2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Anksiyete Bozukluğu: İçimdeki Karanlık His!
MAKALE #20265 © Yazan Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ | Yayın Ocak 2019 | 356 Okuyucu
Anksiyete bozukluğu günümüzde çok sık rastlanan, insanları sebepsiz ve gereksiz bir şekilde endişeye, tedirginliğe, korkuya sevk eden bir rahatsızlıktır. Anksiyete; kaygı, stres, korku, endişe, bunaltı, iç sıkıntısı, bunalım şeklinde de tarif edilmeye çalışılmış bir kavramdır. Kimi zaman hepimizde belirli dönemlerde durup dururken birdenbire bir iç kararması, bunalma hali söz konusu olabilmektedir. Kaynağı belli olmayan, anlam veremediğimiz bu hal uzun süre devam ederse anksiyete bozukluğundan şüphelenebiliriz.
ANKSİYETE BOZUKLUĞU NEDİR?
Bedensel belirtilerin de eşlik ettiği sebepsiz korku, kaygı, endişe halini anksiyete bozukluğu olarak tanımlayabiliriz. Fakat her anksiyeteye hastalık gözüyle bakmak doğru değildir. Belirli bir yaşam olayı veya olaylarının ardından gelişen anksiyete her insanda görülebilecek türdendir. Fakat sebepsiz bir şekilde kötü bir şey olacakmış hissi farklıdır.
Anksiyete bozukluğu da tıpkı Panik Atak gibi artık günümüzde sık kullanılan ve bilinen bir kavram haline geldi diyebiliriz. Hiç şüphesiz bunda yaygınlık oranının yüksek olması etkilidir. Bunun yanında Anksiyete bozukluğu olan ünlüler de olunca bu kavramın popülaritesi iyice artmıştır.
Kadınlarda daha yüksek oranda görülen anksiyete bozukluğu aslında çocukluk ve ergenlikte ilk sinyallerini vermektedir.
Anksiyete Bozukluğu Belirtileri
1. Huzursuzluk
2. Tedirginlik
3. Gerginlik
4. Sıkıntı
5. Daralma
6. Dikkatini toplayamama, bir konuya yoğunlaşamama
7. Çabuk yorulma
8. Uyku bozuklukları
9. Kolay irkilme
10. Tetikte olma
11. Baş ağrısı
12. Baş dönmesi
13. Sersemlik hissi
14. Kulaklarda uğuldama, çınlama
15. Bulanık görme
16. Ağız kuruluğu
17. Kalp çarpıntısı
18. Nefes darlığı
19. Göğüste basınç
20. Sık soluk alıp verme
21. Ağrı duyumları
Ne Zaman Yardım Alınmalıdır?
1. İş ve aile hayatını etkilemeye başlamışsa,
2. Kişilerarası ilişkilerine yansımışsa,
3. Gün içinde çok sık oluyorsa ve gün boyunca devam ediyorsa,
4. En az 6 aydır devam ediyorsa, yardım almak gereklidir diyebiliriz.
Anksiyete Bozukluğu Çeşitleri
1. Ayrılma Kaygısı Bozukluğu
2. Seçici Konuşmazlık (Mutizm)
3. Özgül Fobi
4. Sosyal Fobi – Toplumsal Kaygı Bozukluğu Belirtileri
5. Panik Bozukluk
6. Yaygın Kaygı Bozukluğu
7. Maddenin/İlacın Yol Açtığı Kaygı Bozukluğu
8. Tanımlanmamış Kaygı Bozukluğu
Ayrılma Kaygısı Bozukluğu Belirtileri
1. Aşırı tasalanma, endişelenme hali. Özellikle evden veya kişi için önemli olan başlıca kişilerden ayrılma veya ayrılacakmış gibi olduğunda ortaya çıkar. Ayrılma ihtimali olduğunda bu kaygı kişiyi kuşatır. Genellikle çocuklarda anne babadan ayrılma durumlarında belirir. Her ayrılma ihtimali bu aşırı tasalanma halinin tetiklenmesine sebep olur.
