2007'den Bugüne 87,593 Tavsiye, 27,122 Uzman ve 19,365 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ego Savunma Mekanizmaları
MAKALE #22064 © Yazan Güldane KAVGACI | Yayın Ocak 2021 | 542 Okuyucu
EGO SAVUNMA MEKANİZMALARI
GİRİŞ
Freud yapısal kişilik gelişimi kuramında insan davranışlarının nedenlerini id, ego ve süper ego modeline dayanarak açıklamıştır. Ego idin ilkel istekleri ve süper egonun katı ahlaki değer yargıları arasındaki dengeyi kurmakla görevlidir.
Ego bir yandan idin isteklerini yönetmeye ve dengelemeye çalışırken bir yandan da süper egonun katı toplumsal ahlakı kuralları ve mükemmel olma çabaları ile mücadele etmek durumunda kalır. Ego, id ile süper ego arasındaki çatışma ve zorlamalarla baş edemediğinde kişide anksiyete oluşur. Ego isteklerini yerine getirmek benlik bütünlüğünü tehlikeye sokan çatışma ve gerilimden kurtulmak için çeşitli savunmalar geliştirir.
Kişi kabul edilemez cinsel veya saldırgan dürtüler duyduğu zaman süper egonun yasaklarını düşünerek kaygılanmaya başlar. Savunma mekanizmaları kaygıya ve çatışma sonucu ortaya çıkan negatif duyguları düzenlemek için devreye sokulan çözüm stratejileridir.
Savunma mekanizmaları, karşılanamayan psikolojik ihtiyaçların neden olduğu gerilimden kurtulmak için kişinin başvurduğu bilinç dışı davranışlardır. Egonun aşamadığı sorunlardan kurtulmak ve anksiyete ile baş etmesine hizmet eder. Çatışma ve bunaltıya karşı kullanılan bilinç dışı işleyen süreçlerdir.
Psikaanalitik kuramın insan davranışını ve ruhsal gelişimini anlamada yaptığı en önemli katkılardan biri savunma mekanizmalarıdır. Örneğin, psikaanalitik kuramda karakter yapısının anlaşılması tanı ve tedavide kişinin kullandığı savunma düzeneklerine özel bir önem atfedilir.
“Savunma mekanizmaları koruyucu ölçütlerdir. Örneğin ego yükselen anksiyeteyi doğal yollarla nötrolize edemese onun bir kısmını bastırabilir (reprossion) veya onu dışa yansıtabilir (prodectıon) onu yadsıyabilir (denial) veya karşıt tepki kurgusu (reaction formation) ile bir denge kurabilir. Bazı hallerde onu tespit ederek (fixotion) yadsıyabilir. Bunların hiçbiri işlemezse daha ilkel gelişim düzeylerine geri çekilebilir.(regression)” (Ersevin,1997,s.117-118)
Savunma mekanizmalarının kullanımı kaygının şekline, şiddetine, süresine ve kişinin gelişim evrelerine göre değişir.
Ruh sağlığı uzmanları savunma mekanizmalarını çocuğun ruhsal gelişim evresine göre ilkel alandan gelişmiş olana doğru bir seyir izlediğini belirtir.
“İlkel bir savunma düzeneklerinin psikoseksüel gelişim evrelerinin ilk dönemlerinde kullanılması bir patolojiye işaret eder.”(Özakkas,2004,s.248)
Savunma mekanizmaları patolojik savunma mekanizmaları, nevrotik savunma mekanizmaları ve olgunlaşmış savunma mekanizmaları olarak üç gruba ayrılmaktadır.
“Gelişmiş savunma mekanizmaları ego veya süper ego ile id arasındaki ya da egonun gözlemleyen ile deneyimleyen kısımları arasındaki sınırlarla ilgili olan savunmalardır.”(Williams,2010,s.121)
İlkel savunma mekanizmalarının gerçeklik ilkesinin kazanılmamış olduğu çocuğun gelişiminin dil öncesi gelişim evresiyle ilintili olduğu kabul edilir.
“İlkel savunma mekanizmaları, kendilik ile dış dünya arasındaki sınırlarla ilgili olan savunmalardır.(Williams,2010,s.121)
Bu yazıda nevrotik savunma mekanizmaları ve olgunlaşmış savunma mekanizmaları ele alınacaktır.

