2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




İletişim Çağında İletişimsizlik
MAKALE #13372 © Yazan Uzm.Psk.Seda BİRCAN | Yayın Ekim 2014 | 4,959 Okuyucu
Kitapçılarda kişisel gelişim için en çok "İletişim Becerileri" konulu kitaplar satılıyor. Dürüst olmam gerekirse hiç birini okumadım. O kitapları ve yazarlarını eleştirmiyorum. Aksine, bugün buna ihtiyaç duyduğumuzu düşünüp çözüm adına katkı sağladıkları için takdir ediyorum. Sadece neden buna ihtiyacın giderek arttığını anlamalıyız...

Her sabah eşine "Günaydın" demeden önce telefonuna mı bakıyorsun?
Şu oyunda şu seviyeyi geçmeden uyuyamıyor musun?
Kız ya da erkek arkadaşınla sanal ortamın azizliğiyle kavga mı ediyorsun?
Özel günlerde sevdiklerini aramak yerine mesaj mı atıyorsun? (Toplu mesajları söylemiyorum!..)
Pek çok sosyal ağdan arkadaşlarının “kiminle, nerede ve ne yapıyor?” gibi durumlarını takip etmeden güne başlamıyor musun?
Okuldan geldiğinde çantasını bırakır bırakmaz bilgisayar başına oturan ve bilgisayar kurdu olarak tanımladığınız ergenlerle mi yaşıyorsun?


Tüm sorulara "Evet!" dediğinizi duyar gibiyim. Ne yazık ki "Evet!" diyeceğinizi bilerek soruyorum ve sorguluyorum... "İletişim Çağı"nda yaşadığımızın farkındayım ama ben iletişim çağında "iletişimsizlik" sorunu yaşadığımızı söylüyorum. Bizden akıllı olmasınlar(!) cep telefonlarımız ve tabletlerimiz sayesinde pek çok şeyi hatırlıyoruz. Arkadaşlarımızın doğum günleri, günlük yapılacak işler, günde kaç km yürüyeceğimiz gibi pek çok şeyi onlardan öğreniyoruz. Arkadaşlarımızla buluşmaya üşenip onlarla görüntülü konuşmalar yapabiliyoruz. Sayamadığım ve sayamayacağım kadar pek çok şey yapabildiğimiz kesin! Onlar hayatımızda hiç var olmadıkları zamanlarda neler yaptığımızı hatırlayan var mı? Elbette yok, değil mi?
Geç kaldığı için patronundan uyarı alan genç arkadaşım şu oyunun şu seviyesini geçemediği için uyuyamadığını nasıl açıklar? Bir zamanlar yüksek sesle "Bir ömür için evet" dediği eşinin yüzüne bile bakmadan telefonunu kontrol etmeyi ilk görev bilen erkekler ya da kadınlar evlilik sorunlarını nasıl çözerler? Bir sorunu yüz yüze çözmeye cesareti olmayan genç çiftler, o sorunu çözmek için mesajlaşırken kendilerini ifade edemedikleri için ayrıldıklarında nasıl barışırlar? Uzun süredir sadece özel günler için mesaj attığın sevdiklerin senin sesini nasıl hatırlar? Arkadaşlarının kiminle, nerede ve ne yaptığını takip etmeden güne başlayamayan genç kızlar, günün kaç saatini hatta ömrünüzün ne kadarını bu işlerle tüketiyorsunuz? Okuldan koşarak eve gelen ve hemen bilgisayarın başına oturan genç arkadaşlarımın değerli anneleri, oğullarının ileride bilgisayar mühendisi falan olabileceğinin hayalini kurarken bir konuda endişe etmeleri gerektiğini neden fark edemiyorlar? O genç arkadaşlarım, kız arkadaşlarına çıkma teklifi bile edemeyecek kadar iletişim sorunları yaşıyorlar. Başta söylenmesi gerekenler sonda ve bazen de sonda söylenmesi gerekenler başta söylenerek görüşmeler hüsranla sonuçlanıyor. Çünkü kiminle, nasıl konuşma başlatılacağı ve sürdürüleceği gibi incelik isteyen beceriler akıllı telefonların henüz yapabildiği şey değil!

Ülkemizde sorunlu evlilikler ve boşanmalar hızla artıyor. Sunulan sebeplerden başlıcası: ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK! "Şiddetli Geçimsizlik" ne demek? Çoğu kez "Anlaşamıyoruz." demek. ŞİDDET ile GEÇİNİLEN evliliklerin devam etmesini savunmuyorum elbette. Sadece iletişim kuramadığımız gerçeğinin altını çizmek istiyorum.

