2007'den Bugüne 76,816 Tavsiye, 24,971 Uzman ve 17,174 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Anne Babalar ve Eşcinsel Çocuklar
MAKALE #3655 © Yazan Abdullah ÖZER | Yayın Ekim 2009 | 9,080 Okuyucu
Anne Babalar ve Eşcinsel Çocuklar

“Eşcinsellere karşı değilim” söylemi, birçok insan tarafından kendi çocuğunun gey veya lezbiyen olduğunu duyduğu zaman son bulur. Aile, arkadaş çevresi ve tanıdıkların reaksiyonundan duyulan korku, eski önyargıları hemen ön plana çıkarır ve gösterilebilecek anlayışın önünü tıkar. Kendilerinin ve çocukların geleceğinin bir anda artık hiç de öyle güzel olmayacağını fark ederler. Anne baba o andan itibaren çocukların sosyal hayatlarında yaşayacağı dışlanmayı ve mesleki kariyeri konusunda endişe ederler ve kendil adlarına da, ileride kız ve erkek torunları gibi yapmayı hayal ettikleri tüm planların bir anda nasıl toz olup gittiğini görürler. Çocukları için önceden kurdukları tüm hayallerin ve ondan tüm beklentilerinin bir anda mahvolup gittiğini düşünürler. Aids, daha önceleri herhangi bir kelimeyken, şimdi korkunç bir tehdit olmuştur.

Bu korkuların büyük bir bölümü bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Öncelikle lütfen Eşcinsellerin yaşamlarına bakın ve heteroseksüel bir dünyada karşılaştıkları zorluklara dair neler biliyorsunuz bunu düşünün lütfen. Pek de fazla bir şey bilmediğinizi fark edeceksiniz; Çünkü çoğumuzun tanıdığı eşcinsel (en azından bilerek) yoktur. Halbuki eşcinseller toplumun, yüzde on ile onbeşi arasındaki bir bölümünü oluşturur ki, aslında bu çok büyük oran. Türkiye’de bu rakam toplam nüfus üzerinden hesaplandığında, dört ile sekiz milyon arasında kişinin eşcinsel olduğu ortaya çıkmaktadır.

Eğer Çocuğunuz size eşcinsel olduğunu açıklarsa, bu durumun üstesinden çok daha kolay gelebilmeniz için, öncelikle eşcinsellikle ilgili bazı konularda hazırlık yapın ve bilgi sahibi olun:

Eşcinsellik bir hastalık değildir, aksine insanın doğuştan sahip olduğu bir yaradılış özelliğidir. Ancak hala bazı “Terapistler” eşcinselliğin “tedavi edilebilir” olduğunu veya eşcinselliğin “tersine çevrilebilir” olduğunu iddia etmeye devam etmektedirler. Bu da tamamen bilim dışı, etik olmayan ve onur kırıcılıktan öteye geçmeyen bir düşüncedir ve bu "Terapistlerin" tek amaçları: Bu konuda bilgi sahibi olmayan aileleri suistimal edip kendilerine kazanç sağlamaktır. Bazı insanlar gey veya lezbiyendir, bu da sarışın veya kumral olmak gibi doğal bir durumdur.

Örneğin çoğu genç, diğerlerinden "farklı" olduklarını oldukça erken fark ederler; ancak genellikle bu farkın ne olduğunu da tam olarak bilmezler ve bunu anlamlandıramazlar. Kendileri bilseler dahi, bu durumu telaffuz etmeleri genellikle belirli bir süre alır ve hele bir de sözkonusu olan anne babaya açılmaksa, bu durum çoğu kimse için diğerlerine göre çok daha uzun süre alır. Burada asıl korkuları, anne babalarının incinmelerini istememeleri ve onların gösterebilecekleri reaksiyonlardır.

Bir insanın eşcinsel olup olmamasının yetiştirme şekli ile hiçbir bağlantısı yoktur. Eşcinsellik kazanılan bir alışkanlık veya bir eğilim değildir. Eşcinsellik ya vardır ya da yoktur. Ortada bir suç yoktur ve eşcinselliğin nedeni ne çok baskın bir anneyle ne de babanın mevcut olmamasıyla bağlantılıdır. Hiçbir insan hiç kimseyi eşcinsel olacak şekilde yetiştiremez.

Eşcinsel insanlar da özel hayatlarında ve mesleki yaşamlarında heteroseksüel insanlar gibi başarılıdır. Elbette, bazen diğer insanların önyargıları ile savaşmak zorunda kaldıkları için bazı zorluklarla karşılaşırlar fakat çoğu kişi bunların üstesinden gelir ve daha da güçlenir.

Eşcinseller heteroseksüellerden sadece cinsel yönelimleri açısından farklıdırlar. Eşcinsel olduğunu bildiğiniz veya düşündüğünüz çocuğunuzun cinsel hayatı birden sizi endişelendirmeye başlamış olabilir; Fakat heteroseksüel çocuğunuzun cinsel hayatı konusunda endişeler taşımadığınızı siz de fark edeceksiniz. (Bu nihayet kişiye özel bir konudur; Eşcinsel olan çocuğunuzun da, yatakta neler yaptığı konusuyla ilgilenmenize veya endişelenmenize gerek yoktur.)

Bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu ortaya çıkan Aids, heteroseksüel ve homoseksüel insanlar arasında eşit düzeyde görülmektedir. Kişi kendini buna karşı prezervatif kullanarak koruyabilir. Korunmanın önemi konusunda çocuklarını bilgilendirmek ve bilinçlendirmek her anne babanın görevidir.

Bir çocuğun eşcinsel olup olmadığına dair genel bir işaret mevcut değildir. Ancak sürekli olarak izlenebilecek bazı şeyler vardır. Bunların birkaçı, çocuğun öncellikle arkadaş çevresi içerisindeki ve anne babaya karşı davranış ve tutumudur. Okul arkadaşları, diğer arkadaşlar ve anne baba arasında çocuğun eşcinsel olduğunu ya da olabileceğini, ilk kimin keşfedeceği bilinemez. Çünkü eşcinsel gençler, hiç kimsenin göstereceği reaksiyondan emin olamaz. Bundan ötürü geri çekilir ve beklerler veya eğer diğer eşcinsellerle irtibat kurmuşlarsa, kendilerine yeni bir tanıdık çevresi edinmeye çalışırlar. Aksi takdirde birçok genç, buluğ çağında ister istemez anne babalarından uzaklaşmaktadır. Aileleriyle beraber yaşadıkları evlerini terk edip kendi hayatlarını yaşamaya çalışmaktadırlar.

Eğer oğlunuzun veya kızınızın eşcinsel olduğunu zannediyorsanız; fakat bundan kesin olarak emin değilseniz ve bunu kendisine direkt olarak sormaktan çekiniyorsanız, bu durumda yapılabilecek en iyi şey şudur: Ona, eşcinselliğin sizin için hiç de anormal bir durum olmadığını hissettirin. Örneğin bunu bir konuşma esnasında sözü gey olan bir arkadaşınıza veya lezbiyen olan bir sanatçıya getirerek yapabilirsiniz. Burada önemli olan, eşcinselliğe ilişkin olumlu bir konuşma yapmanızdır. Ona bir insanın cinsel yönelimin ve yaşam şeklinin, o kişinin karakteriyle bir ilgisi olmadığını ifade edin.

Eğer bunu çocuğunuza soracaksanız ve oğlunuzun veya kızınızın bunu kaçamak cevaplarla geçiştirmeyeceğinden veya yalan söylemeyeceğinden eminseniz, bu soruyu ona sorun, zira henüz böyle bir açıklama yapmaya kendini hazır hissetmiyor olabileceğini de göz ardı etmeyin lütfen.

"Anne, baba, ben geyim/lezbiyenim"


Eğer bu veya buna benzer bir cümleyi oğlunuzdan veya kızınızdan duyarsanız, anne baba olarak nasıl davranmalısınız? Herşeyden önce, çocuğunuza ister gey ister lezbiyen olsun veya her ne olursa olsun, onu her zaman sevdiğinize dair güven vermelisiniz. Çocuğun, sizin yavrunuz olduğunu ve bunun daima böyle kalacağını bilmesi ve buna inanması gereklidir. Aksi takdirde sükuneti korumalısınız. Çocuğunuz zaten böyle bir açıklama karşısında sizden havalara sıçrayıp sevinmenize beklemez. Tam aksine size böyle bir itirafta bulunmadan önce çok uzun bir zaman endişe ve kaygı içerisinde kalmıştır ve muhtemelen o anda da oldukça tedirgin bir durumda olacaktır. Belki de hala daha kendi içsel dünyasıyla savaş vermektedir. Örneğin şöyle bir şey söylerseniz bunu anlayacaktır: "Bu, benim için büyük bir sürpriz oldu. Önce bunu bir düşünmem lazım. İzin ver bunu seninle yarın ayrıntılı olarak konuşalım; ancak, ister eşcinsel ol ister olma, bu hiçbir şeyi değiştirmez. Sen benim çocuğumsun ve daima senin yanında olacağım".

