2007'den Bugüne 81,712 Tavsiye, 25,948 Uzman ve 18,155 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınav Stresi ve Başarısızlık Korkusu
MAKALE #13011 © Yazan Berk OMAY | Yayın Ağustos 2014 | 2,766 Okuyucu
1)Okul çağındaki çocuklarda sıkça rastlanan sınav stresi ve başarısızlık korkusunun temelinde yatan nedenler nelerdir?

Korku değil de daha çok yoğun kaygı demek doğru olur. Yoğun kaygı diyorum çünkü az miktarda duyulan kaygının öğrenmeyi ve motivasyonu arttırdığı bilinmektedir. Ancak kaygı yoğun olursa başarı düşer. Bu yoğun kaygı öğretmenler, aileler hatta zaman zaman diğer öğrencilerin aileleri yüzünden bile oluşabilir. Öğretmenin ders başarısı konusundaki olası katı ve cezalandırıcı tutumu sadece kaygıyı değil okul nefretini de beraberinde getirir. Ailelerin de zaman zaman çok yanlış söylemlerde bulunduğunu görüyoruz. Hatta bu o kadar ileri boyuta olabiliyor ki çocuk ailesinin sevgisini kendi ders başarısı ile bir tutuyor. Aynı zamanda bunun ailenin bakımına yoğun derecede ihtiyaç duyan bir çocuk için çok travmatik bir deneym olduğunu söyleyebilirim. Ailelerin kendi çocuklarıyla başkalarının çocuklarını karşılaştırmaları da bu düşünceyi oluşturan etkenlerden bairi. En sık duyduğumuz laflardan biri de bak şu arkadaşın ne kadar çalışkan sen tembelsin ya da bak o şu puanı almış sen ise şunu almışsın cümlesi. Çocuğu bu şekilde motive etmeyi bırakın içinde azıcık gayret varsa onu da ortadan kaldırmış olursunuz. Siz yapmasanız bile başka aileler böyle bir karşılaştırma yapabiliyor ve çocuklarda arkadaşlık ortamlarında birbirlerine evdeki bu konuşmaları aktarıp birbirlerini alay malzemesi yapabiliyorlar. Bu konuda çok titiz davranmak lazım.

2)Sınav stresi başarısızlık korkusu çocukta ne gibi belirtilerle kendisini gösterir?

En büyük belirti donakalımdır. Çocuk dersine çalışsa bile sınava girdiğinde hiçbir şey hatırlayamaz. Kalem kıpırdatamayacak durumda olur. Çok yoğun kaygıda çok olağan konularda konuşmakta ve cümle kurmakta bile güçlük çekeriz. Bir de bu yeni öğrendiğimiz bilgilerin geri çağrılmasıysa başarısız olmak işten bile değildir. Yoğun stresin bir diğer zararı ise bizim bilgileri hafızamıza kaydetmemizi zorlaştırması. Beyindeki amigdala adı verilen bölge bizim kaygı merkezimiz olmasının yanı sıra belleğimizde bilgilerin saklanmasında da önemli bir yere sahiptir. Bu bölgenin aşırı aktivasyonu bilgilerin uzun süreli bellekte saklanmasını yani öğrenmeyi zorlaştırır.

3)Bunlar çocuğun ruhsal sağlığı ile birlikte bedensel sağlığını da etkiler mi?

Tabii ki etkiler. Stresin zaten beden üzerindeki uzun vadeli olumsuz etkilerini doktorlar da belirtiyor. Ayrıca stresin azı da çoğu da bedene aynı zararı veriyor. Yani sizin bir olay için az stres yaşamanız, yoğun strese maruz kalmanız kadar zararlı. Tabii süre uzadıkça zararlar giderek daha fazla artıyor. Kan basıncının yükselmesi , düşmesi, gastrointestinal problemler bu zararlardan bir kaçı.

4)Bunlar çocukta gerçekten başarısızlığa da yol açar mı?

Tabii ki. Yoğun kaygı altında bilgilerin öğrenilmesi ve hatırlanması çok güçtür. Bu da beraberinde başarısızlığı getirir.

5)Bunların ortaya çıkmasında ailenin etkisi nedir?

