2007'den Bugüne 80,250 Tavsiye, 25,603 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Depresyonun En Güçlü Panzehiri Yeni Bir Bilişsel Çerçeve Yaratmaktır
MAKALE #20158 © Yazan Psk.Büşra YURTSEVER | Yayın Aralık 2018 | 338 Okuyucu
Genel anlamda depresyon; duygusal, bilişsel, davranışsal ve somatik belirtiler içeren bir duygudurum bozukluğudur. Depresyon duygusal, bilişsel, davranışsal ve somatik belirtilerle kendini gösteren; bunun sonucunda bireyde çökkün bir ruh haline, bireyin davranışsal etkinliklerinde bir azalmaya, zihinsel etkinliklerde bazı değişikliklere ve yer yer bedensel bazı yakınmalara neden olan; şiddeti bireyden bireye değişebilen bir duygudurum bozukluğu olarak tanımlanabilir (Amerikan Psikiyatri Birliği 1994; Kennedy vd. 1998; Tuğrul ve Sayılgan 1997).

Depresyonun etiyolojisine bakıldığında, psikososyal risk faktörlerinin çok önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Bu faktörler kişinin kendi depresyon geçmişi, kendine özgü kişilik özellikleri, herhangi bir yakının kaybı, düşük sosyoekonomik düzey, yetersiz sosyal çevre, olumsuz yaşam olayları, madde kullanımı ya da anksiyete gibi bir başka bozukluğun varlığı olarak sıralanabilir. Ancak bu faktörlerin her bireyde depresyona yol açacağı söylenememektedir (Kennedy vd. 1998).

Depresyonun bilişsel kuramında dört temel unsur olduğu ve bu unsurların depresyonuaçıklamada büyük önem taşıdıkları ileri sürülmektedir (Fennel 1989; Freeman 1992). Buunsurlar; a) bilişsel üçlü (cognitive triad), b) otomatik düşünceler, c) bilişsel çarpıtmalar,d) işlevselolmayan şemalardır.

a) Bilişsel Üçlü:

Bireyin kendini, dünyayı ve geleceği olumsuz olarak algılamasıdır. Bireyin kendini değersiz, yetersiz, ahlaki (moral) ya da fizikselolarak eksik algılamalarınıiçermektedir. Birey geçmişte olan olumsuz olaylardan kendini sorumlu tutmakta ve başkalarıtarafından beğenilmediğini düşünmektedir. Bireye göre bütün ilişkileri ve yaşantılarıolumsuzdur. Gelecek hep umutsuz olarak algılanmaktadır (Beck 1995; Fennel1989).

b) Otomatik Düşünceler:

Kurama göre, yukarıda sözü edilen olumsuz düşünceler otomatikolarak ortaya çıkmaktadırlar. Bu düşünceler kişi tarafından planlanmazlar, yargılanmazlarve oluşumları çok çabuktur. Otomatik düşünceler çok kısadır ve kişi düşünceden çok yaşadığı duyguya yoğunlaşır. Depresyondaki birey bu düşüncelerin doğru olduğuna inanmaktadır. Olumsuz otomatik düşünceler bireyde yalnızca düşünce şeklinde değilimge olarak da bulunabilirler. Depresyonun tedavisinde en önemli kavramdır ve tedavideilk olarak otomatik düşüncelerle çalışılmaktadır (Beck 1995; Fennel 1989; Savaşır1996).

c) Bilişsel Çarpıtmalar:

Depresyondaki bireyin kendini, dünyayı ve geleceği olumsuz algılaması bilgi işleme sürecinde gerçekleşen bazı hatalardan kaynaklanmaktadır. Bir başka anlatımla, bilgi işleme sürecinde bir hata olduğunda algılama sürecinde de bazı hatalar olmakta ve böylece kişi herhangi bir olayı çarpık bir biçimde değerlendirme eğilimine girmektedir. Bu durum depresyondaki bireylerde kendini, dünyayı ve geleceği olumsuz algılama olarak göstermektedir.