Bu sayede zaman kazanırsınız ve kendi reaksiyonlarınızı daha netleştirebilir, gerekirse bilgi edinebilir veya güvenilir bir kişiyle bu konuyu konuşabilirisiniz. Bir anne babanın çocuğuna böyle bir durumla kararlaştığında verebileceği en büyük zarar, çocuğunu evden kovmak ya da Şiddete başvurmaktır. Kimi eşcinsel gençler aileleri tarafından zorla sokaklara atılmaktadır ve özellikle de gey olan erkek çocuklar, şayet başka bir şekilde yardım alamazlarsa, sokaklarda cinsellikleriyle hayatlarını kazanmaya çalışmak zorunda kalmaktadır. Bazıları ise aileleri tarafından evden atıldıklarında intiharı tek çözüm yolu olarak görmektedirler.

Anne babalar çocuklarına şu şekilde yardımcı olabilirler:
  • Çocuğunuz size eşcinsellik konusunu açarsa, bunu ertelemeyin. Çocuğunuzun, sizin eşcinselliği normal bir durum olarak karşıladığınızı ve bu konuda sizlerle konuşabileceğini bilmeye ihtiyacı vardır.
  • Şayet telaşlandıysanız bunu gizlemeyin; fakat çocuğunuza mutlak suretle cinsel tercihleri ne yönde olursa olsun, onu yine daha önce olduğu gibi çok sevdiğinizi hissettirmelisiniz ve bu konuda ona güven vermelisiniz.
  • Lütfen sabırlı olun ve konuşma esnasında hep kendi sorularınızı ön plana çıkarmaya çalışmayın, aksine burada ön planda olan ve asıl konuşulması gereken, çocuğunuzun sorunları ve yaşadığı zorluklar olmalıdır.
  • Eşcinsel kızlar ve aynı şekilde genç hanımlar, çouk doğurma konusunda erkeklerden daha duyarlıdırlar ve buna dair söylenen cümlelerden olumsuz olarak çok daha fazla etkilenmektedirler. Konuşma bu noktaya geldirse lütfen dikkatli davranın; çünkü onların da anne olmayı isteyebileceklerini göz ardı etmeyin.
  • Beyazlar içerisinde bir düğün veya çocuklar eşcinseller için de değer taşıyabilir; ama bunlar tartışılması gereken öncelikli konular değildir. Konu buraya gelene kadar bekleyin.
  • Bu gerçekle karşı karşıya kalan ailelerin büyük kısmı, doğru kişiyle karşılaştığında çocuğunun heteroseksüel olacağını umut eder; fakat bu düşünce çocuğun gerçeğiyle uyuşmaz ve ona anlaşılmadığını hissetirerek onu daha da mutsuz edebilir.
  • Her ne kadar kendinizi böyle bir duruma hazır hissetmeseniz de, en azından çocuğunuza bunu hissetirmemeye çalışın. Bu konuda bir uzman yardımı almak sizi rahatlatacaktır emin olun.
Ve bir tavsiye daha:

Eğer bu metni okuduysanız ve eşcinsel olan çocuğunuzu kapının önüne koymuşsanız, onun gönlünü alın ve tekrar eve getirin veya en azından onunla ilişkilerinizi düzeltin. Bu durumda sizlere en çok açık yürekli olmanız yardım edecektir. Bu durumun sizin için de zor olduğunu bilen ve bundan dolayı üzüntü yaşayan çocuğunuzu anlamaya çalışın ve doğru bir anne babanın yapacağı gibi her ne olursa olsun, onun sizin bir parçanız olduğunu unutmayarak çocuğunuza sahip çıkın...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anne Babalar ve Eşcinsel Çocuklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Abdullah ÖZER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Abdullah ÖZER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Abdullah ÖZER
İzmir
Sosyal Hizmet Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Abdullah ÖZER'in Makaleleri
► Boşanan Anne Babalar mı? Uzm.Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ
► Evhamlı Anne Babalar Psk.Serap DUYGULU
► Sık Seyahat Eden Anne Babalar Psk.Serap DUYGULU
► Ergenlik Döneminde Anne Babalar Ne Yapmalı? Uzm.Psk.Saadet YAVUZBİLGE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,174 uzman makalesi arasında 'Anne Babalar ve Eşcinsel Çocuklar' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:27
Top