Belki de insanlar yalnızca duymak istediklerine nakit, vakit ayırmayı tercih ediyor…

Yıllar önce Ankara’ da kuzenime “gebelikte sigara içmemelisin, aman sen ne yapıyorsun?!” demiştim. O da bana “doktorum izin verdi, günde 5 tane içebilirmişim” dedi. Ne olursa olsun, doğru bildiğimizden şaşmamalıyız, kendi üzerimizde deney yapmamalıyız, bir şeyi ilk deneyen biz olmamalıyız.

Çağımızda “zayıflatır” denilen destekler şu şekilde sınıflandırılabilir:
İdrar sökücüler: Suyun vücutta 7/24 belirli seviyede olmasına ihtiyaç vardır. Böbrekler yoluyla fazlaca su boşaltan bir şeyler yiyip içtiğimizde vücutta su oranı, olmasını istediğimiz %60-70 seviyesinin altına iner, sıvı almaya başlayınca yine eski kilomuza döneriz, hatta ekstra şişersiniz. Vücut kalan suyu saklamak üzere tedbir alır. Vücudun %60 ının su olması gerekiyorsa yaşamsal fonksiyonların devamı adına bedende her damla su bir anda stoklamaya programlanır. Ödemleriniz kronik hale gelir. İçtikçe şişersiniz, şiştikçe bu grup desteği içersinz… tıpkı su yeterince içmeyin maydanoz yediğinizde olduğu gibi… Bunlarda sık kullanılanlar mısır püskülü, mate çayı, maydanoz, lahana çorbaları vs…

Maydanozu böbrek taşı düşürmede 3-4 litre suyun içinde ancak kaynatıp içirtirler. Asla kuru kuruya maydanoz vermezler. Suda kaynattırıp “bu senin ilacın” derler. Aksi halde maydanozu yer belki ama, kimse 3-4 lt suyu ayrıca içmez. Oysa bizim vücudumuzun suyuyla değil, deri altı depo yağıyla savaşımız vardır. Bu grup destekler, deri altı depo yağ ile temas bile etmezler. Yemek borusu, mide, bağırsaklar, böbrekler vasıtasıyla vücudu dolaşır ve atılırlar. Asla bağırsaktan dışarı çıkıp, deri altı yağı eritip, tekrar bağırsaklara dönüp dışkıyla atılmazlar. Ya da idrarda halka halka yağ zerreleri görmezsiniz. Bu grup destekler vücudun ihtiyaç duyduğu suyu, suda eriyen vitaminleri, mineralleri idrara karıştırır. Atımına neden olur. Oysa bizim vitamin, minerallerimizle de bir savaşımız yoktur.

Laksatif etkili olan zayıflama destekleri, yani bağırsak sökücüler de; vücut suyunu, suda eriyen vitaminleri, mineralleri, besinle gelen yağı, yağda eriyen vitaminleri dışkıya karıştırır. Atımına neden olur. Bağırsakları tembelliğe, hareket etmemeye iyice alıştırır ve kabızlık kronik hale gelir. Bağırsakların iç duvarında parmaksı yapılar (villus) vardır. Bunlar bağırsak sökücü etkili destek ürün yüzünden tahrip olur ve aslında bu yüzey vitamin, mineral emiliminden sorumludur. Sürekli bu grup zayıflama desteği almak ya da bağırsak sökücü kullanmak, sürekli vitamin, minerallerin kana geçişini sürekli engellediğinden uzun vadede çöküş anlamına gelir. Oysa her bir vitamin ve mineralin vücutta ayrı ayrı fonksiyonları vardır.

Gerçekten yağ yakanlar: sinir sistemini çökertir. Gerçekten işe yarar, yağları eritir ve piyasaya çıkmasıyla toplatılması arasında kısa bir süre vardır. Bunlar çok özel kimyasallardır. Vücudumuzda sinir hücrelerinin dış çeperini koruyucu tabaka olarak yağlar bulunur. Yağları gerçekten yakan her zayıflama desteği, sinir hücrelerine de zarar verir.

