Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aile Tutumları
MAKALE #2319 © Yazan Pdg.Elif KOCA | Yayın Ocak 2009 | 8,342 Okuyucu
AİLE TUTUMLARI

Aile, çocuğun sahip olacağı davranışları belirler. Aile bireylerinin çocuğa karşı tavırları, sosyal gelişim açısından önem taşır. Çocuk ailedeki bireylerin davranışlarını model alarak kendi davranışlarını oluşturur. Model aldığı kişi, olumsuz kişilik yapısına sahipse, çocukta aynı olumsuz özellikleri gösterecektir. Ailesinde sevgi, eşitlik, saygı, anlayış görmüş çocuklar başarılı, iletişimi kuvvetli, proaktif bireyler olmaktadır.

Anne-baba ya da evde yaşayan diğer bireylerin çocuğa olan yaklaşımları ne yazık ki her zaman benzer ve doğru olmayabiliyor. Kimi anneler baskıcı olurken, babalar tutarsız tutumlar sergileyebilir. Bu gibi durumlar da çocuğun istenilen davranışları göstermesini geciktirirken, anne baba arasında da krizlere yol açabilir.

Ya da bir başka aile modelinde, hem anne hem baba aşırı hoşgörülü oluyorlar, çocuğun her istediğini yapmasına izin vermelerine karşın, çocukta yine saldırganlık, sosyal uyumsuzluk gibi problemler karşımıza çıkabiliyor. Anne babanın kurallı olduğunu ve birlikte kararlar verdiklerini kendi aralarında tutarsızlık ya da aşırı hoşgörülü olma gibi durumları olmadığını düşünürsek, bu tip ailelerde de çocuklarda içe kapanıklık, iletişim bozukluğu gibi türlü problemler yaşanabilir:

· Aşırı hoş görülü oluyoruz, doğru olmuyor,
· Baskı kuruyoruz, doğru olmuyor,
· Anne baba ayrı ayrı davranış modelleri sergiliyoruz buda olmuyor.

Öyleyse çocuklarımıza nasıl davranacağız?

AİLE YAPILARI VE ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Baskıcı Aile Modeli

Baskıcı aile modelini anlamak için ataerkil aile yapısı dediğimiz baba egemenliğinde olan, tüm kararların baba tarafından verildiği ve babanın bir korku unsuru olduğu kültürümüze çok da yabancı olmayan yapıyı aklımıza getirebiliriz.

Baskıcı aile modelinde, aile büyükleri tarafından diğer aile üyelerine, özellikle çocuklara danışılmadan konmuş kurallar vardır. Kuralların katı olması ve değişikliğe direnmesi aile yapısını baskıcı tutuma sokar. Kurallara uyulması beklenir ve kuralların zorlanması ailede ilişkilerin zedelenmesi ile sonuçlanır. Aile içi krizlere yol açar. Türk aile yapısında kız çocuklarının baskıcı aile tutumlarına daha fazla maruz kaldıkları bilinmektedir.

Baskıcı aile yapısında yetişen çocuklar nazik, sessiz, dikkatli gözükmelerine karşın, genellikle isyankârlık ve aşağılık duygularını içlerinde taşırlar.

· Çocuğunuz gelişimine paralel olmayan inatçı, öfke vb. içine dönük duygular sergiliyorsa,
· Yalan söyleme, hırsızlık, evden kaçma gibi olumsuz davranışları oluyorsa,
· Herhangi bir hata ya da sakarlık durumunda aşırı korkuya kapılıyorsa, baskıcı bir tutum sergilediğinizden şüphelenebilirsiniz.

Aşırı Hoşgörülü Aile Modeli

Aşırı hoşgörülü model baskıcı modelin tam tersi olan son dönem Türk ailesinde sıklıkla gördüğümüz çocukerkil aile yapısına bir örnektir. Özellikle baskıcı aile tutumunda yaşayan bireylerin kurdukları ailelerde görülen bir modeldir.

“Ailem bana böyle davrandı, ben çocuğuma böyle davranmayacağım…” mantığı hâkimdir.
Annenin çalışması ve çocuğuyla yeterli zaman geçirmemesi sonucu duyduğu annelik iç güdüsünün de model üzerinde etkili olduğu bilinmekte. Çalışan annenin çocuğuyla geçirdiği saatler sınırlıdır. Gün içerisinde duyulan özlemden dolayı tahammül sınırı da geniştir. Bu da annenin aşırı hoşgörülü davranmasına sebep olur. Aynı durum babalar için de geçerlidir.