Az önce de bahsettiğim gibi aile çocuğun hayatında özellikle de erken yaşlarda çok önemli yere sahip. Özellikle ilkokul ve hatta ortaokul çağındaki çocukların bir yetişkin kadar muhakeme ve yargılama kapasitelerinin olmamasından dolayı onlara vereceğimiz her mesajı en ince ayrıntısına kadar düşünmeliyiz. Aksi takdirde çocukta ileride daha büyük psikolojik problemlere yol açacak yanlış düşüncelerin temelini atmış oluruz. Verilmesi gereken mesaj biz seni her halinle seviyor ve kabul ediyoruz olmalıdır. Ancak çocuklara sorumluluk aşılama ve onları motive etmek adına yapılacak şeyler vardır. Ödüllendirme, ufak çabaların bile takdir görmesi ve çocuğa doğru yolu göstermek gibi…

6)B u sorunlar yaşanmaya başladığında aileye düşen görevler nelerdir?

Bu sorun eğer bir süreklilik arz ediyor ve çocuğun yaşam kalitesini ve başarısını sürekli olarak düşürüyor, psikosomatik problemlere(psikolojik sorunların, fiziksel hastalık belirtilerini meydana getirmesi) yol açıyor ise bir uzmana danışmak son derece önemlidir. Ancak ne yazık ki toplumumuzda psikoloğu hala sadece akıl hastalarıyla uğraşan biri olarak görenler ve bu tarz sorunları deneme yanılmayla çözmeye çalışanlar var. Unutmayalım ki çocuklarımız deneme tahtası değil ve yapacağınız her yanlış hamle onlarda geri dönülmesi zor olan izler bırakabilir.

7)Bu sorunların çözümünde izlenen yollar nelerdir?

Çözümler çeşitlilik gösterebilir. Çeşitli rahatlama egzersizleri mevcut. Ancak bu tek başına yeterli ve kalıcı bir çözüm değil. Bu konuda psikolog, aile, çocuk ve öğretmenlerin bir işbirliği içerisinde olması önemlidir. Sadece bu sorun değil yaşamımızdaki tüm sorunlar için bu durum geçerlidir. Eğer ortada bir problem varsa kişinin etkileşimde bulunduğu bireylerin az veya çok etkisi vardır.

8)Bu sorunlar uızun süre tedavi edilmediğinde çocuğun ilerki yaşamında nelere yol açar?

Çocukta okuldan nefret etme, sorumluluktan kaçınma, davranış problemleri, hatta öğrenilmiş çaresizlik gibi problemlere yol açabilir. Çocuk stres nedeniyle başarısızlık yaşıyorsa bir yerden sonra zaten ne yaparsa yapsın başarılı olamayacağını düşünerek çalışmayı tamamıyla kesebilir. Depresif duygu duruma girebilir. Suçluluk ve umutsuzluk hissedebilir.

9)Bu sorunların tedavisi kesin olumlu sonuç verir mi?

Aslında bu soru aile ve öğretmenlerin ne kadar çok işbirliği gösterdiğiyle alakalıdır. Biz psikologlar ailelere ve öğretmenlere yol gösteririz, ancak bizim söylediklerimizi sabırla uygulamazlarsa maddi ve manevi olarak kayba uğramaları son derece doğaldır.

10)Bu tedavi ortalama ne kadar sürer.Bu süreyi lısaltmak için aileye ve çıcuğa düşen görevler nelerdir?

Bu konuda süre vermek doğru değildir. Bu kişinin mizacına, ailenin ve öğretmenlerin yönlendirmeye ne kadar açık olduğuna ve sunulan çözümlere ne kadar uyum gösterdiğine göre değişir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Stresi ve Başarısızlık Korkusu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Berk OMAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Berk OMAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Berk OMAY
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Berk OMAY'ın Makaleleri
► Başarısızlık Korkusu Psk.Sibel PARLAK
► Sınav Stresi Psk.Birsen ŞANLI
► Öss Sınav Stresi ve Hipnoz Psk.Adem OCAK
► Teog Kapıda Sınav Stresi Dorukta Uzm.Psk.Dnş.Tuğba KURT
► Başarısızlık Psk.Elif HERGÜNER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,155 uzman makalesi arasında 'Sınav Stresi ve Başarısızlık Korkusu' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Televizyon ve Propaganda Ağustos 2014
► Çocuk ve Narsizm Ağustos 2014
► Psikoloji ve Hayat Ağustos 2014
► Eğitim Psikolojisi Ağustos 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:01
Top