1997'den Bugüne 73,103 Tavsiye, 24,339 Uzman ve 16,570 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Panik Atak Tek Seansta Çözülür mü?
YAZI #1943 © Yazan Uzm.Psk.Asım EREN | Yayın Aralık 2013
Bir insan yıllarca sigara içer. Hayatından gayet memnundur. Bir gün hastalanır ve doktora gider. Doktor “Beyefendi siz kansersiniz. Acilen sigarayı bırakacaksınız” der. 40 yıllık tiryaki o günden sonra ağzına sigara koymaz. 40 yıllık bir bağımlılık bir dakikada son buluyorken hastalık dahi olmayan panik atak neden bir günde, 5 saatlik bir seansta bitmesin? Bilginin olmadığı yerde korku vardır. İnsan bilmediği şeyden korkar. Panik atak sorununda da temelde bilgisizlik yatar. Panik atak yaşayan kişiler çoğunlukla kalp krizi geçirdiğini zannederler. Gelen danışanlarıma sorarım:

- Daha önce kalp krizi geçiren birisini gördün mü?” Danışanım:
- Görmedim, Hocam.
- Peki kalp krizi geçirdiğini nereden çıkarıyorsun?
- Atak anında kalbim hızlı hızlı çarpıyor ya!
Kalp çarpıntısı kalp krizinin belirtisi mi?
Koştuğun zaman kalbin daha hızlı çarpıyor. Sevgili kardeşim kalp krizi geçiren kişinin kalbi hızlı hızlı atmaz. Tam tersi kalbi durur. Kalbinin çarpması krizin değil senin sağlıklı olduğunun göstergesidir, derim.

İstanbul, Adana arası 80 dakikadır. Kara tren zamanında yaşayan, uçağı bilmeyen, uçağa hiç binmemiş birisi 80 dakikayı imkansız olarak görür. Bizim uyguladığımız bir günlük panik atak terapisi uçak gibidir. Dünyanın bir çok ülkesinde uygulanan en mükemmel ve yeni tekniktir.
Danışanımız arıyor.
- Alo!
- Efendim!
- Hocam bir günde panik atak’a son diyorsunuz.
- Evet! Öyle diyoruz ve bunu da gerçekleştiriyoruz.
- Ama ben gittiğim doktora sordum. O bunun mümkün olmadığını söyledi.
- O doktor arkadaşımız yeni gelişmelerden haberdar değildir. Bizim uyguladığımız bu yeni teknikleri bilmediği için karşı çıkıyordur.
- Sen kaç yıldan beri panik atak yaşıyorsun?
- 13 sene oldu, hocam.
- 13 senede neden çözülmedi peki?
- Bilmiyorum ki! Gittiğim her uzman ilaç yazıp beni gönderdi.
- Demek ki ters giden bir şeyler var. Türkiye’de maalesef mesleki kıskançlık, bilimsel yetersizlik, kişisel eksikliklerden dolayı bir çok uzman arkadaşımız kendi bilmediği teknik ve yöntemlere hemen karşı çıkar. “Tu kaka” der. 3-5 sene sonra kendisi de aynı tekniği öğrenir ve uygular.

Sevgili okuyucu bir günde panik ataktan tamamen kurtulabilirsiniz. Bu bir iddia değil, bilimsel bir gerçekliktir. Ben bu işi 20 yıldan beri yapıyorum. Mutlu sona ulaşmanız için 5 saatlik bir seans yeter.

Bir günlük panik atak terapisini nasıl uyguluyoruz?

en insanlara hasta gözüyle bakmıyoruz. Bize gelen insanlara misafirimiz mantığı ile yaklaşıyoruz. Önce misafirimiz olursunuz sonra arkadaşımız, dostumuz… Yıllarca birbirimizi ararız, sorarız.
dan birisi bilişsel boyutudur. Panik atak aniden başlar. Yıllarca devam eder, gider. Panik atak yaşayanların bilişsel yönüne bakacak olursanız hep negatif, olumsuz cümleler görürsünüz. “Kalp krizi geçireceğim, öleceğim, çıldıracağım, aklımı yitireceğim, bayılacağım galiba, gibi cümleler panik atak yaşayanların olağan düşünce kalıplarıdır. Şimdi diyelimki bilgisayardan word sayfasını açtınız. Oraya “ Kalbim çarpacak, kollarım uyuşacak, kusacağım” gibi cümleleri yazdınız. Sonra da yazdır tuşuna basıp yazıcıya bu metni gönderdiniz. Yazıcı size çıktı olarak neyi verir? Ne yazmışsanız onu, değil mi? İşte “kalbim çarpacak” diyen bir insanın kalbi çarpar. Çünkü düşünce neyse davranış da odur. Sistem düşünce = davranış şeklinde çalışır. Öncelikle bu negatif, olumsuz düşünce yapısını değiştirmemiz gerekir. Bunun içinde bilişsel çalışmalar yapıyoruz. Panik atak terapisini uygularken aşağıdaki aşamaları gerçekleştiriyoruz.
1-Farkındalık Terapisi: Panik atak yaşayan kişi neden kalbinin hızlı attığını bilmelidir. Eğer bilmezse bunu yanlış yorumlar ve atak yaşamaya devam eder. Diyelim ki öğle vakti yaklaştı. Siz yemek düşünmeye başladınız. Anında ağzınız sulanmaya başlar. Neden? Halbuki ortamda yemek yok. Yemek kokusu yok. Yemeğin görüntüsü yok. Ne oldu da sizin ağzınız sulandı? Yemeğin görüntüsü beyninize geldiği an bilinçaltınız klasik şartlanma nedeniyle hemen tükürük bezlerinize talimatı gönderiyor. “Birazdan yemek gelecek, hadi salya salgılayın” diyor. Demek ki tükürük bezleriniz düşüncenize tabiymiş. Aynı şekilde bir çok fizyolojik tepkilerde düşüncemize tabidir. Mustafa abi 43 yaşındaydı. 11 yıllık bir panik atak geçmişi vardı. Son dönemlerde evde “5 dakika sonra kalbim çarpacak” lbi gümbür gümbür çarpmaya başlıyordu. Hemen acile götürülüyordu ama bir şey olmadığı anlaşılıyordu. Aslında Ahmet amca kalbinin 5 dakika sonra çarpacağını bilmiyor. Kendisi kalbine talimatı gönderiyordu. Ama bunun farkında değildi. Farkındalık terapisinde; atak anında neden kalbinizin attığını, başınızın neden döndüğünü, midenizde yanma hissinin gerçek sebebini, görmede bulanıklık, nefes almakta zorluk, ellerde, kollarda uyuşma, sık sık idrara çıkma, boğazda yumru hissi gibi fizyolojik tepkilerin gerçek sebeplerini öğreneceksiniz. Düşünce kalıplarını nasıl yanlış kullandığınızı öğreneceksiniz. Hepsinden önemlisi negatif düşüncelerinizin farkına varacaksınız. Bu aşamaya bir farkındalık aşaması diyoruz. Bu aşama çok önemli bir aşamadır.



Terapinin ikinci aşamasında ise duygusal boşalım tekniklerini öğretiyoruz. Neden duygusal boşalım? Psikolojideki en önemli kavram birikimdir. Çocukluğunuzdan itibaren yaşadığınız bütün olaylar, duygular orta beyin bölgesinde RNA moleküllerine kodlanıyor. Yani yaşadığınız her olayı bilinçaltı kovasına atıyorsunuz. Ne kadar çok olay yaşarsanız bu kova o kadar çabuk dolar. Bilinçaltı kovası ağzına kadar dolunca bir gün bir olay yaşarsınız. O olaydan sonra kriz yada atak yaşarsınız. En son olay bardağı taşıran son damla görevi görmüştür. Biz psikolojide ve psikiyatride bu taşma anına “panik atak, depresyon, obsesyon” gibi adlar veririz. Bu taşma anından sonra her olay kovayı taşırır. Düşen her damla bardağın taşmasına sebep olur. Çünkü bilinçaltı bardağı yada kovası ağzına kadar doludur. Şimdi hangi ilacı kullanırsanız kullanın, hangi hekime giderseniz gidin, hangi profesöre danışırsanız danışın bu bilinçaltı kovasını boşaltmadığınız müddetçe iyileşmezsiniz. Panik atak yada depresyon gibi psikolojik sorunlardan kurtulmak istiyorsanız bu kovayı boşaltmanız gerekir.
- Al abi ne yapmış duydun mu?
- Hayır! Duymadım, ne yapmış?
- Adam cinnet geçirmiş, hanımını kesmiş, çocuklarını doğramış, kendisi de intihar etmiş.
- Allah! Allah! Ya bunu nasıl yapar? 40 yaşında adam… Melek gibi bir adamdı…
İşte Ali beyin bilinçaltı kovası 40 yaşında en son yaşadığı olayla taştığı için Ali bey cinnet geçirdi. En tehlikeli şey birikimdir.
öleli 10 yıl olmuştur. Annenizi hatırladığınızda gözleriniz dolar ve ağlarsınız. Aradan 10 sene geçmiş ve siz hala üzülüp ağlıyorsunuz. Neden acaba? Çünkü anneniz öldüğü zaman yaşadığınız üzüntü duygusu bilinçaltı kovasına aktı. Şimdi her hatırladığınızda aynı üzücü olay ve üzüntü duygusu canlanıyor ve siz onu yeniden yaşıyorsunuz. İşte bu üzüntü duygusu boşaltıldığında annenizi hatırladığınızda ağlamazsınız. Onu tebessümle yad edersiniz. Yada çocukluğunuzda yaşadığınız bir taciz olayı sizin kabusunuz ise o olayın acı veren duygularını boşalttığınızda o olay artık sizi üzmez. Sizi rahatsız etmez. Sanki başkası yaşamış gibi hissedersiniz. Duygusal boşalım teknikleri ile bilinçaltı kovasını boşaltmasını öğreneceksiniz. Bu tekniği öğrendiğinizde kaygı, korku, stres, öfke, kin, nefret gibi duyguları birkaç dakika içinde boşaltabileceksiniz. Sinirleri alınmış bir insan gibi olacaksınız.
ve siz onu yeniden yaşıyorsunuz. İşte bu üzüntü duygusu boşaltıldığında annenizi hatırladığınızda ağlamazsınız. Onu tebessümle yad edersiniz. Yada çocukluğunuzda yaşadığınız bir taciz olayı sizin kabusunuz ise o olayın acı veren duygularını boşalttığınızda o olay artık sizi üzmez. Sizi rahatsız etmez. Sanki başkası yaşamış gibi hissedersiniz. Duygusal boşalım teknikleri ile bilinçaltı kovasını boşaltmasını öğreneceksiniz. Bu tekniği öğrendiğinizde kaygı, korku, stres, öfke, kin, nefret gibi duyguları birkaç dakika içinde boşaltabileceksiniz. Sinirleri alınmış bir insan gibi olacaksınız.
3- Bilinçaltı yeniden yapılandırma tekniği (Hipnoz): Bilinçaltı bizim beynimizin harddiskidir. Bütün bilgilerin orta beyin bölgesinde RNA moleküllerine kodlandığını söylemiştim. Yaşadığımız her olay bütün detayları ile bilinçaltına kodlanıyor.
Seyfullah 29 yaşında panik atak yaşayan bir danışanımızdı. Atakları genelde yerden yükseğe çıktığında yaşıyordu. Arabada, apartmanın üst katlarında yaşıyordu. Yeter ki ayakları yerden yükselsin, hemen atak başlıyordu. Gittiği hekimler kendisini ilaç poşetine çevirmişlerdi. Kullanmadığı ilaç kalmamıştı. En çare yeşil reçeteli ilaçlar kullanıyordu. 7 yıllık bir panik atak geçmişi ve o kadar kullanılan ilaç… En son aşama bizim kliniğimize gelmişti. Ümidini yitirmişti. Hem panik atak hem de depresif duygular içinde çaresizce çevreye bakınıp duruyordu.
- Atak anında ayaklarım havalanacakmış, baş aşağı düşecekmişim gibi geliyor. Beyin kanaması geçirip öleceğim, diye korkuyorum, diyordu.
Bilinçaltı terapisine karar verdim ilk önce. Bu olayın ilk kökenini merak etmiştim. Hipnoza aldım. Derin bir transa girdi. Yaş geriletmesi, regresyon yaptım. 2-3 yaşlarına gitti. Bir gün evde babası kendini seviyor. Baba Batuhan’ın ayaklarından tutmuş onu başa aşağı doğru sallıyor. Batuhan çok korkuyor. Çığlık çığlığa ağlıyor. . Çığlık çığlığa ağlıyor.
Aradığım ilk olaya ulaşmıştım. Panik atağın temelinin atıldığı olay buydu. Olayı yeniden yapılandırdık. Bu sallanma olayını daha farklı ve zevkli bir şekilde kendisine yeniden yaşattım. Yani bilinçaltını yeniden yapılandırdık. Eski olumsuz anıyı zevkli, neşeli başka bir anı ile değiştirdim. Seanstan çıktı. Benim kliniğim 1.katta idi. Yanıma gelirken zorla çıkmıştı yukarı. Hemen klinikten çıkıp 5.kata kadar gidip geldi. Hiçbir atak yada endişe hali yoktu üzerinde. Bu olayda kendiside şok olmuştu. 7 yıllık bir olayın bir saatlik bir bilinçaltı yapılandırma tekniği ile bitmesine hayret ediyordu. Bu türlü ilk olayların kesinlikle bilinçaltından silinmesi gerekir. İşte bilinçaltı yeniden yapılandırma tekniği bu işe yarar. Panik atak terapisinde 6 haftalık bir hipnoz çalışmamız var. Bunu hipnoz cd seti haline getirdik ve danışanlarımıza ücretsiz veriyoruz. Evinizde, yatağınızda hipnoz zevkini yaşıyorsunuz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Asım EREN Fotoğraf
Uzm.Psk.Asım EREN
Kocaeli
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Asım EREN'in Makaleleri
► Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir? Psk.Bengisu Nehir AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,570 uzman makalesi arasında 'Panik Atak Tek Seansta Çözülür mü?' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Panik Atak Nedir Ocak 2014
► Panik Atakın Faydaları Kasım 2011
► Kekemelik ve Tedavisi ÇOK OKUNUYOR Aralık 2010
► Konuşma Bozuklukları Tedavisi ÇOK OKUNUYOR Ekim 2007
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:07
Top