1997'den Bugüne 73,063 Tavsiye, 24,335 Uzman ve 16,562 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



KAYGI VE KORKU
MAKALE #18882 © Yazan Uzm.Psk.Fırat TURAN | Yayın YENİ Ekim 2017
KAYGI VE KORKU

KORKU, hastalıksal kuruntuya dayanan aşırı ve ürküntülü, sindirici, gerçek, beklenen ya da zihinsel olarak yaratılan bir tehlike karşısındaki duygusal yaşantıdır.

Yunanca ‘Phobos’dan gelen fobi kelimesi ‘hastalıksal korku’yu dile getirir. Bir acıya ya da kötülüğe uğrama olasılığından doğan ve aşırılığa varmayan korkular ise doğaldır.
En kuvvetli üç heyecandan biri de korkudur. Korkunun belki de en kötü yanı ürün vermeyen kısır bir heyecan oluşudur.

Korkuların temelinde kaygı ve endişe vardır. Kişiliğin yapısında doğal olarak bulunan ve belirli bir nesnesi olmayan kaygı, korkuda bir nesneye, kişiye, olaya, duruma bağlanmıştır. Kaygıyla korku arasında bir neden-sonuç ilişkisi yoktur. Çoğu kez de uyarımla orantılı olmayan biçimde ortaya çıkar. Kaygı, varlığımızı devam ettimemiz açısından önemli, gerekli ve doğal bir olgudur.

Korkudan sakınma, azaltma ya da ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler:
Korkuyu itiraf etme
Beden teması
Tanışıklık ve güven
Bilgi
Duygusal yakınlık-gevşeme
Maruz kalma

KAYGI, nedeni açık olmayan korku, güvensizlik ya da giderilemeyen isteklerden doğan sıkıntıdır. Artmış fizyolojik uyarılmışlık ve subjektif bir endişedir (Cox). Vücudun uyarılmışlığıyla birlikte bulunan sinirlilik, endişe ve sıkıntı duygularıyla ilgili duygusal durum olarak da ifade edilir (Weinberg ve Gould). Hançerlioğlu ise kaygıyı “tasa ve kuşku deyimleriyle anlamdaş. Hekimlik dilinde yürek darlığını doğuran sıkıntı” olarak tanımlamaktadır.

Kaygının Nedenleri

Heyecanların nedenlerini bireyin çevresini algılayış tarzından ayırmak olanaksızdır. Belirli bir ortam içinde kendisini güven altında ve huzurlu hisseden bireyde korku, ya da kaygı olmaz. Diğer yandan aynı çevredeki başka biri, çevreyi tehlikeli bulabilir ve bu algılamayla ilgili heyecanları yaşayabilir. Hangi sosyal ortamın nasıl algılanacağını içinde yetiştiğimiz kültür bize öğretir. Bu nedenle, hangi ortamın hangi tür kaygı yaratacağı bir kültürden diğerine farklı olabilir. Ancak, bütün toplumlar için geçerli bazı genellemeler yapmak olanağı vardır.

Kaygı bozukluklarının oluşmasına birçok neden yol açabilir; genetik yatkınlık, soy geçmişi, yetişme tarzı, inanç ve düşünme biçimi, kendi ifade ve ortaya koyma becerisindeki yetersizlik, sosyal yaşantılar vb. gibi.

Desteğin Çekilmesi: İlk defa evinden, ailesinden ve evdeki imkânlarından uzak kalmış, başka bir kentte öğrenime başlayan öğrenci buna örnek olabilir.

Olumsuz Bir Sonucu Beklemek: Pek hazırlanmadan sınava girme, trafik cezasının belirleneceği trafik mahkemesinde duruşmayı bekleme gibi olumsuz sonuçların ortaya çıkacağı durumlarda kaygı duyarız.

İç Çelişki: İnandığımız önemli bir fikirle, yaptığımız davranış arasında bir çelişki ortaya çıktığı zaman kaygı türünden bir gerginlik duyarız.

Belirsizlik: Gelecekte ne olacağını bilememek insanlar için en belli başlı kaygı nedenlerinden biridir.

Kişi tehlike veya tehdit yaratan durum ya da nesneden başka bir şeye odaklanamadığında savaşmak ya da kaçmak imkansızlaşır. Bu durumda kaygı, aşağıdaki belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur.

Psikolojik belirtiler: Endişe, tasa, dikkat ve motivasyonda bozulma, konsantrasyon bozulması, heyecan, huzursuzluk, sinirlilik, kötü bir haber alacağı beklentisi, irkilme, çıldıracakmış hissi, yabancılaşma – gerçek dışılık hissi, kişinin kendine ya da bedenine yabancılaşması.

Bedensel belirtiler: Çarpıntı, titreme, terleme, nefes almakta güçlük çekme, boğulacakmış hissi, ağız kuruluğu, göğüste sıkışma hissi, kulak çınlaması, yüz kızarması, elde terleme, baş dönmesi, huzursuzluk, gevşeyememe, uyku problemleri, vücutta gerginlikler ve çeşitli ağrılar.

Kaygı Çeşitleri


Durumluluk Kaygı: Bireyde gerginlik ve endişe yaratan durumlarda orta çıkan kaygıdır.
Sürekli Kaygı: Çevrelerindeki doğal uyaranları genelde tehdit edici bir durum gibi algılama eğilimidir. Bu tutum kişiliğin bir parçası olmuştur.

Bilişsel Kaygı: Kaygının zihinsel bölümüdür. Kişinin kendi negatif değerlendirmeleri veya başarıyla ilgili olarak negatif beklentileri tarafından ortaya çıkmaktadır.

Bedensel Kaygı: Doğrudan otonom uyarılmadan gelişen ve kaygı üzerinde etkili olan fizyolojik parametreleri göstermektedir.

Korku ve Kaygı Farkı

Gerçekten korkutucu bir nedeni olan korkular normaldir. Korkutucu bir nedeni olmayan korkular hastalıksaldır. Kaygı, belli bir nesnesi olmayan korkudur. Fobinin ise belli bir nesnesi vardır, ama o nesneden korkulmasının akli mantıksal herhangi bir nedeni yoktur.
Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, psikologlara atfen korku ile kaygı arasındaki belirgin farklarını şöyle vermektedir:

Kaynak: “Ben arıdan korkarım.” örneğinde olduğu gibi; korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
Şiddet: Korku kaygıdan daha şiddetlidir.
Süre: Korku daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.

Kaygının Fizyolojisi

Genel olarak kaygılı durumda bulunan bir hastada, bu durumla birlikte olan öznel ve nesnel birçok yakınma ve belirti bulunabilir. Bunlar önem sırasıyla ruhsal olandan bedensel olana doğru şöyledir: Endişe, gerginlik, güvensizlik, korku, panik, şaşkınlık, tedirginlik, ağız kuruluğu, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, çarpıntı, güçsüzlük, halsizlik, iştahsızlık, kan basıncı düşmesi ya da yükselmesi, kas gerginliği, mide-bağırsak yakınmaları, solunum sıklığında artma, terleme, titreme, uykusuzluk…

Hafif tedirginlikten paniğe kadar giden bir yelpaze üzerinde dağılan kaygıya ilişkin belirtiler, kişinin uyumunu bozmayan ya da bozan nitelikler taşıyabilir.

Sınav Kaygısı ya da Genellenmiş (Yaygın) Kaygı Bozukluğu

-Yaygın aksiyete bozukluğu, sosyal ya da mesleki işlevlerde önemli bozulmaya ya da kişide belirgin strese neden olan, çeşitli somatik belirtilerin eşlik ettiği aşırı ve yaygın endişe halidir.
-Kişi birçok olay ya da durum hakkında (işte ya da okulda başarı gibi) aşırı kaygılanıyorsa, her şey için evhamlanıyorsa, (en az 6 ay süreyle)
-Kaygıyı kontrol etmek istese de bunu başaramıyorsa,
- Bütün bunlara bir de aşağıdaki maddelerden en az üçü eşlik ediyorsa:
Huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe,
Çabucak yorulma,
Düşünceleri yoğunlaştırmada zorluk ya da zihnin durmuş gibi olması,
Sinirlilik, aşırı hassaslık,
Kas gerginliği,
Uyku bozukluğu (Uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük çekme)
genellenmiş (yaygın) kaygı bozukluğundan söz edilebilir.

Sınav kaygısı ile kişilik genel, sosyal ve kişisel uyum değerleri arasında ters yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin bu kişilik özellikleriyle ilgili uyum düzeyi arttıkça sınav kaygı düzeyi azalmaktadır. Kişilik genel uyumunun alt özelliklerinden aile ilişkileri, sosyal ilişkiler, antisosyal eğilimler, duygusal kararlılık ve nevrotik eğilimlerin sınav kaygısını etkileyen kişisel özelliklerdir. Sınav kaygısının kişilik özelliklerinden aile ilişkileri ile aynı yönlü, sosyal ilişkiler, antisosyal eğilimler, duygusal kararlılık ve nevrotik eğilimler arasında ters yönlü anlamlı ilişki olduğu
sonucuna ulaşılmıştır. Peleg-Popko’nun (2004) çalışmasında da benzer bulgular elde edilmiştir.

Sınav kaygısı, öğrencilerin eğitim sürecinde başarısını etkileyen önemli bir faktördür. Sınav kaygısını azaltmak için okul yönetimi, aile ve psikolojik danışmanlarla işbirliği yapılmalıdır. Bu durumda aşağıdaki önerilere uymakta fayda vardır.

ÖNERİLER

1. Öğrenciler sınavda başarılı olmalarını sağlayacak olan hazırlanma tekniklerini öğrenirlerse kendilerine olan güvenleri artacaktır. Böylece endişelerini kontrol etmek için önemli bir adım atmış olacaklardır.
2. Öğrenciler bedensel tepkilerini kontrol etmeyi başarabilirlerse hem zihinsel olarak hazırlıklı olabilecekler hem de sınavda bildiklerini ortaya koymaları kolaylaşacaktır.
3. Öğrencilerin sınavları varlıkları ve gelecekleri için bir tehdit olarak görmelerinin önüne geçilmesi için gerekli bireysel rehberlik çalışmaları yapılmalıdır.
4. Okul yönetimleri öğrencilerin sınav kaygılarını azaltmaya yönelik sosyal etkinlikler yapmalı, bu etkinlikler içerik bakımından zengin hale getirilmelidir.
5. Öğrenci velilerinin çocuklarına destek vermelerinin sınav kaygısını azalttığı yönünde bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yapılabilir. Velilerin bu desteği ne yönde ve nasıl vereceklerine ilişkin eğitsel çalışmalar yapılmalıdır.
6. Velilerin çocuklarının başarı ve başarısızlıkları karşısından aşırı tepkilerde bulunmamaları önerilebilir, bunun için uygulamalı eğitsel çalışmalar yapılabilir.
7. Sınav öncesi zamanlarda öğrencilerin endişelerini azaltmaya yönelik “nefes egzersizleri”, “gevşeme egzersizleri” yapılabilir.
8. Velilerin, çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamaları için gerekli bilgilendirici çalışmalar yapılabilir.
9. Okullarda öğretmenlerin öğrencileri sınavla disipline etme tavırlarının önüne geçilmelidir.
10. Öğrencilerin hem başarıya hem başarısızlığa aynı düzeyde tepki vermelerini sağlamak amacıyla grupla psikolojik danışma uygulanabilir.
11. Okullardaki rehberlik servisleri tarafından sınav kaygısını azaltmaya yönelik grupla psikolojik danışma ve sistematik duyarsızlaştırma uygulamaları yapılabilir.
12. Sınav kaygısını azaltmaya yönelik uzmanlar tarafından, kaygı ve endişeyle ilgili olarak “biyoritm” etkinlikleri yapılabilir.
13. Rehberlik servisleri tarafından, öğrencilerin sınavlardan önce neler yapmaları gerektiği konusunda gerekli bilgilendirmeler yapılabilir.
14. Öğrencilere yönelik “zaman yönetimi” konusunda eğitici-bilgilendirici çalışmalar yapılabilir.
15. Öğrencilere yönelik “doğru beslenme ve düzenli uyku” konularında bilgilendirici eğitimler verilebilir.
16. “Bugünün işini yarına bırakma” atasözünden yola çıkarak, öğrencilerin sınavlara hazırlanma çalışmalarını son güne / geceye bırakmamaları konusunda gerekli eğitici çalışmalar yapılabilir.
17. Sınavı iyi veya kötü geçsin, öğrencilerin sınavlardan sonra “kendilerini ödüllendirmeleri” konusunda gerekli telkinlerde bulunulabilir.
18. Öğrencilere ders çalışma yöntemleri hakkında bilgilendirici çalışmalar yapılabilir.
19. Öğrencilere “özgüven kazanma” konusunda gerekli rehberlik çalışmaları yapılabilir.
20. Öğrenciler sınavları zihinlerinde canlandırarak, bir tür sınava ön hazırlık amaçlı “zihinsel antrenmanlar” yaparak kaygılarını azaltabilirler.

KAYNAKÇA

HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.e., “Korku” mad.
KÖKNEL, a.g.e., s.73.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Korku” mad.,
COLE-MORGAN, a.g.e., s.90.
COLE-MORGAN, a.e., s.95.
KÖKNEL, a.g.e., s.263.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Kaygı” mad.
CÜCELOĞLU, İnsan ve Davranışı, a.g.e., s. 277.
CÜCELOĞLU, a.e., s. 277.
CÜCELOĞLU, a.e., s. 277.
CÜCELOĞLU, a.e., s. 278.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Korku” mad.
CÜCELOĞLU, a.g.e., s. 277.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Kaygı” mad.
KUTER, Kaygı ve Korku Notları
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"KAYGI VE KORKU" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Fırat TURAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Fırat TURAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fırat TURAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Fırat TURAN
Çanakkale ve İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Fırat TURAN'ın Makaleleri
► Çocuklarda Korku Uzm.Psk.Gonca RASLAYAN
► Korku ve Fobi Psk.Alican KAYA
► Çocukta Korku ÇOK OKUNUYOR Uzm.Psk.Arzu GÜNEŞ
► Çocuklarda Korku ve Psikoterapi Gülten DEMİRDÖVEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,562 uzman makalesi arasında 'KAYGI VE KORKU' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:59
Top