2007'den Bugüne 81,726 Tavsiye, 25,951 Uzman ve 18,157 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sevgi Bitince İlişkiler de Bitmeli mi (Duygu Bitti, İlişkiye Paydos)
MAKALE #5601 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Eylül 2010 | 9,527 Okuyucu
Sevgi Bitince İlişkiler De Bitmeli Mi (Duygu Bitti, İlişkiye Paydos)

Üstü çam ve meşe ormanlığı, altı ise yemyeşil ağaçlarla kuşatılmış bir ova olan, toprağında dünyanın en kaliteli sarımsağı yetişen, lakin çukura, tam da dağın dibine kurulmuş olan şirin köyüm nedense bugünlerde gözümde iyice tütüyor. Maazallah, yoksa toprak beni kendine mi çağırıyor ne!

Köyümü anımsadıkça çocukluğumu ve hayatımın muhtelif dönemlerini birlikte geçirdiğim, küçükken her birisini ünlü bir şarkıcıyla yahut sinema oyuncusuyla özdeşleştirdiğim eşsiz köylülerim geliyor aklıma. Küçükken ki en büyük hayalim her köyün bir kaç apartman halinde bir araya toplanması, böylece kaloriferi vs. olan, en üst katında ise hep birlikte çay içilip tv seyredilecek, yani köyün o sıcak havasını yaşatmak için büyükçe bir salonu da bulunacak modern bir yaşama geçmeleriydi. Bu hayalim hala aynı, tıpkı köyümün o günkü zorlu yaşam gerçeklerinin bugün yine büyük ölçüde aynı olması gibi.

Köylerde öyle enteresan şahsiyetler vardır ki. "Şu abinin okumuş hali Cem Yılmaz olmuş, okumayıp da köyde kalan versiyonu da kesin bu olmalı" dedirten enteresan kişiler! Bunları hatırlayınca eğitimin sadece belli konulardaki cehaleti aldığı ama temel kişisel özelliklerin (yetenek vs.) baki kaldığı gerçeğini bir kez daha özüyle kavrıyorum.

Köyümüzün Cem Yılmazı diyebileceğim Hüseyin abi (nam-ı diğer Seyin) yıllar önce bir gün sohbet ederken bana, “Bizim köylülerin işi bir garip. Yaşarken çukuru, ölünce tepeyi, en seyirli yeri seçmişler” demişti. Yine espride ondan aşağı kalmayan Seyfettin abi ise köye yeni kurulan sulama kanalındaki garip uygulama hakkında, “Önce kanal kurmuşlar, sonra bendi. Traktör almadan önce römork almaya benziyor işleri” demişti. Yine siyasi konular gündeme gelince sıkılan, bu işleri manasız bulan Nail abi ise “Ya boş verin, İnebolu’dan buyanı bize yeter” derdi, hep birlikte gülerdik. O günlerden kulağımda kalan hoş espri ve sözlerden birisi de mübarek lakaplı Hüsnü abinin çok sık kullandığı “Tavşan kayada, tüfek evde...” sözü ile “Sermayeyi kediye yüklemek” deyimidir.

Sermayeyi kediye yüklemek… Bir sermaye kediye yüklenirse, sermaye gibi bir değer kedinin insafına bırakılırsa ne olur sahi? Ne olacak. Kedi bu, görür bir fare, "pırr" diye koşar gider peşinden. Bekle ki dönsün de sermayeyi geri getirsin. Ya da bir köpek görecek de can havliyle kaçacak önünde. Düşün düşün dur artık, inşallah bir şey olmamıştır, köpek peşini bırakır, korkusu da geçer, böylece sağ salim geri gelir diye.

Bu söz bana evlilikteki bir hatamızı çağrıştırdı. O yüzden bu yazıya karar verdim. Yoksa benim köyümden, köydeki eşsiz şahsiyetlerden kime ne, öyle değil mi.

Günümüzde bir çok kişi yuva kurma işine, “Duygu yoksa ilişki de yok, duygu biterse evlilik de biter” türü inançlarla / kabullerle soyunuyor; böylece evlilik sermayelerini daha yolun başında kedinin sırtına yüklemiş oluyorlar.