Evli çiftleri ele alalım... Aile içi sorunlar yaşanıyor olabilir. Ancak birlikteyken hiç konuşmadan telefonda ya da bilgisayarda bir şeylerle ilgilenmek, var olan sorunlardan kaçmalarına sebep olurken o sorunları çözmelerine asla yardımcı olmaz. Var olan sorunların katlanarak büyümesine ve çözümü zor hale gelmesine neden olacaktır. Şiddetli geçimsizlik, cinsel sorunlar, boşanmalar, ortak bir karar alınamadığı için arada kalan çocuklar gibi pek çok olumsuz sonuçlarla karşılaşılıyor. Tüm bu olumsuz sonuçları önlemenin tek ve basit bir yolu var; Konuşun, Susun, Bekleyin ve Dinleyin...!

Peki, ya çocuklar ve gençler... Çocukluk, ergenlik öncesi ve sonrası uzun bir dönemi bilgisayar başında geçiren genç arkadaşlarım, akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşıyorlar. Çünkü oyun çocuğu olduğu yaşlarda akranlarıyla oyun kurmak yerine tek başına evde bilgisayar, telefon ya da tablet başındalar. Dolayısıyla dış dünya ile tanışmak geç yaşlara kalıyor. Dış dünyayı, çevreyi tanımak geciktiği sürece kişisel deneyimler kazanılamıyor. Bir çocuk,sosyal varlığını sürdürdüğü sürece kişiliğini şekillendirebilmektedir. Bunun için gerçek ilişkilere gereksinimi vardır. Sanal ilişkiler kuran gençler iletişimsiz, yalnız ve depresif oluyorlar. Ve ne yazık ki siz cep telefonlarının, bilgisayarların, tabletlerin olmadığı dönemlere ait ebeveynler olarak onları anlamakta oldukça çok zorluk çekiyorsunuz...

Akıllı telefonlar gençler için birer eğlence aracına dönüşüyor ve "Eğlence Kültürü" değişiyor. Eğlenmek artık yalnız başına yapılan bir eylem halini alıyor. İletişim azaldıkça arkadaşlık kurma becerileri zayıflayan bu gençler yalnızlaşıyor. Yalnızlaşan bu gençlerin sorunlarını çözebilme yetileri de zayıflıyor ve ruhsal sıkıntılar yaşamaya başlıyorlar. Sosyal korku ve kaygılardan uzaklaşabilmek için mekanik dünya içinde sıkışıp kalıyorlar. Yeni bağımlılıklar geliştiriyorlar; "internet bağımlılığı". Nerede olursa olsun internet ağı ve şifresi soran ve bulamadığında huzursuz olan bireylere dönüşüyorlar.

Hayatımıza her geçen gün yenilerinin girdiği iletişim araçlarını doğru şekilde kullanmayı öğrenmek çözüme giden başlıca adım olacaktır. Onların hayatınızı kontrol etmelerine izin vermemek gerekir. Sağlıklı iletişim kurabilmek için hayatınızı kontrol eden iletişim araçlarını günlük yaşamınızda sınırlandırmalısınız. Böylece sosyal aktivitelere daha fazla zaman bulabilirsiniz. Ayrıca gün içerisinde bazı alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekir. Böylece bağımlılıklarınızdan kurtulabilirsiniz. Her sabah uyandığında ilk işi telefonunu kontrol etmek olan kişi, bir kaç hafta boyunca sabahları alışkanlık sırasını değiştirmeli. Uyumadan önce oyun oynayan arkadaş, bu gece bir kitap ya da dergi okumayı denemeli. İhtiyaç duyulduğu zamanlarda ve sınırlı süre bu araçları kullanmalısınız. Eğlenmek için alternatif yollar üretmelisiniz; farklı kültürlerden insanlarla tanışabilir, dernek ve ya kulüplere üye olmayı deneyebilir, becerilerinizi arttıracak kurslara hatta arkadaşlarınızla katılabilir, fotoğraf çekmeyi öğrenebilir, farklı spor kulüplerinde şansınızı deneyebilirsiniz...
Hayatımızı kolaylaştırmak için icat edilen bu araçların hayatımızda büyük bir soruna dönüşmesine izin vermemeliyiz.

Seda BİRCAN-Uzm. Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İletişim Çağında İletişimsizlik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Seda BİRCAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Seda BİRCAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Seda BİRCAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Seda BİRCAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Seda BİRCAN'ın Yazıları
► Çocukluk Çağında Depresyon Psk.Sinem ERUSTA
► İnternet Çağında Ebeveynlik Psk.Dnş.Fatma ZENGİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'İletişim Çağında İletişimsizlik' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayır Diyememek Şubat 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:54
Top