2007'den Bugüne 80,248 Tavsiye, 25,604 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Panik Bozukluğu
MAKALE #20169 © Yazan Uzm.Psk.Gülcihan AGAEVA | Yayın Aralık 2018 | 360 Okuyucu
PANİK BOZUKLUĞU KESİNLİKLE ÖLÜME, ÇILDIRMAYA YA DA FELÇ OLMAYA YOL AÇAN BİR HASTALIK DEĞİLDİR.
VE
İLAÇTA ISRARCI OLMAK FAYDASIZDIR
PANİK BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ ÇOK KOLAYDIR YETERKİ BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ YÖNTEMİNİ KULLANAN BİR UZMAN BULUN
 PANİK ATAĞI NEDİR?
Panik atağı, kalp krizi değildir.
Panik atak tek başına bir hastalık değildir. Panik bozukluğu hastalığının bir kriteridir. Panik atağının belirtileri ve semptomları aniden gelişir, giderek şiddetlenir ve 10 dakika içinde şiddeti en yoğun düzeye çıkar; çoğu zaman 10-30 dakika (seyrek olarak da 1 saate kadar) devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Panik ataklar herhangi bir zamanda ve yerde olabilir. Mağazada alışveriş yaparken, sokakta yürürken, araba kullanırken hatta evde kanepede otururken bile panik atak geçirebilirsiniz.Bir panik atak, sizi ölmek üzere olduğunuz hissine kaptırır, ancak genellikle ataklar zararsızdır.
 Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma.
Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması.
Terleme.
Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma.
Soluğun kesilmesi.
Baş dönmesi, sersemlik, düşecek ya da bayılacak gibi olma duyumu.
Uyuşma ya da karıncalanma.
Üşüme, ürperme ya da ateş basması.
Bulantı ya da karın ağrısı.
Titreme ya da sarsılma.
Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme.
Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu.
Ölüm korkusu.
Bu belirtilerden en az 4 ya da daha fazlası oluyorsa buna panik atak diyoruz. Dörtten daha az belirtiler görülüyorsa Kısıtlı Panik Atağı tanımını kullanırız.

 PANİK ATAKLAR NASIL OLUŞUR?
Panik atağı bir korku kuşatmasıdır. Algılanan tehlikeye karşı birdenbire gösterilen tepkidir ve bir takım yoğun bedensel duyumlar (kalp hızında artma, terleme, soluğun kesilmesi, bulantı, bayılacakmış hissi...) buna eşlik eder. Tehlike algılandığı anda vücut kendini hızlı bir şekilde 'savaş ya da kaç' tepkisi için hazırlar. Bununla beraber kalp atış hızınız yükselir, daha hızlı nefes almaya başlarsınız. Tüm vücudunuz gergin ve harekete geçmeye hazır hale gelir. Kaç ya da savaş tepkisi, bir insanın saldırı ve tehlike ile karşılaştığında verdiği otonom bir tepkidir. Bu tepki öğrenilemez ve öğretilemez. Bir hayatta kalma ve mücadele etme donanımı olarak doğuştan gelir. Tüm bunlar ortada gerçekten hemen başa çıkılması gereken bir tehlike varsa iyidir. Ancak bu sürekli yaşandığında ise zihin ve beden üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmekte, sonuçları günlük yaşamı olumsuz etkileyebilmektedir.
 PANİK BOZUKLUĞU NEDİR?
En az bir panik atağı geçirdikten sonra aşağıdakilerden biri ya da ikisinin en az bir ay süreyle olmasıdır.
1. En az bir panik atağı geçirdikten sonra kişide başka panik ataklarının olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla (kalp krizi geçirme, nefessiz kalma, çıldırma...) ilgili olarak sürekli bir kaygı duyma ya da tasalanma halinin olması.
2. Ataklara neden olabileceklerini düşündükleri etkinliklerden vazgeçme (spor yapmaktan ya da tanıdık, bilindik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışların oluşması) ve ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alma.
 PANİK BOZUKLUĞU NASIL OLUŞUR?
Panik Bozukluğu, beklenmeden ortaya çıkan, özünde zararsız olan ancak hasta tarafından yoğun korku duyulan göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes alamama, terleme, titreme, bazen de bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik; düşecek ya da bayılacakmış gibi olma, uyuşma ya da karıncalanma gibi bedensel belirtiler, hastayı dehşet içinde bırakır. Bu belirtilerin hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi ve yanlış yorumlanması sonucunda 'kalp krizi' geçirdiğini ya da felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir ölüm korkusu ya da felç olma korkusu yaşanması ile 'öleceğim', 'felç olacağım', 'çıldırıyorum', ya da 'kontrolümü kaybedeceğim' şeklinde yanlış yorumlanması ile oluşur. Kısaca panik bozukluğu, 'korkudan korkma' hastalığıdır.
