2007'den Bugüne 90,341 Tavsiye, 27,807 Uzman ve 19,737 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Travma, Travmanın Oluşumu ve Terapisi
MAKALE #22347 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Adem TATAR | Yayın Mayıs 2021 | 728 Okuyucu
Hepimiz hayatta birçok olumsuz olayla karşılaşmışızdır. Üzüntüye değer biçemesek de, bu olayların bazıları bizi çok üzmüş ve etkilemişken, bazılarının etkisini daha hafif hissetmişizdir. Bu olumsuz yaşam olaylarının herkes için etkisi aynı düzeyde olmaz. Örneğin sevgilisinden ayrılan veya çok yakınını kaybeden her birey aynı tepkileri vermediği gibi aynı hisleri de paylaşmayabilir. Ya da sınavı veya işi başarısızlıkla sonuçlanan kişilerin hepsi yoğun üzüntü duymayabilir. Bu durumda kişinin özellikleri ve düşünce yapısı oldukça etkilidir.

Bunların yanı sıra üzüldüğümüz ve etkilendiğimiz olaylar, yaşandığı an bize kötü hissettirmişken üzerinden zaman geçtikten sonra aynı şekilde kötü hissettirmeyebilir. Bunu da birçoğumuz deneyimlemişizdir. Hatta bazen anılarını hatırlayan kişi ne ‘çok üzülmüştüm zamanında, kendimi ne kadar harap etmişim’ der ve olayı tebessümle anlatabilir. Halk arasında zaman her şeyin ilacıdır sözü belki de bunun için söylenmiştir. Psikolojide bu duruma adaptif bilgi işleme süreci gerçekleşmiş diyebiliriz.

Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre, rahatsız edici kötü bir olay yaşayan kişi, bu olayı düşünür, bu olayla ilgili konuşabilir hatta rüya da görebilir ve bir süre sonra bu olaydan rahatsızlık duymaz hale gelir hatta gelecek yaşantısı için deneyim olarak bu durumu kullanabilir (Shapiro, 2016).

Ancak bazen öyle durumlarla karşılaşırız ki, öyle olaylar yaşarız ki, aşırı derecede etkilendiğimiz, yoğun üzüntü duyduğumuz, uzun süre etkisinden çıkamadığımız olaylar. Hatta hatırladığımız anda ilk günkü etkiyi dahi hissedebiliriz. İşte bu olaylar bizim için travmatik olaylardır.

Amerikan Psikoloji Birliği, Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nın 5. Versiyonunda travmayı şu şekilde tanımlamıştır: gerçek bir ölüm tehdidiyle, cinsel saldırı durumuyla veya ağır yaralanmayla; doğrudan karşı karşıya gelme, ya da başkalarının başına gelen olaylara tanıklık etme, bir yakınının örseleyici yaşantısını öğrenme ve rahatsız edici ayrıntıları yineleyici biçimde yaşamak (APA, 2013).

Travma yaşantısından sonra kişiler bu olaydan çok fazla etkilenebilir ve uzun süre bu durumun etkisinden çıkamayabilir. Travma sonrasında stres tepkileri verebilir bunun yanı sıra bu travma başka psikolojik sorunlara da sebep olabilir. Travma denilince genel olarak kişilerin aklına deprem, sel gibi doğal afet durumları, cinsel saldırı, savaş vb. gibi durumlar gelse de uzun süren aşağılanma durumu, çocukluk çağında yaşanılan ihmal durumları da travmatik olaylardır (Tatar, 2019). (bknz: konu ile ilgili detay için YÖKTEZ adresinden tezimi ve internet sitemden ‘çocukluk çağı travmaları’ yazımı okuyabilirsiniz)

Ağır travmaya maruz kalan kişilerin sinir sisteminde muhtemel nörotransmiterlerdeki ve adrenalindeki vb. değişim durumundan kaynaklı bir dengesizlik durumu oluşabilmektedir. Bu duruma bağlı olarak bilgi işleme sistemi düzgün çalışamaz ve olay esnasındaki görüntüler, sesler vb. durumlar nörolojik olarak rahatsız ettiği şekliyle zihnimizde kalır (Shapiro, 2016).

Sonuç olarak, normalde uyanıkken ve rüyalarda zihnimizin yaptığı işlemleme ile olumsuz durumların etkisi azılır veya yok olurken bazı travmalarda zihin bu işlemlemeyi yapamaz ve sorunu yaşamaya devam ederiz. Birçok kişiden bu olaydan çıkamıyorum, bu durum bende travma oluşturdu gibi tepkiler almışızdır. Peki bu travma durumu hayatımız boyunca hep devam mı edecek? Hep böyle kötü mü hissedeceğiz? Bu durum hiç geçmeyecek mi? Bu soruların cevabı var, ve bu cevap sevindirici. Travma birçok psikoterapi tekniğiyle çalışılabilen ve sonucunda olumlu etiler alınabilen bir durum.

Travma terapisinde en etkili yöntemlerden biri EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemidir. EMDR yöntemi ile yaşanılan sorunun nedeni olan travmatik anı merkeze alınır ve bugüne kadar yapılamayan işlemlemenin yapılması sağlanır.

Emdr yönteminde, danışandan yaşadığı olumsuz olayı hatırlaması istendiğinde esasında bilinç ve beyinde bilginin depolandığı alan arasında bir bağlantının yapılıyor olasılığı muhtemeldir. Emdr terapisinin temel varsayımı, travmayı işlemenin, olayı doğal olarak çözmek için gereksinim duyulan adaptif bilgi işleme sürecine doğru harekete geçiriyor olmasıdır (Shapiro, 2016).

Normal olarak işlemlenememiş anı, diğer anıların olduğu bölgeden bağımsız olarak zihnimizde yer etmeye devam eder. EMDR terapisinde, bu travmatik anı, çift yönlü uyarım yöntemiyle yani beynin sağ ve sol bölgelerinin birlikte aktive edilmesiyle işlemlenerek anı ağlarının olduğu bölgeye gönderilir. Buna göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme denir. EMDR terapisi sayesinde danışanda travmanın olumsuz etkileri kaybolur ve danışan artık kendisini eskisi kadar kötü hissetmez. Kendisi ile ilgili olumsuz inancı yerine olumlu pozitif inanç güçlenir. Emdr terapi yöntemi travmayı yok etmez, anıları silmez, böyle bir durum başka yöntemlerde de söz konusu olmadığı gibi istenilen bir durum da değildir. EMDR Terapi yöntemi travmanın oluşturmuş olduğu olumsuz durumla çalışır ve travma sonrasında oluşan olumsuz durumların ortadan kalkması için uğraşır.

Sonuç olarak travma oluşumu ve etkileri bakımından oldukça zorlayıcı bir durum olsa da, psikoterapiyle etkilerinin ortadan kaldırılması mümkün. Bu konudaki en önemli yöntemlerin biri de tüm dünya tarafından kabul edilmiş bir yöntem olan EMDR Terapi yöntemidir.

ADEM TATAR
Uzman Psk. Dan./ Psikoterapist

Kaynakça
• APA.(2013). Diagnosticand Statistical Manual of Mental Disorders (5th Edition). Washington, DC: American Psychiatric Association.
• Shapiro, S. (2016). EMDR: Göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme temel prensipler, protokoller ve prosedürler, (M. Şahzade, ve I. Sansoy, çev.) İstanbul: Okyanus Yayınları.
• Tatar, A. (2019). YETİŞKİNLERİN ÇOCUKLUK ÇAĞI TRAVMA DURUMLARI İLE İSTENMEYEN DÜŞÜNCELERLE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ (Master dissertation, İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travma, Travmanın Oluşumu ve Terapisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Adem TATAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Adem TATAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Adem TATAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Adem TATAR
Samsun (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Adem TATAR'ın Makaleleri
► Emdr Terapisi - Travma Terapisi Psk.Tülin AKYÜREK ÇİZER
► Emdr Terapisi – 8 Aşamada Travma Psk.Hakan TOKGÖZ
► Travma Dans ve Hareket Terapisi Psk.Atakan ŞAHİN
► Travmanın İşlevi ve İşleyişi Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,737 uzman makalesi arasında 'Travma, Travmanın Oluşumu ve Terapisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mükemmeliyetçilik Mayıs 2021
► Siber Zorbalık Ocak 2019
► Boşanma ve Çocuk Şubat 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:13
Top