2007'den Bugüne 81,700 Tavsiye, 25,946 Uzman ve 18,152 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Klinik Görüşme Tüyoları
MAKALE #18956 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Kasım 2017 | 6,291 Okuyucu
KLİNİK GÖRÜŞME TÜYOLARI

İlk görüşmeden itibaren her danışanla yapılan görüşmeler birbirinden oldukça farklıdır. Terapistin görevi; danışanla Olumlu İlişki Kurmak, terapötik ittifak kurmak/ Bilgi toplamak/ Umut aşılamak/ Eğer durum uygunsa, anlaşılır ve yardımcı olacak önerilerde bulunmaktır.

Klinik görüşme 2 türlü yapılmaktadır. 1. Belirti ağırlıklı görüşme 2. İlişki ağırlıklı görüşme

Belirti ağırlıklı görüşme; Tanı koymak amaçlıdır, Sorular önceden hazırlanmıştır, görüşme çizelgeleri kullanılır, bazen kişilerin kendi doldurduğu ölçeklerden de yararlanılır.

Belirti ağırlıklı görüşmenin ilkeleri; Yansızlık, Kapsayıcılık, Çok kaynaktan bilgi alma, İyi gözlem yapma

İlişki ağırlıklı görüşme; Kişinin sözlü ve sözlü olmayan iletişimini gözlemeyi hedefler, kişinin çevresiyle kurduğu ilişkiler anlaşılmaya çalışılır, kişinin iletişim biçimleri, kişilik yapısı anlaşılmaya çalışılır, kişinin görüşmeci/terapistle ilişkili duyguları da anlaşılmaya çalışılır ve kişiyle konuşulur, aktarım ve karşıaktarım üzerine çalışılır.

İlişki ağırlıklı görüşmenin ilkeleri; Katı kuralları olmayan bir görüşme, kişilere serbest konuşma şansı verilir, üçüncü kulakla dinleme, yorum ve açıklamalara yer verilir, bilgi alma ile tedavi iç içedir, sorular yansız, yüksüz ve yargısız olmalıdır.

Görüşmenin amacı; Tanı koymak mı? Danışanın acısını hafifletmek mi?

İlişki ağırlıklı görüşmenin ilkeleri: 1. Saygınlık : Görüşmeyi yapan profesyonelin danışanı koşulsuz olarak olduğu gibi saygın bir birey olarak kabul etmesidir 2. Saydamlık : Kişinin duygu ve düşüncesini olduğu gibi ifade edebilmesi, içi dışı bir olması, olduğu gibi görünebilmesi ve dışa açık olması, ideal şekli ile cam gibi saydam olabilmesidir. 3. Empatik Anlayış: Terapist, danışanın duygu ve düşüncelerini hissedebilmeli, terapötik alyansı yakalayabilmelidir. 4. Aktarım : Klinik görüşmede, hastanın özellikle çocukluğunda geçen olayları, yakınlarına ve belli kişilerle ilgili olarak geliştirdiği bilinçli ve bilinçsiz duygu, düşünce ve isteklerini terapistine yöneltmesi anlamında kullanılır. Terapistin danışanına karşı bilinçli ya da bilinçsiz geliştirmesine de “Karşıt Aktarım” denir. 5. Direniş : Görüşmede, hastanın çeşitli kaygılarla bilinçaltı yaşantı ve duygularını bilince çıkarmaktan ve anlatmaktan kaçma ve engelleme eğilimidir. 6. Sorumluluğun Paylaşılması : Yardım amaçlı görüşmelerde, her iki tarafın sorumlulukları paylaşması ve kendilerine düşen sorumlulukları yerine getirmeleri gerekir. Tüm sorumlulukların terapistler tarafından alınması uygun değildir. 7. İlgilenme : Görüşülen kişi ile uyumlu ve güvenli bir ilişki kurulması görüşmeyi olumlu yönde etkiler. Empatik bir anlayış, arkadaşça bir tutum, güvenli bir ortam oluşturma, gizlilik ilkesine uyma, kişinin durumunu planlı olarak izleme, dikkatle dinleme, ilk harekete geçme sorumluluğunu kişiye bırakma ve bunun hissettirilmesi, danışana konuşma yönünden daha çok fırsat verilmesi , ilgi işaretleri olarak görüşmenin kalitesini olumlu yönde etkiler

Görüşme Teknikleri:

 Açık, yalın bir dil kullanılmalıdır,
 Teknik tabirlerden, jargondan, sofistike ifade kullanmak uygun değildir.
 Kişilerin belirli bir semptom için kullandığı yerel tabirleri kullanmak sıcaklığı sağlayabilir
 Görüşmede mümkün olduğunca kısa süre içinde ilişki kurmak
 Danışanın temel yakınmasını belirlemek
 Temel yakınmayı kullanarak geçici bir ayırıcı tanı yapmak
 Daha ayrıntılı sorularla olası tanıları dışlamaya çalışmak
 Soruların kesin cevaplarını aldığınızdan emin olmaya çalışmak
 Düşünce akışını/çağrışımlarını görmek için danışanın serbest konuşmasına izin vermek
 Hem açık, hem kapalı uçlu sorular sormak
 Danışan için zor veya ayıp olabilecek soruları sormaktan çekinmemek, örneğin: intihar/cinsel düşüncelerini sormak
 Görüşme sonunda danışanın da soru sorabilmesine izin vermek
 İlk görüşmeden danışanın size güven duyarak, mümkünse umutla ayrılmasını sağlamak

1. Dinleme : Görüşmenin temel tekniklerinden birisidir. İyi bir dinleyici olmak ve kişinin söylediklerinin gerçek anlamını iyice kavramak gerekir.

Etkili Dinlemenin Özellikleri Nelerdir?

 Dikkati vererek ve kesmeden dinleme,
 Ne söylendiğini, detayları ile hatırlama,
 Görüşme sırasında anlatılan ile hissedilen duyguyu iyi izleme,
 Duyguları daha iyi anlayabilmek için sözel olmayan ipuçlarına bakma,
 Görüşme sırasında durmalara ya da sessiz kalma durumlarına karşı toleranslı olmaya çalışma, Sessizliği bozacak sorular sormaktan kaçınmak,
 Kendinizi sakin hissedemediğiniz durumlarda sakinliği korumaya çalışma,
 Anlatılan durum ile ilgili olarak kendiniz o durumu yaşayan biri olarak kabu edip neler hissettiğinizi anlamaya çalışma

2. Soru Sorma : Ne zaman soru sorulmalı? a) Kişi söylemek istediği bir şeyi söyleyemediği ya da güçlük çektiği zaman konuşmasını kolaylaştırmak amaçlı soru sorulabilir. b) Kaygıların görüşme ilişkisini karıştırdığı veya kişinin kendisini güven içinde ve rahat hissetmediği anlarda soru sorulabilir veya ortaya çıkan durumlarla ilgili kısa açıklamalar yapılabilir. c) Görüşme sırasında arada atlanmış veya yarım bırakılmış konuları hatırlatıcı nitelikte sorular sorulabilir. d) Görüşme sırasında ifade edilen bilgilerin güvenirliğini, doğru hatırlanıp hatırlanmadığını kontrol etmek için sorular sorulabilir. e) Özel bir konuda bilgi almak ve görüşmeyi genişletmek, açmak ve bireyin duygusal davranışlarını gözlemek için de sorular sorulabilir.

YANLIŞ SORULAR

 Karını seviyor musun?
 Başın da ağrıyor mu?
 (Boşanmış birine) “Pişman değil misin?”
 (evlilik sorunları anlatan hastaya) “Boşanmayı düşünmedin mi?”
 (eşcinsel olduğunu açıklayan hastaya) « Utanmıyor musun?»
 (boşanmak üzere olan hastaya) “Çocukların neler yaşayacağını düşünmedin mi?”

Klinik Görüşme: Hem Bilim Hem Sanattır.

Terapistin özellikleri

 Sıcak
 Güvenilir
 Sınırları belli bir yakınlaşmaya izin veren
 Terapiye kendi kişiliğinden katkıda bulunan
 Duyarlı
 Eşduyum yeteneği olan
 Danışanı önce insan gibi görebilen
 Saygılı
 Esnek
 Önyargısız olmalıdır.
 Danışanlarla olumlu ilişkiler kurabilmeli ve tarapötik ittifak kurabilmeli.
 Psikoterapi yöntem ve tekniklerini bilmeli ve uygun şekilde uygulayabilmeli
 Danışan ve sorunlarıyla ilgili etkili değerlendirme yapabilmeli
 Yönlendirici olmamalı.


Temel Beceriler

1- Teknik Bilgiler

Görüşmede vereceğiniz tepkilerin danışanı nasıl etkileyeceği, Bilgi toplama ve yönlendirici olmamak

Etik konular

2- Kendinizin Farkında Olun

Diğer insanları nasıl etkilediğini ve onlardan nasıl etkilendiğinizi bilmeniz gerekir.

Sesiniz, görünüşünüz, göz teması, kişilerarası mesafe. Bu konularda kör noktalarınızı görmeye açık olun.
Sahip olduğunuz sosyal değerler, alışageldiğiniz davranış biçimleri, görüşmelerinizi nasıl etkileyebilir?

3- Diğerinin Farkında Olma

Gözlem ve değerlendirme becerileri
Görünüşü, ses tonu, beden duruşu, bunların hepsinin içinde bulunduğu durum ne kadar uygun olup olmadığı, durumunu nasıl açıkladığı, beklentileri ve geliş nedeni

İyi Görüşmeci

Ne yaptığını (teknik anlamda), Niye yaptığını, Kendisiyle ilgili konuların görüşmeye karışıp karışmadığını (kendi farkındalığı), Danışanın yaşına, cinsiyetine, içinde bulunduğu kültüre göre verdiği tepkilerin farkında olan kişidir

Etik konular: Uygun Sınırları Belirlemek

Danışanı yemeğe davet etmek, Borç almak, Tanıdığınız kişiler hakkında dedikodu yapmak, Ortak tanıdığınız danışanlar hakkında konuşmak, Fantezilerinizden söz etmek, Danışanı içinde bulunduğunuz dini, kültürel ya da siyasi oluşumlara çağırmak, İş başvurusu için tavsiye mektubu yazmak,

Görüşme Sırasında Yakınmaları Gruplayabilirsiniz

Düşünce güçlükleri (nörokognitif bir sorun mu?), Madde kullanımı, Psikoz, Duygudurum bozuklukları (mani, depresyon), Aşırı Anksiyete, kaçınma davranışları, uyarılmışlık, Fiziksel bedensel şikayetler, Sosyal ve ilişkisel sorunlar,

Sorunu Anlamaya Çalışmak İçin Durumu Anlamaya Yönelik Sorular Sormak

Nasıl yardımcı olabilirim?
Nasıl başlamak istersiniz?
Neler oldu?
Anlatmanın ne kadar zor geldiğini görebiliyorum, pek insan bunu yaşayabiliyor? Siz nasıl bir zorluk yaşıyorsunuz?
Bu durum ne zamandan beri var?
Ne kadar sık oluyor?
Siz buraya gelmeyi istemezken onların bu kadar ısrarcı olması sizi nasıl etkiliyor?
En çok ne zamanlar oluyor?
Kimler varken oluyor?
Onlar varken olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
En çok ne yaptığınızda oluyor/olmuyor?
Günlük yaşamınızı ne kadar etkiliyor?
İlişkilerinizi/işinizi/ailenizi ne kadar etkiliyor?


Yapılmayacaklar

Hemen yorum/yüzleştirme yapma
Jargon kullanma (ego güçleri, narsist, savunma mekanizması vs),
Mantıksallaştırma
Uyarma, azarlama, yanlış yaptığına ikna etme
Danışandan daha çok kızmak, üzülmek, endişelenmek vs


Gelme Nedenini Ve Beklentilerini Araştırmak

Buraya gelmeye nasıl karar verdiniz?
Nasıl bir beklentiniz var?
Gerçekçi beklentiler oluşturmak!
Daha önce gittiğinizde ne olmuştu?
Ne kadar gitmiştiniz?
Hangi nedenle gitmiştiniz? (eğer memnun kalmadıysa) Neler sizi olumsuz etkilemişti?


Yönlendirici Olmayan Dinleme Tepkileri

Danışana dikkatini yöneltme
Sessizlik
Yansıtma, başka kelimelerle açıklama
Açıklama
Duyguları yansıtma
Özetleme


Danışana Dikkatini Yönlendirme

Göz teması
Yüz ifadesi, baş hareketleri
Oturuş
Giyim
Görüşme yapılan yer


Sessizlik Durumunda

Konuşmaya devam etmesi için beklemek
Çok uzun sessiz kalıyorsa «<..dan söz ediyordunuz, durdunuz ne oldu?» diye cesaretlendirmek
Göz temasını sürdürmek
Çok sessiz kalmasına izin vermemek
«Bu konudan söz etmek istemediğinizi fark ediyorum, elbette bunu isteyebilirsiniz»
Aşırı kriz durumlarında, kişi konfüzyondaysa sessizlikten kaçınmak
Psikotik tablolarda sessizliği artırarak danışanın uyarılmasını artırmamaya çalışmak
Danışan sessiz kalmaktan rahatsız olduysa sizin onu rahatlatıcı tavırlar içine girmeniz
Sessizlik sırasında kendi tavırlarınızı fark etmeniz, ne zaman baskı hissediyorsunuz, ne zaman izin verici oluyorsunuz?

Yansıtmak

Etkili iletişim için oldukça önemlidir.
En temel amacı, danışanın temel meselesinin anlaşıldığını, duyulduğunu ona ifade etmek
Yaşadıklarının başkası tarafından nasıl duyulduğunu fark edebilmesi
Danışanın söylediklerini değiştirmeden düzeltmeden eklemeler yapmadan ona aktarmak
Uygun biçimde yapıldığında empatiyi sağlar ve ilişkiyi güçlendirir
Zor bir gün geçirmişsiniz ama üstesinden gelmişsiniz
Ödevlerinizde istediğiniz başarıyı yakalıyorsunuz ama sınavlar sizi kaygılandırıyor diye anlıyorum
Duyduklarınızdan/gördüklerinizden hoşlanmamışsınız anladığım
Onun söyledikleri sizi üzmüş diye anlıyorum
Siz kolay olacağına eminken bunlar yaşanmış
Olacakların sizin yaşamınızı zorlaştıracağınızı söylüyorsunuz
Çok beklenmedik bir anda olmuş

Açıklığa Kavuşturma/ Belirginleştirme Clarification

Sizin netleşmeniz ve konuyu belirginleştirmeniz için tam anlamadığınız yerleri sormak; ne hissetti? ne düşündü? ne yaptı?
Tam duyamadım kusura bakmayın, tekrar edebilir misiniz?
Olayların bu şekilde gelişmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?


Ana Noktaları Belirginleştirmek

Danışanın dediğini ona yansıtıp, ifade edip yönlendirici olan ya da olmayan sorularla devam etmek
Onlar ısrarcı olduğunda gelmeyi kabul ettiğinizi söylediniz, siz neden gelmek istememiştiniz?
Bu olayın sizi çok kırdığını anlıyorum, sonrasında neler oldu?
Siz istemediğinizi/bunun size ne kadar zor geldiğini belirtince onun tepkisi ne oldu?
Onun böyle yapması beklediğiniz bir şey miydi?


Özetlemek

Dinlediğinizi gösterir
Önemli konuların altının çizilmesine olanak sağlar
Her 2 tarafın da önemli konularda uzlaşmalarını sağlar
İşbirlikçi bir tutum
Özetlerken hızlı geçmemek, kişinin katıldığı katılmadığı noktaları belirleyip, yeterince anlaşılmamış noktaların olduğuna işaret koymak
Sonunda anladıklarınızın doğru olup olmadığını teyit etmek


Yönlendirici Dinleme Tepkileri

Duyguları kabul ederek normalleştirme
Duyguları yansıtarak yorumlama
Yeniden çerçeveleme
Yüzleştirme


Duyguları Yorumlama – İleri Empati

Belki de öğretmeninin sana güvenmediğini düşünmüş olabilirsin?
Yaptığın fedakarlıklar karşılığını bulamayınca çok incinmişsin ve ikinizin olayları farklı algılaması soruna yol açmış diye anladım
Sen ona doğruları göstermeye çalıştıkça o bunu görmek istemiyor
Farklı düşününce kavga ediyorsunuz diye anlıyorum
Anladığınız duyguyu kendi kelimelerinizle danışana geri vermektir aslında.


Yeniden Çerçeveleme

Ergen annesi olmak hiç kolay değildir. Genelde ergen anneleri ellerinden geleni yaptıkları halde bunun bir sonuca ulaşmadığını görürler. Sizin de benzer bir şey yaşadığınızı anlıyorum.
Bu herkesin ya da birçok başına gelir diye düşündüm seni dinlerken, oysa sen bunu aptallık yapmana bağlıyorsun diye anlıyorum
Onların dediğini yapmanın yalakalık olduğunu söylüyorsun bazen işimizi kolaylaştırmak için böyle davranabiliriz, sen nasıl düşünüyorsun?


Yüzleştirme

Danışanın söyledikleri ve/veya yaptıkları birbiri ile çelişiyorsa
Çok öfkeli bir şekilde «artık onunla ilgilenmiyorum»
Hiç etkilenmedim/umurumda değil diyerek gözleri doluyorsa
Bir yandan bu ilişki bitsin istiyorsun ama onu aramaya devam ediyorsun
Dikkatli yapılması gerekir. İyi bir ilişki olmadan yapılması ilişkiyi olumsuz etkiler.
Terapist-danışan ilişkisinin her şeyden önce “iki insanın ilişkisi” olduğunun vurgulanması, hem danışanın hem de terapistin terapötik süreci olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilen “insan olmaktan” kaynaklanan özelliklerini danışma sürecine taşıma olasılığından ileri gelmektedir. Terapötik süreci etkileyen ve sürecin arka planında yer alan bu özelliklerin, danışanın aktarım, terapistin ise karşı-aktarım geliştirmesine zemin hazırladığı söylenebilir.


Aktarım

Aktarım bireyin çocukluk çağında kendisi için önemli kişilerle yaşamış olduğu duygu ve tutumları şimdi ilişki kurduğu kişi ya da kişiler ile yeniden yaşaması; bu kişileri kendi çocukluğundaki algı ve duygulara göre değerlendirerek tepkiler göstermesidir.
Kendi yaşantılarını geçmişin ışığında yorumlamak insanların çok genel bir özelliğidir.

Aktarım Tepkisinin Özellikleri

1-Aktarılan duygu ve tutumlar çocukluk çağında önemli kişilerle ilişkide yaşanılmış olan tepkilerdir, 2-Aktarım tepkileri duruma uygun değildir,
3-Geçmişteki bir ilişkiden yeni bir ilişkiye bir yer değiştirme olmaktadır, 4- Aktarım tepkileri genellikle bilinç dışı ya da farkında olmaksızın olarak ortaya çıkar,
İyileşme ne terapiste ne de danışana bağlıdır. Terapist danışan arasındaki diyaloğa bağlıdır.
Aktarımı ele alırken «Geçmişin Şimdi ve Burada’yı nasıl etkilediğinin anlaşılması» ele alınır.
İyileştirici faktör aktarımın yorumlanması değil, terapist danışan arasındaki diyalog ilişkisidir. Terapist nötr ve objektif bir rol üstlenmez, rol yapmaz, belirli bir izlenim ortaya koymaya çalışmaz. Karşıdakini değiştirmeye çalışmadan otantik bir ilişki kurar.
Sorular yoluyla danışanın bağlantı kurması ve geçmişte bu tür davrandığı, düşündüğü, hissettiğinin sorumluluğunu alması için cesaretlendirilir. Ve bugün eğer isterse farklı davranabileceği farklı seçimler yapabileceği üzerinden gidilir.
Terapide Çalışırken İlk aşamalarda ya da iyi ilişki kurmadan aktarım üzerine konuşmaktan kaçınılmalıdır.


Direnç

Geç kalmak, görüşmeleri iptal etmek
Konuşmaktan ya da belirli konuları konuşmaktan kaçınmak, göz temasından kaçınmak
Kişinin ne yapması gerektiğini bilmesi ve yapmaması, kişinin kendisini koruması
Geştalt Terapiye göre direnç, kendi doğrularımızı bir başkasına kabul ettirmeye çalıştığımızda ortaya çıkar.
Dışardan kendisine kabul ettirilmeye çalışılan baskıya karşı, kişinin bütünlüğünü sağlayabilmek ve varlığını sürdürebilmek için kendisini savunması ve korumasıdır.
Eğer kişinin kendini koruma içgüdüsü yok edilmeye çalışılırsa kişi psikolojik bütünlüğünü koruyamaz ve varlığını sürdüremez.
Direnç kişinin bir parçasıdır. Direnci kırmak, kendiliği kırmak anlamına gelir.


Paradoks Değişim Kuramı

Değişim ancak bir süreliğine değişmemekle mümkün olur.
Değişim kişinin kendini ya da bir başkasının onu zorla değiştirmeye çalışmasıyla değil, değişimin ancak kişinin kendisi gibi olmak için zaman ve çaba harcamasıyla sağlanabilmektedir.
Eğer inatçı iseniz bunu abartın, kin tutmak istiyorsanız daha da kindar olun. İyice abarttığınızda sonunda inatçılığınızın ve kindarlığınızın azaldığını ve bunu özümsediğinizi göreceksiniz.
Terapistin danışanın değişmek isteyen tarafını desteklemesi, onu olduğundan farklı biri olması için zorlaması direncin artmasına yol açar.
Değişim için zorlanan ve acele ettirilen bir danışan kendisini güvende ve terapist tarafından kabul edilmiş hissetmez. O nedenle de kendini ortaya koymaya cesaret edemez.

Terapide dirençle ilgili çalışırken şu sorulara cevap bulunmaya çalışılır:
Danışan neye direniyor?

Nasıl direniyor?
Kendisini nasıl koruyor?
Kendisini neye karşı koruyor?
NEDEN sorusu sorulmaz; Yargılandığı hissini uyandıracağı ve çözüme katkısı olmadığı için. Sanki nedeni bilirsek sorunu çözebilirmişiz gibi gelir bize. Nedeni bilmek sorunu çözmez, çünkü psikolojik sorunların kökeni genellikle çocukluk dönemindedir, pek çok kişi bu dönemi hatırlamaz. Geçmişi değiştirmek mümkün değildir. Psikolojik sorunlar tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz


Ne Ve Nasıl Soruları

Ona kötü davranmana ne yol açıyor?
Ona ne zaman kötü davranıyorsun?
Ona nasıl kötü davranıyorsun?
Ona istediklerini nasıl anlatıyorsun?
Eğer sorunun yapısını bilirsek sorunu çözebiliriz.


İlk Görüşme/Görüşmeler (Değerlendirme Amaçlı Yapılır)

Aradığımız cevaplara ulaşmak için sorular:
Duygusal, zihinsel ya da davranışsal bir sorunu var mı?
Eğer varsa tedavi alması gerekir mi?
Ne tür bir yaklaşım ya da tedavi uygun olur?
Bunu kimden ne tür koşullarda alabilecek?


İlk Görüşmedeki Amaçlar

Danışanın temel şikayetini belirlemek ve ileriye yönelik amaçlar oluşturmak
Öykü alınması ve kişilerarası becerileri, tarzına yönelik gözlemler oluşturulması
Yaşam koşulları ve işlevselliği ne durumda
Nasıl yardımcı olabilirim?
Nasıl başlamak istersiniz?
Neler oldu?
En çok ne zamanlar oluyor?
Kimler varken oluyor?/olmuyor
Onlar varken olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
En çok ne yaptığınızda oluyor/olmuyor?
Günlük yaşamınızı ne kadar etkiliyor?
İlişkilerinizi/işinizi/ailenizi ne kadar etkiliyor?
İlk 5-15 dk arasında sorun ya da belirti listelerini belirleyip aklımızda tutmak


Görüşme Sırasında Yakınmaları Gruplayabilirsiniz

Düşünce güçlükleri (nörokognitif bir sorun mu?)
Madde kullanımı
Psikoz
Duygudurum bozuklukları (mani, depresyon)
Aşırı Anksiyete, kaçınma davranışları, uyarılmışlık
Fiziksel bedensel şikayetler
Sosyal ve ilişkisel sorunlar


Danışanın Geliş Amacı Çok Belirgin Değilse?

Yaşadığınız bu durum sizi oldukça üzmüş/incitmiş/kızdırmış/yıpratmış/ etkilemiş anladığım kadarıyla? Bu sorunlar günlük yaşamınızı olumsuz etkiledi mi?
Neler etkilendi/etkilenmedi?
En çok hangisi/hangileri etkiledi?
Yaşadığınız bu durumla ilgili buraya gelirken aklınızda ne gibi düşünceler vardı?


Birden Çok Sıkıntı Anlattıysa?

En çok hangisi sizi sıkıntıya sokuyor bu aralar?


Eğer Belirti/Belirti Listesi Oluştuysa

En son ne zaman oldu? Nasıl oldu? Neredeydiniz? Kimlerleydiniz? Öncesinde yaşadığınız bir olay oldu mu?
Nasıl başa çıktınız? Kimler yardımcı oldu?
Bugüne kadar en etkili çözüm ne oldu?/ en işe yaramayan ne oldu?
Ne kadar sık oluyor?
Bu sorun yaşamınızda neleri engelliyor? İş, ilişkiler, aile, sosyal yaşam
Eğer sizi sıkıntıya sokma düzeyini belirleyecek olsak kaç puan veririz? Bu sorun yüzünden hayatıma son veririm 100, hiç sıkıntı yaşamam 0 olsa, bu aralıkta düşünürsek kaç puan veririz sizce?
Bu konudan konuşmak sizi olumlu ya da olumsuz, herhangi bir şekilde etkiledi mi?
Etkilediyse nesi iyi geldi?


Sorunu Kavramsallaştırabilmek İçin

Davranış
Duygudurum
Duyum
İmgeleme, hayal
Biliş
Kişilerarası ilişkiler
Bunları etkileyen ilaç kullanımı var mı?


Davranış

Nasıl davranmıştınız?
Yapmak istemediğiniz hareketler olmuş muydu?
Durdurmak için nasıl davrandınız?
Daha sık yapmak istediğiniz davranışlar var mı?
Bu durumun öncesinde/sırasında/sonrasında ne tür davranışlar oluyor?
Somut düzeyde bilgiler edinmek önemli


Duygudurum

Bu durumda hangi duyguyu yaşıyorsunuz?
En çok hangi duyguyu yaşamak sizi rahatsız ediyor?
Bu durum öncesinde ve sonrasında hangi duyguları yaşıyorsunuz?


Duyum

O sırada/anlatırken yaşadığınız size rahatsızlık veren bir şey hissettiniz mi? Acı, ağrı, yanma, titreme, uyuşma gibi.
Hangi durumlarda oldu? Ne kadar sürdü? Nasıl geçti? İlaç kullandınız mı?
Arttı mı? Yavaş yavaş mı arttı, birdenbire mi?


Düşünce

Bunlar olurken ne düşünüyorsunuz?
Sizce en güçlü yönleriniz neler?
Çok kızdığınızda neler düşündünüz?


Kişilerarası İlişkiler

Bu durumdan kimsenin haberi var mı?
En çok kim bilsin/bilmesin?
En sevdiğiniz kişiler üzülmesin istiyorsunuz?
İşyerinde nasıl ortam var?
Aileniz hakkında neler anlatmak istersiniz?
En çok kimlerle vakit geçirirsiniz? En az kimlerle?
İlaç kullanımı/tıbbi durum
Herhangi nedenden dolayı ilaç kullanıyor musunuz?
Herhangi bir sağlık sorununuz var mı? Varsa, ne, ne zamandır var, tedavi alıyor mu?, nasıl anlatıyor?
Bu sağlık durumu ya da ilaçların yaşananlarla bir ilgisi olabilir mi?
Buraya gelmeye nasıl karar verdiniz? Niye şimdi karar verdiniz? Ne oldu? Yaşamınızda neler değişti?
Nasıl bir beklentiniz var?
Gerçekçi beklentiler oluşturmak!
Daha önce gittiğinizde ne olmuştu?
Ne kadar gitmiştiniz?
Hangi nedenle gitmiştiniz?
(eğer memnun kalmadıysa) Neler sizi olumsuz etkilemişti?


Kişisel Öykü Alma

Yönlendirici olan ve olmayan soruları karıştırma
Çok konuyu dağıtmadan
Çocukken başladı dediniz, neler hatırlıyorsunuz bununla ilgili?
Üniversitede başladı dediniz, neler olmuştu? Hangi okul? İlk sınıfta mı, sonra mı, derste mi, kantinde mi, en sevdiğiniz arkadaşınız<.
Askerlik nasıl geçmişti, koşullar nasıldı?
Boşandıktan sonra dediniz, niye boşandınız?
Anneniz nasıl biri, aranız nasıldır? Birlikte ne yaparsınız?


İşlevsellik

Bir gününüz nasıl geçiyor?
Hangi etkinlikler etkileniyor?
Bunları yaşarken bebeğinize bakmak da güçlük yaşadınız mı? Yardım alabileceğiniz kimler var? Almadıysanız niye almadınız? Almanız gerektiğini düşünüyor musunuz? Alacak olsanız kimden alabilirsiniz?
Hangi etkinlikler hoşunuza gidiyor? Hangileri gitmiyor?
Yaşamınızda neyin/nelerin değişmesini istersiniz? Birkaç yıl sonra neler farklı olsun istiyorsunuz yaşamınızda?
Bu değişiklikler nasıl olacak, ne düşünüyorsunuz?


Kuramsal Arka Plan

Hangi bilgileri nasıl aldığınız/BDT şimdiki problem/durum
Psikanalitik yaklaşım şimdiki problem ve kişisel öykü/Danışan merkezli yaklaşım şimdiki durum ve danışanın bunu nasıl algıladığı/Çözüm odaklı yaklaşım gelecek odaklı, şimdiki durum yerine gelecekte nasıl çözümler olacağı üzerine


Madde Kullanımı İçin Motivasyonel Görüşme Örneği

İlk 5-10 dk iyi ilişki kurmaya özen gösterin.
Neler yapıyorsun, ne iş yapıyorsun, öğrenci misin, kız arkadaşın var mı, nelerle ilgileniyorsun?
Anlattıklarından son zamanların biraz sıkıntılı geçtiğini anlıyorum/anlattıklarından her şeyin yolunda gittiğini anlıyorum? Alkol/ilaç/esrar kullanıp kullanmadığını sormam da bir sakınca var mı?
Birkaç bira dedin? Mesela kaç tane? Nerede içiyorsun? Hangi zamanlarda gidiyorsun? İçmeyi en sevdiğin içkiler hangileri?
Tüttürdüğünde/içtiğinde en çok neyi etkiliyor? Nasıl tavan yapıyor? Neye iyi geliyor? Kimlerle içiyorsun? Nereden alıyorsun?
Bunu kullanmak sağlığını nasıl etkiliyor? Karaciğerinde/akciğerinde sorun olduğunu biliyorum, ne düşünüyorsun?
Genel olarak kullanmanın yarar ve zararından çok kişinin yarar ve zararlarına odaklanan ifadeler kullanmak..
Bu yüzden çevrenden nasıl tepkiler alıyorsun? Seni eleştiren oluyor mu? Akıl veren, nasihat eden?
Bunlar suçluluğunu artıyor mu? Seni kızdırıyor mu?
Sabah uyanır uyanmaz içtiğin oluyor mu?
Kullanım Öyküsü
Nasıl başladın? Nasıl arttı? Azaldı mı? Hep aynı ölçüde miydi? Ne oldu değişti? Hiç endişelendiğiniz oldu mu? Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Görüşmeci uzman rolüne büründüğünde, danışanın savunmaları artabilir, sadece bilgi toplayın< onu önemsediğinizi hissettirin< Bu bilgileri <……. ile paylaşmamda bir sakınca var mı sizin için?

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI GÖRÜŞME SÜRECİ
MAJÖR DEPRESYON

• Belirtilerin en az iki haftadır günün önemli bir bölümünde devam ediyor olması
• Belirtilerin danışanın günlük işlevselliğini ciddi biçimde olumsuz etkilemiş olması
• Belirtilerin başka bir psikiyatrik veya tıbbi hastalığa bağlı olmadığının bilinmesi
• Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
• Kendinizi üzgün, mutsuz, çökmüş gibi hissediyor musunuz?
• Kendinizi çok daha yaşlıymış, dibe vurmuş gibi hissettiğiniz oluyor mu?
• Eskiden yapmaktan zevk aldığınız şeyleri artık yapmak istemediğinizi hissediyor musunuz?
• Canınızın hiçbir şey yapmak istemediği zamanlar oluyor mu?
• Yaptığım hiçbir şey bana keyif vermiyor, aksine daraltıyor diye düşündüğünüz zamanlar oluyor mu?
• Hiçbir şey yapmadan geçirdiğiniz zamanlar günün ne kadarını kaplıyor?
• Son zamanlarda kimseyi görmek istemiyorum, insanlarla konuşmak istemiyorum tarzı düşünceleriniz oluyor mu?
• Daha önce keyifle yaptığınız şeyleri yaparken sıkıldığınızı, bunaldığınızı hissettiğiniz oluyor mu?
• Her şeyin size yük, zor geldiği zamanlar- durumlar oluyor mu?
• Hala yapmaktan zevk aldınız aktiveleriniz neler?
• Peki, eskiden… zevk alırdınız, kendinizi zorlayıp yapsanız keyif alabilir misiniz?
• Son zamanlarda uykunuz nasıl? Uykuya dalmakta güçlük çekiyor musunuz? Sabahları her zamankine göre daha erken uyandığınız oluyor mu? Geceleri sık sık uyanıp tekrar uyumakta güçlük yaşıyor musunuz? Eskisine göre daha fazla uyuyor musunuz?
• Son zamanlarda iştahınız nasıl? Her zamankine göre daha çok ya da daha az yediğinizi düşünüyor musunuz? Kilonuz da herhangi bir değişiklik oldu mu?
• Vücudunuzun çeşitli yerinde dinmek bilmeyen ağrılar hissediyor musunuz? Bu ağrıların zaman zaman vücudunuzda gezindiği oluyor mu?
• Son zamanlarda cinsel isteğinizde bir değişiklik oldu mu? Eskiye göre partnerinizi daha az arzuladığınızı ,cinsel ilişkiyi daha az istediğinizi düşünüyor musunuz?
• Son zamanlarda fazla bir enerji harcamadığınız halde kendinizi halsiz, bitkin, yorgun hissediyor musunuz? «Kıpırdayacak halim yok» «sanki dünyanın yükü omuzlarımda» gibi düşünceler kapıldığınız oluyor mu?
• Hissettiğiniz, yorgunluk nedeniyle her şeyi yapmanın zor geldiği durumlar olabiliyor mu, her şeyin gözünüz de yor mu?
• Enerjim çekilmiş gibi hissettiğiniz oluyor mu?
• Kendinizi yavaşlamış, yavaş hareket ediyor, yavaş konuşuyor gibi hissediyor musunuz?
• «İçim içime sığmıyor, sürekli kıpır kıpır bir huzursuzluk var, durduğum yerde duramıyorum şeklinde hissettiğiniz oluyor mu?
• Son zamanlarda kitap okumakta, film izlemekte, konuşmayı takip etmekte güçlük çekiyor musunuz? Bunları yaparken odaklanamadığınızı, dikkatinizin dağıldığını; aynı sayfaya bir daha dönmek zorunda kaldığınızı veya filmin o kısmını kaçırdığınızı fark ettiğiniz oldu mu?
• Son zamanlarda düşüncelerimi toparlayamıyorum, belli bir konuya yoğunlaştırmakta güçlük çekiyorum şeklinde bir sıkıntı yaşıyor musunuz?
• Son zamanlarda daha unutkan oldum der misiniz? Daha fazla dalgınlıklarım oluyor diye düşünüyor musunuz?
• Son zamanlarda basit kararları bile vermekte güçlük çektiğiniz , birine danışma gereksinimi duyduğunuz oluyor mu?
• Son zamanlarda daha gergin ve sinirli oldum, olaylar daha sert ve daha hızlı tepki veriyorum der misiniz?
• Son zamanlarda insanların karşı daha alıngan ve kırılgan olduğunuzu, bir o kadar da kırıcı olabildiğinizi fark ettiniz mi?
• Son zamanlara eskiden tahammül edebildiğiniz, gülüp geçebildiğiniz şeylere tepki vermeye başladığınızı gözlemliyor musunuz, her şeyin üzerinize geldiği gibi bir hisse kapılıyor musunuz?
• Son zamanlarda olayların, insanların ve kendinizin hep olumsuz yönlerini ön plana çıkardığınız fark ediyor musunuz?
• Son zamanlarda geçmişe daha çok odaklandığınız, geçmişte yaşadıklarınızdan dolayı daha çok pişmanlık ve suçluluk yaşadığınızı , genel olarak ta kendinizi suçlama eğiliminizin arttığını düşünüyor musunuz?
• Kendinize değer veriyor musunuz? Son zamanlarda bu konudaki fikrinizde herhangi bir değişiklik oldu mu? Kendinize saygı duyar mısınız? Beğenir misiniz?
• Son zamanlarda umutsuzluğa kapıldığınız, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gibi düşünceler içine girdiğiniz oluyor mu?
• Son zamanlarda yaşamın anlamını yitirdiğinizi hissettiğiniz oluyor mu?
• Son zamanlarda ölümü düşündüğünüz oluyor mu?
• Ölsem de kurtulsam tarzı düşüncelere kapılıyor musunuz?
• Kendi ölümünüze ilişkin hayaller kurduğunuz oluyor mu ya da rüyalar görüyor musunuz?


MANİK ATAK

• Hayatınızda kendiniz çok enerjik, neşeli, çok konuşkan hissettiğiniz bir dönem oldu mu?
• Çok neşe ile çok üzüntü arasında hızlı geçişlerin kısa süreler içinde olduğu dönemler yaşadınız mı?
• Çok huzursuz ve gergin olduğunuz , sürekli insanlarla tartışmalar yaşadığınız bir döneminiz oldu mu?
• Bu davranışlar size de karakterinizin dışında, abartılı olarak göründü mü?
• Hastaneye yatmanız gerekti mi?
• Çok para harcıyor muydunuz? Çok ve gereksiz alışveriş yapıyor muydunuz? Maddi durumunuzu zora sokacak derecede para harcamanız oldu mu?
• Cinsel isteğiniz de artış olmuş muydu? Alışkanlıklarınıza uygun olmayan cinsel talepleriniz olabiliyor muydu?
• İnsanlar sizi daha şakacı buluyorlar mıydı? Gereksiz yerde şakalar yaptığınızı ya da güldüğünüzü ancak buna engel olamadığınızı düşünüyor muydunuz?
• Çok hızlı düşünüyor, kafanızdaki fikirlere yetişemediğinizi düşündüğünüz oluyor muydu? İnsanlar fikirlerinizi anlayabiliyor muydu?
• Pek çok şeyi yapmayı planladığınız, bir türlü zamanın yetmediği oluyor muydu?
• Siz konuşurken insanlar sizi durdurmakta güçlük çekiyorlar mıydı?
• Dikkatinizi toparlamakta güçlük çektiğiniz , kafanızda sürekli bir şeylerin uçuştuğu oluyor muydu?
• Önemli şeyler yapmak üzere olduğunuzu hissettiğiniz, ya da kendinizi önemli biri gibi hissettiğiniz oluyor muydu?
• Kendinizde özel güçler hissettiğiniz olmuş muydu?
• Çok fazla enerji harcamanıza rağmen hiç yorulmadığınızı hissettiğiniz oluyor muydu?
• Uykuya olan gereksiniminiz ne durumdaydı? Günde 2-3 saat uyku size yetiyor muydu?
• İştahınız nasıldı? Kilo vermiş miydiniz?
• Sadece kendinizin haklı diğerlerinin ise yanlış düşünüyor muydunuz?
• Dini konulara ilginizde bir değişiklik oldu mu? Çevrenizdekilere de bu konuda bir telkinde bulundunuz mu? Bu değişiklik sadece düşünceyle sınırlı kaldı mı, davranışlara da yansıdı mı?
• Başınıza adli bir olay geldi mi, kavgaya karıştınız mı, karakola gitmek durumunda kaldınız mı?
• Sürekli yeni projelere başladınız mı? Başladığınız projeleri bitirebildiniz mi?
• Ailenizle, arkadaşlarınızla ilişkilerinizde bir olumsuzluk yaşandı mı?
• İş yaşamınızda daha üretken oldunuz mu?

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Klinik Görüşme Tüyoları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     59 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Klinik Görüşme Nedir? Uzm.Psk.Şeyda UNCU
► İstismar Mağduru Çocukla Görüşme Psk.Sinem ÇİBAŞ KARLIKLI
► Klinik Depresyon Nedir? Psk.Selen MORAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,152 uzman makalesi arasında 'Klinik Görüşme Tüyoları' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:45
Top