2007'den Bugüne 92,487 Tavsiye, 28,241 Uzman ve 20,001 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Teog Anne Babalarına Öneriler
MAKALE #18148 © Yazan Psk.Ümit KARABULUT | Yayın Mart 2017 | 2,525 Okuyucu
TEOG Anne Babalarına Öneriler

1.ELEŞTİREL SORGULAYICILIKTAN KAÇININIZ, SADECE ÇOCUĞUNUZLA İLGİLENİN. "Kaç doğru yaptın, arkadaşın ya da arkadaşların kaç puan aldı, senden önde olan kaç kişi var? Sen kaçıncısın?” demek yerine "Sınav senin için nasıldı?” " Sınav dışında günün nasıl geçti, biraz konuşalım mı, ne dersin?” diyebilirsiniz. Burada çocuk kendiyle ilgilenen, kendi ihtiyaçlarını önemseyen bir anne-baba görecektir. Sınav üzerinden değerli olup olmadığını düşünen ve kişisel değerini buna indirgeyen, ve sınavda istediği başarıyı elde edemediğinde “ben anne-babamın yüzüne nasıl bakarım” deyip kaygısını arttırmak yerine “sınav benim kişisel değerimi ölçen bir süreç değil ,benim bilgimi ölçer ben anne-babamı başarılarına göre mi seviyorum, onları değerli buluyorum “şeklinde düşünerek kaygısını azaltabilir.

2.BAŞKASIYLA DEĞİL KENDİSİNİN ŞU ANKİ DURUMUNUN NE OLDUĞUNU ÖNEMSEYİN. Anne babalarda çok sık karşılaştığımız bir davranış türü de belki motivasyon amaçlı başvurulan, ama asla motivasyon yaratmayan, çocuğunun başarısını yakın çevredeki diğer çocuklar ya da yakın arkadaşlarının başarısıyla karşılaştırma eğilimidir. Çocuğunuzu başka bir çocukla karşılaştırmaya dair onunla kurduğunuz her diyolog çocuğun kendine olan güvenini ve kendine olan inancını azaltacak güce sahiptir. Çocuğunuzu sadece şimdi ve şuandaki çalışma durumuyla ilgilenin. Çocuğunuzun önceki başarısı ya da başarısızlığını etkileyen önceki davranış biçimleriyle şimdiki davranış biçimlerini düşünmek ve neleri daha farklı yapabileceğine odaklanmak daha olumlu sonuç verebilecektir.

3.EVDE OLAĞANÜSTÜ HAL YERİNE HERZAMANKİ DÜZENDE DEVAM EDİNİZ: Sınava kısa bir süre kaldığı zaman evdeki düzen ve genel hava "her zamanki gibi” olmalıdır. Bu olağanüstü davranma tanımı; nerdeyse bir yıl boyunca eve misafir kabul etmemek, seyahat programı yapmamaktan, çocuğunun salonda ders çalışmasına izin verip bir yıl boyunca hiç TV izlememekten; sınava 1 hafta kala çocuğun en sevdiği yemekleri yapmaya dek geniş bir yelpazede düşünülebilinir. Evde olağanüstü hal ilan edildiğini gösteren her türlü tutum, davranış, yaklaşım çocuğun sınav kaygısını arttırabilir. Olağanüstü hal yerine çocuğunuza steril, konforlu ders çalışma ortamı yaratmak için makul, bilinen, tanıdık standartlarınız olmalıdır. Ders çalışırken televizyonun sesini kısmak, daha alçak sesle konuşmak, ders çalışma esnasında odasına gidip ihtiyacı olan herhangi bir şey olup olmadığını sormaya özen göstermek, onun ders çalışma davranışını önemsemek anlamına gelmesi adına dozunda ve ona desteklenmiş hissettirecek davranış modelleridir.

