TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Suyun Önemi

Turgay KÖSE Fotoğraf
Dyt.Turgay KÖSE
İstanbul
Diyetisyen
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 68 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 1 Mesleki Anısı varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Diyetisyen Diyet Beslenme Şişmanlık Obezite Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyet Uzmanı Beslenme Uzmanı Zayıflama Şişman Obez Form Sağlık Kilo Hacettepe Etik Danışmanlık Mönü Planlama Nişantaşı Diyabet Beslenme Konferansları Kurumsal Beslenme Genetik Gentest Nutri Genetik Turgay Köse Kilo Verme Light Catering Uzman Diyetisyen Beslenme ve Diyetetik Dahiliye Endokrinoloji MetabolizmaKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 6901,

* Yayın Tarihi : 03-08-2007 - 16:30 (287 gün önce),

* Ortalama Günde 23.96 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7860 , Kelime Sayısı : 1072 , Boyut : 7.68 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dyt.Turgay KÖSE hakkında söyledikleri:
Sayın Turgay Bey'i 1.5 yıldan beri tanıyorum. (kendileri eskiden patronumdu). Başarılı, disiplinli, kendini her daim geliştiren, araştırmalar yapan, anlayışlı, hoşgörülü, iletişimi her yaştaki insanlarla çok iyi olan ve güleryüzlü bir insan olduğunu belirtmem gerekiyor. Hastası değildim ama hastalarındaki gelişimleri çok iyi görebilme imkanına sahip oldum. Kilo problemi olan biri değilim ama eğer böyle bir problemim olsa ilk başvuracağım kişi tabiki Turgay Bey olacak. Daha önce diyetisyen mesleği insanların yemek yeme özgürlüğünü elinden alan bir meslekmiş gibi gelirdi bana ama Turgay Bey... [DEVAMI..]
(Birgül, Arkadaş/Tanıdık, 15-01-2008)

Uzman Diyetisyen M.Turgay Köse'nin kontrolünde kilo alma programı uygulamıştım ve bu zaman zarfında kendisinin işinde çok dikkatli ve çok titiz bir şekilde çalıstığını gördüm.Bu durum benim kendisine olan güvenimi arttırdı.Ayrıca kendisinin birçok makalesini okudum ve çok bilinçlendirici konulara değinerek birçok kişiye çok faydası olduğunu düşünmekteyim.Ayrıca kendisinin web sitesinde beslenme üzerine birçok bilgi bulmak mümkün.Kişisel özellikleri arasında en çok dikkatimi çeken güleryüzlü ve kibar olması.İşindeki başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini internetten ve Tv Programlarında... [DEVAMI..]
(Gökçe Düşko, Danışan, 14-01-2008)

Turgay beyı tanıdıgımda dietisyen mesleğine karşı duyduğum saygı arttı.
Tıbta ilaç doktor faydasının kısıtlılğı,buna karşın yaşam biçimi diet alışkanlığının çok daha önemli olduğuna inanan bir hekimim.Bir kişide kötü diet alışkanlığı varsa ve vucut beden yağ indeksi çok fazla ise o hastaların ilaç tedavisinden aldığı cevap cok daha az olmaktadır.Ben yıllarca hipertansiyon ve metabolizma bozukluklarından kaynaklanan aterosklerotik kalp hastalıklarını tedavi ediyorum.Ama son bir yıldır Dietisyen Sn Turgay Köse işbirliği ile bu tedaviye devam etmenin fayadası istatiki olarak belirgin artmıştır.... [DEVAMI..]

(dr olcay emel, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 10-10-2007)

Dyt.Turgay KÖSE Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Suyun Önemi

SU VE ÖNEMİ

Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. İnsan yemek yemeden haftalarca canlılığını sürdürebilirken susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Kanın %92’si, kemiklerin %22’si, beynin ve kasların %75’i sudur. Hücrelerin yaşamsal faaliyetleri, vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi vücudun su dengesinin korunması ile mümkündür. Vücutta biriken toksinleri atmak, vücudun ısı dengesini sağlamak için idrarla 1500, deri yoluyla 500, dışkı ve solunum ile 300’er ml (toplamda yaklaşık 2,5 lt) su kaybedilmektedir.

İnsan vücudundaki

Karbonhidratlarının tümünü
Yağlarının tümünü yitirirse
Proteinlerinin yarısını yaşam tehlikeye girer.
Suyunun %10’unu

% 1’lik su kaybında Hipotalamusta susama merkezini uyarılır.
% 3’lük su kaybınd Kan hacmi ve fiziksel performans azalır.
% 5’lik su kaybında Birey konsantre olamaz.
% 8’lik su kaybında Baş dönmesi, aşırı yorgunluk, soluma güçlüğü oluşur.
% 10’luk su kaybında Kas spazmı, aşırı yorgunluk, dolaşım - böbrek
yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar.
% 20’lik su kaybında ÖLÜM !

Vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması yaşamsal önem taşıdığından vücuttan kaybolan miktarlarda su alınması zorunludur. İdeal vücut su oranları; metabolizmayı tetikler, hücrelerin kendini yenilemesini sağlar, yaşlanmaya karşı etki gösterir. Kanın akışkanlığını sağlar, böylelikle kalp ve damarların yükünü azaltır. Omurga dahil bütün organlar bundan faydalanır; su oranının bel fıtığına karşı bile büyük katkısı olduğu düşünülmektedir. Ayrıca cildin dolgun, pürüzsüz ve genç kalmasını sağlamaktadır.

İnsan vücudunun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişir. Çocukların vücudunun su oranı yüksektir (% 70, yeni doğan bebekte ise % 90) ve yaş ilerledikçe suyun yerini yağ dokusu almaya başlar. Dolayısıyla yaş ilerledikçe suyu daha çok tüketmek gerekir. Yetişkinlerde vücut su oranı % 60, yaşlılarda ise % 50’dir. Sporcuların su oranı ise standart kişilerden % 5 daha yüksek seviyede olması gerekmektedir. Yapılan egzersize bağlı olarak su içimi artırılmalıdır. Vücutta egzersiz sırasında kaybedilen suyun yerine konulması ve tekrar vücut su dengesinin sağlanması için yeterli su tüketimi şarttır. Su tüketimi egzersiz sonrasında olabileceği gibi, vücudu su kaybına hazırlamak adına egzersiz öncesinde hatta egzersiz esnasında da (15’er dakikalık aralıklarla yudum yudum su içilmesi şeklinde) olabilir.

VÜCUT SU ORANI TABLOSU
SU ORANI Erkek Kadın
Az < % 55 < % 50
Normal % 55 - 65 % 50 - 60
Şüpheli > % 75 > % 70

Böbreklerin görevini yerine getirebilmesi ve dolayısıyla vücuttaki yağ akımının dengeli olabilmesi için bol su tüketilmelidir. Çünkü karaciğerin görevini yapabilmesi, böbreklerin yeterli çalışmasına bağlıdır. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri, vücutta depolanmış yağları bedenin kullanabileceği enerjiye çevirmektir. Yeterince su içilmediği takdirde böbrekler yeterince çalışamaz ve süzme işlemini gereği gibi gerçekleştiremez. Karaciğer de böbreklerin görevini üstlenmeye başlar, kendi görevi ikinci plana düşer ve daha az yağ yakmaya başlar. Yakılmayan yağlar vücutta birikmeye başlar. Kilo kaybı yerine kilo alımı söz konusu olur.

Suyun zayıflama üzerine olan etkisi göz ardı edilemeyecek kadar fazladır. Gerek midede yarattığı hacimden dolayı alınan besinlerde kısıtlama yapması, gerekse metabolizmayı çalıştırıp günlük harcanan enerjiyi artırması ve bir de sindirime olan katkısı! Tüm bunlar düşünüldüğünde su içmek eziyet olmamalı, aksine keyif vermeli. Suyun sağladığı faydalar bunlarla sınırlı değil elbette:

• Hücrelere oksijen ve besin öğelerinin taşınmasını, ayrıca atık ürünlerin taşınarak böbreklerden atılmasını sağlar.
• Ağız, göz ve burun gibi vücut dokularının nemlenmesini sağlar.
• Vücuttaki kan, gastrik sıvı, tükürük, amniyotik sıvı (gebelikte) ve idrar gibi vücut sıvılarının büyük bir kısmı sudur.
• Dışkının yumuşamasını sağlayarak kabızlığın önlenmesine katkıda bulunur.
• Cilt sağlığında, bağışıklık sisteminde, vücut ısısının denetiminde, ödemin atımında rolü vardır.
• Tükürük ve mide salgısında besinlerin sindirilmesinde görev alır.
• Kilo alıp vermeden dolayı oluşan sarkmaları sporla birlikte önler.
• Vücudun ihtiyaç duyduğu iz minerallerin pek çoğunu sağlar.
• Soğuk algınlığı, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları ve mesane kanseri riskini düşürür.
• Zayıflama diyetlerinde metabolizmayı çalıştırmanın yanında, midede hacim oluşturarak tokluk hissi vermede işe yarar.

Su yaşamın vazgeçilmezleri arasında olmasına rağmen asıl problem su içme kültürünün geliştirilememesidir. Hiçbir sıvı içeceğin suyun yerini tam anlamıyla tutmadığını unutmamak gerekir.

Su içmek için susamayı beklememeli !

Suyu ne zaman ve nasıl almalıyız?

