2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Şizofreniye Klinik Bakış
MAKALE #18605 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Temmuz 2017 | 349 Okuyucu
Şizofreni; kişinin düşüncesini, hareketlerini, duygularını ifade şeklini, gerçeği algılamasını çarpıtan ve kişinin diğerleriyle ilişkilerini bozan ciddi bir beyinsel rahatsızlıktır. Şizofreni hastaları çoğunlukla toplumda, işte, okulda ve ilişkilerde problem yaşarlar. Bu nedenle şizofrenisi olan bireylerin çoğu yakınlarıyla yaşamakta ve onların bakımına ihtiyaç duymaktadırlar. Şizofreni kişinin neyin gerçek neyin hayali olduğunu anlayamadığı bir zihinsel hastalık, bir psikozdur. Hastalar gerçekle ilişkilerini kaybettiklerinde oluşan ani kişilik ve davranış değişikliklerine psikotik epizod adı verilir.

Tanı ölçütleri

A-Karakteristik Semptomlar
Bir aylık dönem boyunca bu sürenin önemli bir kısmında aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı
a- sanrılar
b- varsanılar
c- çağrışım bozukluğu
d- ileri derece dağılmış davranış örüntüsü
e- negatif semptomlar(aloji,avolüsyon, donuk duygulanım)

B- Toplumsal/Mesleki İşlev Bozukluğu

C- En az 6 ay süre, 6 ayın en az bir ayı A belirtileri olacak

D-Şizoaffektif Bozukluk/Duygudurum Bozukluk dışlanacak

E- Genel Tıbbi Durum/Madde Kullanımı Dışlanacak

F- Yaygın Bir Gelişimsel Bozukla İlişki
Bir ay boyunca bu belirtiler varsa tanı konulabilir.

YAYGINLIK VE SIKLIK

Dünyada yılda 1.5 - 3 milyon şizofreni hastasının olduğu bildirilmektedir.
Kadınlarda başlangıç yaşı, erkeklerden ortalama 5 yaş daha geç olup, genellikle hastalık daha iyi seyretmekte ve prognoz daha olumlu olmaktadır. Kadınların hastalık öncesi uyumları da daha iyi bulunmuştur, klinik iyileşmeleri daha iyidir ve daha fazla duygudurum belirtileri gösterirler.
Erkeklerde başlangıç yaşı 18-25 olarak belirlenmiştir.
45 yaş sonrası başlayan şizofreni geç başlangıçlı şizofreni olarak adlandırılır. Kadınlarda menopoz sonra 2. zirve gözlenir
Kalabalık nüfusa sahip kentleşmiş bölgelerde daha sık görülür
Yoksulluk, işsizlik, sağlık hizmetlerine ulaşmadaki kısıtlılıklar, evsizlik gibi etmenler şizofrenler için yüksek risk yaratırlar.
Şizofrenlerin daha çok Şubat- Mart aylarında doğdukları tespit edilmiştir.

OLUŞ NEDENLERİ

Nörokimyasal Anormallikler(dopamin,serotonin,glutamat,GABA hipotezleri)
Yapısal Beyin Anormallikleri
İşlevsel Beyin Anormallikleri
Genetik
Anne ya da baba hasta ise çocuklarda hastalık riski %12.5 -13.8
Hem anne hem hem baba hasta ise risk % 35 - 46
Tek yumurta ikizlerinde eş hastalanma oranı çift yumurta ikizlerine göre çok yüksek
Hamilelikte ve doğum sırasında virüs
Çevresel etmenler
Nörogelişimsel kuramlar- sinaptik budanma
Psikodinamik yaklaşımlar

HASTALIK ÖNCESİ KİŞİLİK VE UYUM

Genellikle sessiz, içe kapanık, arkadaşı az, yalnızlığı tercih eden, garip olarak nitelenen, sınırlı ve değişik ilgileri olan , güvensiz kişiler

Şizoid, şizotipal ve paranoid kişilik özellikleri gösteren kişilerde daha sık görülür.

KLİNİK BELİRTİLER

Vurdumduymaz, ilgisiz, çekingen, donuk veya dağınık görünüm
Ayrı bir dünyaymış hissi, ilişki kurmakta güçlük
Öz bakımda azalma
Kişisel hijyene dikkatte azalma
Başlangıç aşamalarında kafa karışıklığı(perpleksite)
Ses tonu tek düze, duygularını yansıtmıyor
Konuşma içeriği fakir/karışık/takip edilemiyor/dağınık/yavaş/ saçma
Çevresel/teğetsel/enkoheran çağrışımlar
Basınçlı konuşma

Duygulanım

Başlangıçta dünya yıkılıyor/benliği parçalanıyor duygusuna bağlı yoğun bunaltı
Giderek duygularda azalma ve donuklaşma-küntleşme
Anlamsız gülmeler, ağlamalar (uygunsuz duygulanım)
Postpsikotik çökkünlük

Varsanılar

Çoğunlukla işitsel varsanılar (emir veren, eleştiren, alay eden sesler)
Kendi sesinin kulağına gelmesi
Seslerle konuşma- tartışma- seslerin komutlarına uyma ya da karşı gelme
Kendi aralarında tartışan sesler
Görsel varsanılar
Dokunma varsanıları ( cinsel ilişki
Depersonalizasyon- derealizasyon
Şiddet davranışı ve intihar riskini arttırır.