BİLİŞSEL ÇARPITMALAR :

• Ya hep ya hiç tanı düşünme: Herhangi bir durumun bir süreç içinde değerlendirilmek

yerine yalnızca iki boyutta ele alınmasıdır.

• Felaketleştirme: Daha gerçekçi sonuçların dikkate alınmadan geleceğin olumsuz

değerlendirilmesidir.

• Etiketleme: Kanıtların çok daha az yaralayıcı sonuçlara yol açma olasılığını görmeden,

bireyin kendine ve diğerlerine yargılayıcı sıfatlar yakıştırmasıdır.

• Seçici Algılama: Bir durumun özellikle belli bir ayrıntısının algılanarak, diğer

önemli özelliklerin göz ardı edilmesi.

• Abartma: Olumsuz olayların daha da büyütülmesidir.

• Aşın Genellerne: O andaki duruma çok uzak genel bir değerlendirmenin yapılmasıdır.

• Kişiselleştirme: Sıradan olumsuzluklardan bireyin kendini sorumlu tutmasıdır.

• Keyfi Çıkarsama: Kanıt olmadığı halde bazı keyfi sonuçlara ulaşılmasıdır.

• -meli, -malı cümleler: Kişinin kendine aşırı kurallar koymasıdır.

d) İşievselOlmayan Şemalar: Ara inançların oluşumu genellikle çocuklukta başlamakta

ve yaşam boyu gelişmektedir. Bu tür inançlar oldukça kalıcı ve değişime dirençlidirIer.

Beck ve arkadaşlarına göre işlevselolmayan şemalar üç grupta toplanabilir: başarı,

kabul edilme ve kontroL. Başarı grubunda olan bireyler kendilerine çok yüksek standartlar

koymaktadır. Kabul edilme grubunda olan bireyler sürekli bir sevilme ihtiyacı içindedirler.

Kontrol grubunda olanlar ise sürekli olarak çevresini kontrol etme ve güçlü olma

eğilimindedirler. Bu şemalar herhangi bir durumda etkinleşebilmektedirler.

Depresyonun gelişimi ve deprosyonla başetme kişilik tipleriyle yakından ilgilidir. Depresyonun oluşum süreci : Erken yaşantılar, İşlevi olmayan sayıltılar,Kritik olaylar, Düşüncenin etkinleşmesi, Olumsuz otomatik davranışlar ve Belirtiler ‘in varlığıdır.

Davramşsal: Etkinlik düzeyinde düşme, sosyal ilişkilerde azalma

Motivasyonel: ilgi ve istek kaybı

Bilişsel: Konsantrasyon güçlüğü, kararsızlık, intihar düşünceleri

Duygusal: Üzüntü, anksiyete, suçluluk, utanç

Somatik: Uykusuzluk, iştahsızlık... vb



TEDAVİ SÜRECİ : İlk Tedavi için kişinin uygunluğunun saptanması gerekir :

• Ne tür bir depresyon görülmektedir? Bipolar depresyonda, intihar eğilimi yüksek gruplarda ve endojen depresyonlarda ilk etapta bireyin hastaneye yatınlması ya da ilaç tedavisi görmesi gerekebilmektedir.

• Hangi şiddette depresyon yaşanmaktadır? Depresyon çok şiddetli ise ilaç tedavisi ya da hastaneye yatınlma uygun olabilir. Bu sorunun yanıtını bilmek, acil müdahale gerektiren belirtileri ve tedavide kullanılacak teknikleri belirlemek için de önemlidir.

• Hastanın olumsuz düşünceleri var mı? Hastada Beck'in kuramında yer alan bilişsel üçlünün olup olmadığı belirlenir. Ayrıca ümitsizlik ve intihar düşüncelerine özellikle dikkat etmek gerekmektedir.

• Hasta terapôtik işbirliğine uygun mu? Eğer hasta sorunlarını kendi başına çözmesi
gerektiğine ve tedaviden yararlanamayacağına inanıyorsa, bilişsel terapiden yararlanma olasılığı düşecektir.