Su dışındaki pek çok sıvı hayatımızda ciddi ölçüde yer almaktadır. Çalışma hayatının vazgeçilmez ikramları çay, kahve, neskafe, meyve suları, bitki ve meyve çayları vb. içecekler. Bu içeceklerden bazılarının diüretik etkisi olduğundan vücudun ihtiyacı olan sıvıyı karşılamayacağı ve hatta vücuttan sıvı atımını artıracağı için suyu su olarak içmek gerekir. Öğünlerden 30 veya 15 dakika önce alınan suyun metabolizmayı hızlandırma üzerine ve midede hacim oluşturarak öğünde fazla besin alımı engellemek adına göz ardı edilemeyecek faydaları vardır. Son günlerde sıkça tartışılan konulardan biriyse yemek yerken su içelim mi? Eğer ki kişinin yemek yerken su içme alışkanlığı varsa bunu devam ettirmelidir. Ancak tüketmiyorsa kendini de zorlamamalıdır. Çünkü bir öğünde sıvıyla birlikte midenin alabileceği kapasite bellidir. Yemekle birlikte su alındığında mideye daha az besin alınmaktadır. Su içilmeyen günlerde ise kalan kısım da yemekle doldurulmak istenir, daha fazla besin tüketilir. Suyun faydasını en üst düzeyde sağlayabilmek için yemeklerden 15 dakika önce su içmeli ve yemek sırasında su içme alışkanlığı varsa devam ettirilmelidir.

Doğadaki yararlı olan her şeyin fazlası da zararlıdır. Az içilen suyun zararı kadar fazla içilen suyun da özelikle kalp ve böbrek yetmezliği hastalıklarında zararı vardır. Tüm bu bilgiler böbrek ve bazı sindirim sistemi hastaları için değişkenlik gösterebilir. Gereğinden çok fazla su içilmesi vücutta toksik etki yaratarak su zehirlenmesine neden olabilmektedir.

Suyun; yemek yenildikten sonra alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıklarının dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Su, kabızlığa en iyi çaredir. Su eksikliği sırasında vücut, iç dokularından (özellikle de kalın bağırsaktan) su çekerek dışkının sertleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açar. Yeterli su tüketildiği takdirde bağırsakların çalışması normal seyrinde olur ve kabızlık önlenir.

Vücutta özellikle el, ayak ve bacaklarda oluşan ödemi engellemek için en iyi yöntem su tüketmektir. Ödemi yok etmek için alınan ilaçlar, bitkisel ürünler geçici bir yöntemdir. Ayrıca su, kasların dengesini sağlar, cilt kuruluklarını önler ve kilo kaybından sonra gelişen sarkmaları engelleyerek cildin esnekliğini devam ettirir.

Kilo kaybetmek, kilo korumak ve fazla besin alımını engellemek için bol su içilmesi gerekir. Peki ama günlük su tüketimi ne kadar olmalıdır? Sağlıklı bir kadının günde 10 bardak, erkeğin ise 14 bardak su içmesi önerilmektedir. Kilo fazlası olan kişilerin bu miktardan daha fazlasını tüketmeleri gerekmektedir. İçilen çay, kahve, kola gibi içecekler diüretik oldukları için asla suyu yerini tutmamakta, vücuttan su atımını artırmaktadır. Nasıl Türk kahvesi yanında su içiliyorsa, aynı şekilde çay ve neskafe ile de su içilmesi gerekmektedir. En iyi çözücü, saf, katkısız ve doğal olan içecek su olduğu için günlük sıvı ihtiyacının 3/4’ü su olarak tercih edilmelidir. Özellikle yaz döneminde suya daha bir önem vermek gerekmektedir.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Suyun Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Turgay KÖSE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beynimiz Yaşlanmasın , Dyt.Beste ALİMERT
  • Japonlar Sağlıklı Beslenme Sayesinde Artık Daha Uzun Boylular! , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kendinizi Değil, Kilonuzu Kaybedin , Dyt.İrem ÇELİK
  • Obezite Hakkında Bilgi Sahibi Misiniz ? , Dyt.Burcu CÖMERT
  • Yaz Mevsiminde Doğru Beslenme , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • 7 Den 77 Ye Obezite , Dyt.Aysen ARICAN
  • Hamilelik Öncesinde Beslenme , Dyt.Beste ALİMERT
  • En Mucizevi Besin: Anne Sütü , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Ve Egzersiz , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Posa İle Gelen Sağlık , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Diyabet Korkulu Rüyanız Olmasın! Riskinizi Belirleyin , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Göz Rengine Göre Diyet , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Kanser Ve Beslenme , Dyt.Reyhan YÖRÜMEZ
  • Besin Öğesi Kayıplarını Önlemek İçin Neler Yapabiliriz? , Dyt.Aysun SARIN ÜSTÜNGEL
  • Yağ Asitlerinin Kanser Üzerindeki Etkisi , Dyt.Burcu CÖMERT
  • İnek Sütü Proteini Allerjisi , Dyt.İpek AĞACA
  • Fazla Kilolarınızı Yenmek İçin Onların Nasıl Oluştuğunu Bilmelisiniz , Dyt.Nil Şahin GÜRHAN
  • Diyetle Ve Beslenmeyle İlgili Sıkça Sorulan Bazı Sorular Ve Yanıtları , Dyt.Aysen ARICAN
  • Beslenme Hakkında Merak Edilen Sorular , Dyt.Güneş AYNACI
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:04
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler