2007'den Bugüne 85,958 Tavsiye, 26,768 Uzman ve 19,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Günümüzün Çalışan / Modern Ebeveynlerinin Ortak Sorunu ve Mühim Öneriler
MAKALE #4280 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Ocak 2010 | 3,040 Okuyucu
"...İki oğlum var. 9 ve 14 yaşlarındalar. Çözüm aradığım sorunum büyük oğlumla. Tabir yerindeyse son söz ve haklı olma mücadelesindeyiz. Oğlumda okul ve sınavlara dönük negatif düşünce o kadar yoğunki, kendiye barışık olmasını notların yalnızca araç olduğunu, tüm yaşadıklarından deneyim kazanması gerektiğini anlatamıyorum. Yaşayarak öğrenmesi gereken deneyimlerden uzak durmayı içe dönük olmayı tercih ediyor. Benim telkinlerim ters etki yapıyor.

Son günlerde ise okul ve sınıf ortamında kendini dışlanmış ve yalnız hissediyor. Arkadaşlık kurma becerisinin zayıf kaldığını kurulan arkadaşlıklarında kişilerin popülaritesine bağlı olduğunu söylüyor.kendi tabiri ile kimin arkası sağlamsa ,kim yağcılık yapıyorsa,kim kopye çekip yüksek not alıyorsa o her zaman diğer arkadaşlarına cazip geliyor.tüm bu duyguların içinde bende oğlumun sınıf durumu iletişim becerisi için onu teşvik etmeye çalıştığımda ki sohbet yada sosyal aktivite gibi önermelerden uzaklaşıp kendini geri çekiyor.Size danışmak istediğim oğlumu bu durumdan etkili şekilde nasıl olumlu düşünceye yönlendirebilirim. Sanırım biraz karışık ifade ettim. Üzgünüm. Hani sihirli kelimeler yada motive edici durumlar vardırya ,hocam işte ben bende olanları bitirdim. Oğlum yaşına göre boy ve kilo olarak hızlı gelişti.(1.85 ,94 kg.)"

Yukarıdaki sorunu dile getiren velinin genel yaklaşımı, şikayetleri, beklentileri, kaygıları, çözüme yönelik tutumu ve umudu günümüzün modern, bilinçli, özellikle de çalışan ebeveynlerinin pek çoğunda büyük ölçüde ortaktır. Bu ortak durumu aşağıda maddeler halinde ele almayı, ana hatlarıyla bir yol haritası sunmayı istedim:

1. Yukarıdaki öyküde, "Çocuğum X yaşında. Şu davranışları şöyle..." deniyor. Oysa gelişim doğumla başlayıp ömür boyu devam eden bir süreçtir. Sözkonusu velinin çocuğu daha bu sürecin başında, ortasında bile değil! Hal böyleyken "...şunu yapamıyor, bu eksik..." demek doğru olmaz.

Araba henüz yolda, ebeveyni ise "Niye varmadı, neden garaja parketmedi, niçin içinden inen olmadı" diye boş yere adeta kıvranıyor!

2. Unutmayın: Ebeveyn olarak hoşunuza gitmeyen, "Tüh, kahretsin, keşke şu olmasaydı" dediğiniz her sorun psikolojik bir "problem" demek değildir.

Evet, her sorun psikolojik bir sorun (patoloji / bozukluk) demek değildir.

Ayrıca, çocuğunuzu davranışları ve kişilik özellikleri çerçevesinde "olumlu ve olumsuz yönleri" diye keskin bir çizgi ile ikiye ayırarak eleştirmeyin. Arayan mutlaka bulur. Aramayın ki bulmayasınız. "Hatasız dost arayan dostsuz kalır." derler. Sorun dedikleriniz masum, zararsız sıradışılıklardır ve toplasanız devede kulak kalır. Kulağa değil, devenin bütününe yoğunlaşın!