NEVRATİK SAVUNMA MEKANİZMALARI
BASTIRMA ( REPRESYON )
Kişide kaygıya neden olabilecek kişinin ruhsal durumuna tutumlarına ve ahlaki değerlerine aykırı olan düşünce istek dürtü ve arzuların otomatik olarak bilinç altına atılmasıdır. Bilinç dışına itilen bu istek ve arzular her fırsatta bilince çıkmaya uğraşır. Bilinç altında depo edilen bu bastırmalar isteyerek hatırlanmazlar. Bilincin zayıfladığı uyku esnasında ortaya çıkarlar. Örneğin, cinsel dürtülerini bastıran bir kişi cinsel isteksizlik çekebilir.

YALITMA ( İZOLASYON )
Kişi kendine acı veren deneyim ve yaşantılarının bilişsel yönlerini ayrıntısıyla hatırlarken duygusal yönünü ayrıştırarak bilinç dışına bastırır. Bu acı verici duygusal deneyim yer değiştirme mekanizmasıyla başka bir duruma ya da nesneye aktarılır.
Böylece kişi kendine vaktiyle acı, öfke, kin ve nefret gibi duygular yaşatmış bir deneyimi duygudan yalıtarak tekrar bu acı verici duyguları yaşamaktan kendisini korumuş olur. Yalıtmada duygu ve düşünce arasında tam bir ayrıştırma yapılarak duygu bilinç dışına bastırılmıştır.
Saplantı ve zorlantı bozukluğunda ve obsesif kompulsif kişilik örgütlenmesinde sık kullanılır. Bu kişiler sıkıntıyla ilgili en ufak detayları ayrıntısıyla anlatırken olaya ilişkin bir duyguyu hatırlamaz, kuru bir dille anlatır. Duyguların işareti olan jest, mimik, kızma, gülümseme ve hüzün ifadesi gözlenmez.

DÜŞÜNSELLEŞTİRME ( İNTELECTUALİZASYON)
Kişi kendini rahatsız eden durum veya duygularında soyut düşünceler üreterek kurtulmaya çalışır. Ego tarafından kabul edilmeyen yasak anıların yaşantıların ve dürtülerin entektüel bilgilerle açıklanarak anksiyeteden kaçınmaya çalışmasıdır. Kişi duygularını kabul etme ve ifade etmede sorun yaşar. Düşünselleştirme kişinin hayatla başa çıkma stratejisi haline gelmiştir.
Aslında kişinin stres altında ya da yoğun duygular içindeyken tepkisel davranmak yerine düşünselleştirme yaparak hareket etmesi adaptasyon ve olgunlaşma işaretidir. Ancak aşırı kullanımında yaşamın mizah oyun oynama cinsellik gibi eğlendirici taraflarından mahrum kalır. Kendi sorunları konusunda iç görü geliştirmesini engeller.

AKILCILAŞTIRMA (RATİANALİZATİON)
Kişinin acı verici anksiyete yaratıcı olaylarda akla uygun açıklamalar yaparak
sıkıntıdan kurtulma çabasıdır.
Kişi bu savunma düzeneği ile düş kırıklığı ile baş etme davranışlarını haklı gösterme amaçlarına ulaşmış olur. Beğendiği kişi tarafından reddedilen kişi zaten çok güzel değildi demesi bu mekanizmaya örnek verilebilir.

YAPMA-BOZMA (UNDOING)
Kişinin kendisi ve çevresi tarafından onaylanmayacak düşünce ya da davranıştan vazgeçmesi eğer böyle bir söz ya da davranış dışa vurmuşsa ortaya çıkan durumu onarma girişimidir. Çatışma veya dış streslerle başa çıkmak için kişi simgesel olarak bunları düzeltici veya iptal edici hareketler yapar. Yeterli rahatlama olmazsa bunları tekrar eder. Obsesif-Kompulsif bozuklukta sık görülür. Özür dilemek günahlarına karşılık kişinin sadaka vermesi bu mekanizmaya örnek verilebilir.
“El yıkama zorlantısında ruhsal kirlilik duygusu bedensel kirlilik duygusuna yer değiştirirken yapma bozma düzeneğinin işlediğini görürüz. Birey ellerini kirlenmiş olarak algılamakta ve hemen arkasından ellerini yıkayarak kirlenme duygusunu bozmaya çalışmaktadır.(Öztürk ve Uluşahin 2011,s.86)

YÖN DEĞİŞTİRME (DİSSPLACEMENT)
Kişi bazı durumlar karşısında verdiği tepkinin tehlikeli olabileceğini bilir ve bu tehlikeyi göze alamadığı durumlarda tepkisini tepkiye neden olan nesneye değil daha az tehlikeye neden olabilecek başka bir nesneye yöneltir ya da daha az tehlikeli olan başka bir tepki verir. Günlük yaşamda çok sık kullanılır. İşyerinde patronuna kızan kişi, bunu içinde tutarak eşine veya çocuğuna öfkelenir. Öğretmenine kızan öğrenci, arkadaşı ile kavga eder.
Kısaca benlik tarafından kabul edilemeyen çatışma acı ya da anksiyeteye neden olabilecek bir dürtünün başka bir nesneye yöneltilerek çatışma ve bunaltının hafifletilmeye çalışmasıdır. Örneğin fobik reaksiyonlarda bir duygunun oluşturduğu tepki başka bir tepkiye dönüştürülür.

KARŞIT TEPKİ OLUŞTURMA (REATION FORMATİON)
Suçluluk duygusu yaratan istek ve arzular çok yaygınlaştığında kişi bu istek ve arzularının tam karşıtı olan bilinçli tutum ve davranışlar sergileyerek suçluluk duygusunun vereceği bunaltıdan kendini korumaya çalışır. Böylece her duygu veya düşünce tam karşıtına dönüştürülür. Kişi içindeki bilinç dışı yasak dürtü ve düşüncelerinin tam karşıtı tutum ve davranışlar sergileyerek benliğini korumaya çalışır.
Örneğin düşmanlık sevgi gösterisine; saldırganlık sevecenlik gösterileri ile gizlemeye çalışılır. Cinsel dürtülerinden kaygılanan kişi açık saçık yayınlara şiddetle karşı çıkar.
Doğal cinsel dürtüler bile yasak ve baskı altında çarpıtılabilir. “Tepki oluşturma, ülküleştirilmiş bir benliği gerçek benliğe en çok yabancılaştıran savunma mekanizmasıdır.”(Gençtan 1982,s.322)

KENDİNE YÖNELTME
Çatışma ve bunaltı yaratan bir dürtünün bastırılmak ya da başkasına yöneltmek yerine kişinin kendisine yöneltmesidir. Örneğin öfke nöbetine girmiş kişinin eşi yerine başını duvara vuran, kendine vuran kişiler örnek verilebilir. Bu savunma düzeneğinde kişi bazı olumsuz tutum ve davranışları dışsallaştırmak yerine kendine yöneltir.
İçe atılan sevgi nesnesine karşı kin uyanmışsa birey kendine acı vererek hatta kendine kıyarak içinde yaşattığı nesneyi yok edebilir. Psikaanalitik kuramda öz kıyımların çoğunda ya kişinin kendi içinde yaşattığı sevgi nesnesini ya da benlik saygısının yitimi nedeniyle kendini yok etmeye götüren kendine yöneltilmiş kin ve nefret duygusunun bulunduğu görüşü yaygındır.

EYLEME KOYMA
Bilince çıkmaları halinde kişiye acı ve bunaltı verecek olan duygular dürtüler arzular korkulandan bilinç dışı bir şekilde itkisel davranışlarda bulunarak kurtulma çabasıdır. Kişi eyleme koyma ile geçici de olsa kaygısından kurtulur. Örneğin sınırda kişilik bozukluğunda hızlı araba kullanma, madde kullanımı, kendini kesme, rastgele cinsel ilişkiler eyleme vurmaya örnek verilebilir. Aynı şekilde madde bağımlılığı, kompulsif davranışlar, kompulsif mastürbasyon bağımlılığı tekrar tekrar eyleme vurmaya örnek gösterilebilir.

