TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Analitik Hipnoz / Duygularımız

Şahin UÇAR Fotoğraf
Şahin UÇAR
Bursa
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 4 Makalesi varKütüphanemizde Yayınlanan 5 Mesleki Anısı varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: hipnoz hipnoterapi psikoterapi Depresyon Panik atak bursa psikolog kişilik bozuklukları tedavi Terapi Ergen çocuk yetişkin erken boşalma Sertleşme bozukluğu Antisosyal kişilik cinsellik korku davranış fobi Stres bozukluğu Endişe kaygı çocuk oto hipnoz kilo ve hipnoz hipnotizma Çocuklarda hipnoz vajinismus ve hipnoz telkin hipnoz terapi Bursa terapi Hipnoz bursa psikiyatri bursa Bursa da tedavi Psikolojik tedavi Ruhsal tedavi Sinir hastalığı tedavisi korkular ve terapisi Şahin uçar bursa AnalitiKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1095,

* Yayın Tarihi : 19-07-2007 - 00:34 (367 gün önce),

* Ortalama Günde 2.98 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9263 , Kelime Sayısı : 1256 , Boyut : 9.05 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Şahin UÇAR hakkında söyledikleri:
Selam ,ben sayın Şahin Uçar beyi nette yaptığım araştırma sonucu tanıdım.Kendisinden önce oğlum,sonra kendim danışan olarak hizmet almaya başladım.Yaptığım araştırma sonucunda zaten güvenerek gitmiştim,fakat ilk seansın hemen ardından oğlumun ifadesindeki değişiklik,yüzündeki tebessüm,gözlerindeki ışıltı ve sonraki günlerde gördüğüm farklılıklar güvenimi inanca çevirdi.Oğlum henüz iki seanslık bir çalışmaya katıldı ama ben yıllar önce kaybettiğimi sandığım,ulaşamadığım oğlumu ilk seansın ardından buldum.Şu an oğlum çok iyi ve henüz çalışmaları bitmedi.
14-7-2008 Pazardesi kendim Şahin bey... [DEVAMI..]

(hanife, Danışan, 18-07-2008)

20 yaşındayım ve ailem paramparça babam başka bir yerde abimler başka bir yerde annemle de sorunlar yaşıyorum bununla beraber okulda bir sürü problem yaşıyodum içinde bulunduğum durumdan dolayı ve neyi bekliyorum diye düşündüm psikoloğa gitmeye karar verdim.internetten araştırarak şahin beye ulaştım ilk seansa ağlayarak başlamıştık:( :( .... ve çıkarken de böyleyleydim:) :) :) ..... başka nasıl anlatılır bilemedim.şahin bey sorunlarımı sorunca herşey sorun diye yanıtlamıştım,depresyon yaşadığımı ve 3-4 seansta kalıcı olarak giderilebileceğini söyledi.bugün son seansımdı ve bitti.şimdi herş... [DEVAMI..]
(:)))), Danışan, 11-06-2008)

öncelikle bu sitenin kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.Çünkü şahin beyi bu site aracılığıyla buldum.Benim derdim eşimin vajinismus olmasıydı.evliliğimizin ilk iki ayı çok problem yapmadık çünkü daha yeni evliydik ve zamanla iyileşir diye düşündük.Fakat öyle olmadı.daha sonra bu siteden şahin beyi buldum.kendisiyle ilk görüşmemiz çok iyi geçti.çünkü daha ilk görüşmede bizde bir güven duygusu uyandırdı ve çok güler yüzlü cana yakındı.şahin beyin hipnoz konusundaki başarısınıda görünce bu konuda nekadar iyi olduğunu görmüş olduk.bize 9 yada 10 seansta düzeleceğini ve her normal i... [DEVAMI..]
(şu, Danışan, 03-06-2008)

slm ben bursadan .şahin beyle 6 aya öncesi tanıştım.ben yaklaşık 15 yıldır panik atak hastasıyım.tedirginlik duygulrım çok fazlaydı.sıkıntıdan vücudumdaki sivilcelerle oynayarak onları kocaman bir yara haline getiriyordum.uyumakta zorluk çekiyordum ,öz güvenim bitmiş gibiydi.eşimle ve çocuğumla kopmuştum.sokağa çıkmak istemiyordum.insanlarla konuşmak istemiyordum.hayat benim için bitmişti.nedensiz korkularım inanılmaz acılar çektiriyordu bana.bunları atlatamıyacağıma inanıyordum.çok ilaç kullandım.uyuşmak bana göre değildi.ilaç kullanmak istemiyordum .sonra bi arkadaşın tavsiyesi üzerine şahin... [DEVAMI..]
(emine, Danışan, 29-05-2008)