“Kedi ile duygu arasında nasıl bir alaka kurdun” denilebilir. Hayır, ikisi de birbirine çok benziyor. Kedi kontrol edilemeyen bir hayvandır mesela. Ne kadar iyi, ne denli müşfik yaklaşırsan yaklaş, fazla bir önemi yoktur. Bir fare çıtırtısı görmeye görsün, bir anda fırlar gider. Sen oracıkta süt kabıyla birlikte çömelmiş bir vaziyette kalakalırsın. İstersen saatlerce bekle. Tabi işin yoksa!

Duygular da aynı bu şekildedir, kontrol edilmesi güç bir yaşantı biçimidir. Kadın isen evinde kanatsız melek ol, nasırlı bir çift elinle git en güzelinden bir adet kuş tut, olmadı saçını süpürge et, beyinin tozlu ve kabahatlerinden tortu bağlamış ayağına paspas yap kendini, bir manası olmaz bazen; sevilmedi mi sevilmezsin. Yahut bütün bunlar için bugün sevilirsin de yarın sevilmezsin. Garantisi yoktur ki bu işin.

“Yahu bizim hanım iyidir, hoş tur da bir türlü sevemiyorum artık şu kadını” serzenişini hangi kadın ne ile engelleyebilir, bir düşünün isterseniz! Süpürgede kullandığı saç telleri mi eksiktir ya da eşi için iki eliyle adeta kuş tutarken bu kuşu biraz fazlaca sıkmıştır da canını falan mı yakmıştır yoksa? Dedim ya, bu işlerin garantisi yok. Öyleyse en sağlamı, bu işin tek çaresi daha evlenirken sermayeyi kediye yüklememiş olmaktır. Yok eğer yüklediysen vay haline! Bekle ki kedi bir fare yahut kedi / köpek görüp de kaçıp gitmesin!

Erkek için de geçerli bu. Adam tek maaşla saat sabah 5, akşam 21.00 yırtınsın isterse, ne çıkar. Bir anlık asabi bakış, dalgınlığa geldiği için yılda birkaç özel günün unutuluvermesi sonsuza dek silinmek için yeter de artar bile kadının silgisi güçlü duygu defterinden. Melek olsa buna imkanı yok, hem diyelim ki hadi oldu, bunun da bir garantisi yok ki. Yine mutlaka, "Eksiden böyle değildin" denilecek, illa da "değiştin" etiketi yapıştırılacak, bir açık ve eksiklik yine bir şekilde ne yapılıp edilecek, bulunacak! Çünkü arayan bulur. Yoksa da uydurur.

Kontrol bizde değilse, yaptığımızı hiç bir şeyle partnerimizin bize karşı olan duygularını yüzde yüz olarak kontrol edemiyorsak, bu hiçbir zaman için de asla mümkün değilse söyleyin bana, duygu odaklı bir anlayışla yola çıkılan evlilikler nasıl yürüyecek o halde?

Tek çare, bir zamanlar kişiliğimizi oluştururken, en çok da evlenmeye karar verirken duygu sermayemizi kediye yüklememiş olmamızdır. Böyleyse ne mutlu bize. Böyle değilse dua et de kedi pır diye kaçıp gitmesin, çıkmasın çatının en tepedeki ucuna. Sonra indirebilene aşk olsun.

Öyleyse mutlu bir ilişki ve evlilik yaşamı için evvela sevgi / duygu sermayesini kediye (oynak, kontrolsüz, değişebilen, garanti edilemeyen şartlara) yüklememek gerekiyor.

Bunun için de;

“Ben oyun oynamıyorum, yuva kuruyorum, o yüzden sermayeyi asla kediye yüklemiyorum, yüklemeyeceğim de…” diyebilmemiz gerekiyor. Bu sözün pratik anlamı şudur: "Ben eşimi kontrol edemeyeceğim, dününü yarınını garanti edemeyeceğim, çoğunlukla da gelip geçici olan bir duygu ile sevmeyeceğim. Ben eşimi sırf eşim olduğu, beni seçtiği, benle yaşadığı, hayatını bana ve aileme adadığı için seveceğim” diyerek adım atabilmek, bu türden kulpu sağlam gerekçelerle duygularımızı evliliğe bağlayabilmektir. Çünkü bu son saydıklarım sabit özelliklerdir, eşinizle birlikte sonsuza dek var olacaktır. Siz eşinizi kedi gibi oynak olmayan bu ve benzeri özellikler için sevdiğinizden dolayı sonsuza dek sevebileceksinizdir. İşte o zaman sevginizin ipleri kedinin değil, sizin elinizdedir. Buradaki sevgi kontrolü sizde olan sevgidir. Buradaki sermaye kediye değil kendi öz cebine, kendi fermuarlı cüzdanına eklenmiş sermayedir.

