2007'den Bugüne 76,492 Tavsiye, 24,911 Uzman ve 17,131 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Depresyon: Nedenler, Tanı ve Tedavi
MAKALE #14680 © Yazan Psk.Soner EROL | Yayın Mayıs 2015 | 1,496 Okuyucu
Depresyon Nedir?

Depresyonun enerji kaybı, aktivitelere ve yaşama karşı ilgide azalma, üzüntü, iştah ve kilo kaybı, konsantre olma güçlüğü, kendini eleştirme, ümitsizlik duyguları, bedensel şikâyetler, diğer insanlardan geri çekilme, sinirlilik (irritabilite), karar verme güçlüğü ve intihar düşünceleri gibi çok çeşitli belirtileri vardır. Birçok depresif kişi anksiyeteli de hisseder. Çoğunlukla kaygı, mide bulantısı veya baş dönmesi hissederler ve bazen sıcak ve soğuk basmaları, görme bulanıklığı, kalp çarpıntısı ve terleme de olabilir. Klinik depresyon hafiften ağıra kadar değişir. Örneğin, bazı hastalar zaman zaman oluşan az miktarda belirtiden şikâyet eder. Ağır depresyondan mustarip diğer kişiler, sık, uzun süreli ve oldukça rahatsızlık verici çok sayıda belirtiden şikâyet edebilirler. Klinik depresyon, sevilen bir kişinin ölümünden sonraki yas tutmayla, ayrılık veya boşanma ile aynı değildir. Üzüntü, boşluk hissi, enerji azlığı ve ilgi kaybı yas sırasında normaldir; öfke ve anksiyete de normal yas sürecinin bir parçası olabilir. Klinik depresyon normal yastan ayrılır, fakat klinik depresyon bazen belirgin bir kayıp olmadan da ortaya çıkabilir. Ayrıca depresyon yastan daha uzun sürebilir ve kendini eleştirme, ümitsizlik ve çaresizlik duygularını içerebilir. Kendini hiç "depresif" hissetmediğini söyleyen bir kişi oldukça sıra dışı bir kişidir. Duygudurum oynamaları normaldir ve hayatımızda bir şeylerin eksik olduğunu ve bazı şeyleri değiştirmeyi düşünmemiz gerektiğini bildirmesi açısından faydalıdır. Fakat klinik depresyon duygudurumdaki basit oynamalardan daha ağır bir tablodur. Depresyonun çok çeşitli düzeyleri olduğu için, ağır olarak depresif olan bir hasta birçok tedavinin birlikte verilmesini tercih edebilir. Kimler Depresif Hale Gelir? Depresyon "sıra dışı" veya "deli" kişilerin başına gelen bir şey değildir. Her durumda görülebilir. Anksiyeteyle birlikte (depresyondan daha sık oluşur), ruhsal sorunlarımız "soğuk algınlığı" gibidir. Herhangi bir yıl süresince, çok sayıda insan majör depresyon yaşamaktadır: kadınların % 25'i ve erkeklerin % 12'si yaşamları boyunca bir depresif dönem geçireceklerdir. Başlangıç döneminden sonra yeni bir depresyon dönemi geçirme olasılığı da yüksektir. Depresyon yaygınlığındaki cinsiyet farklılığının nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Olası nedenler kadınların üzüntü ve kendini eleştirme duygularını açıklamaya daha istekli olmaları, erkeklerin ise depresyonlarını "maskeleyebilmeleri" veya alkol ve ilaç kötüye kullanımı gibi diğer problemlerin arkasına saklamalarıdır. Ayrıca, kadınlara erken yaştan itibaren çaresiz ve bağımlı olmak öğretilmiştir, Kadınlar erkeklere göre daha az ödül kaynağına sahiptir ve başarıları daha sıklıkla kesintiye uğrar. Depresyonun Nedenleri Nelerdir? Depresyonun tek bir nedeni yoktur. Depresyonu "çok nedenli" olarak değerlendiririz; yani, birçok farklı etken oluşumunda neden olabilir. Bu etkenler biyokimyasal, kişilerarası, davranışsal veya bilişsel olabilir. Depresyon bazı insanlarda bu alanların birindeki etkenlerden ortaya çıkabilir, fakat tüm bu alanlardaki etkenlerin bir bileşiminden kaynaklanması da olasıdır. Biyokimyasal