2007'den Bugüne 76,197 Tavsiye, 24,874 Uzman ve 17,101 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Anksiyete - Kaygı Bozuklukları
MAKALE #5913 © Yazan Psk.Aysel ÜLGÜNER | Yayın Kasım 2010 | 10,752 Okuyucu
Anksiyete, kolay giderilemeyen bunaltı, sıkıntı ve endişe duygusudur. Bu duygu, hafif bir tedirginlik duygusundan panik derecesine varan bir yelpazede yaşanabilir. Bu noktada, uzmanın anksiyetenin normal ve patolojik tiplerini ayırdetmelidir.

Anksiyete, tüm insanlarca yaygın olarak yaşanan bir histir. Bu his, genellikle fiziksel belirtiler verir. Örneğin, sıklıkla başağrısı, terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi ve hafif mide rahatsızlığı gibi otonomik rahatsızlıkların eşlik ettiği yaygın hoş olmayan, belirsiz bir endişe hissidir. Endişeli kişi ayrıca kendini rahat hissetmeyebilir, yerinde duramama, aynı pozisyonda uzun süre oturamama gibi göstergeleri olabilir. Endişeye eşlik eden semptomlar kişiye göre farklılık gösterebilir. Patalojik anksiyete de ise bu his başedilemez hale gelir. Kişi felaket senaryoları ile yaşamaya başlar ve kişinin işlevselliği bozulur. Anksiyete bozukluklarında, hastaların gerçek bir tehlike olmadığı durumlarda bunaltı, sıkıntı yaşadıkları görülmektedir.

Anksiyete de iki tip vardır. Birinci tipte en önemli problem, beklenmedik zamanlarda, her ortamda ortaya çıkan ve tekrarlayan panik nöbetleridir. Bu panik nöbetleri sırasında kişiyi rahatsız eden yoğun fiziksel duyumlar ortaya çıkar. Nefes almada zorluk, ateş basması ya da ürperme, terleme, elin ayağın titremesi ve uyuşması, terleme, baş dönmesi, baygınlık hissi gibi kişiden kişiye farklılık gösteren durumlar yaşanabilir. İkinci tip anksiyete ise, panik nöbetlerinin geleceği beklentisi yoktur. Farklı yaşantılara, deneyimlere bağlı olarak hissedilen, gerçekçi olmayan ya da gerçekliğin abartılı yorumlanması, yoğun bunaltı, korku ve endişedir. Örneğin, kaslarda gerginlik, ürperme, titreme, nefes tıkanıklığı, yerinde duramama, çarpıntı, ağız kuruluğu, ishal, sık idrara çıkma, konsantrasyon güçlüğü gibi değişik fiziksel duyumlar ve belirtiler yaşanabilir. Yani anksiyete deneyiminde iki unsur vardır, birincisi fizyolojik algıların farkında olma (çarpıntı, terleme) ve ikincisi de sinirli ya da korkmuş olduğunun farkında olmadır. Anksiyete utanma hissi ile artabilir. Çünkü birçok kişi, diğer insanların anksiyetelerinin farkında olmasına şaşırırlar ya da farkedildiklerini düşündüklerinde anksiyetenin şiddetinden memnun değildirler.

KORKU VE ANKSİYETE

Anksiyete yaklaşan tehlikeye karşı kişiyi uyarır ve kişinin tehditle baş edebilmesi için önlemler almasını sağlar. Korku da benzer bir uyarıcı sinyaldir. Fakat korku, bilinen, dışarıdan gelen, kesin ya da muhtemel bir tehdite yanıttır. Anksiyete ise, bilinmeyen, içsel ve belirsizdir. Örneğin caddeyi karşıdan karşıya geçerken hızla yaklaşan arabanın yarattığı duygu korku iken, yabancı bir ortamda yeni insanlarla tanışırken yaşanan belirsiz rahatsızlık hissi ise anksiyetedir. Bu iki duygusal yanıt arasındaki fark korkunun akut olması, anksiyetenin ise süregenliğidir.

ANKSİYETENİN BİLİŞSEL BELİRTİLERİ

Anksiyete bozukluklarında normal bilişsel işlevler abartılı hale gelir ya da normal işlevlerin inhibisyonu (dikkat dağınıklığı gibi) söz konusudur. Kişi, huzursuzluk veren düşünce ve duygulardan rahatsızlık duyar. Başlıca bilişsel belirtilerde şöyledir;

Duygusal algısal belirtiler: Kişinin “sanki” ile açıkladığı algısal sapmaları olur (sanki dünya değişiyor gibi). Örneğin aklın bulanık olması, çevredeki nesnelerin gerçek uzaklıklarının hesaplanamaması, aşırı uyanıklık hali, kendiyle aşırı meşguliyet ve gerçek dışı hisler, çevrenin gerçek dışı görülmesi, vb.

Düşünce zorlukları: Kişi düşüncelerini kontrol edemez halde olabilir. Önemli şeylerin hatırlanamaması, konsantrasyon güçlüğü, dikkat dağınıklığı, düşüncede kopukluklar, duraksamalar, nedenselleştirme güçlüğü, vb. yaşanabilir.