Şahin UÇAR Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Analitik Hipnoz / Duygularımız

Duygularımız yaşamımızın her anına anlam katar. Bizi biz yapar. Bize yaşadığımızı ve zevk aldığımızı hatırlatır. Aşık olduğumuzda sanki duracakmış gibi kalbimiz çarpar. Üzüldüğümüzde ruhumuzdur en karanlık odalardaki. Bizi bir uçtan diğerine sürükleyen nedir ? hiç düşündünüz mü ? Olumlu duygular içinde olduğumuz zaman neşe,sevinç, mutluluk . . . gibi duyguları hissederiz. Olumsuz duygular içinde olduğumuz zamanlarda ise üzüntü, keder, öfke kızgınlık... duyguları hissederiz. Yani duygularımız ruhsal dünyada bir amaca yönelik olarak hissedilir.

Duygularımız Amaçlıdır

Duygularımız doğaldır ve varlıkları davranışların gözlenmesiyle yada sözel ve sözel olmayan davranışların verdiği mesajlara bakarak anlaşılabilir. Her duygu bir yada daha fazla amaçla eşleşmiştir. Sevgi hissiyle yakınlaşma amacı; üzüntü hissiyle yalnız kalma amacı, kızgınlık hissiyle zarar verme, ve iğrenme ile sakınma amacı eşleşmiştir denilebilir. Hissettiklerimiz, beraberinde belli bazı düşünce kalıplarını ve reflex gibi davranış kalıplarını da beraberinde getirir. Hissedilen duygular adeta sinyal verme işlevi görür ve belli düşüncelerin bilince gelmesini de sağlar. Hepimiz yaşayarak şahit olmuşuzdur. Benzer konular benzer şekilde bizi mutlu eder. Ya da benzer durumlara benzer şekilde öfkeleniriz.

Babasıyla tartışmalı ve kavgalı bir ergenlik dönemi yaşayan “A” nın ergenlik döneminde babasından sık sık duyduğu şu cümle onu tüm hayatı boyunca derinden etkilemiştir.

- A : Evde bozuk olan Tv ‘yi artık yaptıralım mı baba ?
- Baba : Şimdi zamanı mı oğlum !

. . . .
- A : Tüm arkadaşlarım yeni açılan spor salonunda karate
öğreniyor. Bende gitmek istiyorum.
- Baba: Şimdi zamanı mı ?

ve “A” , yaşamının hemen tamamına yakınında tüm işlerini aksatmadan yapmaya gayret eder gibi görünmektedir. Her şeyi hep zamanında tam ve eksiksiz yapmaya çalışmaktadır. ve işlerini yarına bırakmamaya çalışmaktadır. “A” nın babasının ”A” ya karşı davranışları onun babasına karşı örtük olarak hissettiği yoğun öfke ve kızgınlık duyguları olarak yaşamını etkilemekte ve babası gibi olmamaya çalışmaktadır.

Bu davranış ilk bakışta olumlu gibi görünse de ; A bu davranışlarını yapmadığı zaman isyan etmekte kendi kendine kızmakta ve bir anda öfke küpü haline gelebilmektedir. Bir anda fevri davranışlar gösterebilmekte ve çevresindekileri kırabilmektedir. Çevresindeki insanlardan, “ daha sonra bitirirsin, başka zamana bırak, şimdi zamansız bir iş yapıyorsun “ . . . gibi uyarılar geldiği anda yoğun ve ani bir öfke duyarak bu sözcükleri söyleyen yakınlarındaki insanlara kızabilmektedir. Ve bu durumdan aşırı rahatsızlık duyduğunu belirterek tarafımıza müracaat etmiştir.

Görüldüğü gibi A nın Ergenlik döneminde yaşadığı “ Engellenme “ ve engellenme karşısında duyduğu öfke ve kızgınlık duyguları onun hayatında belirleyici bir role sahip olabilmektedir. Ve her benzer durumda bu benzer öfke ve kızgınlık duygularını sergileyebilmektedir.



Olumsuz ve zararlı olan temel duygularımız arasında yer alan belli başlı duygularımız öfke, kızgınlık, değersizlik, suçluluk, utanç, yalnızlık, korku gibi duygulardır. Bu duygular bazında geçmişte yaşanan olumsuz olaylar, bir zincir, bir halka gibi tüm yaşamımızı olumsuz şekilde etkilemeye başlayabilir.

22 yaşında talihsiz bir şekilde tecavüze uğramış olan bayan B kendisine tecavüz eden bireyin yakalanmasına, ceza almasına ve üzerinden yıllar geçmesine rağmen olanları unutamamakta zaman zaman geçmişte yaşadığı bu olay rüyalarına girmektedir. Günlük yaşamında sedüktif davranışları olan erkeklere karşı kızgın, öfkeli ve saldırganca davranışlar sergilemektedir. Bu nedenle erkeklere karşı genel bir korku ve soğukluk hissetmektedir. Ve artık yaşamında bir erkeğe tahammül edemediğini belirtmektedir. Sevgi ve yakınlık ihtiyacı nedeniyle bir erkekle birlikte olmak istiyor olmasına rağmen aynı zamanda erkeklere karşı hissettiği korku ve soğukluk hissinden de rahatsızlık duymaktadır.

37 yaşındaki bayan B 22 yaşında yaşadığı bu travmatik olaydan sonra, yaşadığı normal cinsel ilişkilerin onu hiçbir şekilde mutlu etmediğini, bu ilişkilerinde yaşadığı cinselliği, bedenine yöneltilmiş bir tecavüz gibi kendisini derinden etkilediğini anımsamaktadır.

Bayan B söz konusu tecavüz olayı ile eş zamanlı olarak başladığını tahmin ettiği Mide ağrısından şikayet etmektedir. Onun tabiriyle “ bu olaydan kaynaklanan sıkıntılarım mideme vurdu . J ( bakınız “ Duygular Fiziksel Hastalıklara Yol Açabilir )

Bayan “ B “ nin tanımladığı bu söylem gerçekten de doğruydu. Söz konusu olay karşısında yaşanan olumsuz duygular ruhsal dünyanın kaldıramayacağı yük’ ler somatize edilmiş yani bir ağrı olarak bedende kendine yer bulmuştu.

Bu örnek vakada da görüldüğü gibi geçmişte yaşanan bir olay ve olay sonucunda hissedilen duygular ( öfke, kızgınlık, korku, yalnızlık, utanç . . . ) hala canlı ve taze. Sanki şimdilerde yaşanmış gibi kendini hissettiriyor. Tüm yaşamı olumsuz şekilde etkiliyor. Bireyin kendini güvende hissedememesine yol açıyor. Her erkek onun için potansiyel bir tehlike olarak algılanabiliyor.

1. Duygular Fiziksel Hastalıklara Yol Açabilir

Tüm dünyada nedeni ortaya konulamamış başağrısı, sırtağrısı, mide ağrısı, iştahsızlık, aşırı geğirme ve bulantı, yemek sonrası ağırlık duygusu, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi, baygınlık nöbetleri, soluksuzluk, zayıflık ve eklem ağrıları …. çeken milyonlarca mutsuz insan vardır. Yıllar boyunca bir doktordan ötekine gider, röntgen filmleri çektirir, idrar tahlilleri, mide analizleri gibi birçok test ve analizler yaptırır/ yaptırılır. Ve sonuçlarına göre vitaminler, hormonlar, elektrik sağaltımları görür. Bu hastaların bazıları doktorlardan hoşlanmaz ve kırık çıkıkçılara ve üfürükçülere giderler, çünkü bu hastalar tıp doktorlarının, sorunlarını hayali bulduklarını, hatta sorunlarını anlamadıklarını dahası tedavi edemeyeceklerine inanırlar.

Bir doktor, muayene ve testler sonucunda bir bozukluk saptamadığı ve sorunun duygulardan ( Psikolojik ) ileri geldiğini söylediği zaman hastanın sorunlarının gerçekdışı olduğunu söylemiş olmaz. Endişeden başı ağrıyan insanlardan söz edildiğini işitmişizdir. Bu insanlarla karşılaşmışızdır. Böylece baş ağrıları olan çoğu insan (ve de çoğu doktor) onların hayali olmadığını bilir. Stres ve gerilim yaratan nedenlerden hemen sonra ‘’ kızımın sıkıntısından başıma ağrılar girdi ! ‘’ ya da ‘’ Eşimin vefatından sonra hastalık sahibi oldum ! ‘’ tarzı söylemler halk arasında sıklıkla kullanılır. Bu ve benzeri ifadeler aslında duygularımızın fiziksel rahatsızlık ve hastalıklara neden olduğunu çok iyi anlatırlar. Bu noktada ruhsal dünyanın kaldıramayacağı kadar ağır hissettiği yükler, kendine bedende (Somatize edilir) yer bulur. Ve sebebi psikolojik olan ama belirtileri bedensel olarak su yüzüne çıkan hastalık ve rahatsızlıkları meydana getirir. ( Psikosomatik hastalıklar ) İşte, tüm test ve incelemelere rağmen nedeni bulunamayan mide ağrıları, baş ağrıları, sırt ağrıları ya da eklem ağrılarının ve daha bir çok bedensel hastalık ve rahatsızlıklarımızın nedeni söz konusu olumsuz duygularımızdır.

