2007'den Bugüne 81,467 Tavsiye, 25,882 Uzman ve 18,113 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kekemelik ve Tedavi Yöntemleri
MAKALE #12665 © Yazan Pdg.Aykut AKOVA | Yayın Mayıs 2014 | 3,324 Okuyucu
Kekemelik nedir?

Konuşmanın bozulması, daha doğrusu konuşma ritminin bozulmasını kekemelik olarak adlandırıyoruz. Ancak kekemeliği özellikle 3 yaşından sonra tanımlamak mümkün oluyor; çocuk gelişimine paralel olarak 3 yaşından önce meydana gelen konuşma takılmalarını kekemelik olarak adlandırmıyoruz. 3 yaş sonrasında yaşanan konuşma ritim bozukluklarında ailelerin uzmanlardan tedavi almalarını öneriyoruz.

Kekemeliğin oluşma nedenleri nelerdir?

Farklı nedenleri olmakla birlikte psikolojik, fizyolojik ve çevresel olarak sınıflandırmak doğru olacaktır.
Psikolojik nedenler, yaşanan aşırı heyecan ya da korku durumları kekemeliği başlatabiliyor. Bazen de kekemeliğin nedeni, kelime hazinesindeki eksikliklere bağlı oluyor. 0-2 yaş gurubundaki kelime hazinesi, 2 yaşından sonra yetmemeye başlıyor ve çocuklar kelimeleri seçerken kekelemeye başlıyor. Bu nedenle ailelere, çocukların kelime hazinesini arttırmaları için farklı yöntemler öneriyoruz.
Tabii bir de kekemeliğin fizyolojik sebeplerden dolayı olduğu durumlar oluyor. Yani konuşma organlarının görevini yeterince yerine getirmemesinden kaynaklı kekemelik olabiliyor.
Ancak belirtmek gerekir ki ailelerin çocuğu yetiştirirken sergiledikleri tutumları da kekemelik üzerinde önemli bir role sahip. Aşırı koruyucu ya da baskıcı ailelerde çocuklar panik ve telaşa kapılıyor ve kekemelik görülebiliyor.

Kekemelik genetik midir?

Kekemelik genetik değildir; elimizde böyle bir veri yok. Ama şunu söyleyebiliriz; eğer baba kekeme ise erkek çocuk babayı model aldığı için kekeme olabiliyor. Ya da kız çocuk anneyi model olarak aldığı için kekeme olabiliyor. Bu direk genetik bir geçiş değildir; çocuklar ebeveynleri örnek aldığı içindir.

Kekemelik teşhisi nasıl konur?

3 yaşından önce konması mümkün değildir, 3 yaşından sonra konur. Bu teşhisi de ancak bir konuşma terapisti ya da psikiyatri uzmanı koyabilir. Bu uzmanlar konuşmadaki takılmanın yoğunluğuna göre teşhis koyabilir. Ancak teşhis koyarken konuşma sırasında takılmaya ek olarak süreklilik durumuna bakılması gerekir. Çünkü geçici kekemelik diye adlandırdığımız kekemelikler, bir süre sonra kendiliğinden geçer, herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Ancak uzun süreli kekemeliklerin tedavi yöntemleri farklı olur.

Kekemelik ne kadar yaygın?

Çocuklarda %5 ve %10 arası görülür. Daha çok erkek çocuklarda daha yaygın olarak görülür, kız çocuklarında biraz daha az rastlanır.

Kekemelik her yaş grubunda görülür mü?

Kekemelik her ne kadar tüm yaş gruplarında rastlanan bir rahatsızlık olsa da genelde 3 yaşından sonra, çoğunlukla 3-7 yaş arasında ortaya çıkar.
3 yaşından öncesindeki konuşma aksaklıklarını belirttiğimiz üzere kekemelik olarak adlandırmıyoruz. Çocukluk sonrası dönemde ve yetişkinlerde görünen kekemeliğin de genelde başlangıç zamanları 3-5 yaş aralığında oluyor, yani yetişkin bir kişide kekemelik hiç yokken ortaya çıkmıyor.
Genelde 3-7 yaş aralığındaki çocuklarda kekemeliğe rastlıyoruz. Çünkü bu dönemlerde çocuklar kendilerinin farkına varıyorlar, dış dünya ile ilişkileri, iletişimleri ve iletişim gereksinimleri artıyor ve bu dönemde kelime haznesi gelişmediyse eğer o zaman kekemelik bu yaşlarda daha da fazla gözüküyor.

Kekemelik tedavi yöntemleri nelerdir, hangi aşamalardan oluşur?

Öncelikle kekemelik görülen kişiyi tanıyoruz, psikolojik yapısını analiz ediyoruz. Psikolojisinde aksayan bir yön varsa bunun giderilmesine yönelik tedavi yapıyoruz. Daha sonra nefes egzersizleri, gevşeme egzersizleri, ritmik okuma egzersizleri gibi tedavi yöntemleri uygulanıyor. Aşama aşama yöntemler uygulanıyor. İlk başta psikolojik destek aşaması geçiliyor sonra da konuşmanın geliştirilmesine yönelik egzersizler uygulanıyor. Çocuğun psikolojik durumuna göre rahatlamaya yönelik egzersizler de uygulanıyor.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kekemelik ve Tedavi Yöntemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Aykut AKOVA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Pdg.Aykut AKOVA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Aykut AKOVA Fotoğraf
Pdg.Aykut AKOVA
İstanbul ve Kocaeli
Pedagog
PEDAGOG, PSİKOLOJİK DANIŞMAN,AİLE VE EVLİLİK DANIŞMANI ,BİLİRKİŞİ
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi118 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Pdg.Aykut AKOVA'nın Yazıları
► Fobiler ve Tedavi Yöntemleri Uzm.Psk.Alpaslan KESKİN
► Psikolojik Tedavi Yöntemleri ÇOK OKUNUYOR Uzm.Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
► Panik Bozukluğu ve Tedavi Yöntemleri Psk.Şahnur KARAŞAHİN
► Çocuklarda Tikler ve Tedavi Yöntemleri Uzm.Psk.Elif DEMİRCİ
► Pika Türleri ve Tedavi Yöntemleri Uzm.Psk.Dnş.Altuğ EFEOĞLU
► Otizm Tanısı ve Tedavi Yöntemleri Uzm.Psk.Engin OLGUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,113 uzman makalesi arasında 'Kekemelik ve Tedavi Yöntemleri' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Umut Un Kahramanı Merhaba Ağustos 2013
◊ Eşcinsellik Nedir? Temmuz 2013
◊ Evlilikte Cinsel Sorunlar Temmuz 2013
◊ Cinsel Sorunlar ve Terapi Temmuz 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:14
Top