TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



panik atakın faydaları

Asım EREN Fotoğraf
Psk.Asım EREN
Kocaeli
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3526,

* Yayın Tarihi : 20-11-2011 - 09:58 (1067 gün önce),

* Ortalama Günde 3.30 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 8591 , Kelime Sayısı : 1177 , Boyut : 8.39 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Asım EREN hakkında söyledikleri:
Merhaba ;

Kekemelik konusunda PSİKOLOG ASIM EREN’i tavsiye etmek istiyorum.
Bu yazıyı yazma ihtiyacı duyduğum için kaleme aldım.

14 yaşında konuşma bozukluğu olan bir oğlum var. Kekemeliği 3-4 yaşlarında bir korku sonucu başladı. Ankara’da ikamet etmekteyiz. O dönemde üniversite hastanelerine gittik bir sonuç alamadık. Sayın hocalarımızın tavsiyeleri üzerine 4-5 yıl bekledik ama bir sonuç alamadık. Yaşı 12 oldu hala geçmedi. Bunun üzerine Ankara’daki özel merkezlerden sonuç alamadım.
İnternetten, Kocaeli’nde Son Umut’u buldum. Sahibi Psikolog Asım Eren ile görüştüm. Kekemelik ile ilgi... [DEVAMI..]

(bülent kxx, Danışan, 13-04-2013)

Psk.Asım EREN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
panik atakın faydaları

Panik Atak’ın Faydaları

Başlığı okuyunca sizde “Bu psikolog çıldırmış olmalı” diye düşündünüz mü? O zaman aşağıya yazdığım maddeleri okuduktan sonra bir kere daha düşünün lütfen.
İyi ki panik ataksınız çünkü;
1-
Panik atak sizin gayet sağlıklı olduğunuzun ifadesidir. Kalbiniz, böbrekleriniz, iç organlarınız sağlıklı olmasa bedeniniz bu tepkileri veremez.
2-
Panik atak vücudunuzun alarm sisteminin sağlıklı çalıştığının göstergesidir.
3-
Panik atak size içinizde bastırdığınız duyguların zarar verdiğini haber veriyor. Ya haber vermeseydi, ilerde çok daha kötü bir hastalık karşınıza çıksaydı, daha mı iyi olurdu?
4-
Panik atak kendinizi ihmal ettiğinizi, kendinize odaklanmanızı ve kendinize zaman ayırmanız gerektiğini ilan ediyor.
5-
Panik atak hayatınızla ilgili yeni kararlar almanız gerektiğini söylüyor.
6-
Panik atak hayatınızda bir şeylerin ters gittiğini haber veriyor.
7-
Panik atak yaşamanın çok güzel olduğunu ama en önemli şeyinde huzur olduğunu size haykırıyor.
8-
Panik atak size sadece maddi şeylerin mutluluk vermediğini bildiriyor.
9-
Panik atak size her şeyin başının sağlık olduğunu anımsatıyor.
10-
Panik atak size kendinizi sevmenizi, kendinizle barışık olmanızı öğütlüyor. Bütün bunlardan sonra, “şanslı insanlar panik atak olurmuş kardeşim”, diyorum. Arkadaşlar çok şanslısınız. İyi ki panik ataksınız. İçimden ellerimi açıp size dua edesim geliyor. İşin şakası bir yana… İŞTE TERAPİLERİMİZDE SİZE PANİK ATAKI SEVEBİLMEYİ ÖĞRETİYORUZ. Korktuğunuz şeyden kurtulmak zordur. Bütün korkuları ancak sevgi ile gönderebilirsiniz. Zorla güzellik olmuyor. Sevginin açamayacağı kapı yoktur. Unutmayın ki sevgi sevgiyi doğururken korkuda sadece korku doğurur. Ben hayatımda korkunun sevgi doğurduğunu görmedim. Gören varsa parmak kaldırsın.