Sanrılar

Kontrol sanrıları
Büyüklük sanrıları
Suçluluk sanrıları
Kötülük görme sanrıları
Alınma sanrıları
Somatik sanrılar
Erotomanik sanrılar
Düşünce sokulması, yayınlanması, çekilmesi, çalınması
Somut düşünme
Neden-sonuç ilişkilerinin giderek azalması
Mistik-metafizik uğraşlar
Çeşitli obsesyonlar
Uykusuzluk
Cinsel isteksizlik/aşırı mastürbasyon yapma
Ambivalans

Negatif Belirtiler

Duygulanımda kısıtlılık
İstemsizlik (avolüsyon)
Konuşma içeriğinin fakirleşmesi (aloji)
Anhedoni
Dikkat eksikliği
Sosyal içe çekilme

Katatonik Davranışlar

Aşırı ama amaçsız hiperaktivite/hipoaktivite
Bir yere uzun süre dalıp bakma
Hiç tepki vermeden uzun süre aynı duruşta kalma
Tuhaf yüz ifadeleri yapma
Çok az/hiç konuşma/ hiç hareket etmeme
İstemsiz olarak başkalarını hareketlerin/ konuşmalarını tekrar etme
Yemeyi, içmeyi, konuşmayı reddetme/ yönergelere direnç gösterme
Sürekli aynı konuya dönme/ anlamsız şekilde kelimeleri tekrar etme
Bal mumu esnekliği

ALT TİPLERİ

Paranoid
Katatonik
Farklılaşmamış
Dezorganize

BAŞLANGIÇ VE SEYİR

Başlangıçta; uykusuzluk, bunaltı, çabuk sinirlenme, odaklanma güçlüğü, okul başarısında düşme, sosyal geri çekilme, halsizlik, kendinden beklenen işleri yapamama
Alevlenme döneminde artı psikotik belirtilerin baskın olduğu tablo
Yatışma dönemlerine negatif belirtiler daha baskın
Hastaneye yatarak tedavi gören ve ilaç tedavisin devam eden hastaların yaklaşık %35-40’ı ilk yıl içinde ikinci psikotik atağı geçirir.
%30-40’ı orta-iyi derecede düzelir, uyumlu olabilir.

BAŞLANGIÇ VE SEYİR (Olumlu Gidiş Göstergeleri)

Ailede şizofreni öyküsünün olmaması
Ailede duygudurum bozukluğu öyküsünün olması
Evli olma
Hastalığın geç başlaması
Başlangıcın birden ve renkli belirtilerle başlaması
Hastalık öncesi uyumun iyi olması
Katatonik ve paranoid türler
Tedavinin erken başlaması ve tedaviye uyumun iyi olması
Sanı ve varsanıların baskın olması
Yüksek zeka düzeyi
Alevli hastalık dönemlerinin az ve kısa süreli olması
Hastalığın ortaya çıkışıyla ilgili stres etkenlerinin var olması

ÖLÜM VE İNTİHAR

Ölüm oranı toplum ortalamasından 2-4 kat fazla.
En önemli ölüm nedeni intihar (%10).
Hastaların %20-50’si intihar girişiminde bulunur.
İntihar, genellikle hastalığın akut döneminde ani şekilde ve işitsel varsanı ve sanrılar doğrultusunda gerçekleşir.
İntihar biçimi genellikle anlaşılması güç ve acayiptir.
Bazen postpsikotik depresyona bağlı olarak veya yeti yitiminin farına vararak çaresizlik sonucu planlı intihar girişimler de olabilir.

AYIRICI TANI

Bedensel Hastalığa veya Madde Kullanımına Bağlı Psikozlar
Bilişsel yetilerde çoklu bozukluklar olur. (bilinç-yönelim-algı)
Varsanılar ve sanrılar çoğu zaman ego-distoniktiktir.
Belirtiler kısa sürelidir(atak- madde etkisi)
İlaç/ hastalık öyküsü
Fizik muayene bulguları

ŞİZOFRENİYE BENZER PSİKOZLAR
Kısa Psikotik Bozukluk
• Bir aydan kısa süren varsanı ve sanrılar, işlevsel bozulma olabilir. Tam düzelme görülür.

Şizofreniform bozukluk
• Bir aydan uzun altı aydan kısa süren şizofreniye özgü prodromal ,aktif ve rezidüel dönemi kapsayan bozukluk, 1/3’ü tamamen düzelir, kalanı şizofreni veya şizoaffektif bozukluğa ilerler.

Sanrısal Bozukluk
Sanrılar düzenli, sistematik, neredeyse inandırıcı gibidir.
İşlevsellik oldukça korunmuştur.
Varsanılar ve çağrışım bozuklukları görülmez.
Duygulanım sıklıkla savunucu ve kuşkucu tarzdan kaynaklı olarak soğuk ve donuk gibi görünse de kısıtlılık yoktur. Aksine sıklıkla depresyon eşlik eder.
Süregen olgularda bilişsel yetilerde belirgin kayıp olmaz.
Başlangıç yaşı daha geçtir

Şizoaffektif Bozukluk
Bu tanı içi majör depresyon veya manik atak tanısına ek olarak duygudurum belirtilerinin görülmediği iki haftalık bir dönemde psikotik belirtilerin görülmesi ve psikotik belirtilerle duygudurum belirtilerinin aynı anda başlaması gerekir.
İşlevsellik daha iyi
Duygudurum belirtileri mevcut
Prognoz daha iyi

TEDAVİ

FARMAKOLOJİK TEDAVİ
EKT
PSİKOTERAPİ
PSİKOEĞİTİM

NEDEN PSİKOTERAPİ GEREKLİDİR?

Hastalara sosyal beceri kazandırmak
Hastaların becerilerine göre gelişmelerini sağlamak
Hastaların yaşam kalitesinin yükseltmeye çalışmak
Hasta yakınlarının hastadan beklentilerini gerçekçi düzeye çekebilmek
İyi bir terapötik işbirliği yaratabilmek
Tedaviye uyumu arttırabilmek
Hasta ve hasta yakınlarının hastalığı anlayabilmesini ve tedaviye katılımını sağlayabilmek
Hastalığın tekrarlarını ve hastaneye yatma sıklığını azaltabilmek(ilk bir yılda%40’dan %20’ye)
Hastaların bağımsız yaşama becerilerini geliştirmelerini sağlamak


Nasıl bir Psikoterapi?

Hastaya karşı dürüst, açık sözlü, ilgili, onu anlamaya çalışan, kısa sürede sonuç alamayınca onu bırakmayan, onu reddetmeyen , aşırı sevgi ve sıcaklık göstermeyen ancak çok da soğuk durmayan bir terapist eşliğinde.
Belirli bir psikoterapi akıma bağlı kalmadan hastanın bireysel durumuna göre ayarlanmış,
Gerektiğinde davranışçı yöntemleri de kullanabilen,
Yol gösterici, destekleyici, açıklayıcı,
hastalığa ve nükslere karşı içgörü kazandırıcı
uzun süreli bir ilişki oluşmasını sağlayan bir psikoterapi süreci


Psikoterapinin Hedefleri

Hastayla iyi bir işbirliği
Şizofreni belirtilerinin ve hastalık seyrinin hastaya ve aileye anlatılması
Pozitif ve negatif belirtilerin hasta üzerindeki etkilerini azaltıcı düşünce seçeneklerini önererek hastanın bu konudaki bakış açısının değişmesini sağlamaya çalışmak
Hastaların ilaçlarını düzenli alması için çeşitli öneriler getirmek
Hastaları yetenekleri doğrultusunda uğraşılara yöneltmek
Hastaların bağımsız yaşama ile yetileri kazanmalarına yardımcı olmak
Hastaların yaşamlarına ait basit sorumlulukları almaları konusunda hastaları ve ailelerini cesaretlendirmek
Hastaları derneklere yönlendirmek

Aile Terapisi

Aileden hastayla ilgili bilgi alırken hastanın şüphesini uyandıracak hareketlerde bulunmamak
Aileye bilgi verirken kesin yargılardan kaçınmak
Aileye hekim hekim hastanın dolaştırılmasının sakıncalarını anlatmak
Aile içinde yaşanan suçlamalar-öfkeler ve diğer zorlukları anladığını aile üyelerine hissettirmek
Aileyi hastalığın ciddiyetine karşı uyarırken korkutmaktan ve üzmekten olabildiğince kaçınmak ve empatik olmaya çalışmak
Aileleri tedaviye ikna etmek
Aileleri hastalık, ilaçlar, yan etkiler, hastalığın seyri ve prognoz konusunda bilgilendirmek ve tedavinin her aşamasına katmak
Ailelerin hastalardan beklentilerini gerçekçi düzeye indirmek
Ailelerin zihnindeki damgalamaları öncelikle yok etmeye çalışmak
Ailelerden ilaç kullanımı konusuna destek istemek
Ailelerden hastanın sosyal etkinliklere katılımı, bağımsızlaşma çabaları konusunda destek istemek
Aileleri derneklere yönlendirmek

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Şizofreniye Klinik Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     9 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG/ Psikoterapist/Yetişkin,Çocuk,Ergen,Çift Terapisti/Aile Danışmanı/CinselTerapi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi30 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Klinik Depresyon Nedir? Psk.Selen MORAY
► Hastanede Klinik Psikolog Olmak Yrd.Doç.Dr. Özge SOYSAL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Şizofreniye Klinik Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Histrionik Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2016
► Tik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Mart 2016
► Mahler'in "Ayrılma-Bireyleşme Süreci" ÇOK OKUNUYOR Mart 2016
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Mahremiyet Bilinci Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:37
Top