2007'den Bugüne 81,121 Tavsiye, 25,802 Uzman ve 18,059 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kanserli Hastada Psikolojik Süreç
MAKALE #6141 © Yazan Uzm.Psk.Sabahat ERLER | Yayın Aralık 2010 | 4,138 Okuyucu
KANSERLİ HASTADA PSİKOLOJİK SÜREÇ

Günlük yaşantımız içerisinde “kanser” kelimesi başlı başına bize olumsuzlukları çağrıştırır. Kanser tanısı olasılığı olan ya da tanısı alan hastalarda ise olumsuz duygu ve düşüncelerin gelişmesi neredeyse kaçınılmazdır. Kanser bir yıkım gibi algılanır ve en dramatik anlamıyla kişinin psikolojik dengesinde krize neden olur.

Kriz nedir? Kriz; sağlıklı yaşamdan, hastalık ve ölüm tehdidine kadar uzanan bir süreçtir.

Kanserdeki kriz 4 aşamalı bir süreç olarak tanımlanmıştır:
1.Şok hali
2.Tepki aşaması
3.Direnme
4.Uyum

İnsanlar, kanser tanısı karşısında birçok farklı tepkiler gösterirler. İlk aşamada kanser tanısı, felaketçi çağrışımları ile şok tepkisine neden olur. Kişi, kendi bedenine yabancılaşır, gelecek yatırımları tehdit altındadır. Yaşam krizi içindedir. Bu aşamada en yaygın uyum stili, inkardır. Sıklıkla, ayrıştırma, yansıtma gibi psikolojik savunma tepkileri gelişir. Kişi söyleneni işitmiyor, gerçeği kavramıyor gibidir. Kişiye göre birkaç saatten, birkaç gün ve hatta haftaya kadar uzayabilir. Bu aşamada hastaya zaman tanımalı, umut yaratabilecek olumlu mesajlar verilmeli, tedavi olasılık ve seçenekleri anlatılmalı, duygusal ve ailevi desteği sağlanmalıdır.

İkinci aşama tepki aşamasıdır. Kişi gerçeği kabule yönelmiş ve ona duygusal tepki göstermektedir. Temel tepki biçimi kaygıdır. Yok olma tehdidi, kayıp algısı, ayrılık ve ölüm düşünceleri ve bedene yabancılaşma duygusu, bu anksiyetede temel unsurlardır.

Üçüncü aşama direnme aşamasıdır. Kişi hastalığa karşı bir savunma mekanizması geliştirir.

Dördüncü aşama ise, hastanın gerçeği kabul edip, enerjisini ve ruhsal gücünü yeni yaşamına yönelttiği uyum dönemidir. Bu dönem hastalığı ile birlikte kişinin yaşamayı öğrendiği dönemdir. Tedavi seçeneklerinin belirtilmesi ve bir tedavi programının sunulması kabullenişi kolaylaştırır. Bu aşama ile birlikte, kişi yaşamını, geçmişini, geleceğini ve varoluşunu yeniden yorumlamaya başlar. Kimliğini, yaşamın amacını, kendi narsistik amaçlarını, yaşam tercihlerini sorgular. Güven ve denge arayışı içindedir.

Bu nedenle çoğu hastada psikolojik açıdan önceden hazırlanması ve çevre, sosyal, duygusal desteklerin sağlanarak yavaş yavaş bunun söylenmesi daha doğru olabilir. Ardından, kızgınlık ve depresyon gelişir. Hastanın kızgınlık ve isyanını ifade edememesi, depresyon gelişim riskini arttırır.

Kanserli hastalarda stres, endişe ve depresyon gibi psikolojik bozukluklarının bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bir çok çalışmada gösterilmiştir. Kanserden sonra ortaya çıkan depresyonun temelindeki kaygı düzeyini etkileyen faktörleri üç ana grupta düşünebiliriz:

1. Hastalığın özellikleri: Etkilenen organ, işlev kaybı olup olmadığı, tedavinin komplikasyonları
2. Hastanın bir birey olarak özellikleri: Hastalığa ilişkin genel algı, kişilik yapısı, yaşı, yaşam dönemi,baş etme yöntemleri
3. Psikososyal çevre: Ailenin, toplumun hastalığı algılama şekli, hastanın aile ile ilişkisi, hasta-aile ve tedavi ekibi ilişkisi ve işbirliği.

Kanserin tedavisinde hastanın psikolojik durumunun iyileştirilmesi de çok önemlidir. Tedavide ilaçlardan olduğu kadar psikoterapi şekillerinden, gevşeme tekniklerinden ve hipnozdan da yararlanılır. Bütün bunlarla beraber hasta yakınlarının hastaya gösterdiği koşulsuz sevgi, empati, hastanın hastalık derecesine göre kendini bırakmasının önlenmesi, hayata sarılmasının bir amacının olmasının, kendisini geliştirme imkanlarının sağlanıp teşvik edilmesi, başkalarına en az derecede ihtiyaç duyacak şekilde hayat şartlarının kolaylaştırılması, bununla beraber hastanın yalnız bırakılmayıp ona zaman ayrılması ve sorumluluklarının paylaşılması, hastalığın iyileşmesini olduğu kadar psikolojik sorunlarla baş etmesini de kolaylaştırmaktadır.

