TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



EZİK ERKEK SENDROMU

İlkim ÖZ Fotoğraf
Psk.İlkim ÖZ
Ankara
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 6 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 15428,

* Yayın Tarihi : 02-09-2009 - 16:10 (1912 gün önce),

* Ortalama Günde 8.07 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7478 , Kelime Sayısı : 907 , Boyut : 7.30 Kb.
EZİK ERKEK SENDROMU

Belki farkında değilsiniz ama, çevrenizde o kadar çok erkekte E.E.S var ki. Ezik Erkek Sendromu, kendisini hiç belli etmez. Hatta siz onu güçlü bir erkek bile sanabilirsiniz ilk başlarda. Sonrasında anlarsınız erkeğinizin ne kadar müthiş suçluluk duygularıyla dolu bir kişiliği olduğunu. 0-6 yaşlarında ve ergenliğinde babası tarafından o kadar suçlanmış ve aşağılanmış üstelik onaylanmamıştır ki, zavallı adamcağız ezik olmuş ve hıncını sizden çıkarıyordur.

EZİLEN ERKEĞİN BİLİNÇALTINDA “EZMEK” VARDIR

Esasen, hep ezilir kadın, erkek egemenliği karşısında. Erkekteki “ezme güdüsü” nereden geliyor dersiniz? Erkekteki “ezme güdüsü” , “ezilmişlikten” gelir. Ezilen ezmek ister. Eşyanın tabiatındadır bu. Kısaca bir göz atarsak bu ezilme durumuna, karşımıza şöyle semptomlar çıkıyor;

Babalarından dayak yiyen, kız çocukları değil, daha çok erkek çocuklarıdır.
Babaları tarafından aşağılanan çocuklar kız çocukları değil, daha çok erkek çocuklarıdır.
Babaları tarafından “suç”lananlar kızları değil, daha çok oğullarıdır.
Babaları tarafından hakarete uğrayan, kızlar değil, erkeklerdir.
Anneler her ne kadar oğullarını yüceltmeye çalışsa da, erkek çocukların, babalarının yüceltmesine ihtiyaçları vardır ve ne yazık ki, bu yüceltmeyi hiç tadamamışlardır.
Gelelim okul dönemine,
Öğretmenler tarafından ceza gören ve suçlanan kızlardan daha çok erkeklerdir.
Disipline en çok erkek çocuklar gider.
Cezayı kızlardan çok erkekler alır okulda.
Sokağa dönelim biraz da…
Sokakta çeteleri kuran erkeklerdir. Burada epeyce, ezikliğin başkaldırısı vardır.
Sokak kavgalarında dayak yiyen, yaralanan berelenen, aşağılanan yine erkek çocuklarıdır.
Cinsellikte de bu böyledir. Kızlar için korunması gereken cinsellik, erkekler için ayaklar altındadır. Skora koşturulurlar ve skoru az olan yine aşağılanır. Cinselliğinden bile eziklik duyar erkek.

EZİK ERKEK SENDROMUNUN EN BELİRGİN ÖZELLİĞİ SÖZEL ŞİDDETTİR

Bilim insanları ve özellikle biz evlilik terapistleri sevgiden ve sevgi duygusunun sarmaladığı mutluluktan sık sık söz ederken, evliliklere baktığımız zaman bir şiddettir gidiyor. İşin ilginç yanı, Ezik Erkek Sendromuna sahip olan erkekler, fiziksel şiddetten daha çok sözel şiddete başvuruyor. Eşlerine her türlü sözel hakareti yapan bu erkekler, ertesi gün işlerine hiçbir şey olmamış gibi gidiyorlar. E.E.Sendromu olan erkeklerin çoğu, iş hayatlarında oldukça başarılı erkekler. Toplum onların bu yönlerini hiç bilmiyor. Bu yöndeki suçluluk duyguları, onları daha da çok eziklik sendromuna itiyor.
Bu erkekler eşlerinin başarılarını asla taşıyamıyorlar. Onlar eşlerini, dizlerinin dibinde oturmasını, evde çamaşır bulaşıkla, yemekle ve ütüyle oyalanmasını istiyorlar. E.E.Sendromlu bir erkeğin, iş hayatında oldukça başarılı olan karısına, iş yapacağına “otur da evdeki tozları al” dediğini kulağımla duymuştum.