2. Kişi için önemli olan insanların, değer verdiği insanların başına kötü bir şey geleceği endişesi sürekli olarak vardır. Önem verilen kişilerin öleceği, hasta olacakları, başlarına kötü bir olay geleceği yönünde düşünceler kişiyi esir alır. Bu durum süreklidir. Örneğin okula gitme konusunda isteksiz olan bir çocuğa nedenini sorduğunuzda ‘Annemi çok özlüyorum’ cevabını almazsınız. Ayrılma kaygısı yaşayan çocuk ‘Annemin başına kötü bir şey gelecek’ cevabı verir.
3. Kaybolma, kaçırılma, kaza geçirme, hastalanma korkularının temelinde her zaman sevdiklerinden ayrılma temaları vardır. Asıl kaygı sebebi yine sevdiklerinden ayrı kalmaktır. Tahmin edileceği gibi yine bu endişeler süreklidir.
4. Herhangi bir sebeple (okul-iş) evden dışarı çıkmayı reddederler ve buna karşı koyarlar.
5. Tek başına kalmak, daha doğrusu bağlandığı kişilerle birlikte olamamaktan duyulan korku süreklidir. Bu nedenle bu kişilerden ayrılmalarını gerektirecek her türlü aktiviteye karşı direnirler.
6. Yine aynı sebeple önem verdiği kişiler yanında olmadan uyumakta isteksiz olma ve bu durumda uyumaya karşı gelme söz konusudur. Rüyalarda ise sürekli ayrılma temaları içeren kabuslar, karabasanlar görür.
7. Bağlandığı, önem verdiği kişilerden ayrılmayı bırakın ayrılacakmış gibi bile olduğunda baş ağrıları, karın ağrıları, bulantı, kusma gibi sürekli tekrar eden bedensel yakınmalar söz konusudur.
Seçici Konuşmazlık (Mutizm) Belirtileri
Çocuğun normalde konuşuyor olmasına rağmen konuşması gerektiği belirli toplumsal durumlarda konuşamamasıdır. Bu konuşamama durumu süreklidir. Genellikle çocuklarda bu durum okulda görülür. Bu sorun nedeniyle çocuğun eğitimle ilgili başarısı düşer. En az bir ay boyunca bu durum devam ediyorsa mutizm şüphesi olur. Ayrıca okulun birinci ayında bu durum var ise Seçici konuşmazlık konusunda çok endişelenmemiz gerekmeyebilir. Muhtemelen çocuğun uyum sorunuyla ilgili de olabilir.
Özgül Fobi Belirtileri
Belirli bir nesne veya durumla ilgili korku halidir. bu kaygı veya korku belirgin bir şekilde uçağa binerken, yüksek bir yerde, köpek görüldüğünde, örümcek, fare, kan görüldüğünde veya hastanede iğne yapılması gerektiğinde net bir şekilde ortaya çıkar. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu tür durumlarda neredeyse sürekli korku ve kaygı oluşur. Bu durumlardan kaçınma, kaçınamıyorsa da yoğun korku ve kaygıyla buna katlanma söz konusudur. Korkulan durum aslında kültürel ve toplumsal olarak gerçek bir tehlike kaynağı değildir veya verilen tepki çok orantısızdır. Bu korkular 6 aydan uzun süre vardır.
Sosyal Fobi – Toplumsal Kaygı Bozukluğu Belirtileri
Hepimiz diğer insanların hakkımızda ne düşündüğünü belirli derecede önemseriz. Fakat başkalarınca değerlendirilmek bir korku oluşturmaya başladığında bir sorundur. Kişi, değerlendirileceği toplumsal etkileşimlerden endişe duymaya başlar. Karşılıklı konuşma, yeni insanlarla tanışma, yemek yerken başkalarının kendisini izlediğini bilme, başkalarının önünde bir etkinlik gerçekleştirme gibi durumlarda ciddi bir kaygı ve korku belirir. Dolayısıyla olumsuz değerlendirileceği yönündeki korku nedeniyle korkar. Utanç verici duruma düşme endişesi, küçük düşme korkusu, dışlanma veya başkalarını incitebileceği kaygısı bunlara örnektir. Bu korkular neredeyse her zaman vardır. Bu tür toplumsal durumlardan kaçınılır veya yoğun bunaltı ve kaygıya rağmen buna katlanılır. Bu korku gerçekle orantısız bir korkudur ve bu durum en az 6 ay boyunca vardır.
Genellikle çocuklarda sosyal fobi, korku ve kaygının yanında bağırıp çağırma, tepinme, donakalma, sıkıca sarılma, kendi kabuğuna çekilme, sosyal ortamlarda konuşamama şeklinde kendini gösterir.
Panik Bozukluğu Belirtileri
Panik bozukluğu sıklıkla panik atak ile karıştırılan bir rahatsızlıktır. Panik atak aslı itibariyle anksiyete bozukluklarında duruma göre beliren bir belirtiler grubudur. Daha açık bir ifadeyle panik atak bir rahatsızlık değil, belirti adıdır. Bu nedenle öncelikle panik atak belirtilerinden bahsetmek daha doğru olacaktır.
Panik Atak Belirtileri
1. Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması.
2.
3. Titreme ya da sarsılma.
4. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma duyumu.
5. Soluğun tıkandığı duyumu.
6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma.
7. Bulantı ya da karın ağrısı.
8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma duyumu.
9. Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması duyumu.
10. Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma duyumları).
11. Gerçekdışılık (“derealizasyon”, gerçekdışı olma duyumu) ya da ken¬dine yabancılaşma (“depersonalizasyon”, kendinden kopma duyu¬mu).
12. Denetimini yitirme ya da “çıldırma” korkusu.
13. Ölüm korkusu.
Şimdide panik bozukluğu belirtilerine bakalım;
Beklenmedik, bir anda gelen ve tekrar eden panik atakları vardır. Bu panik atakları kısa sürede (Birkaç dakika içinde) yükselir ve panik atak belirtilerinden en az dördünü ihtiva eder. Birdenbire yoğun bir korku hissi veya iç bunaltısı, ölecekmiş veya delirecekmiş olma korkusuyla birleşir. Dolayısıyla hastanelerin acil servislerine giderler ve kalp krizi geçirdiklerini sanabilirler. Genellikle kardiyolojik tetkiklerde herhangi bir sorun çıkmaz. Kişi bu panik atakları yeniden yaşayacağı kaygısıyla daha da endişeli bir bekleyiş içine girer. Bu nedenle de birçok davranış değişikliği meydana gelir. Örneğin artık spor yapmaktan korkar veya belirli (tanıdık olmayan) durumlardan kaçınır.
Agorafobi Belirtileri
Agora, antik Yunan’dan gelme bir kavramdır. Anlamı; halka ait, geniş açık alan demektir. Pazar yeri, toplanma yeri veya önemli meselelerin istişare edildiği yer olarak da kullanılan agora kelimesi açık alanı ifade etmektedir. Agorafobi ise en kısa tanımıyla açık alan korkusudur. Fakat belirtilerine baktığımızda bu kavramı çok daha iyi anlayabiliriz.
Çeşitli toplu taşıma araçlarını kullanma konusunda duyulan korku. Örneğin; Metro, otobüs, tren vb. açık yerlerde (AVM, otopark, vb.) veya kapalı yerlerde (Tünel, sinema, vb. ) bulunma korkusu. Tek başına evin dışında bulunmaktan korku duymak. Kalabalık yerlerde bulunmaktan duyulan bunaltı. Kişiyi endişelendiren bu durumlar her zaman korku ve kaygı oluşturur. Bu tür durumlardan ciddi bir kaçınma söz konusudur veya yanında eşlik eden birisi ile bu duruma yoğun kaygı eşliğinde katlanılır. Korkulan durum gerçek bir tehdit değildir. Bu kaygı ve kaçınmalar en az 6 ay boyunca devam eder.