Yoğunlaşın deyince aklıma geldi. Yoğun geçen devlet hastanesi klinik hizmetim süresince bugüne değin çocuğundan memnun olan fazla bir ebeveyn görmedim. Çocuk biraz suskunsa "hocam çok suskun" (artık alışkanlık olmuş, "çok" ibaresini bir defa kafadan başına ekleyerek meseleyi anında abartırız, abartmak toplum olarak ortak bir huyumuzdur); yok biraz hareketli ise de "hocam yerinde hiç (işte bir abartma ifadesi daha) durmuyor" diyerek hep şikayet üslubuyla yaklaşırız nedense. Suskunsa ve durgunsa sorun, hareketliyse ve enerjikse yine sorun... Çocuk nerede duracak, nasıl olacak! Bunun ortasını nasıl bulacak! Adı üzerinde, o daha bir çocuk! Çocukluk yatay bir uzunluk değil ki metre ile ölçüp "aha tam şurası" diyerek "biraz sağa kay..., azıcık daha sola yaklaş..." diyebilelim.

Tekrar ediyorum:

Kendi ölçülerinize göre yanlış olan her davranışın patolojik bir davranış demek olmadığını hiç unutmayın! Patolojik olmayan davranışların çözüm mercisi ise biz uzmanlar değil; akıp giden zaman ve o an karşılığını beklemeden (tohumu toprağın kara bağrına atar atmaz anında ürün almayı beklemediğimiz gibi) cömertçe vereceğiniz ailevi eğitimdir.

(Sözüm meclisten dışarı, kimse üzerine alınmasın, günümüzde daha çok "özgüven" adına pohpohlanmışlığın, ahlaki nitelikli eğitimsizliğin ve terbiye değerlerinden yoksun bırakılışın acı meyvesi olan bir kısım abartlı davranışların adı maalesef ki "davranış bozukluğu" oldu! Bir hırsızın planlayarak ve zengin olma kastıyla banka soyması nasıl ki dürtü kontrol patolojisi değildir, bu olsa olsa bir ahlak ve erdem sorunudur. Aynen bunun gibi, günümüz çocuklarının anormal sayılan bir kısım davranışlarının aslında patoloji değil; daha ziyade eğitimsel bir sorun niteliğinde olduğu tartışma götürmez bir vakıadır! Sorunun niteliği eğitimsel; çözümün ise ilaç ya da terapi! Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu? Bence var!)

3. Yaşanılan sorun psikolojik bir problem değilse, çözümü de, tedavisi de mümkün değildir.

4. Çünkü hastalık (anomali - patoloji - bozukluk) varsa ancak tedavisi vardır.

5.Kişiliği meydana getiren "artı ve eksi özellikler" (ki daha artı da, eksi de demek için çok erkendir; çünkü yaşı itibariyle çocuğunuz için oturmuş bir yapı söz konusu değildir) salt niteliğinin olumsuz ve şiddetinin fazla oluşuna bakılarak bir "anomali" olarak değerlendirilmez.

6. Hem çocuğunuzu kafanızdaki doğrulara göre niçin katı kalıplara ve kategorilere sokmaya çalışıyorsunuz ki! Bırakın davranış nehri, ince kıvrımlar halinde uzanan çocukluk yatağında kendi halinde aksın bir süre. Fırsat tanıyın, kendi yatağını kendisi bulsun. Sizin dışarıdan bakınca "sakıncalı ve yanlış" bulduğunuz özellikler onun için bir deneme, yaşayarak görme, öğrenme fırsatı, bir gelişme olanağıdır! Olumlu ya da olumsuz hiç bir davranış toplama yahut çıkarma bilgisi değildir ki oturup anlatarak masa başında öğretesiniz!

7. Unutmayın: "Doğum sancısı anneye göre sancıdır, bebek için dünyaya gelme fırsatı, doğacağı günün göz kamaştıran ışığıdır."

("Bana göre böyle... Bana göre şöyle..., o senin fikrin, bence öyle değil..." diye diye edindiğimiz alışkanlığımız kendimizi her konuda merkeze koymaya, her işte hemen kendimizi baz almaya, dünyayı ve içindeki herşeyi (çocuklarımız da dahil) buna göre ölçüp biçmeye neden oldu sanki! Bırakın bunu, herşey kendi renginde ve biçiminde kalsın!)

8. Bilinçli, duyarlı, çağdaş bir anne olmak demek, sağlıklı bir birey yetiştirmeye aday bir ebeveyn demek çocuğu sanayideki motor ustası gibi parçalara ayırıp sürekli analiz eden, her farkettiğinden en olmadık anlamlar çıkaran "takıntılı" bir ebeveyn olmak demek değildir.

9. Rahat olun. Belki çocuğunuzu en fazla dışarıdan bir süreliğine izleyin. Cesaretlendirin onu. Güncel yaşamında sıradan hatalar yapmasına (arkadaşıyla tartışmasına, küsmesine, dışlanmasına vs.) müsaade edin.

Hatalardan korkmayın.
Hatalar besleyicidir.
Hatalar öğreticidir.
Hatalar ruhen olgunlaştırıcıdır.
Küçük ve zamanında yapılan hatalar daha büyük ve zamansız, dolayısı ile de telafisiz hataların önüne geçer.

(Her çocuk sürekli bir şeyler yapar. Sürekli bir şeyler yapan haliyle bazı hatalar da yapar. Hata yapmaması için hiç bir şey yapmaması gerekir.)

(Bu türden boğucu yaklaşımlarınızla çocuğunuza sürekli koltuk değneği olur ve etrafında adeta bir pervane gibi dolanırsanız, yavrunuz bu bastonu bulamadığı en önemli zamanlarda iki adım dahi atacak derman bulamaz, dizleri üzerine çöker. Birileri de tepesine tabiki... Bunu istermisiniz?)

10. En önemli soru şu:

"Neden bu hale geldik?

Niçin elimize aldığımız fenerle çocuklarımızın üzerine çökmüş, davranışları etrafında sırf hata arama ve bulma kastıyla yana yakıla dolanıp duruyoruz?

Niçin tepelerinde sanki bir karabulut gibi dolaşıyoruz?"

11. Uzman, ünvan, yer ve zaman her ne olursa olsun asla değişmeyecek olan en temel gerçeklerden biri de şudur:

"Her çocuk, evet her çocuk normaldir. Davranışı, tepkisi, ilgisi, yönelimi her ne olursa olsun! Biz niçin illaki kategorize etmeye, niçin mutlaka ama mutlaka bir kalıba, bir çerçeveye ve sınıfa sokmaya çalışıyoruz ki! Biz kimiz? Buna ne hakkımız var?"

12.
Lütfen rahat olun.
Geniş olun.
Sabırlı olun!
Fıtratındaki içgüdüsel altyapıya güvenin!

13. Siz sadece ve sadece temel doğrulara, temel yanlışlara dikkat edin, yeter! Bu temel doğrular; çocuğu yaşıtlarıyla, önceki haliyle, kafanızdaki doğrularala asla kıyaslamamak; şiddet uygulamamak; ayıplamamak; eleştirmemek; sıkboğaz edip bıktırmamak; ilgili, sevecen, anlayışlı ve şefkatli olmak; net ve tartışma götürmez kurallarımızın olması ve bu konuda asla taviz vermemektir. Gerisi çelik çomaktır, gerisi angaryadır!

14. Sırf, halktan ve avamdan farklı olmak adına, sırf "bu o kadar basit değil, iş senin bildiğin gibi değil, dahası var, fazlasını ise sadece biz biliriz" mesajı verme adına bu işi, yani çocuk yetiştirme işini son derece basit gerçekliğinden uzaklaştırdıkça uzaklaştıran, zorlaştırdıkça zorlaştıran, bu süreci doğal yatağından çıkarıp suni kalıplar ve kaplar içine sokan, bunun çabasını veren "yarı bilgili dünyalık avcılarına" itibar etmeyin.

Bundan 100 yıl öncesine kadar yeryüzünde bu işlerle ilgili ne bir uzman ne de uzmanlık dalı olduğunu, "uzman" yok diye çocukların büyük çoğunluğunun serseri, sapık, psikopat ve hasta olmadıklarını asla unutmayın!

Bunca yaptıklarınızdan sonra hala "daha başka ne yapabilirm ki" diye soruyorsanız şayet, size vereceğim cevap kısalacaktır ve şöyle olacaktır:

"Lütfen, gözünüzü seveyim daha birşey yapmayın!

Sadece gölge etmeyin, yeter!

Çocuklarınız sizden başka ihsan istemiyor çünkü!

Psk. İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Günümüzün Çalışan / Modern Ebeveynlerinin Ortak Sorunu ve Mühim Öneriler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Ergen Ebeveynlerinin Soruları Psk.İrem BRAY
► Jung - Ortak Bilinçaltı Öğretisi Psk.Tuğba DEMİRÖZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,104 uzman makalesi arasında 'Günümüzün Çalışan / Modern Ebeveynlerinin Ortak Sorunu ve Mühim Öneriler' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:41
Top