E.E.Sendromu olan Erkeklerin, Eşlerine En Sık Yönelttiği Hakaretler ve Diyaloglar
*Kendini ne sanıyorsun?
*Her şeyi sen mi biliyorsun, bir b..k bilmiyorsun.
*Hayatımızla ilgili bütün kararları sen alıyorsun, böylesine bencilsin.
*Kendimi senin yanında ezik hissediyorum, hükmedicisin.
*Aslında hiç bir şeyden anlamıyorsun, kafan çalışmıyor.
*Hep senin dediğin doğrudur, ben bir şey bilmem.
*Yine mi ben suçluyum? Bu da mı benim yüzümden oldu?
*Ne kadar bencilsin.
*Hiç paylaşımcı değilsin.
*Bu evde benim sözüm neden geçmiyor?
*Ben olmasam sen bir hiçsin.
*Kendini bir şey mi sanıyorsun?
*Ben senden daha çok şey biliyorum.
*Senden daha güzelleri var.
*Güzel yemek yapamıyorsun.
*İyi bir anne değilsin.
*Kıskançsın. Aslında beni çok kıskanıyorsun.
*Beni boğuyorsun. Hiç bir şey yapamıyorum.
Bu erkekler eşlerine ya da kız arkadaşlarına önce çok yumuşak ama sonrasında bas bas bağıran, karşı tarafı şaşkına uğratan erekeklerdir.

E.E.Sendromu Olan Erkekler Evliliği Taşıyamazlar

Bu erkekler, genellikle mutlu ailelerde büyümeyen çocuklar olarak karşımıza çıkarlar. Yaşam öykülerine baktığımızda, aile içinde şiddeti görüyoruz. Babalarını alkol ve alkole bağlı olarak dayak ve hakarete eğilimli olduklarını biliyoruz. Anneler, eşlerinden dolayı mutsuz kadınlar olduklarından, çocuklarına da yeterli sevgiyi veremiyorlar. Hatta bilinçaltlarında eşlerine duydukları öfke, oğullarına da yöneliyor. Bu annelerin en belirgin özelliği, oğullarını hiç onaylamamaları, övmemeleridir.

Burada bir kısır döngü ile de karşılaşıyoruz. Bu babalar da, babalarından sevgi görmemiş babalar. Onların babaları da patolojik. Kimisi eşini aldatmış, evlilikteki sadakati yürütememiş, alkol ya da bağımlı kişilik. Zaafları var. Kişilik baba olmaya uyumlu değil, kişilik hayata uyumlu değil. Kişilik içinde patlamalar yaşıyor. Dolayısıyla, bir başka kişiyle yaşamak, mutlu bir ortam olsa bile, onlara yük geliyor. Hayat onlara bir yük aslında.
Evlilik onlara zor gelir.

E.E.Sendromu Olan Erkekler İş Hayatlarında Oldukça Başarılıdırlar
İç dünyalarındaki dengesizliği dengelemek için, iş hayatlarına olanca güçleriyle sarılırlar. İşlerindeki başarı, ruhlarındaki ezikliği giderir onlara göre. İşteki başarı, alkış, onay, çocukluklarında babalarından göremedikleri sevgiyi karşılar. Aslına bakarsanız onlar öyle sanırlar. İşin üzücü yanı, o boşluğu ne işleri, ne de eşleri dolduramayacaktır. Çok geç kalınmıştır artık, o yüzden eziktirler zaten.

