2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psikoloji Alanında Mesleki Yeterlilik ve Alandışı Atamalar
MAKALE #9569 © Yazan Psk.Burçak DEMİRKAN | Yayın Eylül 2012 | 6,237 Okuyucu
İnsan doğasını tanımlamak son derece zor, hatta kimi bilim ve disiplinlerce imkansızdır. Halen bilim mi yoksa disiplin mi olduğu konusunda karar kılınamayan ‘’psikoloji’’ alanı, kişilerin ve toplulukların, günümüzde fazlaca ihtiyaç duydukları alanlardan biridir.

İnsan, doğanın en mükemmel ve üstün nitelikli öğesidir. Bu nedenle, insanı incelemek, her daim önemli bir ilgi alanını oluşturmuştur. İnsanın doğuşu, gelişimi, kişiliğini ve kimliğini elde etmesi, bireyselleşmesi, toplumsallaşması, davranışları daima dikkat çekicidir ve incelenmeye değerdir. Bu nedenle, zaman ilerledikçe psikoloji alanı gelişim ivmesini hızla artırmaktadır.

Erich Fromm ‘’Topraktan uzaklaştıkça, nevroza yaklaşırız’’ diyerek, belki de gelişim ve küreselleşme sürecinin bireye ve topluluklara etkilerini en etkili ve vurucu bir deyişle ortaya koymuştur. Söylediğinin doğru olduğu kanısını taşımaktayız. Küreselleşme ve modernizm ile gelen, toplulukçuluktan uzaklaşarak bireyselliğe kayışla birlikte, sosyal destek ağları azalmış, bireyler kendilerine yönelmiş, mutsuzluk ve hız (fast) artmıştır. Beşer, artık hızlı yaşamaktadır, çünkü aynı zaman dilimlerinde, başarılı ve etkili olabilmek için, aynı yerlerde olmaya mecburiyet duymaktadır. Bu durumlar da büyük bir zorlantıyı (bunaltıyı) beraberinde getirmektedir.

Kısaca bahsetmeye çalıştığımız sebeplerden ötürü, günümüzde, hem ülkemizde hem de dünyada, ruhbilimcilere duyulan ihtiyaç artmaktadır. Bildiğimiz gibi, özellikle son yıllarda, vakıf üniversitelerinin de artışıyla, ilgili üniversitelerin psikoloji bölümlerindeki artışlar incelenmeye değer niteliktedir. Birçok üniversitede açılan psikoloji bölümleriyle birlikte, öğrencilerin örgün öğrenimle psikoloji bölümlerini öncelikli olarak tercih ediyor olmaları, tesadüf olmamalı…

Görsel ve yazılı basında da ruhbilimcilerin sıkça yer almaya başlaması, gençlerin alana yönelmelerinde etkili olan unsurlardan biri olara düşünülmektedir.

Yukarıda söz ettiğimiz gibi, sayıları hızla artan psikoloji bölümlerinin açılmasıyla birlikte, alan mezunu olan kişiler de artmaktadır. Fakat bu konu ile ilgili açmak istediğimiz küçük bir ara başlık olmalı kanısını taşımaktayız: ‘’Gerçek Psikolog Kimlerdir?’’ Aşağıda bu konu tartışılmaya çalışılmıştır.

Gerçek Psikolog Kimlerdir?

Eski dönemde, 4 yıllık psikoloji lisans eğitimi alan kişileri, diplomalarını almakla birlikte ‘’psikolog’’ olmaya hak kazanmış bulunuyorlardı, fakat bugün aynı öğrenim programından mezun olmuş kimseler yalnızca ‘’psikoloji bölümü mezunu’’ ünvanı taşımaktadırlar.

Bunun nedeni, yeni öğrenim programlarını yetersizliği midir diye sormak, yerinde bir soru olacak kanaatindeyiz. Çünkü öğrenim programlarındaki ciddi eksiklikler, hem uzmanlarca hem de öğrenciler tarafından ortaya konmaktadır. Özellikle, öğrencilerin mezun olduklarından sonraki süreçlerinde, hayal kırıklıklarını ortaya koymaları, meslekte yeterli donanıma sahip olmadıklarını belirtmeleri, bunun önemli göstergelerinden biri olarak gösterilebilir.

Elbette, bir uzmanlık alanı için, 4 yıllık temel lisans düzeyi yeterli değildir. Lisans düzeyi, ilgili alan için, temel bilgilerin kişilere verildiği, okuma ve bilgi kaynaklarının artışının sağlandığı, rotaların çizilmesine yardımcı olunduğu temel basamaktır. Özellikle, mesleki alanda yeterlilik için, lisans düzeyinde de zorunlu stajların, öğrenim programlarına dahil edilmesinin gerekliliğini savunmaktayız.

Psikolojinin gelişmesiyle birlikte, uzmanlık alanları da ayrılmıştır. Bu alanlardan bazıları şöyledir:
  • - Klinik psikoloji
  • Uygulamalı Psikoloji
  • Gelişim Psikolojisi
  • - Endüstri Psikolojisi
  • - Psikometrik Psikoloji
  • - Psikofizyoloji
  • - Eğitim Psikolojisi
  • - Sosyal Psikoloji
  • - Danışmanlık Psikolojisi
  • Sağlık Psikolojisi…

Mesleki yeterlilik için, psikolojinin alt dallarından birinde uzmanlaşmanın yani yüksek lisans düzeyinde öğrenim almanın etkililiği ortaya çıkmaktadır. Çünkü, lisans düzeyi bu alt alanların tümünü parça parça tanıtmak için hazırlanmış programlardır. Derinlemesine, bir alanı ele alamamaktadır - bu mümkün de değildir-, bu nedenle de uzmanlaşma için, bir alt alanda karar kılmak ve bu alanda ilerlemeyi sağlamak gerek düşüncesini taşımaktayız.

Öğrenimlerin yanı sıra, mesleki yeterlilikte süpervizyon çalışmalarının da önemliliğini yadsımamak gerektiğini düşünmekteyiz. Çünkü süpervizyon çalışmaları, biz meslek elemanlarının yetiştirilmesi, kuralların uygulanış biçimlerinin öğrenilmesi, hangi durumlarda, hangi konularla nasıl başa çıkabileceğimizi bizlere en iyi öğreten çalışmalardır diye düşünmekteyiz.

Mesleki yeterlilik açısından, özellikle psikoloji tarihinin ve kuramlarının en iyi biçimde bilinmesinin gerekliliği üzerinde durmaktayız. Temeli sağlam olan bina, ayakta duracaktır fakat temeli bilinmeden, alanın güncel gelişmelerinin takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatini taşımamaktayız. Bu nedenle, kuramsal temeli sağlam, güncel gelişmeleri ve değişimleri takip eden, okuyan, araştıran, saha çalışmalarında yetkin kimseler, iyi birer ruhbilimci olma yolunda hızla ilerliyor demektir fikrindeyiz.


Psikoloji alanında yeterlilik hakkındaki görüşlerimi yansıtmaya çalıştık. Bu fikirlerimizin ışığında, alandışı atamalar hakkındaki görüşlerimizi aktarmaya çalışacağız.

Psikolojide alan dışı atama, alanda kalan eksik personel sayısı sebebiyle, yakın meslek grupları tarafından yeterli görülen uzmanların, psikoloji alanı çalışmalarına dahil edilmeleridir.

Yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi, psikoloji alanı son derece hızlı gelişen ve değişen alanlardandır ve alan mezunu olmak dahi, alanda etkin ve yeterli olmaya yetmemektedir. Psikoloji alanında 6 yıl (lisans ve yüksek lisans) ihtisas yapmanın dahi yeterli ve etkin olmak için yeterli olmaya yetmediği bir alan için, sanırız ki, alan dışındaki meslek elemanlarının, saha çalışmaları yapıyor olması, son derece tehlikelidir.

Öncelikle, ruhbilim çalışanları, tıpkı bir cerrah kadar titiz ve özenli çalışmak durumundadır. Her insan biriciktir ve kendine ait duygu, düşünce ve davranışları vardır. Geleceği, umutları, beklentileri, geçmişe ait yaraları vardır. Duygu-düşünce-davranış üçgenine yönelik olarak yapılacak yanlış bir müdahale, kişiyi zedeleyecek ve hatta belki hayatını sonlandırmasına bile sebep olabilecektir. (Patolojik durumlarda: Örneğin depresyon vakalarında) bu durumda, yerinde olmayan, yetersiz bir müdahale yalnızca yetersiz olmakla kalmayacak, beraberinde olumsuz sonuçları da getirebilecektir.

Psikoloji alanında, ‘’görüşmede sınırlılıklar’’ ilkesi çok önemlidir. Fakat, alan dışından, psikoloji alanına dahil olmuş meslek elemanları sınırlılıklar hakkında bilgi sahibi olmadıklarından, ortaya ‘’trajikomik’’ sonuçlar çıkabilecektir.(Ne yazık ki) Örneğin, danışanlarla, seanslarda olan ilişkiler özel dışarı hayatında da devam ettirilebilecek, danışanların özel sırlarıyla alakalı durumları dışarıda da aktarabileceklerdir. Yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek açısından şunu da belirtmekte fayda var ki; bu hatalı teknikler yalnızca alandışı meslek elemanları tarafından değil, meslekten olanlar tarafından da yapılabilir. Fakat önleyicilik açısından mümkün olduğunca alan dışı atama yapılmaması gerektiği fikrini savunmaktayız.

Özetle, psikoloji alanı özellikle son yıllarda fazlaca ilgi gören ve gelişen bir alandır. bu bir arz-talep meselesidir. Bu durumun hem avantajları hem de dezavantajları vardır. Mesleki yeterlilik açısından, kişilerin kendilerini geliştirme imkanları, günümüzde fazladır. Bu avantaj, yerinde ve doğru kullanıldığı sürece, kişilerin kişisel gelişimlerine katkı büyük olacaktır.

Psk. Burçak Demirkan
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoloji Alanında Mesleki Yeterlilik ve Alandışı Atamalar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Burçak DEMİRKAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Burçak DEMİRKAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Burçak DEMİRKAN'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Psikoloji Alanında Mesleki Yeterlilik ve Alandışı Atamalar' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Türkiye'de Boşanma Durumu Aralık 2012
► Çocuk ve Televizyon Ekim 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:21
Top