2007'den Bugüne 77,164 Tavsiye, 25,059 Uzman ve 17,266 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuğum Okulda Neden Başarısız? Öğrenme Bozuklukları ve Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığı
MAKALE #12229 © Yazan Psk.Dnş.Emine ÜRÜN | Yayın Şubat 2014 | 2,338 Okuyucu
ÇOCUĞUM OKULDA NEDEN BAŞARISIZ?
ÖĞREMNE BOZUKLUKLARI VE HİPERAKTİVİTE DİKKAT DAĞINIKLIĞI
Okul başarısı şüphesiz çoğu anne babanın titizlikle üzeride durduğu bir konudur. Çocukların okulda yeterli başarıyı elde edebilmeleri için gerekli olan bazı beceriler vardır. Bunlar okuma, yazma, matematik becerileri ile çocuğun okulda yeterli dikkati verebilmesi ve oturup dersi dinleyebilme becerileridir. Eğer bir çocukta bu becerilerle ilgili problemler varsa çocukta olabilecek öğrenme bozuklukları ya da hiperaktivite dikkat dağınıklığı akla gelebilir.
ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞU
Okulun ilk aylarından itibaren öğretmenler ve aileler çocukların okuma, yazma ve matematik becerilerini çok önemserler.Bu becerilerin mümkün olduğunca kuvvetli olması için çok çabalarlar.Çünkü çocuğun akademik hayatı bu üç önemli temel üzerinde yükselir.Çocukların çoğu kendileri için harcanan bu gayretlere olumlu yanıt verirler ve bu temelleri sağlam atabilirler. Fakat bazı çocuklar ise diğerlerinin doğal olarak öğrendikleri bu becerilerin hepsinde ya da birinde, ikisinde çok zorlanırlar hatta bu zorlanmalar ortaokul, lise yıllarında devam eder ve onlara okul başarısızlığı olarak geri döner. Okuma, yazma ve matematik alanlarının en az birinde görülen bu yetersizliğe “ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞU” adı verilir.
Öğrenme bozukluğu terimi öğretmenler ve anne babalar tarafından sıklıkla kullanılmasına karşın, aslında kişinin beyin fonksiyonlarındaki farklılık ve zayıflık nedeni ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu kişiler çoğunluk gibi düşünüp algılayamadıkları için, herkesin öğrendiği yöntemlerle öğrenemezler.
Öğrenme bozukluğunun nedenleri, diğer beyin kaynaklı hastalık gibi tam olarak bilinememektedir. Yapılan bir çok araştırmalarda bunun, beyin hasarları, genetik faktörler, nörolojik fonksiyon bozukluklarından kaynaklanabileceği ortaya konulmuştur.
Bir çocuğun öğrenme bozukluğu tanısı alması için titiz bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Psikolojik değerlendirme, aile değerlendirmesi, psikiyatrik, nörolojik ve gerekiyorsa diğer tıbbi değerlendirmeler yapılarak tanı konulmalıdır. Eğer çocuk:
• Normal ve normalin üzerinde zekaya sahipse,
• Başka bir psikiyatrik/psikolojik rahatsızlığı yoksa,
• Dinleme, konuşma, akıl yürütme, okuma , yazma, matematik becerilerini edinme ve kullanmada zekasına oranla zorlanıyorsa,
• Belirgin bir nörolojik patolojisi yoksa,
• Duyusal bir özrü yoksa (işitme, görme kaybı vb.)
• Standart eğitime rağmen zekasıyla çelişen bir başarı gösteriyorsa, özgül öğrenme güçlüğü tanısı alır.
Öğrenme bozuklukları ile ilgili ilginç bir bilgi de şudur: Aslında tüm fonksiyonları ile beraber mükemmel beyin çok azdır. Her insanın yaşamın farklı alanlarına dair bir çeşit öğrenme bozukluğu olabilir. Örneğin ritim duygusu, motor koordinasyonlar, yön kavramı vb. Fakat bunların yukarıda anlattığımız akademik becerileri edinmeyi doğrudan etkileyenleri ve diğerlerine göre daha yoğun olanları; çocukların okulda başarısını olumsuz etkilemektedir.