 HASTALARIN ACİL SERVİS DENEYİMLERİ
Panik atak belirtilerini yaşayan hastaların çoğunluğu kalp krizi geçiriyorum inancıyla ve ölüm korkusuyla kendini en yakın doktor ya da acil servise atar. Ancak hastanedeki tüm tetkiklerde (film, EKG, BT ve diğer incelemelerde) hiçbir şey bulunmaz, kalp krizinin olmadığı sonucuna varılır. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda genelde hasta ve hasta yakınlarına bu durumun stresten olduğu şeklinde bilgilendirme yapılır. O an hasta biraz rahatlayarak evine döner ancak bir süre sonra yeni bir panik atağı ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşayarak hastaneye koşturur. Çünkü panik atağın yoğun etkisiyle hakikaten kalp krizi geçirdiklerini düşünmektedirler. Tekrardan bütün incelemeler yapılır ve bu belirtileri yaşamasına sebep olacak herhangi bir hastalığının olmadığı ve kalp yönünden sağlam olduğu söylenir. Ancak hasta buna ikna olmaz ve teşhis konulamayan bir hastalığım var düşüncesiyle durumu felaketleştiren inançlara sahip olur.
Tekrarlayan panik ataklarla birlikte hastada 'beklenti anksiyetesi' oluşur. Ataklar arasındaki sürede hasta ne zaman yeni bir panik atak dalgası gelip beni vuracak diye gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde korkarak beklemeye başlar. Atakların çoğunlukla belirsiz zaman ve yerlerde gelmesi beklenti kaygısını daha çok arttırır. Hastalar atakların olası sonuçlarını düşünerek üzüntü duyarlar ve ölme, nefessiz kalma, denetimini yitirme, çıldırma ya da bayılma kaygılarını taşırlar. Bir süre sonra, panik atağı belirtileriyle başa çıkabilmek ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları 'felaketlere' karşı önlem almak için davranış biçimlerini değiştirirler.
Davranış değişikliklerine verilebilecek örnekler:
• Yanında ilaç su ya da diğer güvenlik gereçlerini taşıma
• Bedensel uyarılmada artışla giden, panik benzeri belirtilerin tetiklendiği, spor ya da cinsel etkinlikte bulunmaktan kaçınma
• Evden ayrılırken yanında birinin bulunması konusunda ısrar etme
• Panik duygularıyla savaşmak için alkol içme
• Kafein, alkol ya da benzeri maddelerden uzak durma
• Sık sık nabzını ya da kan basıncını ölçme
• Eşinin, her zaman, nerede olduğunu bilmek isteme
• Sinema ya da lokantada hep çıkışa yakın oturma
• Bayılacağından korkan kadın hastanın sokağa çıkmak zorunda olduğu zaman, bayılıp yere düştüğünde bacakları görülmesin diye pantolon giyinmesi
• Kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastanın önlem olarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tutması, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalışması
Panik bozukluğunda en sık ortaya çıkan davranışsal değişiklik 'agorafobik kaçınma' nın gelişmesidir. Hastaların % 60 ‘ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar.

 Agorafobi Nedir?
Bir panik atağının yaşanması ya da panik atağı benzeri belirtilerin ortaya çıkması durumunda, yardım sağlanamayabileceği ya da kaçınmanın zor olabileceği ortamlarda ya da durumlarda bulunmaktan korku duymaktır.
' Ya kalabalığın içinde aniden gelen çarpıntı, nefessiz kalma, endişe hali beni çok zor durumda bırakırsa? Ya orada yardım isteyebileceğim hiç kimse olmazsa? Tek başıma ne yaparım? Ya ölür kalırsam? Ya çıldırırsam?'gibi felaketleştirilmiş inançlar ve korkular panik bozukluğu hastalarını daima yoklar ve hastanın hareket alanı giderek kısıtlanır.


Agorafobisi olan kişilerin bulunmaktan kaçındıkları ortamlar için verilebilecek örnekler:
• Kalabalık yerler: Süpermarketler, sinemalar, tiyatrolar, alışveriş merkezleri, spor etkinlikleri
• Kapalı ve kaçınmanın zor olabileceği yerler: Tüneller, metrolar, dar basık ve küçük odalar, asansörler, uçaklar, otobüsler
• Araba kullanma: Uzun yollar ve köprüler, karışık trafik. Arabada yolcu olmaktan da zorluk çekebilir
• Evden uzakta olma: Bazı hastalar, evlerinin çevresinde, belirli, güvenli bir uzaklık belirlerler ve belirledikleri uzaklığın ötesine geçmekte zorlanırlar. Seyrekte olsa, evden çıkmak tümüyle olanaksız bir duruma gelebilir.
• Tek başına olma: Özellikle yukarıda sözü edilen durumlarda, tek başlarına kalmakta zorlanırlar

PANİK BOZUKLUĞU TEDAVİSİNDE ETKİLİ OLDUĞU KANITLANMIŞ
BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TEDAVİ YÖNTEMİ
Bilişsel-davranışçı terapi, panik bozukluğu tedavisinde etkinliği en iyi araştırılmış yöntem olup, sıklıkla tercih edilir.
Bilişsel davranışçı terapi yöntemine göre panik bozukluğu, stres ile tetiklenen korku sisteminin sonucunda orta çıkan tamamen zararsız olan panik atağı belirtilerinin hasta tarafından yanlış bilgi ve inançlarla kötü bir hastalığın belirtileri olarak yorumlanması ve korkudan korkma halidir.
Bu tedavinin öncelikli amacı, hastanın panik belirtileri ile korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesidir. Yani, panik bozuklukta beden duyumlarının yanlış yorumlanması söz konusudur. Tedavi için de yorum hatalarının ve felaketleştirilmiş inançların düzeltilmesi amaçlanır. Bu sebeple yukarıda bahsedildiği gibi, hasta, panik ataklarının ve panik bozukluğunun doğası hakkında bilgilendirilir.
Hastalar panik atağı belirtilerini yaşamaktan korktukları için bu belirtilerin yaşana bileceğini tahmin ettikleri durum ve yerlerden kaçınarak kendilerine önlem alırlar. Ancak, bilişsel davranışçı kurama göre korkulandan kaçarsak (uçağa binmeme, kalabalık yerlere gitmeme, araba kullanmama...) o korku hayatımızın tamamını kuşatır ve bu kaçınma davranışları panik bozukluğunun devamlılığını destekler.
Korkuyla baş etmenin en güçlü yollarından biri, korkulan durumla doğrudan karşı karşıya gelmektir. Araba kullanma, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunma gibi korkulan agorafobik durumlarla karşı karşıya kalma, böylesi durumlarda kalmaktan korkmayla bahşetmenin çok etkili bir yoludur.
Bu tedavide uzman ve hasta bir plan dahilinde hastanın korku ve panikleri nedeniyle tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumları en az korku duyulandan en fazla olana doğru listeler, korku seviyesinin en düşük olduğu durumla tedaviye başlanır ve hasta basitleri yapabilir hale geldikçe sırasıyla zor olanlara doğru geçilerek bütün korkulan durumlar bitinceye denk çalışma sürdürülür. Her bir korkulan durum, korku seviyesi düşene kadar tekrar tekrar önce hastanın hayalinde canlandırılır sonra aynı korkulan durumla gerçek hayatta yüzleşmesi, korkularının üstüne gitmesi sağlanarak korkularını yenmesi amaçlanır.
Panik bozukluğu tedavisinde kişiye soluk alıp verme yeniden öğretilir çünkü hızlı soluk alıp verme panik belirtilerini tetikler. Buna hiperventilasyon adı verilir. Soluk alıp vermenin yavaşlatılması yoluyla, panik atakları sırasında hızlı soluk alıp verme yüzünden daha da kötüleşen belirtilerin azaltılmasına çalışılır.
Panik Bozukluğu tedavisinde ortak kanı, akut dönemde ilaç tedavisinin etkisi hızlı ve güçlü iken, uzun vadede kalıcı başarı sağlamak için bilişsel davranışçı terapinin mutlaka uygulanması gerektiğidir çünkü, ilaç tedavisi belirtilerin geçici olarak ortadan kalkmasını sağlar ilaç bırakıldıktan sonra hastalık daha çok depreşebilirken, bilişsel davranışçı tedaviyle iyileşenlerde bu depreşme daha küçük oranlarda görülmektedir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemi ile tedavi olmuş hastaların 5 yıl içinde yeni atak geçirmeme oranları %80’ leri aşmaktadır. Bu yöntemle panik bozukluğunun hayattan bezdirici etkisinden kısa sürede kurtula bilirsiniz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülcihan AGAEVA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülcihan AGAEVA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gülcihan AGAEVA Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülcihan AGAEVA
İçel (Mersin)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülcihan AGAEVA'nın Makaleleri
► Panik Bozukluğu/Panik Atak Nedir ? Psk.Damla EYÜBOĞLU
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Dr.Psk.Haluk ALAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Panik Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:25
Top