YAYGIN (GENELLENMİŞ) AKSİYETE BOZUKLUĞU

Bu hastalıkta kişi çoğu kez önemsiz şeylerle ilgili olarak kaygı içindedir ve bu durum her çeşit konuda kronik ve kontrol edilemez haldedir. Bilişsel modele göre bu kişiler, kendileri ve yaşamla ilgili inançları nedeniyle pek çok durumu tehdit olarak algılamaya yatkın olduklarından yaygın anksiyete yaşarlar. Örneğin kişi herkesin başına gelebilecek bir kaza nedeniyle sürekli bir endişe, dehşet içinde olabilir. Bu endişe-kaygı ile ilişkili olabilecek inaçlar, düşünceler kişiden kişiye çok farklılık gösterebilir. Fakat ortaya çıkan en yaygın inanç ve düşünceler, rekabet,kabul görme, kontrol, sorumluluk ve anksiyete belirtilerinin kendileri ile igilidir.
Bu tarz düşüncelere aşağıdaki örnekler verilebilir;
“Sevilmediğim sürece ben bir hiçim.” (kabul görme),
“Eleştiri alırsam, bu tümüyle reddedilmek demek.” (kabul görme),
“Başkalarını her zaman mutlu etmeliyim.” (kabul görme),
“Hayatta sadece kazananlar ve kaybedenler vardır.” (rekabet),
“Her şeyi mükemmel yapmazsam bu tümüyle kaybettim anlamına gelir.” (rekabet),
“Sorunlarımı çözebilecek tek kişi benim.” (kontrol),
“Her zaman kontrollü olmalıyım.” (kontrol),
“Her zaman rahat ve gevşek görünmeliyim.” (anksiyete belirtilerinin kendisi),
“Kaygı belirtilerimi göstermek başıma gelebilecek en kötü şeydir.” (anksiyete belirtilerinin kendisi)

Kişide bir kez yaygın anksiyete geliştiğinde artık dikkat ve davranışlarında da bazı değişiklikler oluşur. Tehdit olarak algılanan bir ortamda, olası tehdit işaretleri seçici dikkatle gözden geçirilir. Örneğin, bir toplulukta konuşma yaparken endişelenen bir kişi, her topluluk önünde konuşma yapacağında dinleyicilerin yüzlerini inceler ve saatine bakan biir dinleyici gördüğünde “insanları sıkıyorum, benim çok sıkıcı olduğumu düşünüyorlar” şeklinde bir yorum yapabilir.

Yaygın anksiyete hastaları zaman zaman olumsuz inançların sürmesini sağlayan davranışlar sergileyebilirler. Örneğin resimlerinin her birinin mükemmel olması gerektiğine inanan bir ressam, en iyisini yapamayacağı düşüncesiyle resim yapmayı sürekli erteleyebilir. Bir süre sonra bu erteleme süreci bir anksiyete kaynağı haline gelir. Bu sefer kişi kendi yeteneklerini sorgulamaya başlar ve hiçbir şey üretemediğini görünce “Ne kadar yeteneksizim” diye düşünür ve kendisini çok daha kötü hisseder.

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUN YAYGINLIĞI

Yaygın-genellenmiş anksiyete bozukluğu genel nüfusta %5 gibi yüksek bir görülme sıklığına sahiptir. Fakat bu yüksek görülme sıklığına rağmen, hastaların çoğu tedavi almazlar. Genellikle ergenlikte, onbeş yaşlarında başlar. Fakat kimileri bütün yaşamları boyunca bu sorunun olduğunu bildirmektedirler. Hastalığın başlangıcında stresli yaşam olaylarının rol oynadığı görülmektedir. Ayrıca kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür ve diğer kaygı ve duygu durum bozuklukları ile birlikte görülme oranı yüksektir.

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUN TEDAVİSİ

Psikanalistler ve bilişsel davranışçı terapistler tedavide farklı yöntemler kullanırlar. Psikanalistler bakış tarzlarından bekleneceği gibi hastalarına, çatışmalarının bastırılmış kökenlerine inerek yardımcı olmaya çalışırlar.

Bilişsel davranışçı terapistler ise hastalara, tehlike ile ilgili olumsuz düşünce ve buna bağlı davranışların nasıl tanınacağını, değerlendirileceğini öğreterek anksiyeteyi azaltmayı amaçlarlar. Bunun için kullanılabilecek çok sayıda teknik vardır. Terapist, hastanın ihtiyacına uygun teknikleri seçerek tedavi planını oluşturur. Eğer kaygı, belirlenebilir durumlardaki tepkiler olarak kavramlaştırılırsa bu kaygı fobi gibi ele alınabilir. Bu durumda sistematik duyarsızlaştırma olası bir tedavi yöntemi olarak tercih edilebilir. Bununla birlikte, bu yaygın anksiyetenin temelinde çaresizlik duygusu yatmaktaysa, bilişsel yönelimli davranış terapistleri hastaya, bu durumla başa çıkabilmesine yeterli olacak becerileri kazanmasında yardımcı olurlar.

Yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde tam düzelme yerine belirtilerin azaltılması amaçlanır. Başta tıbbi/ilaç tedavisine eşlik eden bilişsel-davranışçı tedaviler en etkili tedavidir.

Anksiyeteli misiniz merak ediyorsanız www.egokisiseldanismanlık.com adresimdeki testi uygulayabilirsiniz. Test sonuçları teşhis içermemekle birlikte, bilgilendirmek amaçlıdır.

Sağlıklı günler dilerim..
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anksiyete - Kaygı Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Aysel ÜLGÜNER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Aysel ÜLGÜNER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Aysel ÜLGÜNER'in Makaleleri
► Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları Gülten DEMİRDÖVEN
► Kaygı (Anksiyete) Psk.Sibel YALMAN
► Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu Uzm.Psk.Eylem ESEN
► Dikkat mi Anksiyete (Kaygı) mi? Psk.Cemile AKDAĞ ÇEBİ
► Kaygı (Anksiyete) Bozukluğu Nedir? Uzm.Psk.Betül ÖZDEMİR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,101 uzman makalesi arasında 'Anksiyete - Kaygı Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şizofreni Nisan 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:48
Top