• Hastanın baş etme beceri/eri var mı? Baş etme becerileri olan hastaların bilişsel terapiden yaralanma olasılığı daha yüksektir.

Tedavide kullanılan teknikler : Davranışçı Teknikler, Bilişsel Teknikler ve Önlemeye Yönelik Teknikler . Bu süreçte izlenilen yol : Tedavinin başlaması ve gerekli ilk müdahaleler. Olumsuz otomatik düşüncelerin belirlenmesi.Olumsuz otomatik düşüncelerin değiştirilmesi. Ara inançların belirlenmesi .Ara inançların değiştirilmesi. Ve bu çalışmların sonunda tedavinin sonlandırılması ve Uzun dönemli terapiye temel inançlara ulaşılması hedeflenir.

Bilişsel değerlendirmenin amaçlarını şöyle sıralamak mümkündür:

• Sorunun bilişsel-davranışçı formülasyonunu yapmak.
• Bu formülasyon doğrultusunda tedavi planı hazırlamak.
• Hastayı bilişsel-davranışçı yaklaşım konusunda bilgilendirmek.
• Tedavi için hastanın uygun olup olmadığını belirlemek.
ilke olarak, değerlendirmenin temel amacı, hastanın hangi tanı kategorisine girdiğini belirlemek değil, sorunun bilişsel formülasyonunu yapabilecek düzeyde bilgi edinmek olmalıdır.

Davranışsal görüşme de: Sorunun kısaca tanıltılması, Sorunun gelişimi üzerinde durmak, Sorun Davranışın Ayrıntılı Olarak Betimlenmesi. Sorun davranışın sürmesinde etkili olabilen faktörler: durumsal,davranışsal, bilişsel,duygusal,kişiler arası,fizyolojik ...açıklanmaya çalışılmalıdır.

Tedavide kullanılabilecek Envanterler ve ölçekler :

Beck Depresyon Envanteri-II (Beck Depression Inventory-II; BDI-II)
Otomatik DüşüncelerÖlçeği (Automatic Thoughts Questionnaire; ATQ)
FonksiyonelOlmayan Thtumlar Ölçeği (Dysfunctional Attitudes Scale; DAS)
Sosyotropi-Otonomi Ölçeği (Sociotropy-Autonomy Scale; SAS)
Beck Umutsuzluk Ölçeği (Hopelessness Scale; HS)
Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği (Submissive Acts Scale)
Suçluluk-Utanç Ölçeği (Guilt and Shame Scale)
Sosyal Karşılaştırma Ölçeği (Social Comparison Scale)
Çocuklar için Depresyon Ölçeği (Children's Depression Inventory)
Kısa Semptom Envanteri (Brief Symptom Inventory; KSE)
Çok Yönlü Depresyon Envanteri (Multiscore Depression Inventory; MDI)
Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI)
Depresyonda Bilişsel Tepkiler Ölçeği (DBTÖ)
Faktör Yaşam Kalitesi Ölçeği (PCASEE Quality of Life Seale)
Profiles of Mood Seale (POMS)
Cognition Cheklist (CCL)
WAIS·R

Psikolog BÜŞRA YURTSEVER
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyonun En Güçlü Panzehiri Yeni Bir Bilişsel Çerçeve Yaratmaktır" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Büşra YURTSEVER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Büşra YURTSEVER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Büşra YURTSEVER'in Yazıları
► Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ
► Stresin, Panzehiri Kahkaha Psk.Nihal ARAPTARLI
► Güçlü Bir Anestetik Madde:Öfke Psk.Burcu KIVRAK GÜÇER
► Ağlama: Bebeklerin En Güçlü Silahı Psk.Dnş.Onur AKKOCA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Depresyonun En Güçlü Panzehiri Yeni Bir Bilişsel Çerçeve Yaratmaktır' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aleksitimi / K Aralık 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:18
Top