2007'den Bugüne 89,430 Tavsiye, 27,594 Uzman ve 19,641 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Okullarda Şiddetin Önlenmesi İçin Ne Yapmalıyız?
MAKALE #9663 © Yazan Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN | Yayın Eylül 2012 | 11,675 Okuyucu
Bu konunun üzerinde önemle durmamın nedeni şiddetin gün geçtikçe olağan bir davranış biçimi gibi algılanmaya başlanması, gerek öğrenciler arası şiddettin gerekse öğretmenlereyönelik şiddetin yaygınlaşmasıdır. Kişiler şiddet davranışına neden yönelir sorusunu irdelemek istedim. Şiddetin ortaya çıkış örüntüsüne bir göz atalım:

1) Şiddet Öğrenilen Bir Davranıştır:Şiddet davranışını gerek psikolojik şiddet gerekse fiziksel şiddet ve zorbalık olarak ele aldığımızda, karşımıza çıkan en belirgin özelliğin şiddetdavranışının çevre etkenleri ile (arkadaş,aile ortamı,medya vs.) öğrenildiğidir.

2) Öğrenilen Şiddet Davranışının Psikodinamikleri: Genellikle toplumda bir rol ve kimlik edinme aşamasında olan ergenler ve genç yetişkinler, şiddeti güçlü olmanın göstergesi olarak görmekte ve çevreye bu öğrenilen davranış kalıplarını yansıtabilmektedir. Yetişkinlerde ise iletişim sorunlarına ve antisosyal davranış kalıplarının benimsenmesine bağlı olarak çevreye yöneltilebilmektedir. Örneğin: Sorunlarını konuşup uzlaşı sağlayarak halledemeyen bir kişinin evde bütün tabakları karşısındakine atması, şiddetin resim karelerinden birini bize sergilemektedir.

3) Şiddet Davranışının Ortaya Çıkmasında Olumsuz Akran Etkileşimi: Şiddet davranışının ortaya çıkması esnasında olumsuz arkadaş etkisini özellikle temelde görmekteyiz. Birbirini olumsuz etkileyen akran gruplarının şiddeti körükleyici tutum ve yönelimleri beslemesi sonucu çatışmanın ortaya çıkması kaçınılmazdır. Örneğin: “Sen kavgaya gir bizsenin arkandayız” gibi ifadelerle bu girişimler körüklenmektedir.

4) Sokakların Görünmeyen Yüzü “Çeteleşme”: Özellikle adolesan dönemdeki bireyler ve genç yetişkinler çeteleşmeyi güçlü olmak ve sokaklara hakim olarak kendini ispatlamak ve bu sayede bir kimlik (nam) kazanmak gibi nedenlerle tercih edebilmektedir. Hatta bu çetelerde çoğu gencin bir takma isminin olduğu da bilinmektedir. (“Asi Serseri” vb.) Bu çetelerdeki kişilerin toplumsal otoriteye başkaldırma yoğunluğu arttıkça çete içinde daha fazla kabul gördüğü de bilinen bir gerçektir. Sokakların arka planında görünmeyen bu derin yapının olduğu unutulmamalıdır.

5) Şiddet Davranışında Kesici Alet Kullanımı: Şiddet davranışına yönelen gençler, zor bir durumla karşılaştıklarında bu durumdan kurtulmak amacı ile gerek korkutmak gerekse bilfiil kullanmak üzere kesici ve delici alet kullanabildiği gözlenmektedir. Yanlarında taşıdıkları bu kesici materyaller güven sağlayıcı bir araç gibi görülerek bulundurulabilmektedir.

6) Kız Çocuklarının Şiddete Yönelimi:Özellikle kız çocuğuna toplumca ve aile tarafından biçilen rollerin günümüz şartlarında değişmesi bu davranışa yönelimi tetikleyebilmektedir. Bununla birlikte kız çocuklarının bir kısmı da medya aracılığı ile şiddet davranışı sergileyenlerinin güçlü ve popüler olduğunun empoze edilmesi, bu davranışın ortaya çıkmasında itici güç olarak karşımıza çıkmaktadır.

7) Öğretmene Yönelik Şiddetin Nedenleri:Bilgi ve beceri olarak topluma yön veren kişilerin başında gelen öğretmenlere yönelik şiddetin ortaya çıkmasındaki en temel etkenlerden biri; otorite olarak kabul edilen öğretmenin, “Otoriteye İsyan” davranışı yolu ile zarara uğratılması, bunun sonucunda ben “Öğretmeni bile dinlemedim çiğneyip zarara uğrattım” duygu durumunun çevreye gözdağı olarak gösterilmesidir. Ayrıca çevre faktörleri ile (özellikle medya,arkadaş ortamı) öğretmene de şiddet uygulanabileceğinin ergenlere öğretilmesi. Bu durumun ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörlerin başında karşımıza çıkmaktadır.

