2007'den Bugüne 73,602 Tavsiye, 24,426 Uzman ve 16,675 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Okul ve Çocuk
MAKALE #12519 © Yazan Uzm.Psk.Özlem AKKEL | Yayın Nisan 2014 | 1,756 Okuyucu
Okula Başlamak..Anne ve Babalar İçin..
Okulların açılması ile birlikte gerek ebeveynler gerekse okula yeni başlayan minikler için zorlu bir dönem başlıyor.Okula uyum sağlama,çevreyi tanıma,adaptasyon süreci bazı aileler için zorlayıcı olmanın ötesine geçebilir.Evde anne,aile büyüğü veya bakıcı tarafından büyütülen çocuğu okulda nasıl bir ortam bekliyordur? Beni okulda bırakıp gidecekler,tuvaletim gelirse ne yaparım,acıkınca ne yapıcam? Gibi soruların aklını kurcaladığı bir çocuğun kaygısı tavanlarda gezebilir.Bunun sonucu olarak hırçınlaşma,okula gitmeyi reddetme,ne istediğini ifade etmekten yoksun ağlama nöbetleriyle karşılaşabiliriz.Çocuğun kaygılarına ek olarak ailelerin,özellikle annelerin kaygı durumlarının çocuğa yansıması da okulu algılayışı üzerinde belirleyicidir.Çocukların tepkilerini gösterme biçimleri kişilik yapıları ve öğrenme stilleriyle ilgili olabileceği gibi tepkileri sonucu yaşantıları da yine öğrenim hayatları üzerinde belirleyici rol oynar.Diğerlerinden farklı olsa da çocuğunu tanıyan bir ebeveynin ondaki huzursuz değişimleri fark etmesi takınacağı tavır açısından anlamlıdır.Bu süreçte çocuklarının yaşantılarını yönlendirme ehliyetine sahip ebeveynlerin sorumlulukları artmaktadır.

Bu yoğun endişeli dönemde ebeveynlere ne gibi sorumluluklar düşmektedir?

Öncelikle her zor dönemden geçerken bize yardımcı olacak en önemli aracımız sabır ve anlayıştır.Yaşadığı karmaşık süreç sonunda yoğun duygular yaşayan çocuğun nasıl hissettiğini anlamaya çalışmak önemlidir.
Ebeveyni olarak sizin mantıklı ve kendinize güvenen bir tutumla yaklaşımlarınızı düzenlemeniz gerekir ki çocuğunuzun en fazla etkileneceği etmenlerden biri sizin ona yansıttığınız duygudurumunuzdur.
Yaşadıklarının sonucu meydana gelen hoşlanmadığımız davranışlarında baskı yapmadan içinde bulunan dönemi en sağlıklı biçimde atlatmaya çalışılmalıdır.Çocukla inatlaşmaktan kesinlikle uzak durulmalıdır.
Okuldan döndüğü zaman onunla okul hakkında,yeni arkadaşları hakkında sohbetler ederek ve bu süreçle birlikte hayatında meydana gelecek olumlu değişikliklere özendirerek motivasyonunun artmasına yardımcı olabiliriz.
Çocuk eve geldiği zaman çok fazla konuşmuyor ya da okul hakkında bilgi vermek istemiyorsa oyunlarla veya sevdiği diğer etkinliklerle açılmasını beklememiz uygun olacaktır.
İlk haftalar uyum süreci olduğu için bunun biraz da eğlenceli bir hal almasında fayda vardır.Okul çıkışı küçük gezmeler,evde küçük sürprizlerle onu karşılayarak yardımcı olabiliriz.(Etkinlikleri abartmamakta fayda vardır!)
Çocuğunuzun sorduğu soruları mutlaka net bir biçimde ve kısa yanıtlarla cevaplandırın.Aklındaki sorular ne kadar azalırsa yaşadığı hisler de bir o kadar hafifler.Soru cevap sürecinin sonunda daha net ve güçlü olduğunu göreceksiniz.
Aranızda (Anne-Baba) geçen konuşmaları siz farkında olmasanız da çocuğunuz duyar.Özellikler okula,öğretmenine ilişkin konuşmalarınızda güven içeren cümleler kullanmanın faydası olacaktır.
Ona sorumlulukları olduğunu hatırlatın.Aynı sizin iş ve ev için sorumluluklarınız olduğu gibi okulun da onun sorumluluğunda olduğunu hissettirin.Nasıl ki herkesin gün içerisinde görevleri varsa onun da görevinin okula gitmek olduğunu bilmesi gerekir.Sorumluluğu erken okul hayatında bir defa teslim ettiniz mi ömür boyu eğitim ve kişisel gelişiminin anahtarını da ona vermiş olursunuz.
Çocuğun gösterdiği semptomlar ağırlaşır ve baş edilmeyecek duruma gelirse vakit kaybetmeden bir uzman yardımı almakta fayda vardır.
KARNE BUNALIMI VE ÇOCUK
Bir anlamda sendrom niteliği taşıyan karne öncesi kaygılar ve sonrasında yaşanan eksiklik duygusunun üzerine aile baskısı ve dışlaması da eklenince çocukların karne bunalımı ortaya çıkıyor.Yılın belirli dönemlerinde,başarının değerlendirilmesi niteliğinde olan kağıt parçası,ailelerin,sosyal çevrenin ve akranlarının ona yüklediği aşırı yüklü anlamla çocuğa yansıyınca öncesi ve sonrasında çocuklarda birçok kaygı,tedirginlik,somatik rahatsızlıklar,stres bozukluğu hatta bazı durumlarda travma niteliğinde değerlendirilebiliyor.
Aile ve çevrede verilen tepkiye göre çocuk karneyi almadan önce ona rahatsızlık verici kaygı durumları yaşayabilir ve karın ağrılarından baş dönmelerine varan birçok somatik bulguyla karşılaşabiliriz.Bunlar bir anlamda çocuğun savunma mekanizmalarıdır.Bu şekilde kaygısı ve olacaklar hakkındaki beklentisiyle başaçıkmaya çalışmaktadır.Peki ama hayatımızda her şeyin üzerinde tuttuğumuzu söylediğimiz çocuklarımızın bu stresli yaşam olaylarını deneyimlemelerini yetişkinler ve aile bireyleri olarak nasıl sağlamaktayız?