4. BORÇLU HİSSETMESİNE SEBEP OLABİLECEK TUTUMLARDAN UZAK DURUNUZ: Anne baba olarak bizim tercihimiz ve seçimimiz olan, imkânlar dâhilinde yapmaya çalıştığımız fedakârlıklarımızı dillendirmenin, sonuca yönelik hiçbir katkısı yoktur. Aksine sınav esnasında ya da öncesinde “benim için neleri feda ettiler, o yüzden başarılı olmak zorundayım, iyi bir lise kazanmak zorundayım” gibi olumsuz ve zorlayıcı düşünceler oluşmasına neden olabilir. Bu tip düşüncelerde sınav kaygısının tetiklenmesinde ve kişinin performansını tam olarak yansıtamamasına neden olur. "Biz hayatımızı sana adadık.” "Her istediğini yaptık.” "Seni okutmak için emekli bile olamadık.” gibi sözler öğrencinin kendini ailesine ve çevresine karşı borçlu hissetmesi dışında hiçbir şey sağlamaz. Aksine yukarıda bahsettiğim gibi suçluluk duygularına sebep olarak kişinin performansını olumsuz yönde etkiler. Bunun yerine” sabrını ve azmini görüyorum, o yüzden elinden ne geliyorsa yapacağına güveniyorum” demek çocuğunun güvende ve desteklenmiş hissetmesini sağlayarak, ona daha az endişeli bir sınav süreci yaşatabilir.

5. ONU ENGELLEMEYİN, SOYUTLAMAYIN SADECE İHTİYACI OLDUĞU KADAR KISITLAYINIZ: Çocuğunuzun tüm yaşantısını sadece ders çalışarak geçirmesini, sürekli ev-okul-dershane üçgeni içinde gidip gelmesini beklemek, yüksek bir beklenti olabilir. Dersin dışında her şeyden engellemek başarı yerine bıkkınlık, bunalmışlık ve tükenme getirecektir. Ders dışı etkinliklerden tutun da telefon görüşmeleri, internet ve televizyon kullanımına dek her şeyi öğrenci eskiye oranla daha az dozda gerçekleştirebilmelidir. Çünkü sınava son 1 ay kala kliniğe tamamen tükenmiş, ders konusunda derin bir bıkkınlık sürecine girmiş öğrenciler gelmektedir. Ve bir psikolog olarak bana motivasyonumu nasıl yükseltebilirim? Sorusunu sormaktadırlar. Seans sürecinde hayatlarını detaylı sorguladığımda hemen fark ettiğim şey hayatları ev-okul-dershane üçgenine sıkışmış olduğudur. Bu sıkışma duygusal, ruhsal tükenmeyi de beraberinde getirmektedir. O yüzden ev-okul-dershane dışında keyf, eğlence, mutlu hissedecekleri sosyal ilişkiler ya da aktivitelere de yer verilmelidir. Sorumluk ve hayattan keyif alma bir denge çerçevesinde sürdürülmelidir. Bu dengeyi sağlamak için onların sizin rehberliğinize, esnek sınırlar koymanıza ihtiyaçları vardır.

6.DOZUNDA SORUMLULUK VEREREK BAŞARI HİSSİNİ SINAVLA ÖZDEŞLEŞMESİNDEN ONU UZALAŞTIRINIZ: Öğrenciye sınava hazırlanıyor diye hiç sorumluluk vermemek asla doğru değildir. Bu durum hem olağan dışı bir durum varmış gibi davranma üzerine değindiğimiz durumu güçlendirir hem de sorumluluk vererek sadece başarı hissini sınavdaki netler üzerinden deneyimlemesindende onu uzaklaştırmanıza yardımcı olacaktır. Çocuğun başa çıktığı, kendini öz-güveni yüksek hissettiği, kendini başarılı hissettiği yaşantılarla ilgili sorumluk almalarına destek olunuz. Elbette öğrenciye evde üstesinden gelemeyeceği ve özgüvenini olumsuz etkileyecek sorumluluklar vermek doğru değildir ancak, evin bazı küçük alışverişlerini yapması, kendi odasını toplaması, sofra hazırlaması veya toplaması, evcil bir hayvan varsa onu beslemesini, onun gezdirilme sorumluluğunu alması gibi doğal sorumluluklar öğrenciye ev içerisinde ya da dışarısında verilebilir.

