2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,964 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun...
MAKALE #21995 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN | Yayın Aralık 2020 | 626 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Sevgiyi alma, verme, hissedememe…
Sevdiğim adam, kadın beni sevmiyor. Sevgisini hissedemiyorum. Bana sevgisini ifade etmiyor, edemiyor. Sürekli bu yüzden tartışıyoruz. İlişkide köksüz kalmış gibi hissediyorum. Bu kadar zor mu beni sevdiğini söylemesi? Sevgiyi hissedememe, alamama ve verememe insanların en çok şikayet ettiği konulardan.
O kadar çok insandan duydum ki bu serzenişi… Peki, partnerine neye ihtiyaç duyduğunu söyledin mi? Yani senin sevgiyi ondan alamadığını biliyor mu? Bilmediği şeyi düzeltemez. Önemli olan ilk şey bu “olmazsa olmaz sevildiğini bilme ihtiyacını” ona söylemen. Çünkü sevginin olmadığı yerde ilişkinin devam etmesi mümkün değil.
Sevildiğimi hissedemiyorum, bana beni sevdiğini hissettir, sen beni sevmiyorsun…
Ahh Ümran, defalarca söyledim, ne kadar kavga ettik biliyor musun, hiçbir yere varamadı diyorsun belki. Sevildiğimi hissedemiyorum, bana beni sevdiğini hissettir, sen beni sevmiyorsun diyerek ne tartışmalar yaşadık, neden yapamıyor? Belki sen çölde susuzluktan kıvranırken o içindeki göle set çekti ve seni bile isteye süründürüyor sanıyorsun. Ama yanılıyor olabilirsin. Belki de içindeki çukura kimse su vermemiş zamanında. Anne babasından alamadığı sevgiyi vermeyi de bilmiyor. Hiç deneyimlemediği bir şey var ortada ve senin ne demek istediğini bile anlamıyor. “Duygusal yoksunluk” söz konusu olabilir yani. Ömrü boyunca bakiyesi boş kalmış birine “birden” zengin hissettiremezsin. İsteklerin ona ekstra gelir ve seni yetinememekle suçlar.
Böyle bir şeyin olup olmadığını nasıl anlarsın? İlk aile ve ilişki modeli doğup büyüdüğümüz evden gelir. Anne babası ve varsa kardeşleri ile ilişkisine bak. Özel bir bağ, sevgi ifadeleri yoksa hatta sevgi zayıflık olarak görülüp aşağılanıyorsa aile öğrenmeleri sevgiyi ifade etmeme üzerine kuruludur. Sonra yaşadığı ilişkilerine bak, ne koymuş o temelin üzerine. Birileri öğretebilmiş mi?
Anladın ki öğrenmemiş sevgisini ifadeyi. İşte bu kısım zor. Çünkü seninle öğreneceği bir süreç lazım size, sana sabır, ona öğrenme isteği gerek ama seni seviyorsa kaybetmemek için çabalayacaktır.
Sevgiyi yaşamak başka aktarmak başka…
Konu sevgi olduğunda onu yaşamak başka aktarmak başka... Aktarma kısmına geldiğinde sevgi için kullandığın bir dil var ve bu dil hepimiz için başka dil bilgisi kuralları ile çalışıyor. Çocuklukta nasıl bir sevgi alındığı, ailenin sana sevgi verme şekli, sevgiden ne anladığın ve karakter özelliklerin sevgiyi ifade etme dilini de etkiliyor ister istemez.
Sevgi dilini ona da öğretmen gerekebilir…
Aile bizim evimiz hatta memleketimizdir. Herkes memleketinin dilini konuşur ve bazen birbirine sınır iki memleketin dilleri hatta alfabeleri bile farklıdır. O yüzden sevgiyi deneyimlemiş, sevgiden ve bağlanmaktan korkmayan biri ile onun sevgiyi ifade ettiği dili bulmalı ve yabancı dilini öğrenmeli hatta kendi dilini de ona öğretmelisin.
Bana göre çiftlerle ilgili yazılmış en güzel kitaplardan biri Beş Sevgi Dili. Gary Chapman o kitapta bize tam olarak bundan bahseder. Hepimizin sevgiyi ifade etmekte ağırlıklı olarak kullandığı bir dil var ve diller aynı değilse farklı ülke vatandaşları gibi iletişim kuramayan, birbirini seven ama sevdiğini ifade edemeyen kişiler olarak kala kalırız ilişkinin orta yerinde. Belki de beni sevmiyorsun bana sevgini hissettirmiyorsun dediğin sevdiğin ile kullandığınız dil bambaşka ve hem onun hem kendi dilini bulursan bu sorun çözülecek kendiliğinden.
Senin sevgi dilin hangisi?
Peki nedir bu diller? Chapman’a göre sevgini beş şekilde ifade edersin.
Sevdiğini onaylayarak: “Bir kez de taktir et beni, biraz arkamda dur, beni destekle, bir yaptığımı beğendiğini söyle”. Karşındaki iltifat ve ya takdir sözleri duyarak sen tarafından sevildiğini hisseder. Onu motive eden şey övgü, onay ve takdirindir. Harekete geçmek ve özgüvenini ateşlemek için onu cesaretlendirmene ihtiyacı vardır. Ama lütfen sevdiğini ifade ederken bir bardak su istemenden farkı olsun. Söze ruh katan içindeki harfler değil ona anlam yükleyen vurgu, tonlaman dolayısıyla samimiyetin. Yemek çok güzel olmuş ellerine sağlık, sen yaparsın çünkü bugüne dek hep altından kalktın, hiç düşünme aşkın arkanda, biz bunun da üstesinden geliriz gibi cümleler binlerce armağan, sayfalarca notun yerine geçer.
Ama şuna dikkat et, sevdi dilin buysa karşıdaki için aşırı talepkar olmak iticidir. Senin için özel ve anlamlı bir şey yapmasını rica et ki yapabileceğine inandığını gösterip değerli ve yetenekli olduğunu onaylamış ol. Talep ve ısrar yerine ricayı tercih et, çünkü sevmeyi seçmek onun seçimi olacak.
Hediyeler alarak: “Bana sürprizler yapmıyorsun, küçücük bir şey bile almıyorsun”. Hediyelere dokunabilir, onları görebilirsin. Tıpkı kalp damarlarına giden parmağına taktığın yüzükler gibi görsel sembollerdir hediyeler. Hem duygusal hem de derin manevi anlamlar taşırlar. Bazı çiftlerin yüzüklerin takılması ya da alınan hediyelerin kullanılmaması ile ilgili ciddi kavgalar ettiklerini görürüm. Biri yüzüğü takamazken diğeri asla çıkarmaz. Alıp verilen şeylere büyük ve derin anlamalar yükleme özelliğin yoksa karşındakini anlaman zor. Eğer partnerin anlam konusunda daha derinse, her aldığın hediyeye duygusal tepkiler verip çok seviniyor, yıllar içinde senden bunu sürekli bekliyorsa bu dili kullanıyordur. Onu eve gelirken sevdiği bitter çikolatadan alarak bile sevindirip, sevildiğini hissettirebilirsin.
Fiziksel Teması Kaybetmeyerek: “Buz gibisin”. İletişim için laf ola kese savaşı laf ola kese başı demişler ya hani, ilişkiler içinde laf yerine geçen şey temas. Sevgiyi iletmenin şüphesiz en kuvvetli, en vazgeçilmez aracı. Sadece cinsellik değil kastım, sarılma, el ele tutuşma, başını dizine koyup film izlemesi, omzuna attığı kolu ya da saçlarını okşaması. Varlığı ve yokluğuna göre ilişkinin bağlayıcısı da olabilir koparanı da. Dokunmaktan vazgeçmediğin birinin hayatına dokunmaktan da vazgeçemezsin. Temas onun yanında güvende hissetmeni sağlar, dokunabildiğinle aranda mesafe olmadığından, yanında olduğunu hissedebildiğinden. Eğer dokunsal bir partnerin varsa ona yaptığın sürprizler, yardım etmen ya da sevdiğini söylemen ona dokunmadığın, varlığını temasla onaylamadığın müddetçe işe yaramaz. Ağladığında sarılman, kötü hissettiğinde saçlarını okşaman, tedirgin olduğunda ellerini avuçların içine alman, korktuğunda gözlerine bakıp omzuna dokunman yetecektir mesela.
Nitelikli beraberlikle: “Hiç birlikte vakit geçiremiyoruz”. Eğer dili buysa partnerin için birliktelik her şeyden önemlidir. Birlikte olmak, tüm ilgi ve dikkati ona vermen yani onunla birlikte olmaktan büyük haz duyup keyif alman, onu sevmen anlamına gelir. Burada partner sohbet etmeyi, derdini, fikirlerini paylaşmayı ister seninle. İster ki sen de anlat, sen de paylaş ve onu hayatına dâhil et. Arkadaşça, huzurlu bir paylaşım ortamı olsun. Onu dinlemen yetmez, onu seviyorsan sen de bir şey anlatmalı ve onu hayatına katmalısındır aksi takdirde tek taraflı olarak sevdiceğin sevildiğini hissetmez. Onunla arada yemeğe çık, sevebileceğiniz filmi onsuz izleme, akşamüzerleri bir kahve, çay rutinin, yıl içinde bir kaçamak rutinin olsun. Hatta zor bir dönemden geçiyorsa pat diye iş yerine git ya evden kaçır onu bir kahve ısmarla, “bugün bizim günümüz” de. Önüne dünyayı sermiş gibi mutlu olacaktır. İhtiyacı bu çünkü.
Hizmet Davranışları: “Bana hiç destek olmuyorsun, eskiden bana kıyamazdın sen”. Partnerin ona destek olmanı, onu memnun edecek, onu rahatlatacak hizmet yardımlarına girmeni ister. Böylece ona kıyamamış, merhamet göstermiş, onu mutlu etmek için onu düşünerek ona sevgini göstermiş olursun. Yemeği sen hazırlarsın ya da salatayı yapar sofrayı kurarsın, “sen işte zor bir gün geçirmişsin otur sana bir çay demleyeyim bir de pasta kaparım” dersin. “Bebek seni yormuş alıp gezeyim bir saat uyu” teklifinde bulunursun ya da iş seni strese sokmuş dur sana sevdiğin tatlıyı yapayım sen de maçını seyret rahat rahat diyerek ona alan açarsın. Lütfen evlilik öncesinde aşkın büyük gücü ile her şeyi yapmaya hazır olma halini unut. Aşk ve karşındakini kendine tabi etme ihtiyacı sen’i bambaşka bir hale sokar ama ilişki rayına oturduğunda aslımız olan ben’e döneriz. O hayal kırıklığı “eskiden böyle değildin” cümlesi ile gelir. Hayır dilleriniz hep farklıydı sadece aşkın alevi gözlerini yaşarttı göremedin ama değişmeyecek bir durum değil diller bilinirse.
Duyguların, düşüncelerin, davranışların her zaman yaşantılarından beslenir ve etkilenir. Ailede öğrendiklerin, üzerine koyduğun sevgi ilişkileri, birine öncelik verip vermemen ve elbette kullandığın dil hatta lehçen yani aktarma şeklin; bunların hepsi bir araya gelerek sevgi, sevgili ile ilişkini belirler. Karşından sevgiyi alamıyor ya da sevgini karşıya ifade edemiyorsan belki de bunlardan birine bakmalısın.
Sevgiyi, sevmeyi, sevilmeyi bildiği halde sana yansıtmıyorsa…
Ancak ailesinde özel bir sevgi bağı yaşantısı var, ilişkilerinde de sevgiyi yaşamış ve yaşatmışsa üzgünüm durum sana özeldir. Önceliği değilsindir ya da sevgi ifade edeceği bir duygusal bağı yoktur sana karşı ve söyleyemiyordur. Lütfen beklemeden uzaklaş çünkü gerçekten sen de herkes kadar sevilmeyi ve önemsenmeyi hak ediyorsun. Şimdi canın yansa da ileride hak ettiğin sevgi ile merhem sürülecek yarana merak etme.
Bizi ayakta tutan ana kolon, taşıyıcı duygu sevmek ve sevilmek. Öğrenmemekte ısrar eden, kendi dilini dayatırken senin dilini öğrenmeyen, sevgi verebileceği halde acı çekmeni izleyen bir partner değil hak ettiğin. “Bir şiir istersin / içinde benzetmeler olan/ kusura bakma sevgilim /heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok” diyor ya Yılmaz Erdoğan. Heybesini sana en güzellerini vermek için karıştıran bir partner çıksın yoluna…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümran ÖRKÜN Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
Adana (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi42 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün Yazıları
► Aynala Beni! Psk.Hazan ŞAHNAOĞLU
► Tamamla Beni Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
► ' Beni Kimse Anlamıyor ' Psk.Kevser MAZI
► "Çocuğum Beni Dinlemiyor!" Psk.Sibel ŞEN
► Eşim Beni Aldatıyor Psk.Dnş.Kadir Burak SALİMOĞLU
► Eşim Beni Hiç Anlamıyor Psk.Bilge ÇAPOĞLU
► Ergenlik:Beni Anla Psk.Nesteren GAZİOĞLU
► Sakın Beni Bırakma Anne! Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun...' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:48
Top