Yağ yakıcı ürünlerin “Beyinde merkezi sinir sistemine geldim, ben buradaki sinir hücrelerinin koruyucu çeperi olan yağa zarar vermeyeyim” demek şeklinde bir seçiciliği yoktur… Kana karışır ve kanla vücutta dolaşırken bulduğu tüm yağları sinir hücrelerinin koruyucu dış çeperi dahil, eritir. Genellikle de hipotalamusa etki edip açlık ve tokluğa ilişkin hormon dengelerini değiştirerek (leptin, grelin, Nöro Peptid Y…) etki ederler. Eczanelerde satılır. Genelde ilaç firmaları ve doktorlar piyasada kullanımında ön ayak olurlar. Belki de en riskli grup, bu gruptur. Agresif ve/veya depresif ruh hali, tahammülsüzlük ilk belirtileridir. Uzun süreli kullanımda daha çok işe yarar, fakat; uzun dönem kullanımda zaten sinir sistemi ilaca teslim olur. Zayıflama ilacı yerini antidepresanlara bırakır. Bu grup zayıflama ilaçlarını alana 4-5 aylık antidepresan ve psikiyatrist hizmeti bedava olması lazımdır. Tabii hala intihar etmediyseniz… Çünkü prospektüslerinde yan etkileri arasında yer alır. Almıyorsa da toplatılır, alıyorsa da…

Bir de zayıflatmaya dair hiçbir fonksiyonu olmayan yine sahte diğer desteler vardır. “Bu ürüne zaman, para ayırıyoruz, saati gelince unutmuyor, uğraşıyoruz, hapları yutuyoruz, bari işe yarasın” deyip abur cuburu kestiğimizde zayıfladığımız grup desteklerdir bunlar… Abur cuburu kesmezseniz, yine illa ki, desteği kullanmanıza rağmen, kilo almaya bile devam edebilirsiniz.

İşte size zayıflama adına ne yararı ne zararı olan bu grup desteklerden biri de “altın çilek”tir. Alt tarafı bir meyvedir. En nihayetinde onun da bir enerjisi, bir kalorik değeri vardır. “Aman efendim bu da yararlıymış, şifalıymış, ne kadar çok yersem o kadar zayıflatır” dercesine yersek, kilo artışına bile yol açar. Bu grup desteği kullanmak: “Meyve kilo yapmaz, istediğin kadar ye” demek gibi bir şeydir. İleri gidilmiş, zayıflattığı iddia ediliyor.

Altın çileğin lif oranı yüksektir. Tokluk veresiye kadar yediğimizde, mutlaka hesaplanabilir bir enerji değeri vardır ve en anahtar olay: “Zayıflama her koşulda; o gün içinde ne kadar kalori yaktığınıza ve ne kadar yiyip içtiğinize bakar.” Bir taraftan yakabildiğimizin üzerinde kalori aldıysak, altın çilek dahil hiçbir şey, yediğimiz içtiğimizle baş edemez. Edebilseydi tek başına spor baş edebilirdi. “Nasıl olsa spor yapıyorum” diyerek limitlerimizi aştığımızda kilo aldığımız açıktır. Uzun lafın kısası “Yakabileceğin kadar yersen, yediğini de yakarsan, hiçbir riske gerek yoktur.” Altın çilek bir risk değildir. Ancak bir zayıflama faydası da değildir. Sağlıklı bir meyvedir. Tazeyse yararlılığı yüksektir. Tableti ya da kurusunun zayıflamaya değil sağlığa yararlılığı bile tartışmalıdır. Kontrollü miktarda, abartmadan tazesini yediğimizde yararları vardır.