Güçlü bir erkek ya da bir kadının kan görünce bayıldığına tanık olan herkes bu durumun hayali olmadığını, yeterince gerçek olduğunu bilir. Bu örneklerde baş ağrılarına da, bayılma nöbetlerine de, kusmalara da, hep duygular neden olmuştur. Kafada, kalpte ya da midede bir sorun yoktur. Ama sorun hep aynı biçimde ortaya çıkar. Duygularımız ılımlı rahatsızlıklara, ciddi hastalıklara neden olabilirler.

Kuşkusuz ki gerilimlerin ve sıkıntıların doğasını bilmiyor olmanın, onların var olmadığı anlamına gelmediğidir. Normal olduğumuz halde sakince yatarken kalbimizin çarpmaya başlaması bile bir başına duygularımızın var olduğunun ve bizi olumlusuz şekilde etkileyebileceğinin en basit kanıtıdır. Duygularımızın bizi etkilediğini anlatan bir başka örnek; Aşık olduğumuz zaman kalbimizin başka türlü bir heyecanla atması de duygularımızın ruhsal dünyayı etkilemesine bir örnek olarak gösterilebilir. Çoğu insan, on, yirmi ya da otuz yıl boyunca, ( bir uzmanına gidene kadar ) sebebini bilmeksizin kızıyor, öfkeleniyor ya da korkuyor olabilir. Kendileri kızgın olduklarını bilmeyebilir ama kalpleri bilir ve buna göre davranır. Ruhsal dünyada yaşanan ama fark edilmeyen bu duygulara bilinçdışı denmesinin nedeni kişinin onların ayırdında olmamasındandır. Bu nedenle bir insanın bilinçdışı bir duygusu olduğunu söylemesi ya da böyle bir duygusu olduğunu yadsıması mantıksızdır. Eğer var olduğunu bilseydi o duygu zaten artık bilinçdışı olmazdı. İşte Analitik hipnoz ve hipnoterapi de tam bu noktada devreye girer.

2. Duygular Fiziksel Ağrıya Nasıl Neden Olur?

Beden, bilinçli ve bilinçdışı olan tüm gerilimleri doyurmak için her zaman haz ırdır. Gerilimler ne denli güçlü ise beden onları doyurmak için o denli fazla çaba harcar. Sıklıkla çocukluktan kalan içgüdüsel gerilimleri olan bir kişi onların varlığından habersiz de olsa her zaman bu gerilimleri doyurmak için hazırlık durumunda olacaktır. Ama çeşitli nedenlerle bu duygular doyum bulamadığı zaman ruhsal dünyada bir gerilim oluşur ve gerilim bir semptom olarak
kendine bedende yer bulur. Böylece ağrı oluşmuştur.

Psk Dnş Şahin UÇAR - Bursa
www.hipnozterapisi.com
0505 5006809

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Analitik Hipnoz / Duygularımız" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Şahin UÇAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Gemileri Yakmaya Var Mısınız? , Kadir KEMEÇ
  • Psikolojide Etik İhlalleri , Ayhan ALTAŞ
  • Davranış Terapisi , Ayhan ALTAŞ
  • Kardeş Kıskançlığı , Ayhan ALTAŞ
  • Uyum Güçlüğü , Ayhan ALTAŞ
  • Anne Babalara Çocuk Yetiştirmede Öneriler , Ayhan ALTAŞ
  • Kıskançlık Nedir? Tedavisi Var Mıdır? , Müge EMEKSİZ
  • Vajinismus Olabilir Miyim? , Füsun BUDAK
  • Mutlu Bir Cinsel Yaşam İçin Neler Yapılabilir? , Betül NAZLISÖZ
  • Beden Dili , Abdullah TOPAL
  • Çocuklarda Alt Islatma , Merve SARAÇOĞLU
  • Psikiyatrinin Schindler’i Loren Mosher’ın Ardından , Üstün ÖNGEL
  • Yaramaz Çocuk : Çocuğun Yaramazlığının Sebepleri , Kadir Burak SALİMOĞLU
  • Fetişizm: Fetişizm Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar, Tedavi Yöntemleri Nelerdir? , Müge EMEKSİZ
  • Beyin Nasıl Öğreniyor? , Hülya TOPAL
  • İkna Psikolojisinde İkna Etme Yolları , Abdullah TOPAL
  • Çocuğunuzu Kaybetmek İstemiyorsanız Dikkat Etmeniz Gerekenler , Merve SARAÇOĞLU
  • Cinsel İstek Kayıbı- Cinsel Yanıt Süreci , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Dikkat Eksikligi Ve Hiperaktivite Bozuklugu , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Çocukta Bağımlılık: Tanım, Nedenler, Belirtiler, Öneriler , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    02:25
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler