2007'den Bugüne 83,127 Tavsiye, 26,206 Uzman ve 18,434 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Anksiyete Bozuklukları ve Damgalanma
MAKALE #7916 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Aralık 2011 | 3,529 Okuyucu
ANKSİYETE BOZUKLUKLARI ve DAMGALANMA

Anksiyete bozuklukları günlük yaşam aktivitelerini ve yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen psikiyatrik hastalık grubudur. Anksiyete bozuklukları psikiyatrik bozukluklar arasında sık olarak görülmektedir. Ancak toplumun çok küçük bir kesimi tedaviye başvurmaktadır. Peki birçok insan neden tedaviden kaçmaktadır?

Damgalanma konusu ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisinde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Şizofreni ve depresyon olgularında sıkça incelenen damgalanma kavramı son dönemde anksiyete bozukluklarında da tanı ve tedaviyi olumsuz yönde etkileyen, hastaların tedavi hizmetlerinden yararlanmalarına zarar veren bir etken olarak değerlendirilmektedir. Bu sorun hastanın yardım arama çabasını belirlemede çok önemli bir rol oynamaktadır. Konuyla ilgili olarak yeterli sayıda araştırma bulunmamakla birlikte, obsesif- kompulsif bozukluk, panik bozukluk, sosyal fobi ve travma sonrası stres bozukluğu olmak üzere anksiyete bozukluklarına yönelik damgalanmanın hasta ve hastalığa karşı toplum tutumunu olumsuz olarak etkilediği, hastaların tedavi hizmetlerinden yararlanmasını engellediği bildirilmiştir.

Obsesif kompulsif bozukluk günlük işlevleri yerine getirmede yüksek düzeyde zorlanma yaratması nedeniyle hasta ve ailesinin yaşamını önemli ölçüde değiştiren bir hastalıktır. Obsesif kompulsif bozukluğa ilişkin damgalayıcı tutumların başında ise hasta ve ailelerinin obsesyon ve kompulsiyonlara ilişkin kendi olumsuz tutumları gelmektedir. Literatürde, hasta ve ailelerin hastalığı utanç verici olarak değerlendirdikleri, belirtilerin başkaları tarafından fark edilmesinin hasta ve ailelerde sosyal geri çekilme ve kaçınma davranışlarına yol açtığı ve hastalığa ilişkin bu olumsuz tutumların hastalık belirtilerinin şiddetini daha da arttırdığı bildirilmiştir.

Panik bozukluk olgularında hastaların kaçınma davranışı göstermeleri, kendilerini güvensiz hissettikleri ortamlardan uzak durma çabaları, iş ortamında işten kaçan bir kişi olarak değerlendirilmelerine yol açmakta ve bu durum mesleki yaşamlarını olumsuz olarak etkilemektedir. Sosyal fobisi olan kişilerin de pasif, çekingen ve sıkıntılı davranışları nedeniyle sosyal ve çalışma yaşamında olumsuz olarak değerlendirilme olasılıkları söz konusudur. Travma sonrası stres bozukluğunda da sosyal ve kültürel özellikler hastalığa yönelik tutumlarda etkili olmaktadır. Özellikle tecavüze uğramış kadınların toplum tarafından dışlanmaları ve yalnız bırakılmaları hastalığın iyileşme sürecinde olumsuz bir rol oynamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen
ulusal anksiyete bozuklukları taramasında ise, anksiyete bozukluklarının tedavisinde algılanan engellere ilişkin şu sonuçlar elde edilmiştir. Kişi öncelikle kendisinin bir anksiyete bozukluğu tanısına sahip olduğuna inanmamaktadır. Başkaları hasta olduğumu bilirlerse, hakkımda ne düşünüp ne söylerler kaygısı bireyler tarafından yoğun olarak yaşanmaktadır. Özellikle sosyal fobisi olan kişiler hastalık belirtilerden utandıkları için bunları arkadaşları veya sağlık profesyonelleriyle konuşmamakta ve bu tip düşünceler sebebiyle tedaviye başvurmamaktadırlar. Bunun yanı sıra elde edilen diğer sonuçlar, bireylerin ilaç almaya ilişkin korku duydukları, tedavinin sorunlarını çözeceğine inanmadıkları ve hastalık belirtileriyle kendim baş edebilirim inancını taşıdıkları yönündedir.

Anksiyete bozukluklarında toplumun olumsuz tutumlarının yanı sıra, hasta ve ailelerinin de kendi kendilerini damgalayıcı tutumları, hastanın tedaviye başvurmasını engelleyen, hastalığın ilerlemesine yol açan ve sosyal ve mesleki işlev kaybına neden olarak üretkenliği azaltan önemli sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ruh sağlığı alanında çalışan sağlık profesyonelleri anksiyete bozukluklarına yönelik olumsuz tutumlara karşı önlemler alarak hasta ve hasta yakınlarının yaşadıkları sorunlarla baş etmelerine yardımcı olmalıdırlar. Toplumsal duyarlılık oluşturmak için gerekli eğitim programları düzenleyerek,
bireylerin gizliğini sağlamak ve kaygılarını azaltmak vasıtasıyla uygun hemşirelik girişimlerini seçerek damgalamayı önlemede etkin roller üstlenmelidirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anksiyete Bozuklukları ve Damgalanma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi250 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Anksiyete Bozuklukları Uzm.Psk.Abdullah ALPASLAN
► Anksiyete Bozuklukları Psk.Dnş.Serkan YILDIRIM
► Anksiyete Bozuklukları Psk.Murat BİLİM
► Anksiyete Bozuklukları Nedir Uzm.Psk.Merve ÖZGÜVEN
► Anksiyete - Kaygı Bozuklukları Psk.Aysel ÜLGÜNER
► Anksiyete Bozuklukları: Sosyal Fobi Üzerine Uzm.Psk.Batuhan Mehmet BİLEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,434 uzman makalesi arasında 'Anksiyete Bozuklukları ve Damgalanma' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:18
Top