2007'den Bugüne 87,998 Tavsiye, 27,255 Uzman ve 19,428 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuğumuz Olduktan Sonra Değişti.
MAKALE #8842 © Yazan Uzm.Psk.Ayşenur BAYRAKTAR | Yayın Nisan 2012 | 6,423 Okuyucu
-Çocukla hiç ilgilenmiyorsun !
-Bütün gün peşimde dolanıyor,hiçbir iş yapamıyorum !
-Çok yoruluyorum !
-Çocuğun bir babaya ihtiyacı var !

Çocuğu 2.5 yaşında olan erkek bir danışanımın bana eşinin kendisiyle ilgili anlattığı sık yaşadıkları durumdan alıntılar böyle. Danışanım, ilişkilerinin ilk yıllarının güzel olduğunu, bebekleri olmasını beraber istediklerini anlatmıştı. Fakat; şu an çocuğunu çok sevmesine rağmen ilişkilerinin bozulması onu çok endişelendiriyor.

Eşini tanıyamadığını, sürekli şikayet ettiğini, bütün dünyasının çocuk olduğunu,kendisine evde yokmuş gibi davrandığını söylemişti.Bunun sonucunda,baba rolüne adapte olamayan,nasıl yapacağını bilemeyen danışanım,eve gitmek istemediğini ve çoğu zaman iş yerinde ya da dışarda arkadaşlarıyla kalmayı tercih ettiğini söylemişti.

Anne rolüne girmiş dişi canlıya ise sorduğumuzda; çocukla ilgilenmenin bütün zamanını aldığını, eşinin ona destek olmadığını,eşinin onu anlamadığını söyleyebilir bize…Bütün şikayetlerin altında yatan,sahiplenilmek,görülmek ve şefkatli bir tutum isteği olabilir aslında.


Girdiğimiz roller, davranışlarımızı belirlemektedir.Bu rolleri davranışlarla uygularken,ilk zamanlarımızı birlikte yaşadığımız,anne- baba modellerinden ya da çevremizdeki modellerden bir sentez yaratmış bir şekilde öğrenerek davranıyoruz.Fakat,bu rollerin belirleyicilikleri bizim farkındalığımızla ve eylemlerimizle birlikte değişebiliyor.


Kimin hayatını yaşıyorum?

Çevrenin bende görmek istediği rolleri mi?
Annemin hayatını mı devam ettiriyorum?
Babamın hayatını mı devam ettiriyorum?
Ben neyi istiyorum aslında?

Bu noktada, eşlerin özellikle kadınların annelik rolünün içerisinden çıkamayışları,babaların babalık rolüne giremeyişleri ,taşıyamayışları ilişkide bir problem,çıkmaz olarak önümüze çıkabiliyor.


Ve çocuk olduktan sonra,kendi çocukluğumuz döneminde kurduğumuz ilişkilere dönebiliyoruz.


Annem ve ben, ya da babam ve ben…

İlişkide önemli bir açmaz olarak karşımıza çıkabiliyor bu durum söylenenlerin, anlatılanların ötesinde.

Annelik…


Bir kadının bedeninde bebek büyümeye başladığı andan itibaren anneliği başlar.O bir ‘anne’ dir artık.Biyolojik olarak bedenindeki hormonlar ve duyguları onu bu sürece yavaş yavaş hazırlar. Zaten çocukluğunda, bebekleriyle oynarken anne rolünü çokça oynamıştı,ya da kardeşi doğduğunda annesiyle beraber ona bakmayı öğrenmişti…


Ya babalar?


Onların işi biraz daha zor. Eşine bakarak bir canlının oluşumunu anlamaya çalışır. Doğduğunda ise,ufak bir canlı kucağına verilir ve artık ‘baba’ olmuştur.

Neyi nasıl yapacağını bilemez çoğu zaman bir erkek. Çocuğa zarar vereceğini düşünebilir,ya da zaten etraftan büyüklerinden uyarı ve ikazlarıyla çocuğa dokunmaktan korkar hale gelebilir.Hele bir de bir hata yaptıysa,bu sürekli gündeme getirilebilir.

Çocuğu doğduktan sonra, ilk zamanlarında yalnız kaldığını söyleyen bayan danışanımı dinledikten sonra babalık rolüne tam adapte olamamış, danışanımı da dinledim. Eşinin çocuğa çok itinalı davrandığını ve kendisi bir öneride bulunduğunda ya da bir şey yapmak istediğinde çoğu zaman eleştirildiğini söyledi. Bunun zaman içerisinde, ‘çocukla ilgili bir şey yapmayı istememe’ , ‘çocukla ilgilenmek annenin görevi’ duygusuna dönüştüğünü anlattı.


Kadınların doğumdan sonra yaşadıkları süreç; biyolojik sisteme bağlı olarak geliştirebilecekleri halk arasında ‘lohusalık’ olarak bilinen dönem psikolojik rahatsızlıklara kapı açabilmektedir. Hiçbir şeyden zevk almama, çocuğu kabullenememe, sinirlilik,kaygı durumlarında bozukluklar görülebilmektedir.Erkek bu durumları farklı yorumlayabilmekte,ilişkinin bu dönemlerdeki problemleri geleceğe taşınarak içinden çıkılmaz bir hale dönüşebilmektedir.


Sonuç olarak; süreci tam olarak analiz edemeyen,çocuğa ve kendi çocukluğuna,yeni rolüne adapte olamayan bireylerin evlilikleri bu nedenlerden dolayı son bulabiliyor.Bu dönemlerde bir uzmandan psikolojik destek almak,bu süreçten çiftlerin hasar almadan atlatmalarına yardımcı olabilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğumuz Olduktan Sonra Değişti." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ayşenur BAYRAKTAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ayşenur BAYRAKTAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ayşenur BAYRAKTAR'ın Makaleleri
► Biz Ne Deriz Çocuğumuz Ne Anlar Psk.Nurhan MERİÇ
► Çocuğumuz İyi Olsun İsterken Psk.Eylem OKDEMİR OYLUM
► Kırkından Sonra Aşk Dr.Psk.Başak DEMİRİZ
► Çocuktan Sonra Evliliklerde Neler Oluyor? Psk.Dnş.Sezen SALİHOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,428 uzman makalesi arasında 'Çocuğumuz Olduktan Sonra Değişti.' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:33
Top