YÜCELTME (SUBLİMATION)
Yüceltme mekanizmasında ilkel nitelikteki eğilim ve istekler doğal amaçlarından çevirerek toplumca beğenilen etkinliklere dönüştürülür. Yüceltme bilinç dışı dürtü ve çatışmaların bilinç alanına daha kabul edilebilir bir takım faaliyetler halinde çıkması demektir. Saldırgan eğilimleri olan birisinin polis olması gibi.
İlkel nitelikteki cinsel ve saldırgan dürtülerden doğan çatışma ve kaygıdan kurtulmak için toplum tarafından onaylanan yararlı yapıcı etkinliklere dönüştürülmesidir. Böylece toplumsal acıdan kabul edilir olmayan dürtü, toplum tarafından kabul edilen ego ve süper ego tarafından onaylanan yaratıcı bir etkinliğe dönüşür.
“Çalışma merakı, toplum için yararlı uğraşılar, bilme öğrenme tutkusu, sanat yapıtları yüceltme ürünlerdir. Yüceleştirme düzeneğinin en önemli noktası benliğin herhangi bir bunaltı kaynağına karşı savunma geliştirmesine bağlı olmamasıdır.(Öztürk ve Uluşahın,2011,s.91)
Egonun en gelişmiş savunma mekanizmalarından biridir. Çünkü bu sayede en yıkıcı dürtü bile arzu edilebilir sosyal yönden kabul edilebilir bir aktiviteye dönüşebilir.

DÖNÜŞTÜRME (KONVERSİYON)
Çatışma ve anksiyete yaratacak bilinç dışı duygu ve dürtülerin bilince çıkmasını engellemek ya da kişide çatışma ve zorlama yaratacak dış etkenlerden kaçıp kurtulmak için gerçekte organik bir nedene dayanmayan bedensel hastalık belirtileri şeklinde ortaya çıkan savunma düzeneğidir. Örneğin kaynanasının ağır suçlamaları karşısında kadın birden bire sağır ( convesion) olur. Burada anksiyete bir organ işlevi yitimine dönüştürülmüştür. Bu işlev bozukluğu geçicide olsa bunaltıyı durdurmakta aynı zamanda da bunaltı kaynağını simgeleştirmektedir. Kişi hem geçici olarak ta olsa bunaltıyı yatıştırmış hem de hasta olarak sorumluluklarından kurtulmuş bir miktarda bakım ve ilgi elde etmiştir.

SAPLANMA ( FİXATİON )
Çocuğun gelişimsel basamaklarda bir basamağa saplanması ve bu basamağın özelliklerini sürdürmesidir.

TELAFİ ETME ( COMPENSATİON )
Kişinin “doyuramadığı” yahut engellenen istek ve amaçları yerine başkalarını koymasıdır. Böylece engellenme sonucu kaygıya düşen uyumsuzluk gösteren insan başka alanda elde ettiği başarıyla kendine olan saygınlığını sürdürebilir. Örneğin fiziksel sakatlığı olan bir kişi bir başka yanını geliştirerek bu eksikliğini giderebilir. Aile içinde mutsuz olan kişi iş yaşamında çok başarılı olarak bu eksikliğini gidermeye çalışır.

ÖZDEŞİM KURMA ( İDENDİFİKASYON )
Kişinin beğendiği ya da hayranlık duyduğu başka bir kişinin duygu düşünce davranış inanç ve değerlerini benimseyerek içselleştirmesidir. Kişinin olgunlaşmasına hizmet eden en önemli savunma mekanizmalarından biridir.
Özdeşim mekanizması süper egonun ve bu kişilik gelişmesinde önemli rol oynar. Genel olarak kız çocuk annesi ve erkek çocukta babasıyla özdeşim kurar. Bu mekanizmada çocuk annesi babası ile özdeşim kurarak aynı zamanda toplum değerlerini de içselleştirmektedir.
Psikaanalitik kuram da anneyi ilgi odağı ve babası kendisine rakip gören çocuk odipus çatışmasından ve iğdişlik korkusundan kurtulmak için baba ile özdeşim kurar ve böylece süper ego gelişmeye başlar.
Çocuk yalnızca ebeveynleri ile değil öğretmen, abi, arkadaşları, kahramanlar gibi diğer figürlerle de arkadaşlık kurar. Hatta çocuğun özdeşim kurduğu modeller davranış bozukluğu olan sağlıksız modellerde olabilir. Kişinin bireysel gelişimini tamamlaması sağlıklı yetişkin figürleri ile özdeşim kurma olanaklarına bağlıdır.

SOMUTLAŞTIRMA
Kişinin içinde nedeni belli olmayan bunaltının giderilebilmesi için bu durumun belli bir nedene ya da duruma bağlanmasıdır. Örneğin fobilerde belirsiz olan bir kaygı somut bir nesneye yöneltilmiştir ya da kişinin ruhsal bir sıkıntıyı fiziksel bir sıkıntıya bağlayarak rahatlaması somutlaştırmaya örnek verilebilir. Kişi çaresiz kaldığı ve çözüm bulamadığı durumlarda büyüye inanarak bir açıklama bulmaya çalışır.

DIŞSALLAŞTIRMA (EXTERNALİZATİON)
Kişi kendi içsel denetiminde duygularını çatışma ve davranışını dış etmenlere bağlayarak dış çevre ile ilgili görmesi durumudur.

KET VURMA (İNHİBİTİON)
Kişilerin iç çatışmadan kaynaklanan anksiyeteyi azaltmak için kendi düşünce davranış ve duygulanımlarının içerik ve hızlarını sınır koymaları ya da yavaşlatmalarıdır.

OLGUN SAVUNMA MEKANİZMALARI
FANTEZİ (HAYAL KURMA)
Kişi istekleri ve amaçları gerçekleşmediği zaman çoğu kez hayal kurmaya başlar. Bu şekilde gerçek dünyası da acı veren rahatsız eden düşüncelerden kurtularak daha iyi hissettiği hayal dünyasına girer. Bu hayaller kişiyi teselli edip yatıştırır.
Doyumsuz kalan ihtiyaçlarını giderecek yeni yollar gösterir. Erken çocukluk yıllarında daha çok kullanılır fantezilerin bilinçli alanlarına gündüz düşleri denir.

MİZAH, ŞAKAYA VURMA (HUMOR)
Kendisi ve etrafındakiler üzerinde olumsuz etki bırakmadan düşünce ve duygularını mizahi bir bakış açısıyla ifade etmeyi sağlar. Kişinin kendisini çok fazla yermeden kendisiyle ve etrafındakilerle usulünce dalga geçebilmesidir. Kişinin kendisi ve etrafıyla barışık olmasına hizmet eder.

ALTIRUİSM
Kendisi için değil başkaları için yaşamak, huysuzluk yapmamak çevresindekilere destek vererek korumaya çalışmak.

SUPRESSİON (BASTIRMA)
Bilinçli olarak bir fikir yada duygularımı unutmak, ertelemektir. Bastırma represyon (bastırma) düzeneğinden farkı bastırma işleminin bilinçli olarak yapılmasıdır.

ZAİTLİK ÇİLECİLİK (ASCETİCİSM)
Kişinin sosyal baskı ve kentlenmeler nedeniyle tüm haz verici eylemlerden elini eteğini çekmesidir. Bunu yerine büyük bir hedef ülkü peşinden koşarak rahatlık ve keyif veren davranışlardan vazgeçmektir.
Daha çok ergenlerde görülür. Ergen cinsel dürtüler dayanılmaz bir hal almaya başlayınca cinsel faaliyetlerden tümden vazgeçebilir.

Psikoterapist. Güldane Kavgacı
Aile ve evlilik Terapisti

KAYNAKLAR
1.Köroğlu,E.(2004). Tanımlayıcı Klinik Psikiyatri Ankara: HYB
2.Ozturk,M.O.,Uluşahin,A.(2011) Ruh sağlığı ve bozuklukları (11.Bakı). Ankara: Nobel
3.Williams,N.MC.(2010). Psikonalitik tanı.(2.Baskı) E. Kelam, Çev. İstanbul: Bilgi üniversitesi yayınları
4.Ersevin Psikiyatrik Tıp: Konsültasyon-Lıeyzon psikiyatrisi (1997)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ego Savunma Mekanizmaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Güldane KAVGACI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Güldane KAVGACI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Güldane KAVGACI Fotoğraf
Güldane KAVGACI
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikoloji Uzmanı
Psikoterapist, Aile ve Evlilik Terapisti,cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi202 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Güldane KAVGACI'nın Makaleleri
► Savunma Mekanizmaları Psk.Bahattin GÖKTAN
► Savunma Mekanizmaları Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
► Psikolojik Savunma Mekanizmaları Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
► Benliğimizin Savunma Mekanizmaları Psk.Dnş.Abdullah TOPAL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,365 uzman makalesi arasında 'Ego Savunma Mekanizmaları' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Cinsel Terapist Ne Yapar? Kasım 2019
► Vajinismus Tedavisi Kasım 2013
► Vajinismus Belirtileri Nisan 2012
► Vajinismus Nedenleri Mart 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:32
Top