etkenler ailenizin genetik yatkınlığını ve beyninizin şu anki kimyasını içerebilir. Kişilerarası ilişkilerdeki çatışmalar ve kayıplar, tıpkı streste artma ve olumlu, keyif veren deneyimlerde azalma gibi davranışsal etkenler gibi, depresyona neden olan etkenler olabilir. Bilişsel etkenler düşünmenin çeşitli çarpıtılmış ve uyumsuz çeşitlerini kapsayabilir. Davranışçı ve bilişsel etkenlere biraz daha ayrıntılı bakalım. Davranışlar Depresyonu Nasıl Etkiler? Aşağıda, depresyonda görülen davranışçı etkenlerin daha özgün bir listesi verilmektedir. 1. Ödüllerin kaybı. Hayatınızda son zamanlarda önemli bir kayıp-örneğin; iş, arkadaşlık veya yakınlık kaybı yaşadınız mı? Önemli yaşam zorlanmaları yaşayan İnsanların- özellikle de uygun başa çıkma becerileri yoksa veya bunları kullanmıyorlarsa- daha fazla depresyon eğilimine sahip olduklarını gösteren bilimsel kanıtlar oldukça fazladır. 2. Ödüllendirici davranışın azalması. Sizin için geçmişte ödüllendirici olan aktivitelere daha mı az katılıyorsunuz? Depresyon aktivite azlığı ve geri çekilme ile belirli bir tablodur, Örneğin, depresif insanlar televizyon izleme, yatakta yatma, problemler hakkında derin düşüncelere dalma ve arkadaşlarına şikâyetlerde bulunma gibi pasif ve ödüllendirici olmayan davranışlarla çok fazla vakit geçirdiklerini bildirmektedirler. Olumlu sosyal etkileşimler, egzersiz, eğlence, öğrenme ve üretkenlik gibi ödüllendirici davranışlarla daha az vakit geçirirler. 3. Kendini ödüllendirme azlığı. Çoğu depresif insan olumlu davranışları için kendisini ödüllendiremez. Örneğin; kendilerini nadiren överler veya kendileri için harcama yapma konusunda tereddütler yaşarlar. Çoğunlukla kendilerinin asla övülmeyecek kadar değersiz olduğunu düşünürler. Bazı depresif insanlar kendilerini överlerse tembelleşerek daha azına sahip olacaklarını düşünürler. 4. Beceri eksiklikleri. Sizde olmayan sosyal beceriler veya problem çözme becerileri var mı? Depresif insanlar kendilerini ortaya koyma,ilişkileri sürdürme veya eşleri, arkadaşları veya iş arkadaşları ile sorunlarını çözmekte güçlük çekebilirler. Bu becerilere sahip olmadıkları veya bu becerileri kullanmadıkları için daha fazla kişilerarası çatışmaları olur ve başlarına ödüllendirici olay gelme ihtimali de azalır. 5. Yeni ihtiyaçlar. Yeterince hazırlanmadığınızı düşündüğünüz yeni ihtiyaçlar var mı? Yeni bir şehre taşınmak, yeni bir işe girmek, ebeveyn olmak, bir ilişkiyi bitirmek ve yeni arkadaşlar bulmak birçok insanda belirgin sıkıntıya yol açar. 6. Çaresiz hissettiğiniz bir ortamda bulunmak. Depresyon, ödülleri ve cezaları kontrol edemediğiniz bir ortamda kalma sonucunda gelişebilir. Üzgün ya da yorgun hissedersiniz, ilginiz azalır ve ne yaparsanız yapın durumu düzeltemeyeceğinize inandığınız için çaresiz hissedersiniz. Ödüllendirici olmayan işler veya sonu olmayan ilişkiler bu duygulara yol açabilir. 7. Sürekli cezalandırmanın olduğu bir ortamda bulunmak. Bu özel bir çaresizlik türüdür: Sadece ödül alamamakla kalmaz, kendinizi diğerleri tarafından eleştirilip reddedildiğiniz bir durumda bulursunuz. Örneğin; çoğu depresif insan kendilerini birçok şekilde eleştiren ve inciten insanlarla vakit geçirmekte olabilir. Yukarıda sözü edilen sıkıntı ve kayıpların her biri sizi depresyona yatkın hale getirse de, mutlaka depresyonla sonuçlanmaları gerekmez. Yine de, bazı düşünme tarzları depresif hale gelme olasılığımızı arttırabilir. Tamamen suçlanacak kişi olduğunuzu, hiçbir şeyin değişmeyeceğini ve her şeyde mükemmel olmanız gerektiğini düşünürseniz depresif hale gelme ihtimaliniz artar. Sıkıntı ve kayıpla ilgili bu yorumlar kendiniz ve çevre hakkında sahip olduğunuz "bilişler" veya düşüncelerdir. Bilişsel terapi özellikle yaşam hakkındaki bu aşırı olumsuz bakış açınızı tanımlamaya, test etmeye, meydan okumaya ve değiştirmeye özellikle odaklanmıştır. Düşünceler Depresyonu Nasıl Etkiler? Bazı düşünce tarzları (bilişleriniz) depresyona neden olabilir. Bunlardan bazıları aşağıda tanımlanmıştır: 1. İşlevsiz otomatik düşünceler. Bu düşünceler kendiliğinden gelirler ve akla yatkın gibi gözüküp, aslında üzüntü, kaygı, öfke ve çaresizlik gibi olumsuz duygulara eşlik eden çarpıtılmış algıları yansıtırlar. Bu düşüncelerin bazı tiplerinin örnekleri aşağıda verilmiştir: Zihin okuma: "Yenilgiye uğramış biri olduğumu düşünüyor." Etiketleme: "Yetersiz biriyim." "Aptal." Geleceği görme: "Reddedileceğim." " Kendimi aptal durumuna düşüreceğim." Felâketleştirme: "Eğer reddedilirsem korkunç bir şey olur," "Anksiyeteli olmaya dayanamam." İki kutuplu (ya hep-ya hiç) düşünme: "Her şeyde başarısız oluyorum," "Hiçbir şeyden keyif almıyorum," "Benim için hiçbir şey yolunda gitmiyor." Olumluları yok sayma: "Bu sayılmaz çünkü herkes bunu yapabilirdi." 2. Uyumsuz (maladaptif) sayıltılar. Bunlar ne yapmanız gerektiği ile ilgili düşüncelerinizi içerir. Bunlar, depresif insanların yaşamaları gerektiğini düşündükleri kurallardır. Aşağıda örnekler verilmiştir: "Herkesin onayını almalıyım." "Eğer biri beni sevmiyorsa, bu, sevilmeye değer olmadığım anlamına gelir." "Kendi başıma kalırsam hiçbir zaman mutlu olamam." "Bir şeyde başarısız olursam, bu yetersiz bir insan olduğum anlamına gelir." "Başarısızlıklarım için kendimi eleştirmem gerekir." "Eğer bir sorunum çok uzun zamandır varsa, değişemem." "Depresif olmamalıyım." 3. Olumsuz kendilik kavramı. Depresif olan insanlar sıklıkla kusurları üzerine odaklanırlar, onları abartırlar ve olumlu özelliklerini küçümserler. Kendilerini sevilmeyen, çirkin, aptal, zayıf ve hatta zararlı olarak görebilirler. Depresyonun Bilişsel-Davranışçı Tedavisi Nedir? Depresyonun bilişsel-davranışçı tedavisi, depresyon yaşayan hastalar için oldukça yapılandırılmış, pratik ve etkin bir müdahaledir. Bu terapi, depresyonu, depresyona neden olan veya depresyonu sürdüren davranış ve düşünme kalıplarını tanımlayarak ve bunları ele alarak tedavi eder. Şimdiki duruma, şimdi-buradaki düşünce ve davranışlarına odaklanır. Sizinle birlikte terapistiniz eylemlerin veya eylem eksikliklerinin nasıl iyi veya kötü hissetmenize yol açtığına bakacaksınız. Daha iyi hissetmeye başlamanız için yapacağınız eylemler vardır. Siz ve terapistiniz, depresif hissetmenize neden olan olumsuz ve gerçekçi olmayan düşünce yollarını da inceleyeceksiniz. Terapi daha gerçekçi düşünmenin ve daha iyi hissetmenin araçlarını da size verebilir. Bilişsel-davranışçı terapide, siz ve terapistiniz öncelikle belirtilerinizi ve bunların şiddet derecesini tanımlayacaksınız. Sizden belirtilerinizi bilimsel olarak ölçen formları ve standart ölçekleri doldurmanız istenecektir. Başlangıç görüşmelerinde, benlik saygısını arttırmak, ilişkiyi iyileştirmek, utangaçlığı azaltmak veya ümitsizlik ve yalnızlığı azaltmak gibi elde etmek istediğiniz amaçları belirlemeniz istenecektir. Sizinle birlikte terapistiniz terapideki ilerlemenizi başlangıç belirti ölçümlerinize ve belirlediğiniz amaçlara doğru aldığınız yola bakarak gözleyecektir. Depresyonda Bilişsel-Davranışçı Terapi Ne kadar Etkilidir? Dünyanın her tarafında önemli üniversitelerde yürütülmüş birçok araştırma bilişsel-davranışçı terapinin majör depresyon tedavisinde antidepresan ilaçlar kadar etkili olduğunu göstermiştir. Yirmi görüşme süren bireysel terapi sonunda hastaların yaklaşık % 75'inde belirtilerde belirgin azalma görülmektedir. Bilişsel-davranışçı terapinin ilaçla birleştirilmesi bazı çalışmalarda etkinliği % 85'e yükseltmiştir. Ayrıca bilişsel-davranışçı terapideki hastaların çoğunluğunun, terapiyi bitirdikten 2 yıl sonra kontrol edildiklerinde duygudurumlarındaki düzelmeyi korudukları gözlenmiştir. Bilişsel-davranışçı terapide sadece belirtileri azaltmayı değil, bu belirtilerin geri gelmesini nasıl önleyeceğinizi size öğretmeyi de amaçlıyoruz. İlaçlar Faydalı Mıdır? Depresyon tedavisinde birçok ilacın faydalı olduğu bulunmuştur. Vücut sisteminizde terapötik bir etki oluşturmak için 2-4 hafta gereklidir. Bazı ilaçların olumsuz yan etkileri de olabilir. Bu yan etkilerin bazıları geçici olabilir, zamanla azalabilir, hatta diğer ilaçlarla birlikte kullanılarak düzeltilebilir. Bazı durumlarda, ağır depresyonu olan hastalar doktorlarına elektroşok tedavi seçeneğinin uygulanmasını danışabilirler. Bir Hasta Olarak Sizden Ne Bekleniyor? Depresyonun bilişsel-davranışçı terapisi sizin etkin katılımınızı gerektirir. Terapinin başlangıç fazında terapistiniz sizden depresyonunuz azalana kadar haftada iki kere gelmenizi isteyebilir. Depresyon, kaygı bozukluğu ve diğer ruhsal sorunlarınızı değerlendirmek için formlar doldurmanız ve depresyon tedavisini özel olarak anlatan bilgileri okumanız istenecektir. Ayrıca, terapist sizden haftalık olarak depresyonu ve terapinin konusu olan diğer sorunları değerlendirecek formları doldurmanızı isteyecektir. Aynı zamanda terapistiniz size, davranışınızı, düşüncelerinizi ve ilişkilerinizi düzenlemenize yardımcı olacak ev ödevleri verebilir. Depresyon yaşayan birçok hasta iyileşme konusunda umutsuz hissetse de, depresyonunuzun bu tedavi ile düzelme olasılığı oldukça yüksektir. Depresyon ve Anksiyete Bozukluklarında Tedavi Planları ve Girişimlerinden alınmıştır; Robert L. Leahy, Stephen J. Holand (2000)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon: Nedenler, Tanı ve Tedavi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Soner EROL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Soner EROL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Soner EROL Fotoğraf
Psk.Soner EROL
Adana
Psikolog
Bilişsel Davranışçı Klinik Psikoterapist, Cinsel Terapist, diplomate:Academy of Cognitive Therapy
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi61 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Soner EROL'un Yazıları
► Frengi: Tanı, Teşhis, Tedavi Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Takıntılar (Obsesif Kompulsif Bozukluk) : Sebepler, Tanı, Tedavi ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Mehmet Enver BAYATLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,131 uzman makalesi arasında 'Depresyon: Nedenler, Tanı ve Tedavi' başlığıyla benzeşen toplam 69 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mastürbasyon Ekim 2014
► Vajinismus Mart 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:02
Top