İkinci ölçü, “Bir gün sevgim her şeye rağmen biterse şayet, diğer bir deyimle ben sevgimi sabit özellikler kazığına bağladım zannederken meğerse kediye bağlamış olduğumu fark edersem eğer, ben sevdiğimi değil, beni seveni sevebilecek, sevemesem bile onu sırf beni seviyor diye tercih edebilecek , bununla yetinip mutlu olabilecek kanaatkarlıkta bir insanım” diyebilip diyemediğinizdir. “Yok şayet duygum biterse evliliğim de biter, çünkü ben duygu manyağıyım” diyorsanız yine demeye devam edin, ziyanı yok belki. Lakin bu durumda elin kızının / adamının önüne çıkıp da onu “mutlu olacağız” diye düğünle dernekle kandırmayın. Boş yere kimsenin kanına girmeyin.

Kanaatimce üçüncü ölçü de şu:

Nefret etmek isteyen eder, görmek istemeyen de görmez. Ve arayan mutlaka bulur. Bu daha çok neye nasıl baktığımızla ilgilidir. Uzun bir yoldan gelirken lastiği patlayan, 10 saatlik yolculukta toplam bir saat lastik yapan şoförün kendisine “yolculuğunuz nasıl geçti” diye sorulduğunda “abi mahfolduk, kepaze olduk, burnumuzdan geldi, yolculuğumuz lastik yapmakla geçti” demesi misali (halbuki 10 saatte 1 saati böyle geçmiştir) sürekli zaaf ve eksiklik, hata ve açık ararsanız, bir de bunları abartarak aşırı genellerseniz, yani böyle sakat bir huyunuz varsa bu huyunuzu kurutmadan evliliğe “sırf yaşım geldiydi, işim de vardı” diyerek adım atmayın. Bu soruyu, bu bakış açısı konusundaki düşüncelerinizi evvela içinizde iyice netleştirin. Bu hususta kendinizden saçınızın rengi kadar emin olun, ancak ondan sonra bu işe soyulun.

Duygu biterse evlilik (yahut ilişkiler) de bitermiş. Peki vefa, merhamet, vicdan, ahde veha, verilen söz gibi diğer duygular ne olacak? Onlar üvey evlat mı? Onlar yoksa sevgi zaten olmaz ki. Onların olmadığı verimsiz bir toprakta sevgi duygusu açamaz, açsa bile yaşayamaz ki!

Unutmayın, "Sevgi biterse her şey biter" diyen biri aslında size, "Benim sevgiden başka inandığım bir duygu ve değer yoktur, beni sadece benim duygularım ilgilendirir, o varsa benvarım, yoksa da yokum; karşımdaki, hey sen, istersen öl..." demektedir.

Dikkat edin, belki de "ben bencilin tekiyim, benim sevgim bile çıkara dayalı, çünkü sadece bana yaşattıklarına bağlı. Duygum bitti mi sen de bitersin, sen istersen öl" diyen biriyle ilşkinizi yürütmeye çabalıyor, hatta belki de evliliğe hazırlanıyorsunuz? Öyleyse yılan mı değil mi baştan iyi anlayın ki hiç olmazsa koynunuzda beslemiş olmayın! Dışardaki yılan sokmaz belki, ama koynunuzdaki sokabilir!

"Bir kadın mutlu olmak istiyorsa sevdiği adamla değil, kendisini seven adamla evlenmelidir." (Alıntı) (Bu söz bence erkek için de geçerli.)

Psk. İzzet Güllü

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sevgi Bitince İlişkiler de Bitmeli mi (Duygu Bitti, İlişkiye Paydos)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     9 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Romantik İlişkiler: Sevgi Neydi? Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,157 uzman makalesi arasında 'Sevgi Bitince İlişkiler de Bitmeli mi (Duygu Bitti, İlişkiye Paydos)' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Metafizik Gevşeme: Gidişatın Analizi ÇOK OKUNUYOR Ocak 2018
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:23
Top