2007'den Bugüne 80,006 Tavsiye, 25,564 Uzman ve 17,880 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psikanalitik Terapide Yöntemler
MAKALE #20516 © Yazan Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE | Yayın YENİ Mayıs 2019
Analitik bakış


Psikanalitik yaklaşımda, terapinin amaçlarına ulaşabilmesi için analitik bir yapının oluşturulması ve bunun terapi süresince sürdürülmesi gereği vurgulanmaktadır. “Analitik bir çalışma ilişkisinin sürdürülmesi” analistin çok etkin olmaması, oturumların düzenliliği ve sürekliliği, oturumlara zamanında başlanıp, zamanında bitirilmesi gibi işleyişe ait faktörleri ifade etmektedir. Psikanalitik yaklaşıma göre yürütülen terapinin en güçlü özelliklerinden biri, oluşturulan istikrarlı analitik bir ilişkinin, tipkı bir bebeğin düzenli beslenmesi sırasında oluşan duygusal ilişki gibi, başlı başına bir terapötik faktör olmasıdır. Analist oluşturulan bu istikrarlı çalışma ilişkisini bozabilecek, uzun süreli ayrılıklar, ücretlerdeki değişiklik veya oturumların yapıldığı yerin değiştirilmesi gibi etkilerden kaçınmalıdır.

Serbest Çağrışım


Serbest çağrışım, analitik iletişim sürecinde önemli rol oynamaktadır. Terapi sürecinde danışanlar ne kadar acı verici, aptalca, önemsiz, mantıksız ve ilgisiz olursa olsun akıllarına gelen her şeyi, söylemek üzere cesaretlendirilirler. Terapötik ilişki içinde danışanın aklına gelenleri rahatça söylediği serbest çağrışım, psikanalitik terapinin en temel tekniğidir. Bu teknikte asil olan, danışanların sansür koymadan bir duyguyu ya da düşünceyi izleyerek onu terapiste anında anlatmasıdır. Analitik çalışma ilerledikçe birçok danışan bazen bu temel kuraldan uzaklaşmakta, bazı konu, kişi veya olaylar üzerinde konuşmayı reddetmektedirler. Direnç gösterebilirler. Bu direnç, terapist tarafından serbest çağrışım sırasında ortaya çıkarılır ve hemen ardından yorumlanarak danışanın iç görü kazanması sağlanabilir.


Serbest çağrışım danışanın bilinçaltı isteklerine, fantezilerine, çatışmalarına ve onu harekete geçiren unsurlara açılan bir kapı olarak kullanılan temel araçtır. Bu teknik genellikle geçmiş deneyimlerin yeniden derlenmesine ve zaman zaman da engellenmiş yoğun duygularının açığa çıkmasını katarsis sağlamaktadır. Bununla birlikte bu duyguların açığa çıkması durumu tek başına da yeterli görülmemektedir. Serbest çağrışım süreci boyunca terapistin görevi, bilinçaltında adeta kilitli bulunan baskılanmış malzemeyi saptamaktır. Danışanın konuşmasındaki çağrışımların sırasının da bir anlamı vardır, bu sıra danışanların olaylar arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu anlaması için terapiste yol gösterebilir. Çağrışımlarda oluşan tıkanıklıklar veya bölünmeler, endişenin kaynaklandığı malzeme konusunda ipuçları verebilir. Terapist bu malzemeyi danışanına yorumlar ve altında yatan dinamiklerle ilgili iç görüsünü artırmaya çalışır.
Analist danışanlarının serbest çağrışımlarını dinlerken yalnızca yüzeysel içeriği değil, aynı zamanda danışanın ifadelerinde saklı anlamların da neler olabileceğini ele alır. Bilinçaltına özgü olarak nitelendirilebilecek adeta ayrı bir lisanı olan bu farkındalık "üçüncü kulakla dinleme” olarak da adlandırılır .Danışanın söylediği hiçbir şey yüzeysel olarak değerlendirilmez. Orneğin, dil sürçmesi ifade zorluğunun yanında sahip olduğu iç çatışmanın etkilerini de gösterebilir. Danışanların özellikle konuşmadıkları konular da, tartışmaya açtıkları konular kadar belirgindir. Psikanalitik kuram izlenebilecek bazı yollar önerse de, danışanın kendisinin çağrışımlar yoluyla söylediklerinin gerçek anlamının ne olduğunu kendisinin keşfetmesi ve farkına varması beklenir.

Yorumlama


Terapist, rüyalarla, serbest çağrışımla, gösterdikleri dirençlerle ve terapötik ilişkinin kendisiyle ortaya çıkan davranışlarının anlamlarını danışana gösterir, açıklar ve hatta gerekirse tekrar öğretir. Yorumların işlevi, egonun yeni malzemeyi özümlemesini ve daha farklı bilinçaltı malzemenin açığa çıkma sürecinin hızlandırılmasını sağlamaktır.
Yorum, danışanın kişiliğinin ve geçmişindeki hangi faktörlerin şu anda içinde bulunduğu güçlüklerin oluşumuna katkıda bulunduğunun, terapist tarafından değerlendirilmesidir. Çağdaş saptamalar kapsamında yorum, danışana ait malzemenin belirlenmesi, açıklığa kavuşturulması ve bunun ne anlama gelebileceğinin adeta tekrar danışana tercüme edilmesidir.


En uygun yorumun yapılması için terapist, bu yorumu benimsemesinde danışanın hazır olduğu kanısıyla yola çıkmalıdır . Terapist danışanın reaksiyonlarını bir ölçüt olarak kullanır. Yorumun iyi zamanlanması çok önemlidir; danışan zamansız yapılan yorumları reddedecektir. Genel kural, danışanın yorumlanacak olgunun bilinçli olarak fark edilmesine çok yakın olduğu bir zamanda yorumun sunulmasıdır. Diğer bir genel kural, yorumun daima yüzeysel bir şekilde başlatılması ve yalnızca danışanın gidebildiği kadar derinleştirilmesidir. Üçüncü genel kural ise, bilinçaltında yatan duyguyu veya çatışmayı yorumlamadan önce, danışanın gösterdiği direnci veya savunmayı açıklamak uygulanacak en iyi yoldur.

Rüyaların Analizi


Rüyaların analizi, bilinçaltını açığa çıkaran malzeme olması ve danışana çözümlenmemiş sorunlarına ait bazı alanlarda iç görü kazandırması nedeniyle önemli bir tekniktir. Uyku sırasında savunmalar en aza iner ve baskılanmış duygular kolayca su yüzüne çıkabilir. Bilinçaltı arzular, gereksinimler ve korkular kolayca açığa çıktığından Freud, rüyaları “bilinçaltına giden kraliyet yolu” olarak adlandırmaktadır. Doğrudan açığa vurulduklarında ve ifade edildiklerinde hem danışan hem de başkaları tarafından kolaylıkla kabul edilemeyecek bazı istek ve arzular, dolaylı yollarla veya sembolik olarak rüyalarda ifade edilmektedir.


İçerik olarak rüyaların iki düzeyi vardır: gizli içerik ve açık içerik. Gizli içerik, sembolik olarak ifade edilen bilinçaltı dürtü, istek ve korkulardan oluşur. Çok acı verici ve tehlikeli olduğundan, gizli içeriği oluşturan bilinçaltı cinsel ve saldırgan güdüler, rüya gören kişi tarafından daha kabul edilebilir bir içeriğe dönüştürülmektedir. Bir rüyanın gizli içeriğinin daha az tehlikeli açık içeriğe dönüştürülmesine rüya çalışması denilmektedir. Terapistin görevi, rüyanın açık içeriğindeki semboller üzerinde çalışarak, rüyadaki gizli anlamları ortaya çıkartmaktır.


Oturum sırasında terapistler, gizli anlamları ortaya çıkartmak amacıyla, danışanlarından rüyanın açık içeriğindeki bazı yönleriyle ilgili serbest çağrışım yapmasını isteyebilirler. Terapistler, danışanın kendileriyle yaptığı serbest çağrışımları araştırarak bu sürece katılırlar. Rüya unsurlarının anlamlarını yorumlamak, malzemenin bilinç üstüne çıkmasını engelleyen baskılamanın ortadan kaldırılmasını ve danışanın halen içinde bulunduğu mücadelelere yeni bir içgörü kazanmasına yardımcı olacaktır. Baskılanmış malzemeyi ortaya çıkarmasının yanında rüyalar, danışanın hali hazır davranışlarının ne anlama geldiğinin anlaşılmasını sağlar.

Direncin Analizi ve Yorumu


Psikanaliz uygulamaların temel bir kavramı olan direnç (resistance), terapötik iletişimi engelleyen ve danışanı, daha önceki bilinçaltı malzemeyi ortaya çıkarmaktan alıkoyan herhangi bir unsur olabilir. Analitik terapide direnç, baskıladığı bilinçaltı malzemenin farkına vararak, bu malzemenin yüzeye çıkmasını engellemeye yönelik danışanın gösterdiği bir isteksizliktir. Direnç, statükoyu güçlendiren ve değişim yoluna engel olan herhangi bir düşünce, tutum, duygu, danışanın bilinçli veya bilinçsiz olarak ortaya koyduğu bir davranışı ifade etmektedir. Serbest çağrışım veya rüya yorumunda danışan bazı düşünceleri, duyguları ve deneyimlerini ifade etmede isteksizlik gösterebilir. Freud direnci, danışanların baskılanmış dürtülerin ve duyguların farkına vardıklarında ortaya çıkan, katlanılamayan endişe ve acıya karşı bireylerin bir savunma olarak kullandıkları bilinçaltı dinamik olduğunu ileri sürer.


Direnç, bilinçaltı dinamikleri ile ilgili olarak danışanın bir içgörü kazanmasında müşterek çabanın başarıya ulaşmasında danışanı ve terapisti engelleyen bir işlev görmektedir. Direnç tehdit edici malzemenin farkındalık kapsamına girmesini engellediğinden, çatışmalarıyla gerçekçi bir biçimde başaçıkmayı isteyen danışanların dirençle yüzleşmeleri gerekmektedir. Terapistin yorumu, danışanların gösterdikleri dirence ait nedenleri farkına varmalarını sağlamak üzere, danışanlara yardımı hedeflemektedir. Genel bir kural olarak, danışanın yapılan yorumu reddetme olasılığını en aza indirmek ve dirençle ilgili davranışlarının üzerinde odaklanma şanslarını artırmak için terapistler danışanın sahip oldukları belirli dirençler danışanlara göstermekte ve yorumlamaktadır.
Direnç, yalnızca üstesinden gelinmesi gereken bir olgu değildir. Günlük yaşamdaki genel savunma yaklaşımlarını temsil ettiği için, gösterilen dirençlerin kaygıya karşı savunma araçları olarak görüldüğü kadar, daha mutlu bir yaşama götürebilecek değişiklikleri kabul etme kapasitesini yaratacak olgular olarak görülmesi de gerekmektedir. Terapistlerin gösterilen dirençlere saygı duyması ve savunmaları üzerinde terapiye uygun olarak çalışmaları için danışanlara yardım etmesi hayati bir önem taşımaktadır. Uygun şekilde ele alındığı taktirde, direnç danışanı anlamak için değerli bir araç haline gelebilir.

Transferansın Analizi ve Yorumu


Daha önce de söz edildiği gibi transferans, danışanın önceki ilişkilerinin çarpıtılarak, şimdiki durumda bu ilişkilerin terapiste yönlendirilmesidir. Bu durumda, danışanların genellikle belirgin bir kişiye gösterdikleri tepkinin aynısını terapistlerine de göstermeleri söz konusudur. Danışanın başka yoldan ulaşılamayacak çeşitli duygularını yeniden yaşaması için fırsat sağladığından dolayı, transferans durumu çok yararlıdır. Terapistle kurduğu ilişkide danışanlar, bilinçaltına gömdükleri duygularını, inançlarını ve isteklerini açıklarlar. En uygun yorumlar ve şimdi açığa çıkan daha önceki duyguların üzerinde yapılacak çalışmalar yoluyla danışanlar, uzun süredir sahip oldukları davranış kalıplarında bazı değişiklikler yapabilecek konuma gelebilirler.


Transferansın analizi, danışanın şimdiki işlevleri üzerinde, geçmişinin etkileri ile ilgili içgörünün, burada ve şimdi ilkesine göre kazanılmasını sağladığı için psikanalitik terapinin çok kullanılan bir tekniğidir. Transferans ilişkisinin yorumlanmasında, danışanın saplantı içinde kalmasına yol açan ve duygusal gelişimini gerileten eski çatışmaları üzerinde çalışması sağlanmaktadır. Aslında, eski ilişkilerin etkileri, terapötik ilişkideki benzer duygusal çatışmalar üzerinde çalışılarak yok edilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikanalitik Terapide Yöntemler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Doğancan GÖKÇE Fotoğraf
Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE
İstanbul
Psikolojik Danışman
Psikoterapist( Yetişkin, Ergen )
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (10) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,880 uzman makalesi arasında 'Psikanalitik Terapide Yöntemler' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Freud ve Psikanaliz ÇOK OKUNUYOR Ocak 2019
► Birey Merkezli Yaklaşım Aralık 2018
► Duyguları Tanımlamak Mayıs 2018
► Varoluşçu Terapi Mayıs 2018
► Psikoterapi Nedir Nisan 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:12
Top