Çocuk, aile içinde karar merkezidir. Yaşı kaç olursa olsun aile, çocuğa göre kararlarını alır, hayatını düzenler. Evde çocuk egemenliği söz konusudur. Anne baba çocuğun mutlu olmasına ve her istediğini yapmasına özen gösterir.

Aşırı hoşgörülü ailelerin çocuklarında sosyal uyumsuzluk, bencillik, yenilgiyi kabul edememe görülür.

Tutarsız Aile Modeli

Tutarsız aile modeline, baskıcı ve aşırı hoşgörülü aile modellerinin karışımı olarak da bakabiliriz. Bu ailelerin kendi içinde davranış modelleri gelişmemiştir. Aile, aynı konu için bugün evet, yarın hayır diyebilir. Aile içi kararlar alınmamıştır. Aile bireyleri arasında düşünce birliği yoktur. Çocuğun dondurma yemesine annenin izin vermeyip, babanın izin vermesi örnek olarak verilebilir. Bu aile yapılarındaki tutarsızlık ve kararsızlığa karşı çocukta, anne ve babayı kullanma davranışı gelişir. Çocuk, talebini karşılayacağını tahmin ettiği ebeveynle diaoğa girerek istediğini yapar. Bu tarz aile modelinde çocuk nedeniyle ebeveynler kendi aralarında problem yaşarlar.

Ortak paylaşımların az olduğu, anne babadan birinin ya da her ikisinin yoğun iş ortamının olduğu durumlarda daha çok karşımıza çıkan bir aile modelidir. Anne baba arasında ortak paylaşımların az sayıda olması aile içi iletişimin ve birlikteliği olumsuz etkiler. Bu, eşlerin kendi kurallarını oluşturmalarına ve diğer eşi göz ardı ederek uygulamalarına sebep olur. Çocukta bu karmaşık düzen içerisinde kendi çıkarlarına göre hareket etmeyi öğrenir. Babadan izin alamayacağını anlayan çocuk anneye, anneden izin alamayacağını anlayan çocuk babaya yakınlaşır.

Yine günümüz şartlarında büyük kentlerde Türk aile yapısında sıklıkla rastladığımız modellerden biridir.

Nedenleri ;
· Anne baba geleneksel yöntemle mi yoksa, modern yöntemle mi çocuk yetiştireceğine karar veremez ve her ikisini birden uygulamaya çalışır.
· Özellikle çalışan anneler çocuklarına yeterli zamanı ayıramadıklarını düşünüp, vicdanen kendilerini daha iyi hissetmek için gerek bilinçli gerekse iç güdüsel olarak bazen aşırı hoşgörülü olurken bazen baskıcı olurlar.

Tutarsız aile modelindeki çocuklarda görülen genel özellikler kayıtsızlık, isteksizlik, kendi istek ve çıkarlarına göre kişilere yakınlaşmayı neden olarak sıralayabiliriz.

Demokratik Aile Modeli

Demokratik aile modeli ailedeki bütün bireyler için en uygun aile modelidir. Ailede herkes bireydir. Tüm aile üyelerinin görev ve sorumlulukları belirgindir. Bireyler sorumluluklarını krizlere yol açmadan yerine getirirler. Aile kararları birlikte alınır. Her birey alınan kararlarda söz hakkına sahiptir. Aile üyeleri kendi kararlarını verebilme yetisine sahip oldukları için otomatik gelişen bir saygı ortamı vardır.

Demokratik aile modelinde yetişen çocuklar özgüvenleri yüksek, ne istediğin, bilen, problem çözme yeteneği gelişmiş, sorumluluk sahibi bireylerdir.

· Aile üyelerinin espri yeteneği gelişmişse,
· Ailedeki sorumluluklarla ilgili çatışmalar yaşanmıyorsa,
· Ailede yüksek sesli konuşmalara sık rastlanmıyorsa,
· Çocuğunuzun ne giyeceği konusundaki kararı kendisi verebiliyorsa,
· Çocuğunuzun ne kadar yemek yiyeceğini siz belirlemiyorsanız,
· Uyku saatleri kriz yaratmıyorsa,
· Başarılı ya da başarısız olduğu konuları sizinle paylaşabiliyorsa,
· Arkadaşları ve öğretmenlerinden şikâyet almıyorsanız,
Sosyal duyarlılığa sahipse, demokratik bir aileye sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz


Hazırlayan
Elif KOCA

Kaynakça
Elif Koca, Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyor sunuz? , GOA 2006


"Ataerkil"den "çocukerkil"e
Çocuklarımızla arkadaş olmalı mıyız? Eğer olacaksak, bu arkadaşlığın sınırlarını kim, nasıl çizecek? Peki, çocukların yaşamlarında kendilerine örnek alacakları olumlu otoritelere ve sınırlara ihtiyaçları yok mudur?
SEMAASLAN
Çocuk odaklı yaşam
Kızımın ihtiyaçlarını karşılamak, tabii ki öncelikli amacım. Fakat bu "arkadaşlık" meselesi kafamı da kurcalamadı değil. Sınırı iyi çizmek, arkadaşlığı doğru kurmak gerekir herhalde. Defne İnci ile aramızda, herhangi bir arkadaşlığın gerektirdiği gibi eşit bir ilişki olamayacağı, olmaması gerektiği muhakkak.
Kızımın ve tüm çocukların sınırlara, olumlu otoritelere ihtiyaç duyduklarını düşünüyorum. Özgürlük de sınırlıdır ve çoğu kez fazladan bir parça özgürlük için mücadele etmek gerekir. Çocuklar anne-babalarıyla genelde bunun için çatışır. Ve çatışmak iyidir. Çünkü kavgayla kazanılmış özgürlük, kıymetlidir.
Tüm bunlar aklımda, Uzman Pedagog Elif Koca'yla görüştüm. Çocuklarımızla arkadaşlığın sınırlarını nasıl belirleyebileceğimizi, onlarla arkadaş olup olamayacağımızı sordum. Elif hanım hemen önemli bir ayrımın altını çizdi: "Ebeveyn olarak demokratik bir aile yapısı kurmakla çocukla arkadaş olmak aynı anlamda algılanmamalı. Anne, çocuğun annesi; baba da çocuğun babasıdır ve roller dejenere edilmemelidir. Elbette ebeveyn ve çocuk arasında yaşantı, fikir paylaşımı olmalıdır. Ancak bu paylaşımın gerek dili gerekse içeriği çocuğun yaşına uygun olmalıdır. Ne çocuğun sınıf arkadaşıyla konuşur gibi ailesiyle konuşması doğrudur ne de ailenin..."
Korkularımız gerçek oluyor, korktuğumuz başımıza geliyor. Bu yüzden korkmak istemiyorum ama kriz halinde kendini oradan oraya atan, istediği olmayınca annesini babasını çaresizlikten kıvrandıran çocuklarla dolu etrafımız. Haydi bu kadar abartılı örneklere gerek yok diyelim, çocuklu yetişkinlerin yaşamları, günlük planları, programları bütünüyle çocuk odaklı.
İlginç bir saptama
Ben de yaşamımı kızıma göre planlıyorum. Hatta sabah kahvaltı saatim bile kızımın bana yapacağı sürprizlere bağlı olarak değişiyor ve bazen öğle saatlerine kadar kayıyor. Biraz da geleceğin dünyasıyla ilgili karanlık imgem zorluyor beni buna. Kızımın güçlü, donanımlı olmasını önemsiyorum. Fakat sınırlarımı da bilmek istiyorum.
Elif hanımın çok ilginç bir saptaması var: "Türk aile yapımız ataerkil denilen, babanın ve baba soyunun hakim olduğu bir model. Ataerkil toplum örneklerini kent yaşantısında ne derece görüyoruz tartışılır. Ben bu sürecin 'Çocukerkil' yapıya kaydığını gözlemlemekteyim. 250 alt sosyoekonomik, 250 üst sosyoekonomik yapıya sahip İstanbul ailesinde 2005-2006 yılları arasında yaptığım bir araştırma sonucuna göre evlerde yüzde 92 oranında çocukların sözü geçiyor."
Demokratik değil, doyumsuz ve şımarık bireyler yetiştiriyorsak geleceğin dünyası hakikaten karanlık olacak. Anne-babanın tek sorumluluğu biricik bebeklerine değil, aynı zamanda biricik dünyalarına karşıdır diye düşünüyorum. Kurcalamam bu yüzden...

" Milliyet" gazetesi Kasım,2007
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler  
► Aile Tutumları ve Sınırlar Psk.Dnş.Mercan ATAKAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,484 uzman makalesi arasında 'Aile Tutumları' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
 
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:09
Top