Yaygın Kaygı Bozukluğu Belirtileri
Huzursuzluk, kolay yorulma, odaklanmakta güçlük çekme, bazı durumlar veya olaylarla ilgili olarak aşırı kaygı veya kaygı beklentisi içinde olmak, yaygın kaygı bozukluğu belirtileri arasındadır. Kişi kaygı beklentilerini kontrol edemez. Kolay kızma, kas gerginliği, sürekli diken üzerinde olma hali neticesinde uykuda da bozulmalar söz konusudur. Kişi uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte güçlük çekebildiği gibi dinlenmiş bir vaziyette uyanmaz.
Anksiyete bozukluğu belirtilerini kısaca bu şekilde sıraladıktan sonra şimdi gelelim anksiyete ile ilgili sorulan sorulara ve cevaplarına.
Anksiyete Bozukluğu hakkında merak edilenler!
1. Anksiyete Bozukluğu Genetik mi?
Şüphesiz her rahatsızlıkta olduğu gibi psikolojik rahatsızlıklarda da genetik faktörler rol oynamaktadır. Fakat Anksiyete bozukluğuna baktığımızda genetik faktörlerden çok psikolojik faktörlerin ön planda olduğu bir rahatsızlıktır.
2. Bende de Var mı?
Kendinizde anksiyete bozukluğu olup olmadığı konusunda şüpheleriniz mi var? Bu durumda yapmanız gereken en önemli şey hiç şüphesiz bir uzmana müracaat etmektir. Fakat ilk etapta Anksiyete bozukluğu testi ve anksiyete bozukluğu belirtilerine göz atmak da işinize yarayabilir. Fakat testler konusunda özellikle bir uyarıda bulunmak istiyorum; Sanal ortamda gördüğünüz her test güvenilir veya geçerli olmayabilir. Test sonuçlarını kesin doğruymuş gibi algılamak yanıltıcı olabilir.
3. Anksiyete ve Panik Atak Aynı Şey mi?
Panik atak, anksiyete bozukluklarında bulunan bir grup belirtinin adıdır. Aynı şey değildir fakat panik ataklar anksiyete bozukluklarında bulunurlar. Danışanlar tarafından anksiyete atağı şeklinde de dile getirilen durum aslında çoğu zaman panik atak belirtileri olmaktadır.
4. Anksiyete Bozukluğu Askerlik Yapmaya Engel mi?
Hayır. Anksiyete bozukluğu bir yelpaze gibidir ve çok hafif düzeyde olabileceği gibi ağır formları da mevcuttur. Genel olarak baktığımızda bu sorun nedeniyle askerliğe engel raporu almak söz konusu değildir.
5. Anksiyete Bozukluğu Terapisi Ne Kadar Sürer?
Psikolojik yardım ilişkisi söz konusu olduğunda herhangi bir süre vermek doğru değildir. Her insanda süreçler farklı işleyebildiği için Psikolog veya Psikiyatristten şu kadar zamanda biter gibi bir cevap alamazsınız. Dolayısıyla aceleci olmamak ve çalışmaya devam etmek en önemlisidir.
6. Anksiyete Bozukluğu Şizofrene Dönüşür mü?
Anksiyete bozukluğu yaşayan pek çok kişinin en büyük korkusu; bu durumun ilerleyip daha da büyük bir psikolojik soruna dönüşme endişesidir. Psikoloji söz konusu olduğunda kesin bir şekilde bir iddiada bulunmak çok zor olsa da bu sorunun cevabı kesin ve nettir. Anksiyete bozukluğu asla şizofrene dönüşmez. Bu iki rahatsızlık bambaşka şeylerdir. Tıpkı elma ile armut gibi. Bu konuda endişe sebebi ise Anksiyete bozukluğu atakları nedeniyle kişi kendinde ve çevresinde tuhaf algılamalara girişmekte ve bu durumu akli dengesini yitirmesine bağlamaktadır. Fakat yoğun duygulanım neticesinde algılarda çarpıklık ve bozulmalarla karakterize bir rahatsızlık söz konusudur.