Panik Atak hastalık değil iki ayaklı bir fildir


Ben böyle söyledim ya hemen itirazlar gelmeye başlıyor.
- Eeee hoca, senin söylediğinde laf mı? Adam çıkmış televizyona, internete avazı çıktığı kadar bağırıyor. “Panik Atak bir hastalıktır ve sadece psikiyatristler tedavi edebilir” diyor. Sende “hastalık değildir” diyorsun.
- Sevgili kardeşim sizler kendinizi hasta hissetmezseniz sağlık sektöründe çalışan bizler ekmeğimizi nasıl kazanacağız. Bakın sizin için ekmeğimden vaz geçiyorum ve “panik atak” hastalık değildir diyorum.
Şimdi sen bu satırları okuyorsan muhakkak panik atak yaşayan birisin. O zaman sana neden hastalık olmadığını anlatayım.
Hastalık kavramı bizim ülkemizde maalesef çok yanlış kullanılıyor. Kadın çocuk doğurmak için hastaneye yatıyor. Doktorumuz hemen kadına “hasta” diye hitap ediyor. Şimdi soruyorum.
“Doğum yapan kadın hasta mıdır?” Değildir. Doğum yapması onun sağlıklı olduğunun işaretidir. Bir başka kadın kısırlık tedavisi görür. Onun adı da hastadır. Depresyon yaşayan birisi hasta mıdır? Kesinlikle değildir. Depresyonda olması onun çözüm bekleyen sorunlarının olduğunun işaretidir. Şimdi biz sağlıkçılar bu vatandaşa sen “hastasın” demezsek bize gelir mi? Gelmez tabi.
Sevgili panik atak yaşayan arkadaşım; şimdi sana gerçekleri anlatacağım derken meslektaşlarım ve psikiyatrist ağabeylerim bana kızacaklar. Onların gönül koymasını göze alarak anlatmaya devam edeyim.
Panik atak
bedensel olarak gösterdiğimiz bir tepkiyi tamamen yanlış yorumlamaktır. Olaylara yanlış bir bakış açısı ile bakmaktır. Şimdi panik atak yaşarken gösterdiğiniz tepkileri aşağıya yazayım.
1- Şiddetli çarpıntı, kalp atımlarını duyma
2- Endişe hali
3- Soluğun kesilme hissi
4- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma
5- Bulantı ya da karın ağrısı
6- Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
7- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
8- Üşüme ürperme ve ateş basması
9- Terleme
10- Titreme ya da sarsılma
11- Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma hissi
12- Dış dünya yada kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme
13- Uyuşma ve karıncalanma duygusu
14- Ölüm korkusu

Bu belirtilerin çoğu sizde varsa panik ataksınız denir size. Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği deliğe. Bakalım gerçekten bu belirtileri göstermek panik atak olduğumuzun işareti mi? (Şimdi bir hikaye)

Seni Ilgaz Dağına gönderiyorum.(Beni de götürmeyi unutma sakın). Kış mevsimi… Yemyeşil çam ağaçları… Ama bembeyaz bir kar örtüsü her tarafı kaplamış. Sen doğru kayak merkezine gidiyorsun. Otele yerleştin. Kayak pistine çıkıp kaymaya başlıyorsun. O sırada yolunu şaşırıyorsun ve aşağılara doğru kaymaya devam ediyorsun. Bir dere kenarına geldin. Tam bu sırada karşına kocaman bir ayı çıktı. Ayı aç. Kaçacak yerin yok. Koca ayının şakası yok. Karşında duruyor, gözlerinin içine bakıyor. “Tatlım bana yanaklarından bir öpücük verir misin? ” diyor. İşte tam bu anda panik atak esnasında gösterdiğin bütün belirtileri bedenin göstermeye başlıyor. O anda bir doktor gelip “ Arkadaş sen hastasın, ondan dolayı ayıdan korkuyorsun ” dese ne dersin. Ulan senin (……….) Sövmek yok. Sövmek yok. Mesaj alındı. Panik atak esnasında gösterdiğin tepkilerle, ayı karşısında gösterdiğin tepkiler aynı… Ayı dışsal bir uyarıcı, panik atak esnasında hissettiğin ölüm korkusu içsel bir uyarıcı... Tek fark bu…İşte sen bu tepkileri “kalp krizi geçireceğim, öleceğim vb.” değerlendirdiğin için her atak esnasında ölüp ölüp diriliyorsun.

Peki panik atak nedir?


Şimdi bir hikaye daha anlatayım. Çok güzel bir evin var. İçi değerli eşyalarla dolu… Evini hırsızlara ve art niyetli insanlara karşı korumak istiyorsun. Eve alarm sistemi kuruyorsun. Bir gün alarm gürültü ile çalmaya başlıyor. Tam bu anda ilk iş olarak alarmı kapatmaya çalıyorsun. Alarmın neden çaldığını düşünmezsin. Panik atak içinize attığınız, bastırdığınız duyguların artık size zarar verdiğini haber veren bir uyarıcıdır. Sen uyarıcıyı dinlemek yerine ona kızıyorsun. Alarmı kapatmaya çalışıyorsun. Doktora gidip ilaç alıyorsun. Alkol kullanıyorsun. Tek derdin alarmı kapatmak. Şimdi uyarıcılık görevini yapan panik atak’a kızmak doğru mu? Önemli olan içerideki hırsızları bulmak, yakalamak ve kodese göndermektir. İŞTE BİZ TERAPİLERDE BUNU BAŞARMANIZI SAĞLIYORUZ. Panik atak bir sebep değil sonuçtur. Sonucu ortadan kaldırmak sebebi ortadan kaldırmaz.

Panik Atak Bir Seansta güme gider mi?

Panik atak bir seansta çözüldüğü gibi bir saatte gene ortadan kaldırılabilir. Kişide meydana getirdiğiniz farkındalık panik ataklı kişi tarafından ne kadar çabuk kabullenilirse sorun o kadar çabuk çözülür. Bir çok insan yılandan korkar. Yılanı sadece filmlerde ve hayvanat bahçesinde görmüştür şehirde yaşan bu insanlar. Görmediği, dokunmadığı halde neden korkar peki? Çünkü toplumun bilinçaltındaki “yılan korkusu” zamanla bu kişiye aktarılmıştır. Ama Hindistan’da bir başka insan yılan oynatarak hayatını kazanıyor. Şimdi yılandan korkmak bir hastalık mı? İhtiyaçlarımız, toplumumuz, geleneklerimiz bakış açımızı belirliyor. Çekirge yer misiniz? Tayland’ta vatandaş çerez gibi yiyor çekirgeyi. Rehberimiz bana da ikram etmişti, böğürerek kaçmıştım oradan. Uzun yıllar oralarda yaşasak bizde yılanı sevip çekirgeyi yiyebiliriz. Bütün bunlar öğrenilmiş davranışlardır. Panik atak’ın da korkulacak bir şey olmadığını biz tek seansta 4-5 saatte öğretiyoruz danışanlarımıza. Bu iş bu kadar kolay bizim için.
İsteyen bize gelip terapimize katılır ve tamamen panik atağı hayatından çıkarır. İstemeyen de doktor doktor dolaşıp 10-15 yıl ilaç yutmaya devam eder. Biz insanlara bu işin tekniğini öğretiyoruz. Uygulamasını yaptırıyoruz.
-Dünyada bir çok ülkede bu teknikler kullanılıyor. Biz ülke olarak her zaman bilimi ve teknolojiyi geriden takip ederiz. Şimdi bir panik ataklı danışanım arıyor.
- Hocam, siz tek seansta panik atak’a son diyorsunuz. Ben doktora sordum. O da “bırak sen bu işleri. Bunlar dolandırıcı. Panik atak bir günde tedavi olmaz” diyor. Bende diyorum ki;
- Kaç yıldan beri tedavi görüyorsun.
- 10 Yıldan beri…
- Peki sorun bitti mi?
- Hayır. İlaç yutmaktan midem çöp kovasına döndü.
- Söyle o adama, ben dolandırıcı isem seni 10 yılda tedavi edemeyen o adam dolandırıcının karesi… Türkiye Cumhuriyetinin üniversitelerinde okumuş, kapı gibi diploması olan kişiyim. Kendini geliştirmeyen, ulaşamadığı ciğere pis diyen kedilerle işim yok. Bu tür adamların mantığı; “ben bilmiyorsam, ben yapamıyorsam, başkası yapamaz, olamazdır”. İşin ilginci nedir biliyor musunuz? Bizi “tek seansla bu iş olmaz” diye eleştiren zevatın hiç biri arayıp da:
- Kardeş, siz bu işi nasıl yapıyorsunuz?, diye sormadı. Panik atakla yollarını ayıran her danışanımızı gördükçe bizim çalışma azmimiz, aşkımız, şevkimiz katlanarak artıyor. Gerisi dam başında saksağan…

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"panik atakın faydaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Asım EREN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Olumsuz Beden Algısı Ve Etkileri , Işınsu GÜNDÜZ
  • Eşimin Davranışlarını Nasıl Değiştiririm? , Serra AĞIRAKÇA DİNÇ
  • Yaşam Bir Yolunu Bulur... , Dr.Murat SARISOY
  • Yalnız Mısınız? Yanlız Mı? , Dr.Murat SARISOY
  • Akılsız Telefonlar, Akıllı İnsanlar , Dr.Murat SARISOY
  • Aldatılmanın Acısı Biter Mi? , Dr.Murat SARISOY
  • Ayrılık , Şeyma KAMA
  • Fırtınalı Dönemin Adı : Ergenlik , Vildan SARAK
  • Çocuklarda Takıntılar- Obsesif Kompulsif Bozukluk , İlay AKTOPRAK
  • Stres Ve İş Stresi Kavramlarına Genel Bir Bakış , Ebrar YENİCE KANIK
  • Kekemelik Nedir? , Mehmet UYAR
  • Gebelikte Depresyon Ve Sağlıklı Beslenme , M. Berk KARAOĞLU
  • Çocuğunuzun Kişiliğine Zarar Verme Yöntemleri , İbrahim GÜLYAŞAR
  • Tükenmişlik Sendromu , Ferhan BIÇAKCILAR
  • Çocuk Ve Müzik , Duygu KARAKULAK TAKVİM
  • Vajinismusa Eşlik Eden Evlilik Sorunları Ve Psikolojik Sorunlar , Gülüm BACANAK
  • Üstün Zekâlı Ve Özel Yetenekli Çocukların Özellikleri, Tanılanması, Yönlendirilmesi, Eğitimleri, Bilim Ve Sanat Merkezleri , Ramazan ŞİMŞEK
  • İçe Kapanık Çocuklar Ve Sosyal Fobi , Tunahan UZUN
  • Depresyon: Bir Sonbahar Hüznü - Kimler Daha Yatkın Ve Sebepleri , Yetkin KUŞAN
  • Yeni Evlenecek Çiftlere Öneriler , Ferhan BIÇAKCILAR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    07:31
    Top