7.”SANA GÜVENİYORUM” TUZAĞINA DÜŞMEYİN: Anne ve babaların çocuklarını yüreklendirmek adına kullandıkları "sana güveniyorum” ifadesini öğrenciler genelde "senden bunu bekliyorum” şeklinde algıladıklarından bu ifadeyi sıkça kullanmak olumlu bir etki yaratmamakta ve kaygıyı artırabilmektedir. “sana güveniyorum “ demek öğrencilerin dünyasında, benden verdikleri emeğin karşılığını noktasında şunu şunu bekliyorlar” olarak değerlendirilebilir. Bu söylem çocuk ile aranızdaki ilişkide iyi niyetle yapılmış olsa bile onu tuzağa düşürmektedir. Bunun yerine " Bu sınava hazırlanırken ne kadar emek harcadığını ne çabalar gösterdiğini görüyorum. Hiçbir emek karşılıksız kalmaz, elinden geleni yapmaya devam et” demek her zaman için çok daha etkilidir. Bu ifadeyle ilgili kendi sınav sürecimdeki bir anıdan bahsetmek isterim. Sınav çok yaklaşmıştı ve bendeki soru çözme, konu yetiştirme telaşı da o oranda artmıştı. Ders çalışma ve test çözme sürelerim uzamıştı hatta gece yatma saatlerinde 1 saat çalarak, hem eksik kapatma hem de pratikliğimi arttırma derdine saplanıp kalmıştır. Yine öyle günlerden bir gün, annem odama geldi ve bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordu “ben de ona bir nescafe yapar mısın ?”dedim. O da hemen yaptı nescafeyi ve getirdi. Sonrasında odamdan çıktı. Ben ise aradan geçen 2 saatlik süre içerisinde hiç nescafeye dokunmamıştım bile. Annem yatma vaktinin bayağı geçtiğini yarın okula kalkarken çok zorlanacağımdan bahsetmek için odama geldi. Ben farkında olmaksızın bardağıma bakmış ve nescafeye hiç dokunmadığı görünce. “Oğlum biraz konuşabilir miyiz” dedi ve şaşırmıştım. Daha önce ders çalışırken hiç böyle bir soruyla beni bölmemişti. Sonrasında bana şöyle dedi” oğlum, 1 senedir ne kadar emek verdiğine her gün şahit oluyorum. Kendi gözlerimle azmini, sabrını, coşkunu görüyorum. Sen elinden geleni yapıyorsun, ben sana güveniyorum. Aynı şekilde sınava girip, ne biliyorsan yapacağına da inanıyorum, kendini bu kadar sıkıştırma, evelallah başarılı olacağına inanıyorum” dedi ve bayağı duygulandığımı hatırlıyorum ve sonrasında anneme sarıldım. Birkaç gözyaşı aktı gözümden. Ve sonrasında kendimi bir kafesten özgürlüğüne bırakılmış bir kuş gibi, hür, hafiflemiş, özgürleşmiş hissettim. Ne zaman aklıma sınav gelse annemin o güven veren, destekleyen sözleri aklıma gelir.

8.ALTERNATİFLİ OLUN: ”Sınavda istediği puanı almazsa ne olacak?” sorusuna birlikte cevaplar aramaya çalışın: " iyi bir lise olmazsa” hangi alternatiflerin gündeme geleceği mutlaka önceden belirlenmelidir. Her ne kadar çoğu veli bunun öğrenciyi rahatlığa sürüklediğini savunsa da, alternatifsizlik var olan kaygıyı aşılması güç bir boyuta getirebilir. Alternatifin konuşulmasındaki amaç çocuğun motivasyonu üzerinde olumsuz bir etkiden ziyade kaygısını daha da dengelemesine yardımcı olacaktır. Seçeneklilik çocuğu tek bir hedefte zorunlu bırakmasındansa farklı seçeneklerle birlikte sınav esnasında “ eyvah o liseyi kesin kazanamayacağım” yerine” o lise olmazsa alternatif seçeneklerim var ben elimden geleni yapayım” şeklinde bir düşünce sürecine yönlendirir. Bu da çocuğun negatif düşünceleriyle savaşmasında ona avantaj sağlar. Alternatifsizlik, çocuğu tek bir seçeneğe sıkıştırarak kaygısını arttırabilir. Alternatifsizlik” yapmak zorundayım” ile biten düşünceleri tetikler ve bu da çocuğun üzerindeki baskıyı arttırır. Sınavı yaşamın tek ve en önemli anlamı ve amacı gibi algılamak ve bu şekilde algılatmaya çalışmak var olan olağan kaygıyı daha da arttırır.

Psikolog/Psikoterapist Ümit Karabulut
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Teog Anne Babalarına Öneriler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ümit KARABULUT'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ümit KARABULUT'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ümit KARABULUT'un Makaleleri
► Anne-Babalara Öneriler: Çocuğa Yaklaşım Biçimleri Psk.Suzan AKSÜT OSMANAĞAOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,001 uzman makalesi arasında 'Teog Anne Babalarına Öneriler' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile Terapisi Mart 2017
► Tik Bozuklukları Mart 2017
► Tükenmişlik Sendromu Mart 2017
► Sabun Köpüğü İnsanlar! Haziran 2016
► Sosyal Fobi ' Yi Anlamak! Mayıs 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:36
Top