2007'den Bugüne 81,084 Tavsiye, 25,791 Uzman ve 18,057 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Panik Bozukluğu ve Tedavi Yöntemleri
MAKALE #20402 © Yazan Psk.Şahnur KARAŞAHİN | Yayın Mart 2019 | 405 Okuyucu
Halk arasında daha çok 'Panik Atak' olarak anılan Panik Bozukluğun diğer kaygı bozukluklarından en ayırıcı belirtisi, birdenbire ortaya çıkan ve belirli aralıklarla yineleyen, insanı 'ölüyorum, çok kötü şeyler oluyor' dehşetine düşüren yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Bu nöbetlere Panik Atağı denir. Bu atak hali aniden başlar, kısa sürede şiddetini arttırır. 10-30 dakika arasında sürer. Ama kişide etkileri çok daha uzun süre hissedilebilir.

"Nefes alışım gittikçe yavaşlamaya başlıyor. Sanki nefesim kesilecekmiş gibi hissediyorum. Sanki hava gitgide inceliyor. Artık burnuma hava gelmediğini hissediyorum. Kısa ve hızlı nefes alıp veriyorum. Sanırım nefesim kesilecek. Başım dönmeye ve kafam bulanmaya başlıyor. Artık ne oturabiliyorum ne de ayakta durabiliyorum. Adımlarımı saymaya başlıyorum. Ardından titremek ve terlemek geliyor. Kalbim hızla atmaya başlıyor ve göğsümde bir ağrı hissetmeye başlıyorum. Göğsüm sıkışıyor. Çok korkmaya başlıyorum. Bu hislerden kurtulamayacağımdan korkuyorum. Ardından tam manasıyla bir çöküş geliyor. Kimsenin artık bana yardım edemeyeceğini düşünüyorum.Öleceğimden korkuyorum. Neresi olduğunu bilmediğim güvenli bir yere kaçmak istiyorum. " 1*
O anı yaşayan birinin kendi sözleriyle anlatımı, panik atağı esnasında neler yaşandığını bize açık bir şekilde göstermekte. İnsanın sahip olduğu sistemler bazında neler yaşandığı değerlendirildiğinde sonuç aşağıdaki gibi olmaktadır :
• Duygusal: Yoğun kaygı.
• Fizyolojik: Kalp atışında artış, terleme, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi hissetme, baş dönmesi, bulantı, göğüs ağrısı, titreme, ateş basması.
• Bilişsel: 'Çok kötü şeyler oluyor. Artık hiçbir şeyin kontrolü bende değil. Ölmek ya da çıldırmak üzereyim.' düşünceleri.

Panik Bozukluk yaşayan kişilerde atak olmadığı zamanlarda da "beklenti anksiyetesi" diye adlandırılan, atağın her an gelebileceğine dair sürekli olarak yoğun bir şekilde kaygı duyulur. Ve bu ataklar sonucunda çok daha kötü şeyler olabileceği düşüncesiyle üzüntü hissedilir.

Kişi geçirdiği bu ataklara karşı önlem almak adına bazı kaçınma davranışları sergiler. Atağın her an gelebileceğine duyduğu kaygı sebebiyle işe gitmekten, bazı yiyeceklerden, tek başına kalmaktan ya da çok kalabalık ortamlardan uzak durur. Bu sebeple çoğu durumda panik bozukluğa agorafobi de eşlik etmektedir. Kişi dışarıda kalabalıkta panik atağı gelmesin diye, tek başına dışarı çıkamaz.

Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler genelde kalp krizi geçiriyor oldukları düşüncesiyle ilk olarak hastanelerin acil servisine ya da Kardiyoloji polikliniklerine başvururlar. Burada yapılan tetkiklerin sonucunda hastanın bir şeyi olmadığı tespit edildiğinde psikiyatri servisine yönlendirilir.

Yaygınlığı %1.4 ile %3.8 arasında değişen Panik Bozukluğun başlangıcı çoğunlukla 20'li yaşlardadır. Sebebi belli olmamakla birlikte kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülmektedir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Kişinin aile, iş ve sosyal hayatını ciddi bir şekilde etkileyen, yaşam enerjisinin büyük ölçüde düşmesine sebep olan Panik Bozukluğunun tedavisi mümkündür. Bu tedavi yöntemlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
1.İlaç Tedavisi: Hormon faaliyetlerini düzenleyerek Panik Ataklarını önleyen ilaçlar kullanılmaktadır. Doktorunuz uygun olan ilacı seçtikten sonra düşük dozda başlayıp, kontrollerde gerektiği kadar arttırımını gerçekleştirir. Ve zamanı geldiğinde kesilmesi kararlaştırılır. Doktorun bilgisi dışında ilacı kesmek ya da iyi hissedildiği zamanlarda ilaç kullanımını ihmal etmek tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir.
2.Bilişsel-Davranışçı Terapi: Kişinin gerçekte 'zararsız' olan panik atağının belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının önce farkına varması sağlanır, sonrasında yanlış inanışlar düzeltilir. Kişinin ataklarını anlayıp, korkusunu yönetecek hale gelmesi amaçlanır. Ayrıca panik atak gelecek korkusuyla bulunmaktan kaçındığı ortam ve durumlarla ilgili korkularını yenmesi de amaçlanmaktadır. Kaçınma davranışı geliştirdiği etkinlikleri gerçekleştirebilmesi için aşamalı bir şekilde maruz bırakmanın uygulanabileceği danışana çeşitli alıştırma ödevleri verilerek korktuğu eylemlerin en basitinden zoruna doğru korkularından kurtulabilmesi amaçlanır.
İlaç tedavisi ile psikoterapinin beraber yürütülmesi, tek başlarına kullanımlarına göre daha iyi yanıtlar verebilmektedir.

NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?
Peki Panik Bozukluğu yaşayan kişiler tedavi süresince nelere dikkat edebilirler ? İyileşme sürecini destekleyici neler yapabilirler ?

• Nefes Egzersizleri: Sabah ve akşam belirli saatlerde doğru nefes alma yöntemleriyle uygulanılan nefes egzersizleri, kişinin daha iyi nefes alabilmesini sağlar. Burundan derin ve yavaş bir şekilde nefes alıp, ağızdan derin ve yavaş bir şekilde verilmesi şeklinde gerçekleşen, egzersizlerdir. Kaygının geçmesi, rahatlamanın hemen olması beklenmeden en az 5 dakika sadece nefese yoğunlaşılmalıdır. Bu egzersizleri gerçekleştirmek alışkanlık haline getirildiğinde zamanla panik atağı esnasında da nefesin kontrol edilebilir hale geldiği fark edilecektir.
• Gevşeme ve Rahatlama Yöntemleri: Nefes egzersizlerinin eşlik ettiği kasların gerilip, salınması şeklinde tek tek tüm kasların çalışıldığı gevşeme yöntemidir. Terapistin yönlendirmesiyle seans esnasında da gerçekleştirilen bu egzersizleri kişi evde kendi kendisine de yapabilmektedir. Bilincini belirli bir kas grubu üzerinde yoğunlaştırılmasıyla olmaktadır. Örneğin “sol bacağım gittikçe ağırlaşıyor” diyerek zihinsel olarak yoğunlaşılır, sonrasında aynı uzuv için “gittikçe ısınıyor, hafifleşiyor” gibi komutlar verilir. Yaklaşık olarak 5-10 saniye arası kasılıp 15-20 saniye gevşetilir. Zihnen sadece söylenilen şeylere yoğunlaşılır. Başka hiçbir şey düşünmemeye özen gösterilir. Daha sonra benzer komutlar bedenin farklı noktalarına da yönlendirilir. Örneğin, “kalbim artık düzenli atıyor, midem bulanmıyor” gibi. Bu yöntem sayesinde kişinin kaygı esnasında etkileşen bu uzuvların kontrolünün kendinde olduğunu hissetmesi de kaygının azalmasında önem arz etmektedir. 2*

• Beslenme : Sağlıklı beslenme panik bozukluğun seyri açısından çok önemlidir. Kahve, çay ya da kola gibi uyarıcı maddelere karşı dikkatli olunmalıdır. Bazı kişilerde bir fincan kahvenin yaşattığı uyarılmışlık ve çarpıntı atak başlıyor gibi algılanabilir. Uzun süre bir şey yememeden kaynaklı yaşanan düşük kan şekerinin semptomları da panik atağı ile benzerlik gösterdiğinden kişide kaygıyı arttırır. Bu yüzden uzun süre yemek yememekten de kaçınılmalıdır. Bazı kişiler rahatladıklarını ve ataklarına iyi geldiğini söyleyerek alkol almaktadır. Fakat alkol kişiyi anksiyeteye daha açık hale getirir. Ve en başta düşük miktarda alkolle rahatlanırken, sonrasında miktar iyice arttırılır ve aşırı alkol tüketimine yol açabilir. Oysa asıl amaç, kişinin hiçbir yardım almadan bu sorunlarla baş edebilmeyi ve normal davranmayı başarabilmesidir.

• Egzersiz: Özellikle açık havada gerçekleştirilen yürüyüşler gerginliğinizi azaltmaya ve ruh halinizi iyileştirmenize yardımcı olacaktır.
• Düşünce Yönlendirme: Kişi kendi kendisine sıklıkla Panik Bozukluğun asla ölüme, çıldırmaya ya da felç kalmaya sebebiyet verecek bir hastalık olmadığı telkininde bulunmalıdır. Kendi güçlü ve zayıf yanlarının ve yaşadığı semptomların farkındalığına ulaşan kişi neyle ve nasıl mücadele edeceğine de daha kolay karar verebilecektir.

Panik Bozukluk çözümsüz değildir. Tedavi olunması mümkündür. İlaç tedavisi ve psikoterapi beraber yürütüldüğünde sonuçların daha başarılı olduğu görülmektedir. Eğer bu rahatsızlığı yaşıyorsanız tedaviye başlamak için hiç geç kalmadan bir uzmana başvurun. Panik Bozukluk evde kendi kendinize geçirebileceğiniz bir durum değildir. Tedavinin amacı kaygılarınızı yenmeniz ve önceki yaşam verimliliğinize tekrar ulaşmanızı sağlamaktır.

KAYNAKÇA
1) T. Beck, A. & Emery G., 2011, Aksiyete Bozuklukları ve Fobiler, syf 195.
2) Greenberger, D.&Padesky, C.A., 2011, Evinizdeki Terapist, syf 270-272
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Panik Bozukluğu ve Tedavi Yöntemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Şahnur KARAŞAHİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Şahnur KARAŞAHİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şahnur KARAŞAHİN Fotoğraf
Psk.Şahnur KARAŞAHİN
İçel (Mersin)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Şahnur KARAŞAHİN'in Yazıları
► Panik Bozukluğu/Panik Atak Nedir ? Psk.Damla EYÜBOĞLU
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Dr.Psk.Zeynep TEKİN BABUÇ
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Psk.Seda BOYACIOĞLU
► Panik Atak (Panik Bozukluğu) Dr.Psk.Haluk ALAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,057 uzman makalesi arasında 'Panik Bozukluğu ve Tedavi Yöntemleri' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:57
Top