En Mutlu Anlarda “ Mutsuzum” Derler, Onları Mutlu Edemezsiniz
Bir erkeği seversiniz, ona aşık olursunuz, tutkulu duygularınız vardır beslediğiniz. İlişkiniz ilerler, evlenirsiniz.
*İçinizden onun dudaklarını öpesiniz gelir, adam “mutsuzum” der.
*İçinizden onun ellerini sevgiyle tutarsınız, adam hoşnutsuzdur ve ruhundaki mutsuzluğu homurdanır.
*Ona tutku dolu kucağınızı açarsınız, adam geçmişteki suçluluk duygusuyla boğuşuyordur, suratı asıktır,
*Evlilik yıldönümünüzde, beklediğiniz romantik sözleri değil, “niye evlendik ki? “ cümlelerini kurar.
* Sizin tüm iyi niyetinizi aleyhinize çevirir ve kendinizi kötü hissetmenize neden olur.
*Obsesyonları vardır, takılır geçmişte söylediğinizde bir söze ve hiç olmadık yerde kendinizi kavga ederken bulursunuz.
*Neşeyle yaptığınız bir espriden nem kapar, alınır ve tartışma yaratır, hiç ummazken siz. Üstelik bu tartışmadan sizi sorumlu tutar.
*Hayatın ne kadar kısa oluğunu anlatmaya çalışırsınız, “birbirimizi seviyoruz gel sevgiyi yaşayalım” dersiniz ama o öfkesini kusar.
*Öyle ki, evlenmenizden bile sizi sorumlu tutar.

Seni Çok Seviyorum Ama Evlenmek İstememiştim

E.E.Sendromu olan erkeklerin en tipik davranışı, yerine getirdiği sorumluluğu bile karşı tarafa atmasıdır. Hiç utanmadan ve çekinmeden, aslında evlenmek istemediklerini defalarca size söylerler. Artık evlisinizdir, evleneli kaç yıl olmuştur, ama o çocukluğunda babasının kendisini reddini size kusuyordur.

Ezik Erkek Sendromu Olan Bir Erkekleyseniz Ne Yapmalısınız?

Bu erkeklerin eşleriyle senelerdir psikoterapi yapıyorum. Kendileri gelmezler, eşleri gelir, O kadınlar kıvranırlar çaresizlikten.
E.E.S olan erkeklerin eşleri bilmeli ki, ya bu adamlar babalarıyla yüzleşecek ve sorunlarını çözecek ya da hayatınız boyunca size işkence edecek.
Ya…da…
Unutmayın ki, her kadın sevilmeye değerdir ve bu sevgiyi hissetmeye layıktır. Her kadın eşi tarafından sevildiğini duymak ve “hayatımda aldığım en iyi karar seninle evlenmekti”yi duymak ister.
E.E. Sendromlu bir erkek tarafından “mış “ gibi değil, gerçekten…
Karar sizin…
Çözüm nedir derseniz?
Tedavi;Psikoterapi.
Ya da Ruh Sağlığı Yerinde Olan bir erkeği seçebilirsiniz

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"EZİK ERKEK SENDROMU" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkim ÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Sonbahar Depresyonu , Merve ÖZEN
  • Bulimia Nervoza Ve Tedavisi , Gülüm BACANAK
  • “öğrenilmiş Çaresizlik”ten Nasıl Kurtuluruz? , Mahir Efe FALAY
  • Bentonit Kili: Dna-Rna İlişkisi - Bentonit Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ,otizm Gibi Rahatsızlıklarda Şelasyon Amacı İle Kullanılabilinir Mi? , Meltem KIRMIZI
  • İnternet Bağımlılığı Ve Çocuk , Özgür TÖNBÜL
  • Evlilik Danışmanlığı Ve Arabuluculuk Arasındaki Fark , Hülya ARSLAN KABA
  • Boşanma Sürecinde Arabuluculuk , Hülya ARSLAN KABA
  • Öfke Yönetimi (Anger Management) , Hasan Turgut ERDOĞAN
  • Yetersizlik Hissi , Nihan DİKME
  • Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transeksüel, İnterseks (Lgbti) , Nihan DİKME
  • Kayıp Ve Yas , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Özgül Öğrenme Bozukluğu , Sevda ACAR
  • Evlilik Öncesi Terapi Neden Gereklidir ? , Hülya ARSLAN KABA
  • Asertif Olmak , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • The Effects Of Happıness Level On Task Persıstence , Derya SOY
  • Corporal Punıshment , Derya SOY
  • The Effect Of Marrıage On Emotıon , Derya SOY
  • Bilişsel Süreçler Ve Psikopatoloji Arasında İncelenen İlişkiler , Derya SOY
  • Uygulamalı Psikoloji & Bireysel Alan İle İlişkisi Ve Alan İçinde Kullanımı , Derya SOY
  • Toplumsal Psikoloji , Derya SOY
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    03:06
    Top