2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,964 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ama Ben Seni Arkadaşım Olarak Görüyorum
MAKALE #22193 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN | Yayın Mart 2021 | 162 Okuyucu
Eyvah friendzona girdim: Beni arkadaşı olarak görüyor!

Birinden hoşlanıyorsun, saatlerce mesajlaşıyor, günün büyük kısmını beraber geçiriyor, onun söylediği her şey sana tatlı geldiği için alttan alıyorsun ama yavaş yavaş sana herhangi bir arkadaşına davranır gibi davranmaya başladı ve sen bir anda kendini sevgili olunacak sıfatından çıkıp arkadaş olunacak sıfatında buluverdin. Sevgili olalım derken arkadaş oluverdin. Konumuz bu “arkadaş alanına hapsolma” namı değer “Friend Zone” .
Çok fazla kullanılan bir kavram friend zone kavramı. Özeti şu aslında sen birinden hoşlanıyorsun, o kişinin hayatına dâhil oluyorsun, o süreçte yaşananlar dolayısıyla karşındaki seni flört alanından arkadaş salonuna alıveriyor ve bir anda arkadaşlığa terfi ediyorsun.



Hoşlandığın kişi seni potansiyel olarak sevgili olarak düşünemez.
Hoşlandığın kişi seni potansiyel olarak sevgili olarak düşünemez. “Ben seni arkadaş olarak görüyorum” diyerek seni arkadaş, dost, kardeş gibi gördüğünü söyler. Sen aynı tavır, aynı yöntemle devam edersen o durumun ilişkiye dönüşmesi çok da mümkün değil. Çünkü sen o sırada halin ve tavrınla onun için bir arkadaş gibisin, bir aşka dönüşme ihtimalin yok. Bir gün değerimi anlayacak düşüncesi ile daha da alttan alıp her istediğinde yanında olman belki de seni daha da minnet ettiği bir arkadaşı yapmaktan öteye geçmeyecek. O sana tüm hayatını anlatır, senle tüm dertlerini paylaşırken senin onun en yakınında ama onu uzaktan izleme çelişkisinin pençesinde kıvranmanı da eklemeli buna. Bir umut var diye beklemenin acı verici olduğunu kabul edelim mi?


Zorunlu arkadaş alanı da diyebileceğim frien zone’a nasıl düşersin?

En iyisi elbette o alana hiç düşmemek ama düşüldü diyelim. Zorunlu arkadaş alanı da diyebileceğim frien zone’a nasıl düşersin? Bir insan sevgili olalım derken nasıl en yakın arkadaşı olur? Bu senin ya da karşı tarafın bakış açısından kaynaklanıyor olabilir. Öncelikle kendi davranışlarını gözden geçirmen gerek. Kendine şu soruyu sor bir kızla / bir erkekle sevgili olmak istesem nasıl davranırım? Aynı kişi ile arkadaş olsam nasıl davranırım? Hatta başkalarının neler yaptığını gözlemle ve kendi cevapların üzerine koyarak değerlendir.



Genelde arkadaş olmak istediğin insanlarla dolaysız, samimi ve genel bir ilişki kurarsın. Diğer arkadaşlarına nasıl davranıyorsan öyledir ve yakınlık, özel davranma, farklı şeyler yapma gibi ayırt edici davranışların olmaz. Ancak birinden hoşlandığında söylemeye hazır olana dek bunu her halinle belli eder, özel davranır, ilgi gösterir, ilgi kazanmaya çalışır hatta durumu anlamasına yönelik bir dizi ısınma çalışması yaparsın. Dümdüz konuşamıyorsan, söyleyemiyorsan ki her zaman en iyi yol budur, sürekli bu tavrını hissettirir, işaretleri yorumlar, sonunda konuşursun.



İnsanları yedekte tutan zihniyet zaten bir süre sonra seni sevgili olarak görse bile mutlu olacağın bir seçenek değil…


Lütfen şunu zihninde ayır; etik sorunları olan ilgi delisi, senin duygularını umursamayıp sadece onunla ilgilenmeni, ona yazmanı, onunla dışarı çıkmanı bekleyen; devamlı kafa karıştırıcı ve özel mesajlar verip sonra geri çekilen insanlar bunun konusu değil. Karşısındakinin duygularını hiçe sayıp kendi istek ve ihtiyaçları için insanları yedekte tutan zihniyet zaten bir süre sonra seni sevgili olarak görse bile mutlu olacağın bir seçenek değil. Normal şartlarda sürekli sevgili ihtimalinden arkadaş departmanına sürülüyorsan muhtemelen davranışlarınla o alana bir şekilde girecek kadar oyalanan sensin. Yani friend zone a terfi edilmez, aslında girilir. Karşındaki seni gözlemliyor unutma. Nasıl davranıyorsun, kendine ne kadar güvenlisin, ona yaklaşırken özel bir şekilde mi yoksa genelleyici bir tavırla mı yaklaşıyorsun. Buna göre karar verip sana alan açıyor.



Bir türlü söyleyemediğin duygularını anlamasını beklerken…
Ayrıca açılmaya cesaret edemediğin için doğru zamana dek oraya gönüllü girmiş de olabilirsin. Tanıdıkça sever, âşık olur mantığı yani. Bir türlü söyleyemediğin duygularını anlamasını beklerken karşındaki senin nasılsa ona farklı duygular beslemediğin önermesi ile sana arkadaşça karşılık verip sana tüm dertlerini anlatmaya başlar. Bir süre sonra eski sevgilisini, ailesini dinleyip akıl veren; onunla film izleyip bilgisayar oyunu oynayan; her aradığında dışarı çıkıp her yazdığında yanında olan çok sıkı “dostu” oluverirsin. Cesaretini toplayıp karşısına dikildiğinde duyacağın laf “Ama ben seni arkadaş olarak görüyorum” olur ve sence doğal değil mi?


Aşırı fedakârlık yaptığında senin niyetini anlayacağı büyük yanılgıdır…
Aşırı fedakârlık yaptığında senin niyetini anlayacağı da büyük yanılgıdır. Her şeyde yardımına koşman, her başı sıkıştığında ona çözüm yaratman, evini taşırken eşyalarını yüklemen ya da evi temizlemen, maddi manevi kendinden vermen gibi normalde duygusal arkadaşının bile yapmayacağı kadar karşılıksız fedakârlıklar yapman belki de ona senin kötü gün dostu harika bir arkadaş olduğunu gösteriyordur. O kişi ile cidden bir duygusal ilişki yaşamak istiyorsan ilişkinin paylaşım eksenli bir alışveriş olduğunu unutma. Fedakârlığın, ilgin, sevgin ve desteğin için çabalamasına gerek olmayan, kendisi bir şey ortaya koymadan her şeyi senden alabilen biri neden ekstra çabalasın ki? Arayınca gidiyorsun, ihtiyacı olduğunda koşuyor, üzüldüğünde gözyaşını silip, şakalarına gülüyorsun. Öfke krizine de girse içine de kapansa senden istediği alanı ona tanıyor, istediğinde kendi alanından vazgeçip onun tüm işgaline seve seve izin veriyorsun. İlişkide ilgi, sevgi, fedakârlık gibi konularda dengeyi yakalamıyorsan hep veren taraf olarak kalırsın.



Sevgili olma potansiyeli olmayan bir yakın arkadaş olduğunu sanırken pes ettikten sonra ilerleyen zamanlarda “Biliyor musun o zamanlar senin benden hoşlandığını sanıyordum, sevgili oluruz diye düşünmüştüm. Uzun süre bekledim sonra arkadaş olmak istediğini anladım. İyi ki de öyle olmuş.” Gibi bir şey duyarsan ne olacak? Bunlar da yaşanan şeyler.



Ben buradan nasıl çıkarım? Sana davranışlarının diğerlerinden farklı olduğuna mutlaka emin ol.


O zaman o alana düşmemek, girdiyse çıkılmak için ne yapmalı? Öncelikle iyi gözlemle, karşılıklı bir etkileşim yoksa o alana direk girmeyi sen kabul edersin çünkü. Sana davranışlarının diğerlerinden farklı olduğuna mutlaka emin ol. Birinden hoşlandınsa ona sıradan arkadaş muamelesi yapmayacağın gibi sırf ilgisi hoşuna gidiyor diye hoşlanmadığın birine daha farklı sinyaller yollama. Yaşamak istediğin şey duygusal ilişki ise ona göre davan. Bir yere çağır, flört et, imalarda bulun, mesaj yazarken iltifatlarını ona göre yap anlamıyorsa ya da verdiği sinyalleri karmaşık buluyorsan al karşına konuş. Onunla hayal ettiğin ilişkinin bu olmadığını söyle, onu koyduğun yeri bilsin. Daha fazlasını istiyorum mesajını ver ve geri çekil. Seni arkadaş olarak görüyorsa o alandan en azından o halinle çıkamazsın.



Biraz geride durup sana “gerçekten” ne yaptığını izle.
Şuna çok dikkat et. Biraz geride durup sana “gerçekten” ne yaptığını izle. Eğer açıkça konuşmana rağmen hala kafa karıştırıcı ve özel sinyaller veriyorsa kesinlikle kötü niyetlidir. Duygusal emeğin, ilgin sömürülüyor demektir. En çok yarayı da burada alırsın zaten. Benim kıymetimi anlar, beni görecek sonunda, kırkımıza kadar kimse ile evlenmemiş olursak birbirimizle evleneceğiz diye beklediğin yerde. Bir kere o kişiye karşı duyguların var. Duvarlar, sınırlar yok. Senden hep evet cevabını duyacak. Bir gün gol atacağım diye yedek kulübesinde bekleyen forvetsin. Bir köşede durduğundan emin ve ne zaman kötü hissetse, yardıma ihtiyacı olsa çeşitli sinyallerle sendeki umudumu genişletip sonrasında tekrar arkadaşça davranarak daraltabilir. Duyguların olduğu için o alanda gönüllü kaldığın müddetçe onu kaybetmemek adına tavır da koyamazsın. Zamanla özgüvenin, öz değerin yerle bir olur ve yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali o arenada takılır kalırsın.
Karşındaki duygularından şüpheli ve seni kaybetme duygusunu hiç yaşamamış da olabilir.
Belki de farkımda değil, aslında hala ihtimal var diyorsun. Evet, karşındaki duygularından şüpheli ve seni kaybetme duygusunu hiç yaşamamış da olabilir. Arkadaş alanında bunu anlayamaz. O zaman yine de o alandan çık. Sonuçta kalbindeki duygularla onu arkadaş olarak görmen mümkün değil! Kendi arkadaşlarınla vakit geçirmeye başla. Kendine dön, kendinle ilgili aktivitelerle meşgul olurken gerçek arkadaşlarınla vakit geçir. O da kendisine arkadaş arıyorsa eminim pek çok arkadaşı vardır, onlarla vakit geçirebilir.
Hayal et, gerçekten seni seven, önemseyen, sadece seninle olmaktan zevk alan biri ile olmak nasıl olurdu?
Bu arada gerçekten kendini izle. Şunu hayal et, gerçekten seni seven, önemseyen, sadece seninle olmaktan zevk alan biri ile olmak nasıl olurdu. Flört ettiğini farkında olup flörtöz vakitler geçirmeye istekli olan biri. Flört ilişki demek değildir şans tanı kendine, kendini bir gör.
Tüm bunlara rağmen değişen bir şey olmadıysa…


Sen bunları yaparken arkadaş alanına hapsolan halinden faklı biri olacaksın yani yeni sen. Karşındaki o sırada eski sen’i kaybetmiş, yeni sen’le karşı karşıya kalmış olacak. Friend zone’dan çıktın ve seni farklı bir gözle değerlendirecek. Eğer tüm bunlara rağmen değişen bir şey olmadıysa sen onun için gerçekten olabilecek iyi bir arkadaşsındır. Kötü niyetli değilse seni o alandan hiç çıkaramayacağını bilmeli ve ona farklı duygular beslerken yanında kalıp acı çekmeye devam etmemelisin. Sonuçta bir kadın ile bir erkek arkadaş olabilir mantığında biri vardır karşında. Senin bir kadın olarak çektiğin acı ya da bir erkek olarak beklentini anlamayabilir. Malum yaygın yanılgı şudur bir kadın ile bir erkek yakın arkadaşsa birinden biri arkadaş alanında bekleyen bir platoniktir. Gördüğün gibi tüm bunlara rağmen senle arkadaş olmayı talep edebilir.
Girildiğinde çıkması zor bir alandan bahsediyoruz. Sevgili olayım derken her seferinde nasıl kankası oluyorum diyorsan yaklaşım tarzını mutlaka değiştirmelisin. Formül basit hoşlanıyorsan dostane olma, dostunsa karışık mesajlar yollama. Sen buna uyarken karşıdaki uymuyorsa niyet sorgula, çünkü birine uzaktan bakıp acı çekmeyi hatta bazen kullanılmayı hiç hak etmiyorsun.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ama Ben Seni Arkadaşım Olarak Görüyorum" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümran ÖRKÜN Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
Adana (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi42 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün Yazıları
► En İyi Arkadaşım İnternet Psk.Dnş.H. Burcu TATOĞLU
► Yorgun Sınav Arkadaşım Merhaba Psk.Dnş.Adnan DEMİRCİ
► Ben Seni Hep Aldattım Psk.Bahar TURUNÇ
► Covıd-19 Sanırım Seni Seviyorum Psk.Kubilay MERCAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Ama Ben Seni Arkadaşım Olarak Görüyorum' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun... ÇOK OKUNUYOR Aralık 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:06
Top