2007'den Bugüne 78,212 Tavsiye, 25,277 Uzman ve 17,528 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Gebe Psikolojisine Kısa Bir Bakış
MAKALE #7184 © Yazan Psk.M.Kenan ALYÜRÜK | Yayın Temmuz 2011 | 3,825 Okuyucu
Psikolojinin en popüler tanımı “organizmanın davranışlarını inceleyen bilim” olmasıdır. Psikoloji davranışla ilgilenir. Davranış da bireyin iç ve dış dünyası ile etkileşimidir. Gebelik kadın yaşamının oldukça önemli bir dönemidir. Öyle ki iki ayrı hücre (spermatozoan ve ovum) birleşmesiyle yeni bir yaşam başlar, bu yaşam fiziki olduğu kadar psikolojik olarak annenin içindedir. Bu olay baba da ve anne de en önemli yaşam güdüsüdür. Çünkü canlının en büyük korkusu ölüme karşı olan tek direnişidir belkide, yeryüzünde kendinin olan bir şeyler kalacaktır yani kendi şifresi olan DNA kalacaktır.
Annenin iç dünyasında bir değişim olmuştur bu oluşumla ilgili etkileşim gelişmiştir. Bu gelişim annede yeni bir davranış, gebelik psikolojisi ya da diğer deyişle gebelik davranışı ortaya çıkmıştır. Belki anne her zaman olduğundan daha çok güvenlik beklentisi içindedir. Bu bir alert olma yani genel tedirginliğe yatkınlıktır. İşte bu noktada gebelikte psişik huzurun önemi ortaya çıkar. Annenin sağlıklı bir gebeliği başarı ile sürdürmesi yaşantısının düzeni ile ilgilidir. Gebe kadın ne kadar duygusal ve düşünsel açıdan kendini güvende olarak algılarsa kendisi ve fetüs için bazı kompilakasyon ve tehlikelere karşı kendini ve bebeğini kollamış olur.

Gebenin gebeliği kendi isteği ile kabullenmesinin psişik açıdan huzurlu olmasının ön koşuludur. İstenmeyen gebeliklerde psikosomatik tepkilerde artış olur. Her ne kadar kusmalar uterusun büyümesinin mide tarafından yabancı ve atılması gereken bir çisim olarak algılanılıp atma tepkisi ise de bilinç altından gelen bebeği isteme-istememe çatışmasının yani yaklaşma-kaçınma çatışmasının abartılı olarak ortaya çıkışıdır. Bu kusma ve bulantıyı aşırılaştırır.

Gebelik döneminde doğal bir süreç olan iskelet sistemindeki postür değişiklikleri, bel ağrıları, varisler, kilo artışı gibi değişiklikler gebenin beden algısında (body image) bozulmaya, kendisinin çirkin olarak algılamasına buda bunalıma (depresyon) neden olur.
Gebenin gerek dış dünya ile etkileşiminin gerekse kendi iç dünyası ile etkileşimi hem gelişmekte olan fetüs hem de kendi fizik ve psikolojik sağlıkları ile doğrudan bağlantılıdır. Her ne kadar profesyonel destek almak ne kadar önemliyse de koruyucu ve güven veren bir eş ve ortamda bulunmaları da o kadar önemlidir.

GEBE PSİKOLOJİSİ VE STRESSİN FETÜS ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Gebelik süresinde temel bazı dış etmenler embriyo ya da(gelişmekte olan bebek) fetüs üzerinde olumsuz etkiler verir. Bunlardan bazıları şunlardır eğer anne çok düşük kalorili ve az proteinli beslenme durumundaysa embriyo ya da fetüsün beyin hücrelerinde azalma, düşük sayısında artma doğum sonrası bebek ölümlerinin görülmesini. Annenin kızamık olması bebeğin sağır olmasına, kalp arızalarına neden olur. Annenin alkolik olması bebeğin ilerde alkolik olmasına yatkınlık getirdiği gibi birçok bedensel anomalilere neden olur. Az miktarda alkolün bile bebek gelişimini anlamlı bir biçimde etkilemektedir. Sigara ve aşırı çay tüketimi de bebeklerin tam ağırlıklarına kavuşmadan doğumlarına neden olduğu bilinmekte. Dış etmenlerin neden olduğu düşük, ya da ölü doğum, türlü endişe ile birlikte aşırı gebelik arzusu, değişken psişik yaşam yeni bir düşük ya da kısırlık nedeni olabilir.

Embriyo ya da fetüs normal gelişimi için gerekli intrauterin (rahim içindeki gelişim) çevrenin değişken olmaması gereklidir. Burada hormonsal mekanizma büyük rol oynar. Psikolojik dengesizlikler bu mekanizma üzerinde sapmalara neden olur. Kendi yaratıkları stres içinde bulunan annelerde hümoral (salgısal bağışıklık) ve hormonsal yollarla fetüs gelişimini etkiler.. Gebelikte her türlü psikolojik travma anne karnındaki bebeğin yaşamını etkiler.

Fetüsteki beyin (kortikal) hücreler gebeliğin 13-14 haftalarında oluşmaya başladığı ve doğuma yakın zamanda da gelişimini büyük oranda tamamladığı kabul edilmektedir. Ancak araştırmalara göre duygulanım (sensation) 12 haftaya kadar inmekte ve bir takım izlenimler bilinçsiz olarak kayıt edilmektedir. Buna göre gebenin huzursuzlukları bebeğini olumsuz olarak etkileyecektir. Böyle bir durumda problemin trankilizan yada sedatiflerle çözülemeyeceği aşikardır.Düzenli ve mutlu bir yaşam gereklidir. Bilişsel davranışçı terapinin önemi de asla yadsınamaz.

Gebelik döneminde doğum hekimine büyük görev düşmektedir. Hastasına gebeliğin mutlu bir olay olduğunu inandırmalı, şüphe ve sorulara gerçekten hastasının anlayabileceği bir dille açıklama getirmelidir.Doğum hekimi hastasının gebeliği süresince gereken tıbbi yardımın verileceğine inandırmalıdır.

Öte yandan fobiler,bunalımlar, panik eğilimler gebelik dönemin de ortaya çıkan takıntı bozuklukları, çevresel ve iç etmenlerin neden olduğu sorunlarda mutlaka psikoterapi desteği verilmelidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gebe Psikolojisine Kısa Bir Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.M.Kenan ALYÜRÜK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.M.Kenan ALYÜRÜK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.M.Kenan ALYÜRÜK'ün Makaleleri
► Nıetzsche Felsefesine Kısa Bir Bakış Psk.Burçak DEMİRKAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,528 uzman makalesi arasında 'Gebe Psikolojisine Kısa Bir Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Uyku Yoksunluğu Ağustos 2018
► Travma Nedir Nisan 2018
► Uyku Ekim 2012
► Öfke ve Kontrolü Eylül 2012
► Okul Fobisi Nisan 2011
► Stress Nedir Nisan 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:27
Top