2007'den Bugüne 78,267 Tavsiye, 25,286 Uzman ve 17,533 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Eğitim Psikolojisi
MAKALE #13008 © Yazan Berk OMAY | Yayın Ağustos 2014 | 2,492 Okuyucu
Eğitim insanların bilinçlenmesi ve toplum içerisinde düzensizliğin azalması adına son derece önemli bir yapıtaşıdır. Ancak eğitim ve öğretim diyince aklımıza hep okuldaki dersler geliyor. Halbuki eğitim daha çocuk yaştan aile içerisinde başlatılması gereken bir olgudur ve eğitim ders demek değildir. Çocuklar model alarak öğrenir. Dolayısıyla ağaç yaş iken eğilir misali daha bebek yaştan itibaren çocuklarımıza aileler olarak doğru rol modeller olmalıyız. Unutmayın onları tek örnekleri siz olduğunuzdan ve öğrenilecek çok şeyleri olduğundan dolayı öğrenmeye aç zihinleri sizden aldığı mesajları ileride kullanmak üzere kaydedecektir. Dolayısıyla yanlış yaptığınız şeyleri farkına varıp kendinizi o konularda dizginlemeye çalışın. Bu sayede siz de bir anlamda kendinizi eğitiyor olacaksınız. Ancak bugün benim asıl bahsetmek istediğim şey okuldaki eğitim ve öğretimin kalitesi. Çoğu kimsenin ağzından Türk eğitim sistemi yanlış, müfredat yanlış gibi sözler duyuyoruz. Kesinlikle haklılar. Ama çoğu kimse bunu derken neden yanlış olduğunu bile bilmiyor. Neden? Çünkü sadece ezberci zihniyetle eğitim verilen kurumlarımız var. Eleştirel düşünmeyi öğretmiyorlar. Herkese hazır bilgi sunuluyor ve bu hazır bilgiyi benzer kalıplar içerisinde kullanmayı öğretiyorlar. Dolayısıyla kulağımıza biri eğilip; bu eğitim sistemi çok yanlış dediğinde başka insanlara bu bilgiyi papağan gibi tekrarlamaktan öteye gidemiyoruz. Okullarda verilmesi gereken en önemli şey düşünme eğitimi olmalı. Düşünmeyi bilmeyen bir insanı, bir grubu, çok kolay yönetirsiniz. Yöneten olabilmek için düşünmeyi ve düşünerek problem çözmeyi son derece iyi bilmeniz gerekiyor.

Bizim cahillik olarak nitelendirdiğimiz şey sadece okuma yazma bilmemek, matematik hesabı bilmemek değil, düşünmeyi bilmemektir. Zihinsel performansımızı kullanamamaktır. Biz kullanamadığımız sürece çocuklarımıza da kullanmayı öğretemeyiz ve bu durumda da üreten değil tüketen ve sömürülen bir toplum oluruz. Ne yazık ki bu eğitim sistemiyle üst düzey zihinsel performansa ulaşabilecek çocuklarımızı da sıradanlaştırıyoruz. Sıradan olanları da olması gereken düzeyin altına çekiyoruz.
Eğitim sistemini anne ve babalar şekillendiremez ama en azından evde düşünmeye yönelik aktivitelerde bulunabilirsiniz. Düşünme becerileri kazanmaya yönelik olarak hazırlanmış kitaplar var ve bunlar yaş grubuna göre ayrılabiliyor. İnternetten bu tarz kitapları araştırmanızı ve satın almanızı öneririm.
Tabii her şeyden okuldaki eğitimi sorumlu tutamayız. Aileler de çocuklarının sorunlarını sürekli çözmeye çalışarak düşünme tembelliğine yol açmakta. Arkadaşlarıyla sorun yaşayan bir çocuğun çözebileceği sorunu ailesi araya girerek müdahale ettiğini görebiliyoruz. Çocuk bir matematik probleminde zorlandığı zaman ona ipuçları vermek veya problemi somutlaştırarak yeniden anlatmak yerine direk olarak problemin çözümünü sunan aileler düşünme tembelliğine yol açar.

Bununla beraber ailelerin göremediği şey böyle yetiştirilmiş çocukların ileride de çoğunlukla kendilerine ne yapmalarını söyleyen birilerine ihtiyaç duymaları. Biz bu insanlara ipotekli insanlar diyoruz. Birileri onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeyi keserlerse kendilerini kaybolmuş ve bitik hissederler. Çünkü çocukluk ve ergenlik dönemlerinde anne-baba sürekli olarak onu yönlendirmiştir. Böyle insanların bir proje üretmeleri, bir şirketi yönetmeleri imkansızdır. Sürekli olarak birilerinin rehberliği altında çalışmaya mahkumdurlar.

Üniversitede bu mantıkla çok zorlanıyor insanlar . Kendim de dahil olmak üzere herkes kendisine sunulan kitaplardan ve ders notlarından vizelere çalışırdık. Kitapta anlatıldığı gibi de soru sorulmasını umardık. Halbuki kitapta çok basit bir bilgiyle ilgili olan soru klasikleşmişin dışında olarak karşımıza geldiğinde sorunun neyi sorduğunu anlamak bile güçleşirdi. Çünkü düşünmeyi bilmiyorduk. Sadece hareketlenmek için silah sesini bekleyen koşucular gibi ezberlediğimiz cevapları yazmaya başlamamızı isteyen klasik sorular bekliyorduk.

Kendi alanım için konuşayım sınavlar klasik yapılabilir belki ama karşıma gelen vakalar asla klasik olmadı. Beni düşünmeye iten, sorgulatan ve çözüm bulmam için zorlayan kişiler de çıktı. Böyle zamanlarda keşke okulun en başından itibaren bize düşünmeyi öğretselerdi demekten kendimi alamadım.

Yazımın sonuna gelirken yazımı şöyle bir örnekle bitirmek istiyorum. Çocuğunuz iki tekerlekli bisiklet kullanmayı öğrenirken düşmesin diye sürekli olarak bisikletin arkasından tutarsanız çocuğunuza hiçbir zaman o bisikleti kullanmayı öğretemezsiniz. Ancak bisikleti sadece kısıtlı bir süre tutup, çocuğunuza rehberlik ederseniz işte o zaman çocuğunuza en zorlu zeminlerde bile bisiklet sürmeyi öğretirsiniz. İtici kuvvet olmayı bilin, sürükleyici değil.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Eğitim Psikolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Berk OMAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Berk OMAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Berk OMAY
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Berk OMAY'ın Makaleleri
► Kısaca Eğitim Psikolojisi Psk.Vedat DEMİRAL
► Kod Adı: Eğitim Psk.İzzet GÜLLÜ
► Cinsel Eğitim Psk.Atiye KAYTAZOĞLU
► Cinsel Eğitim Psk.Remzi KARAKAYA
► Cinsel Eğitim Psk.Dnş.Barışcan ÖZTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,533 uzman makalesi arasında 'Eğitim Psikolojisi' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Televizyon ve Propaganda Ağustos 2014
► Çocuk ve Narsizm Ağustos 2014
► Psikoloji ve Hayat Ağustos 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:28
Top