2007'den Bugüne 77,511 Tavsiye, 25,140 Uzman ve 17,348 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Çocuğun Televizyon ve Bilgisayar ile İlişkisi
MAKALE #9774 © Yazan Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ | Yayın Ekim 2012 | 3,354 Okuyucu
Çocuğun Televizyon ve Bilgisayar ile İlişkisi

Özellikle son zamanlarda, bilgisayar ve televizyonun, çocuğun gelişimi üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Uzmanlar ve aileler açısından bir sorun olarak görülen televizyon ve bilgisayarın, çocuk ile olan ilişkisinin düzenlemesi gerektiği üzerinde durulduğu bir dönemdeyiz.Bakıldığında; hem bilgisayar hem de televizyon çok güçlü bir bilgi aktarma aracıdır ve doğru biçimde kullanıldığı takdirde, toplumsal yaşamı geliştirici etkisi bulunmaktadır.
Geçmişte,televiyon ve bilgisayarın, çocukların özellikle zeka gelişmini, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarınıolumlu yönde desteklediği kabul ediliyordu. O dönemde çocuklar, bilgisayar ve televizyonla sınırsız bir biçimde zaman geçirdiler. Bu aileler içinde kolaylaştırıcı bir durum oluşturdu. Çünkü çocuk, televizyon ve bilgisayar karşısındayken daha az yaramazlık yapıyor, aileyi daha az yoruyor, yemeğini televizyon karşısında daha çabuk yiyordu. Kısaca aile için sorun olmaktan çıkıyordu. Bu araçların yanlış ve özellikle sınırsız kullanımı çocukların gelişimini olumsuz yönde etkiledi. Ancak günümüzde, basınında etkisiyle aileler artık bilinçlenmeye başladı
Gerek televizyonun, gerekse de bilgisayarın yanlış kullanımı neticesinde çocukta ne gibi etkiler yarattığını ayrı ayrı incelemekde yarar var;

Çok Fazla Televizyon İzlemenin Olumsuz Etkileri

En bilinen ve özellikle de üzerinde en çok durulan ilk etkisi; çocukların, (özellikle erken gelişim döneminde sorgulama becerileri gelişmeden) gördüklerinden ve izlediklerinden çabuk etkilenmesidir. Saldırganlığı öğrenme ve bunu içselleştirme ya da yanlış davranış kalıplarını model alma gibi bir takım sorunlar oluşabilir. Kısaca sorgulama becerileri gelişmeden önceki dönemde çocuk,izlediği herşeyden etkilenir. Ve bu çocuğun, duyarsızlaşmasına, saldırgan davranışı benimsemesine yol açabilir.
Bir başka neden; ki bu aileler tarafından çok da bilinmemektedir, çok fazla televizyon izleme, konsantrayon sorunlarına yol açar. Bu da şu şekilde olmaktadır; bir televizyon programında, kamera açısı ve kişi hareketleri, yaklaşık 3- 4 saniyede bir değişmektedir. Televizyon, izleyicinin dikkatini toplayabilmek için, görsel imajları ve çarpıcı sesleri kullanmaktadır. İzleyicilerin algıladıklarını seçme, ayıklama ve değerlendirme için zamanı yoktur. Böylece bireyler, bilgiyi küçük parçalar ve çarpıcı vurgularla almaktadırlar. Bu durum çocukların bir noktada uzun süre dikkatini toplamalarını ve konsantrasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklar bilgiyi küçük parçalar ve çarpıcı vurgularla almaya alıştıklarından, ders dinleme, kitap okuma gibi aktivitelerde zorlanmaktadırlar.
Bir diğer etken; okuma alışkanlığını engellemesidir. Çocuklar okumak yerine görselliği daha güçlü olan televizyonu tercih etmektedirler.Bu özellikle okuma esnasında geliştirdiğimiz, yaratcılık ve hayal gücü alanlarına da ketleyici bir etki yaratmaktadır.
Televizyon tek yönlü bir iletişim modeli sunması ve iletişim bozukluklarına yol açması bir diğer nedendir. Televizyonda konuşan kişiye soru soramayız, sorsak bile cevap alamayız. Erken çocukluk döneminde ki, bu dönem yaş olarak baktığımızda 2-5 yaşa denk gelmektedir, çocuklara tek yönlü bir iletişim modelini öğretir. Çocuk buradan aldığı modeli sunmaya başlar. Ve soru sorduğunuz da cevap alamamaya başlarsınız. Özellikle bu durum, çok televizyon izleyen çocuklarda görülmektedir. Televizyonun iletişim alanına bir diğer etkisi; aile içi iletişimi ve paylaşımı minimalize etmesidir. Televizyonun her eve hatta her odaya girmesi ile aile içinde paylaşımlar ve ortak etkinlikler de azalmaktadır.

Yanlış Bilgisayar Kullanımının Olumsuz Etkileri
Öncelikle üzerinde durulması gereken en önemli nokta, bilgisayar kullanma yaşıdır. Günümüzde bakıldığında; bilgisayar kullanma yaşının, çok erken bir yaşa denk geldiği görülmektedir. 3 yaşında bir çok çocuk bilgisayarı açıp, oyun oynamaktadır ki bu durum, çocukların bilişsel işlev ve algılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bilgisayarın çalışma ve işlem hızı ile bizim bir günde yaptığımız işlerin hızlarını karşılaştırdığımızda; bilgisayarın işlemleri çok hızlı bir şekilde gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bilgisayarda milisaniyeler söz konusuyken; günlük yaşam aktivitelerine baktığımızda, dakikalardan, saatlerden hatta günlerden bahsetmekteyiz. Örneğin; bilgisayar oyunlarında, çocuk saniyler içinde bir çok aşama ilerlerken; ders dinleme, okuma gibi etkinliklerde daha uzun süreler ve daha yavaş ilerlemeler söz konusudur. Kısaca, günlük yaşamda hiçbirşey bu kadar hızlı ilerlememektedir. Bu da çocukların, günlük yaşam olaylarına ve aktivitelerine uyumunu zorlaştırır. Bazı durumlarda çocukların bir konu ve ya duruma odaklanmasına da olumsuz etki etmektedir.
Bunun yanı sıra, eski oyunlar (evcilik, legolar, saklambaç vb...) çocukların hayal güçlerini kuvvetlendirmektedir. Çünkü eski tarz oyunlarda, çocuklar oyunu kendileri yaratırlar, kendileri her aşamasını inşa ederler ve oyunu kendileri yönetirler. Bilgisayar oyunlarına baktığımızda; çocuk, oyuna kendisinden birşey katamaz. Hazır olan, kurulu bir düzende yer alır sadece. Bu durumda çocukların, yaratıclık yeteneklerini olumsuz bir biçimde etkiler.
Okul döneminde de yanlış ve bilinçsizce bilgisayar kullanımı, çocukların fikir üretememelerine, bilgiye ulaşma ve kullanma, konuşma ve yazma becerilerinin zayıflamasına neden olur. Eleştirel düşünme yetenekleri geriler ya da yeteri kadar gelişemez.

Çok fazla televizyon izleme ve ya bilgisayar kullanımının dikkat eksikliği ile ilişkisi

Dikkat eksikliği bozukluğu beynin özellikle ön bölgedeki, yani frontal bölgedeki, yapısal değişikliğin ve bu bölgenin daha az işlev göstermesinin; bunun yanı sıra noadrenalin ve dopamin gibi biyokimyasal maddelerin eksikliği sonucu oluşan psikiyatrik bir hastalıktır. Dolayısıyla çok fazla bilgisayar kullanma veya televizyon izleme dikkat eksiliğine yol açmaz. Ancak şu da önemli bir gerçektir ki çok fazla televizyon izleyen ve bilgisayar kullanan çocukların genel dikkat düzeyleri düşüktür. Özellikle, odaklanma süreleri normal odaklanma süresine göre daha uzun ve uzun süreli dikkat süreleri normal sürelere göre daha kısadır.
Son olarak; özellikle teknoloji çağında olduğumuzu da göz önünde bulundurarak; çocukların, televizyon izlememeleri ve ya bilgisayar kullanmamaları söz konusu olmamaktadir. Ancak ailelere düşen en önemli görev çocuklarının, bilgisayar ve televizyon başında geçirecekleri zamanları ve her iki araç ile de tanışma yaşlarını düzenlemektir. Kısacası sınırısız ve erken yaşta, televizyon ve bilgisayar kullanımı çocukların, özellikle bilişsel işlev ve algılarını olumsuz yönde etkiler.

Çok fazla televizyon izleme ve ya bilgisayar kullanımının yaratıcılıkla ilişkisi

Iwoa Üniversitesi Psikiyatri bölümünde çalışmalarını yürüten Nancy Andreasan, çocukların erken yaşta başlayan televizyon ve internetteki güçlü görsel öğelerle ilişkisinin yaratıcılık becerisini olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Andreasan’a göre, “ Çocuklukta güçlü görsel ögelerle fazla haşır neşir olmaktan kaynaklanan kaygının en önemli unsuru, televizyon, bilgisayar ve internetin yaratıcılık ve özgünlük üstüne yapacağı olumsuz etkidir. TV ve filmlerden gelen görsel uyaranlar tamamen edilgendir, internetten alınan çoğu uyaran da öyle. Robin hood ya da Harry Potter okuyan bir çocuk kendi başına imgelemeyi ve hayal etmeyi öğrenmektedir. Ancak bunu TV’de ve ya internette izledikten sonra çocuğun kendi yarattığı karakter, güçlü görsel imge sayesinde kendi yarattığı karakterin yerini alacaktır.” TV izlemek ve bilgisayar da sadece oyun bazlı hareket etmek çocukların yeni bir şey inşa etmesinden çok var olanı tüketmesine neden olacaktır.

Uzm. Psk. Azade ALTINTAŞ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğun Televizyon ve Bilgisayar ile İlişkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Azade ALTINTAŞ DURMUŞ'un Makaleleri
► Çocuğum ve Televizyon Psk.Begüm AKMANİŞ
► Çocuk ve Televizyon Psk.Burçak DEMİRKAN
► Televizyon ve Çocuk Psk.Dnş.Beril PAPUÇÇUER ÖZTÜRK
► Çocuk ve Televizyon Gözde ERDOĞAN
► Televizyon ve Otizm Psk.Sena TUNÇ
► Şiddet,televizyon,internet Uzm.Psk.Ayşegül COŞKUN
► Çocuklarda Televizyon Bağımlılığı Psk.Dnş.Alaaddin DEBGİCİ
► Popüler Kültür ve Televizyon Psk.Dnş.Mehmet CEYLAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,348 uzman makalesi arasında 'Çocuğun Televizyon ve Bilgisayar ile İlişkisi' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Panik Bozukluk Nedir? Ocak 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:13
Top