Kanser hastalarında psikolojik destek gerektiren belirti ve bulgular şunlardır:

• Sıkıntı
• Gece sık uyanma
• Çökkünlük
• Uyum güçlüğü
• Zihinsel karışıklık
• Umutsuzluk, çaresizlik, suçluluk duyguları
• Uykusuzluk
• Sosyal geri çekilme
• Kabus görme
• İsteksizlik
• Baş etme güçlükleri
• Keyif alamama
• Panik
• İlgi alanı daralması
• Kişilik değişiklikleri
• Geleceğe dönük plan yapamama
• Yas tepkileri
• Yaşam ideallerinin yok olması
• Dikkat bozuklukları
• Sürekli kaygı ve karamsarlık
• Mesleki işlevlerden uzaklaşma
• Terk edilme korkusu

Hastaların büyük bir çoğunluğu sevdikleri tarafından terk edilme korkusu yaşar. Çünkü kanser hastaları yakın akrabaları ya da arkadaşları tarafından terk edilebiliyor. Terk edilmenin bu şekilde gerçekleşmesi hasta açısından kanserden daha kötüdür. Bu yüzden, kanser olan yakınınıza yardımcı olmak istiyorsanız, “onu terk etmeyin ve ona terk edilme korkusu yaşatmayın” mesajı vermek gerekir.

Kanser ve Depresyon

Kanser hastalarında en sık görülen psikiyatrik bozukluk depresyondur. Kanser tanısı ve tedavi yöntemleri ve bunların anlamı, hastada şiddetli kaygı ve çaresizlik düşünce ve duyguları yaratır. Hastanın bu ileri zorlanma ile baş edebilmesi, yaşı, yaşam deneyimleri, daha önceki duygusal uyum yeteneği, kanserin yaşam amaçlarını (kariyer, aile) tehdit etme potansiyeline, psikososyal ve çevresel desteklerine ve doğrudan hastalığın kendi değişkenlerine (fiziksel hasarlar, organ kaybı, tedavi seyri, ağrının şiddeti, hastalığın gidişi) ve diğer birçok faktöre bağlıdır.

Kansere uyum güçlüğü ve çaresizlik algısı depresyon gelişiminde en potansiyel unsurlardır. Ölüm korkusu, çaresizlik, yaşam ideallerinin tehdit altında olması, otonomisini kaybedeceği, çevreye bağımlı olacağı, fiziksel yıkım olacağı gibi düşünce ve kaygılar, depresyon gelişiminde önemli rol oynayan düşünce ve duygulardır. Bununla birlikte tedavide kullanılan bazı ilaçların ve eşlik eden diğer hastalıkların da depresyon riskini arttırdığı bilinmektedir.

Kanser ve Kaygı bozuklukları

Kanser hastalarında, başlangıçta tanı ve kriz dönemlerinde kaygı atakları sıklıkla görülür.

Bu hastalarda kaygı yaratan kriz durumlarını şöyle tanımlayabiliriz:
• Tanı aşaması
• Tetkik sonuçlarını beklerken
• Yeni bir tedavi öncesi
• Tedavi değişimi
• Belirti-bulgu ortaya çıkması
• Nüks görülmesi
• Hastalık çağrıştıran değişikliklerin hissedilmesi

Kaygı bozukluklarının başlıca belirtileri:

• Uykusuzluk
• Aşırı hassaslık
• Konsantrasyon bozukluğu
• Tahammülsüzlük
• Panik ataklar
• Nefes darlığı, kalp çarpıntısı, terleme
• Ağız kuruması, baş dönmesi

Kısacası, kanserli hasta pek de kolay olmayan bir süreç içerisine girmektedir. Her ne kadar zor bir süreç olsa da bu süreci daha kolay geçirebilir hale getirmek hem hasta yakınlarına hem de doktor ve hemşirelere düşmektedir. Hastanın bu süreçte nasıl bir psikolojiye sahip olduğunu anlamak, onun yaşadıklarını yaşarmışcasına empati kurabilmek ve ona farklı pencerelerde yaşam umudu sağlamak hastalığın kabülünü ve tedavi sürecini kolaylaştıracaktır. Psikolojik kaygı ve acıyı azaltmak, uyumu sağlamak, yaşam kalitesini arttırmak, duyguların ifadesine yardımcı olmak, mücadele ve yaşama gücünü arttırmak, hastalığın yarattığı çok yönlü krizle sağlıklı baş etmeye yardımcı olmak, varolan yanlış algıları düzeltmek, ya hep ya hiç tarzı davranış ve düşünceleri düzeltmek, sosyal destek ve iletişimi güçlendirmek amaçlanmalıdır.

Uzm.Psikolog Sabahat ERLER
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kanserli Hastada Psikolojik Süreç" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Sabahat ERLER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Sabahat ERLER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sabahat ERLER Fotoğraf
Uzm.Psk.Sabahat ERLER
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Sabahat ERLER'in Yazıları
► Kanserli Hastaya Yaklaşım Psk.Şehnaz KUTLUK
► Çocuk İstismarında Adli Süreç Psk.Sinem ÇİBAŞ KARLIKLI
► Bir Süreç Olarak Aşık Olmak Uzm.Psk.Dila HOTLAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,059 uzman makalesi arasında 'Kanserli Hastada Psikolojik Süreç' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Panik Atak mıyım? Temmuz 2013
► Ailede Disiplin Nisan 2011
► Kanser ve Cinsellik Şubat 2011
► Hepimiz Birer Ergendik Aralık 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:05
Top