-->Öncelikle dersler ve diğer yaşam üslubu hakkında sürekli onları olumsuz bir şekilde eleştirmek,
-->Kendinden birçok konuda daha başarılı çocuklarla veya kardeşleriyle karşılaştırmak,
-->Çocuğun diğer gelişim alanlarından faydalanmasını,sosyalleşmesini,ilgileriyle uğraşmasını engelleyerek sadece derslerine adamak,
-->Onların başarısının sadece kendisinden değil,aile,öğretmen ve diğer imkanlarının bir bütünü olduğunu belirtmemek,
-->Çocuğun dinlenmesi ve kendisini motive etmesi için gerekli olan tatil zamanlarını aile içi çatışmalara çevirmek,
-->Başarısız olduğu zamanlarda cezalandırmak,
-->Başarılarını ödüllendirmemek,
-->Çocuk için yapılan her işi ve uğraşı sık sık yüzüne vurmaktan kaçınmalıyız!

Karneyi çocuğun bir başarısızlığı olarak görmeden önce bizim eğitim süresince onun için neler yaptığımız,nasıl davrandığımız ve genel aile içindeki tutumlarımıza göz atmamız da çocuğun eğitim süreci üzerinde fikrimiz olmasını sağlayacaktır.Okuma sevmeyen bir çocuğu bunun için eleştirmeden önce özellikle aile içinde ve sonra da çevresinde okuyan,araştıran insanlar olup olmadığına ve çocuğa uygun modelin sağlanıp sağlanmadığına dikkat etmek gerekir.Aile içi sohbetlerinizde gerçek başarı elde etmenin geçer not almaktan değil özümseyerek öğrenmekten geçtiğine değinmelisiniz.Sadece gözle görünür bir problem olduğunda değil,günün belirli saatlerinde çocuğunuza kısa da olsa özel vakitler ayırın ve sadece onunla,yaşadıklarıyla ve duygularıyla ilgilenin.Ev içinde çözülmesi gereken problemleri biraraya gelerek,tartışarak çözüme ulaştırın.
Yalnızca karne zamanları çocuğun dersleri hakkında konuşmak,öğretmeniyle sık görüşmeler yapmamak,karne baz alınarak değerlendirme yapmak çocuğunuza yaklaşımınız ve tutumunuz üzerinde etkilidir.Kısa vadelerle öğretmeniyle iletişime geçmekte ve ortada bir problem varsa çözüm yoluna gitmekte fayda vardır.
Dersleri konusunda çocuğa sorumluluk vermek onun baskı altında hissetmeden yararlı çalışmalar yapmasını sağlayacaktır.Ona yaklaşımınızda sözleriniz kadar beden dili ve davranışlarınız da önemli yere sahiptir.
Onun derslerinden zayıf alması çevrenizde yüz kızartıcı davranış sergilediği anlamına gelmez.Karnenin telafisi diğer dönemde yapılabilir fakat çocuğunuzda oluşan hayal kırıklığı uzun yıllar artarak devam edebilir.Önemli olan çocuğun dersteki başarısızlığının nedenini bulmak ve bu neden üzerinde aile içi dayanışmayla birlikte çalışmaktır.Çocukla iyi iletişim kurulamıyor ve sorunun nereden kaynaklandığını bulmakta güçlük çekiliyorsa mutlaka işin uzmanından faydalanmak gerekir.Bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşerek,kısa sürede çocuğunuz ile ilgili bir yargıya varabilir ve işleri yoluna koymakta kolaylık sağlarsınız.
Okul sadece bir başlangıç,öğrenme ise ömür boyu süren bir yaşam olayıdır.Sağlıklı iletişim kurarak ve anlayarak yaşamanız dileğimle.

Psk.Özlem AKKEL
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul ve Çocuk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Özlem AKKEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Özlem AKKEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özlem AKKEL Fotoğraf
Uzm.Psk.Özlem AKKEL
İstanbul
Uzman Psikolog
Uzman Klinik Psikolog&Psikoterapist (Ergen/Yetişkin Terapisti)
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi104 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Özlem AKKEL'in Yazıları
► Okul ve Çocuk Psk.Zehra BİNİCİ
► Okul ve Çocuk Psk.Dnş.Gülçin BALKI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,675 uzman makalesi arasında 'Okul ve Çocuk' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Panik Bozukluğu Kasım 2015
► Hayatımız Travma Ekim 2015
► Tükenen İnsan Temmuz 2015
► Duygusal İstismar Mayıs 2015
◊ Bir Kitap Bir Kendin.. Mayıs 2015
◊ Yeni Romanım Eylül 2014
◊ 3'e 1 Kala Babam ve Ben Haziran 2014
◊ Kötü Öğretmen Şubat 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:56
Top