Peki Şiddetin Önlenmesi İçin Ne Yapmalıyız?


1) Öncelikle şiddetle mücadele konusunda kararlı olunduğunun yerel yönetimler ve ülke yönetimi tarafından gösterilmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki değişim ve gelişim en tepeden başladığında etkili olacaktır. (Yerel yönetimler bünyesinde, Şiddetle Mücadele Ekiplerinin işlerlik kazandırılarak bulundurulması)
2)
Öğrenilen şiddet davranışı yerine değerler ve olumlu kazanımların konularak davranışların olumlu yöne kanalize edilmesi sağlanmalıdır.
3)
Toplumda rol model olarak alınan kişilerin olumlu davranış biçimlerine özendirmesi kimlik arayışı içinde olan ergenler için gelişim sağlayıcı bir özellik ortaya koyacaktır.
4)
Çeteleşmeye yönelebilen gençlerle konuşma yoluna giderek arkadaşça bir yaklaşımla sosyal etkinliklerin bir parçası olmalarının sağlanması, enerjilerinin olumlu yönlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
5)
Riskfaktörü oluşturan yaralamaya yönelik kesici delici araçları taşıma ve kullanmanın riskleri hakkında gerek okul psikolojik danışmanları gerekse yazılı ve görsel medya aracılığı ile bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
6)
Ergen kızların şiddet davranışının önlenmesi için ise, özellikle aileler ve okul tarafından sevgiyle iletişim kurma yöntemi uygulanmalı, toplum ve medya tarafından ergen kızlara doğru özendirici rol modellerin sunulması sağlanmalıdır. Baskıcı dışlayıcı veya tamamen ilgisiz bir yaklaşım sergilenmemelidir. Üretim ve sosyal aktivitelerin içinde olan ergen kız,kendini sosyal çevrede sağlıklı olarak ifade edecektir. Özellikle bu kazanımların sağlanmasında ailelere önemli görevler düşmektedir.
7) T
oplumuzda öğretmene yönelik şiddetin önüne geçilebilmesi için özellikle ailede ve okulda ergenlere ve gençlere yönelik manevi değerler eğitimi verilmesi gerekmektedir.Ayrıca medya, şiddetin normal bir davranış olduğunu ifade eden yayınlar yapmak yerine değerlerin temel alındığı programlara ve yayınlara yer vermesi sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. (Örneğin eğitimciye saygının ödüllendirildiği özendirildiği yayınlara yer verilmesi.) (1)
8)
Özellikle üretici konumda olan bireylerin suça ve şiddete yönelimlerinin azaldığı bilinenbir gerçektir. Herhangi bir spor ve sanat dalı ile uğraşan gençler sporun,sanatın ve sorumluluk almanın “meşguliyet terapisi” etkisi ile sosyalleşmekte ve topluma uyum sağlayan bireyler konumuna gelmektedir. (2)
9)
Bunların dışında gençlerin şiddet duygusundan uzaklaşmasında öğretmenlere, ailelere ve yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Eğitimcilerin ve ailelerin, öğrencileri kazanması,en yakınında olması, zararlı çetelerin ve ortamların argümanı haline gelmelerini önlemeyecektir. Bilinmelidir ki kale içten fethedilirse zafer kaçınılmaz olacaktır. (3)
10)
Yapılan araştırmalar; şiddeti gören ve öğrenen gencin şiddet eğilimi gösterebileceğini,sevgi, şefkat ve ilgi gören bireylerin ise çevresine özenli davranarak şiddet davranışı göstermesinin önüne geçilebileceğini göstermektedir.(4)
Hz Mevlana’nın yüzyıllar öncesinden çağları aşan öğretileri izinde; Sevgide güneş gibi, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi, hataları örtmede gece gibi olan, bireyler olmamız ve bu ölçüler ışığında yeni nesiller yetişmesi umuduyla başarı ve mutluluğun sizlerle olmasını diliyorum. Sevgiyle kalın…
Kaynaklar

(1), (2), (3) (4): Prof Dr. Yunus ERDOĞAN ile yapılan söyleşiden alıntıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okullarda Şiddetin Önlenmesi İçin Ne Yapmalıyız?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hasan Turgut ERDOĞAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi43 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN'ın Makaleleri
► İntiharın Önlenmesi Psk.Kamil ERTEKİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,641 uzman makalesi arasında 'Okullarda Şiddetin Önlenmesi İçin Ne Yapmalıyız?' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Saplantılı Aşk Sendromu Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:08
Top