NEDENLERİ
Öğrenmenin nasıl gerçekleştiği ile ilgili ve öğrenme bozuklukları ile ilgili hala pek çok araştırmalar yapılmaktadır. Öğrenme Bozukluklarının neden ortaya çıktığına dair şu an net bir bulguya ulaşılamamıştır.Fakat son yapılan araştırmalar, öğrenme bozukluklarının sebebinin genetik ve nörobiyolojik faktörlerden kaynaklanmış olabileceğini düşündüren bulgular ortaya koymaktadır. Araştırmaların sonuçlarına göre sebepleri şunlar olabilir:
• Kalıtımsal Nedenler : Yapılan bazı araştırma sonuçlarına göre bu sorunları yaşayan bireylerin neredeyse yarısının kalıtımsal olarak bu bozukluğa sahiptirler.
• Beyin Hasarları : Beyin anne karnından itibaren çok hassas yapıda bir organdır. Bazı araştırmacılara göre hamilelikte, doğum sırasında ve doğum sonrasında oluşabilen merkezi sinir sistemi hasarları bebeği etkilemektedir. Bu etkiler, bazen ölümle sonuçlanabileceği gibi bazen de zihinsel engele sebep olabilir, eğer hafif bir etkilenme olmuş ise bu da öğrenme bozukluğu olarak ortaya çıkabilir.
• Nörolojik Fonksiyon Bozuklukları: Bazı araştırmacılar öğrenme bozukluklarının öğrenme sürecindeki birden çok işlevde bozulmanın varlığından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Bireylerde sağlıklı bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için:1- Uyaranların doğru olarak algılanıp beyine iletilmesi, 2- Beyne iletilen bilgilerin doğru işlemlenebilmesi (beyinde kaydedilmesi, düzenlenmesi, sıralanması, neden- sonuç ilişkisi kurabilmesi gibi beceriler İ) 3- Bilgilerin depolanması : Beyin kendisine gelen bilgileri organize edip, yeniden kullanmak üzere depolamaktadır. Beynimiz bilgileri kısa ve uzun süreli bellekte saklar. Öğrenme bozukluğu olan bireylerde daha çok kısa süreli bellek sorunları vardır. 4- Çıkış süreci : Beynimiz bu aşamada bilgileri hücreler kaslar gibi etkinlik alanlarına yollar ve kişi böylece okuyabilir, yazabilir, problem çözebilir, koşabilir, vb. İşte beynin öğrenmedeki bu dört temel fonksiyonunda bir bozukluk varsa, kişi o zaman öğrenme bozukluğu yaşayabilir.
ÖĞREMNE BOZUKLUĞUNUN TANILANMASI
Bir çocuğa öğrenme bozukluğu tanısı koymak için oldukça titiz, dikkatli ve değişik branşlarda uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yapılan değerlendirmeler gerekmektedir. Değerlendirmeler psikolojik/psikiyatrik değerlendirme, nörolojik/tıbbi değerlendirme, aile değerlendirmesi şeklinde olur. Değerlendirmelerde mutlaka okuldan öğretmenlerinin gözlem ve bilgilerine başvurulmalıdır. Bu değerlendirmelerde çocuğun duygusal problemleri, zihinsel engeli, bu duruma sebep olabilecek diğer tıbbi, nörolojik ve duyusal sebepler dışlanmalıdır.
ÖĞRENME BOZUKLUKLARININ TÜRLERİ
Öğrenme bozukluğunun çocukları etkileyen üç tipi vardır. Bunlar okuma bozukluğu (disleksi), yazma bozukluğu (disgrafi) ve matematik (diskalkuli) bozukluğudur. Bir çocukta bu türlerden yalnız bir tanesi olabileceği gibi, ikisi veya üçü bir arada da görülebilir.
Belirtileri ise okuma bozukluğunda : Okumadan kaçınma, daha uzun sürede okuma, okurken harfleri karıştırma, harf atlama, harf ekleme, okuduğunu anlayamama, dilbilgisinde zorlanma, devrik ve mecaz anlamlı ifadeleri anlamakta güçlük, okuma problemleri sebebiyle okul başarısının olumsuz etkilenmesi.