Altın çilek:
  • İyi bir antikanserojendir. İçinde bu işi gören C ve A vitaminleri var. Bu vitaminler pek çok besinde yaygın olarak bulunur zaten… Meyveler, sebzeler…
  • Cildi yeniler. İçinde bu işten sorumlu B, C, A vitaminleri var. Bu vitaminlerin tek kaynağı altın çilek mi? Hayır değil… Zararı da yoktur tabii… Mutlaka doğal ama ne gerek var? Niçin kandırılasınız? Gerçekten de altın çilekte olup da, başka meyve sebzelerde olmayan vitamin minerallerden söz etmiyoruz ki…
  • Enfeksiyonları önlemeye yardımcıdır. İçinde bu işi gören C ve A vitaminleri var. Bu vitaminler pek çok besinde yaygın olarak bulunur zaten… Meyveler, sebzeler…
“Kalp hastalıklarından korur, tokluk verir, metabolizmayı çalıştırır” denilmesinin nedeni; içerdiği yüksek orandaki liflerdir. Lifin tek kaynağı altın çilekmiş gibi bir çılgınlıktır gidiyor… Ünlüler aldıkları parayla ürüne sınırsız destek veriyor. Gidip sorun, kendi üzerinde denememiştir bile belki… Bir ünlü olarak size her para veren firmanın ürününü denediğinizi düşünseniz ya… Bu tabletler ve meyve üzerinden inanılmaz ticaret dönüyor. Ama umut tüccarlığı… Altın çilek neyse ki size zarar vermeyecek bir meyvedir. Ancak niçin ön plana çıkarılan konuda (zayıflama) yarar sağlamayacağınız bir şey için bunca çıkar düğümü?...
  • Şeker hastalığını önlemez de, tedavi de etmez. “Altın çilek, şekeri önler, tedavi eder” diyen herkese “insaf” diyorum. Sadece şeker hastalarının ara öğünleri için doğru miktarda yenildiğinde kan şeker seviyelerinde daha yumuşak iniş çıkışlar sağlar. Bu bir ilaç değildir. Tabletinin kimseye zayıflama adına da hiçbir yararı yoktur. Sadece sağlıklı beslenme adına doğru bir ara öğündür, hepsi bu…
Önemli not: Tazesinden çok kurusunu öneriyorlarmış… Bir de bunu anlayamıyorum… Bunca yararlılığın nedeni B ve C vitaminleridir. Oysa her iki vitamin de, suda eriyen vitamindir yani, kurutma işlemiyle buharlaşır. Yani bahsi geçen yararlılıkların hiç biri kalmaz!?..

Diyeceğim şu ki: Meyveyi meyve olarak yiyiniz. Tabletlerini kurutulmuşunu ne yapacaksınız ki… Boşverin. Bir bakın, mevsim meyvesi nedir diye… Pazara gidin, her ne meyve ise, onu yiyin. Alın size taze taze, sıcağı sıcağına C vitamini, A vitamini, B vitamini, mineraller…

Ama bu bilgiler herkesi hüsrana uğratır. Benim gibi bilimin doğruladığı ve kimsenin işine gelmeyen bilgileri sunanlara, çok az etik çalışan basın mensubu yazma imkanı verir veya mikrofon uzatır. İzmir, bu anlamda daha temiz bir kent. Yeri gelmişken; Yeni Asır Gazetesi, Hürriyet Gazetesi, Ege Tv, Kanal 35, Kanal D, çalışanları ve çok çok özellikle Sn Mehmet Kurt, ve Sn Özgür Hancıoğlu, Sn Ergun Ulcay ve Sevgili Miray Karabüber; bana güvenerek, geçen yıllarda altın çileği ve diğer duymak zorunda olduğumuz doğruları, basında anlatma imkanı sunduğunuz için hepinize tekrar tekrar teşekkürler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Altın Çilek Furyası" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.Işın SAYIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.Işın SAYIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Işın SAYIN Fotoğraf
Uzm.Dyt.Işın SAYIN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi168 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.Işın SAYIN'ın Makaleleri
► Zayıflatan 40 Altın Öneri Dyt.Turgay KÖSE
► Kilo Vermek İçin 5 Altın Kural Dyt.Banu Belkıs AŞ
► Kilo Vermede Zorluk Çekenlere 18 Altın Öneri? Dyt.Fatma Merve KALELİOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,732 uzman makalesi arasında 'Altın Çilek Furyası' başlığıyla benzeşen toplam 45 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Toksinler ve Detoks Nisan 2011
► Tansiyon ve Beslenme Nisan 2011
► Kilo Alabilmek Nisan 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:09
Top