7. Anksiyete Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tekrar edelim, bu sorun tedavi edilmezse bu şekilde devam eder ve hiçbir zaman şizofreni hastalığına dönüşmez. Fakat uzun süre yardım almayan kişiler zamanla depresyon geliştirebilirler ve bu durum hayati anlamda kritik problemlere dönüşebilir. Dolayısıyla bu sorunu yaşayan bireylerin yardım alma konusunda çok fazla beklememesini öneriyorum. Anksiyete bozukluğu ve depresyon arasında geçişler mümkündür.
Bilinmesi Gerekenler!
Anksiyete bozukluğu gevşeme egzersizleri ile bir nebze olsun kontrol altına alınabilir, durdurulabilir ve kişiyi rahatlatabilir. Fakat yardım alması gereken bir kişi sadece bu tür rahatlatıcı yöntemlerle bu durumdan kurtulabilir demek neredeyse imkansızdır. Psikolojik destek alınması gereken durumlarda mutlaka yardım alınması gerekir. Ayrıca anksiyete bozukluğu ile ilgili kitaplar da bolca mevcuttur.
Anksiyete bozukluğu cinsellik açısından da ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Kişinin tüm hayatını etkilediği gibi cinsel yaşamında da sorunlara neden olabilmektedir.
Çeşitli sağlık sitelerinde Anksiyete bozukluğuna iyi gelecek yiyecekler konusunda bilgiler sunulmaktadır.
Hamilelikte Anksiyete bozukluğu yaşayanlar için ilaçsız psikolojik destek ve terapiler daha etkilidir.
Anksiyete bozukluğu cezai ehliyet açısından kişiyi sorumsuz tutmaz. Bu rahatsızlık nedeniyle kimse yargıdan kaçamaz. Kimi durumlarda ne yazık ki çeşitli psikolojik sorunlara sahip bireylerin bu durumu bir avantaja çevirmek ve yargıdan kurtulmak gibi kötü niyetli düşüncelerine de şahit olabilmekteyiz. Bu sorunu yaşayan bireyler, suç işleme lüksüne sahip değillerdir. Bunun nedeni ise anksiyete bozukluğuna sahip bireylerin akli dengelerinin gayet yerinde olmasıdır. Kaldı ki günümüzde en yoğun rastlanan sorunların başında anksiyete gelmektedir.
Anksiyete bozukluğu mide ağrısı, nefes alamama (nefes alıp vermekte zorlanma) ve baş ağrısından tutun da aklınıza gelebilecek pek çok şekilde bedende de kendini ortaya koyan, sadece zihinsel ve duygusal değil fizyolojik olarak da kişileri etkileyen bir rahatsızlıktır. Dolayısıyla vücudun belirli bölgelerinde bitmek bilmeyen ağrı veya sıkışma hissi türünden pek çok sorun kişileri uzun süre meşgul eder. Hekim tetkiklerinin ardından psikiyatrist önerilen kişi sayısı azımsanmayacak derecededir.
Son Olarak!
Bu yazımda sizlere elimden geldiğince detaylı olarak anksiyete bozukluğu hakkında bilgiler vermeye çalıştım. Size göre yazımda eksik bıraktığım veya hata yaptığım yerler var ise bana bildirmenizden mutluluk duyarım. Konya’da psikolog olarak anksiyete bozukluğu konusunda çok fazla yardım talebi olduğunu gördüğüm için özellikle bu konuya yazılarımda daha fazla yer vermeyi düşünüyorum. Bundan sonraki yazım Panik Atakları durdurmak üzerine olacaktır. Görüşmek üzere.
Hakan TOKGÖZ
Klinik Psikolog
Kaynak: DSM 5 Tanı Ölçütleri
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anksiyete Bozukluğu: İçimdeki Karanlık His!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün Yazıları
► Anksiyete Bozukluğu Uzm.Psk.Fadıl KARAKOÇ
► Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu Uzm.Psk.Eylem ESEN
► Yaygın Anksiyete Bozukluğu Psk.Çağlayan TUNA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,929 uzman makalesi arasında 'Anksiyete Bozukluğu: İçimdeki Karanlık His!' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:32
Top