Yazma bozukluğunun ise temel belirtileri şöyledir: Okunaksız çirkin yazı, yazı yazmaktan kaçınma,ince motor becerilerde sorunlar, birbirine benzeyen harfleri ya da benzer ses veren harfleri karıştırma, harfleri çok iri yada çok küçük yazma, kalemi beceriksizce tutma, çok silik veya bastırarak yazma, harf ve kelime aralarında yeterli mesafe bırakmama, yazılı ödevlerde, tahtadan deftere geçirirken zorlanma, harf atlama, ekleme yada ayna görüntüsü yazma vb. yazma ile ilgili belirtileri vardır.
Öğrenme bozukluklarının bir diğer çeşidi de matematik bozukluktur. Belirtileri ise: Zaman kavramının olmaması, saati öğrenmede zorlanma, gün, ay, mevsimlerin sırasını karıştırma, sayıların sırasında zorlanma, nesneleri sayarken, ritmik sayarken zorlanma, çok basamaklı sayıları okurken zorlanma, sağ sol ve uzun/ kısa, büyük/küçük gibi temel kavramları öğrenememe, ölçü birimlerini birbirine karıştırma, problemi anlamada ve çözüm oluşturmada zorlanma vb. matematikle ilgili becerilerde sorunlardır.

NELER YAPILABİLİR?
Öğrenme bozukluğu hayat boyu süren bir farklılıktır. Ancak, çocuk bununla baş etmeyi öğrendikçe ve kendine özel bir yol çizdiğinde bu sorun onun hayatını olumsuz etkilemeyecektir. Öğrenme bozukluğu olan her bir birey diğerinden farklıdır. Bireyin ihtiyacına göre yapılacak yardımlar belirlenip, uygulamaya konulduğunda, çocuk kendi zayıf ve güçlü yanlarını tanıyabilir, kendine özgü sorunlarını çözmeyi öğrenebilir. Bu çocuklar okul yıllarında belki zorlansalar da ileriki yaşamlarında başarılı bir hayat sürebilirler. Öğrenme güçlüğünde özel eğitim, psikolojik danışmanlık ve terapi, aile ve öğretmen danışmanlığı, çocuğun çalışma alışkanlıkları ile ilgili düzenlemeler, yapılacak yardım şekilleridir. Bazı durumlarda Çocuk ve Ergen psikiyatristleri tarafından verilen ilaçlar da tedavinin bazı aşamalarında kullanılabilir. Tüm bu aşamalarda özellikle ailenin mücadelesi, çocuğun sorunlarını çözmesinde çok büyük bir etkendir.

ÇOCUKLARDA DİKKAT DAĞINIKLIĞI VE AŞIRI HAREKETLİLİK

"Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığı" hareketli olan ve dikkatini toplamakta güçlük çeken her çocuğa kolayca yakıştırılan bir etiket haline haline gelmiştir. Adeta son günlerin moda rahatsızlığı olmuştur.Ancak gerçekten dikkat dağınıklığı bozukluğu yaşayan çocuklarda okul hayatı gerçekten çok zordur ve bu problem çözülmediğinde beraberinde duygusal sorunlar ve okuldan kopmalara varan sorunları getirir. Oysa bu tanının konması uzun incelemeler gerektirmektedir. Kesin tanı konulduktan sonra da belli bir tedavi ve danışmanlık sürecinin ardından şikayet konusu olan belirtilerde düzelmeler görülmektedir. Bu bozukluğun ergenlikten sonra kendi kendine geçeceği gibi söylentiler ise tamamen gerçek dışıdır ve eğer tedavi edilmezse yetişkinlikte de sorun olmaya devam edebilir.

Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığı tanısı konulan çocuklar için onların bireysel ihtiyaçlarına göre bir tedavi planı oluşturulur. Bunun içinde bireysel psikoterapi ve danışmanlık, özel eğitim veya özel dersler, aile danışmanlığı ve ilaç tedavileri yer alabilir.

BAŞKA DURUMLARLA KARIŞABİLİR !!!
Çocukların yaşayacağı bazı fiziksel ve duygusal sorunlar hem dikkat dağınıklığına hem de aşırı hareketliliğe neden olabilir. Bunları başlıca şu şekilde sıralayabiliriz:
* Vücutta bazı vitamin ve minerallerin eksikliği (örn: B12, Demir vb. )
* Çocuğun yaşadığı depresyon ve diğer duygu durum bozuklukları
* Çocuğun yaşadığı kaygı bozuklukları (korkular, sınav kaygısı, ayrılık kaygısı, okul fobisi, yaygın anksiyete bozukluğu vb. )
* Çocuğun yaşantısında oluşan stres verici olaylar ve travma sonrası stres bozuklukları
* Çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi (örneğin ergenlikte dikkat azalması olabilir )
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hiperaktivite dikkat eksikliği bozukluğu üç boyutta seyredebilen bir durumdur. Bazı çocukların sadece dikkati eksiktir, hatta bazıları aşırı yavaş dahi olabilir, bazıları aşırı hareketlidir, bazıları da dürtüseldir (impalsif)yani aklına geleni hemen yapar, kendini frenleyemez. Bir çocuk bunların yalnızca birini yaşayabileceği gibi, ikisine, üçüne de sahip olabilir. Bazen bu durum öğrenme bozuklukları ile beraber de görülebilir.Bu boyutların tek tek belirtilerine bakacak olursak:
Dikkat Eksikliği belirtileri: Dikkat gerektiren çalışmalardan kaçınma, her türlü uyaranın dikkatini çekmesi ve böylece kolay dikkatinin bölünmesi, ayrıntılara dikkat edip asıl konudan kopma, ders ve ödev yapma sırasında hayaller kurma, sık sık mola ihtiyacı hissetme, dağınıklık, eşyalarını kaybetme, zamanı verimsiz kullanma, okul başarısı inişli çıkışlıdır.
Aşırı Hareketliliğin belirtileri:Aşırı hareketlilik,Sürekli gözetim ihtiyacı, sürekli hareket etme ihtiyacı, gidilen yerden çabuk sıkılma, kalabalık ortamlarda hareketliliğin artması, ilgi alanlarının çabuk değişmesi, aşırı hareketinden dolayı konsantre olamama, aşırı hareketinden dolayı sık sık yaralanma , kendini tehlikeye atma.
Dürtüselliğin belirtileri: Aklına eseni yapma, ortama uygun olmayan fevri davranışlar, söz almadan konuşma, sırasını bekleyememe, istekleri olmadığında öfke patlamaları, kurallara uymada zorlanma, iyice anlamadan aniden sorulara cevap verme, düşünmeden davranma ve bunun getirdiği sorunlar.
Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığının yaygınlığı yaşa göre %4 ile %8 arasında değişmektedir. Çocuk yetiştirme pratiklerinde serbest ve daha az yapılandırmaya sahip olan bazı toplumlarda daha yaygın olması (Amerikan toplumu gibi ) daha disiplinli çocuk yetiştirme pratiği olan bazı toplumlarda ise daha seyrek görülmesi (Almanya'da çok seyrektir ) düşündürücüdür. Hiperaktivite Dikkat dağınıklığı sorunu olan bir çocukla yaşamak ailesi için de zor olabilir. Ailelerin bu durumun çözümü için yollar araması, ve çocuğu desteklemesi sonucu bu çocuklar daha başarılı bir okul hayatı ve daha sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğum Okulda Neden Başarısız? Öğrenme Bozuklukları ve Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Emine ÜRÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Emine ÜRÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Dnş.Emine ÜRÜN
Konya
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi20 kez tavsiye edildi
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Emine ÜRÜN'ün Makaleleri
► Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,266 uzman makalesi arasında 'Çocuğum Okulda Neden Başarısız? Öğrenme Bozuklukları ve Hiperaktivite Dikkat Dağınıklığı' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:09
Top