TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Biz Kadınlar...

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 12 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj Gönderilebilirİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 263,

* Yayın Tarihi : 15-03-2008 - 19:04 (62 gün önce),

* Ortalama Günde 4.17 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7183 , Kelime Sayısı : 946 , Boyut : 7.01 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Hayatımda üstüste yaşadığım acıların ardından,taşıyamayacağım kadar ağır yükün altında ezilmek üzereyken Füsun Hanım'ı tanıdım. Bana boğulmak üzere olduğum yaşam evinde önce pencereleri açmamı öğretti. Sonra nefes almayı, görmeyi ve hayatı sevmeyi gösterdi. Bunları yaparken onun danışanına verdiği değeri ve sabrı gördükten sonra profesyonelliğin ne demek olduğunu daha iyi anladım.
Kendisiyle hafta sonları görüşüyordum. Güler yüzüyle beni karşıladığında yüreğime sıcacık bir şeyler akıyordu. Bir arkadaşımın tavsiye ettiği Füsun Hanım'a gitmemek için önceleri çok direnmiştim. Sonra iyice dibe vu... [DEVAMI..]

(f.g., Danışan, 28-12-2007)

Hayatımın belki de en karmaşık, zor ve içinden çıkılamaz dönemini yaşıyordum... Belki tüm tavsiye yazıları bu şekilde başlıyor ancak bunun bir farkının olduğunu belirtmek isterim. Şöyle ki, İstanbul'da bir çok psikolog görmüş olmam ve artık gerçekten anlaşılmaz olduğumu düşünüp, psikolojik tedaviye olan inancımı yitirmek üzereyken tanıştım Füsun Hanımla. Aynen yukarıda belirttiğim gibi olan hayatımda bir ışık yanacağına daha ilk görüşmemizde inandım. Öncelikle elinde bir sihirli değnek olmadığına inandırdı beni, sorun neyse bunu birlikte çözecektik. Onu göreceğim günleri sabırsızlıkla çekmeye ... [DEVAMI..]
(Nilay, Danışan, 25-12-2007)

Fusun hanım' la hayatımın- evlılıgımın ve gelecegımın cıkmaza gırdıgı zor bır anda ınternet uzerınden tanıstım. Bır psıkologla gorustukten sonra gıttıgıne pısman olan cozum ararken hayatı daha allak bullak olan ve suclamaların altında ezılen ınsanların yakıntılarını okuyordum duyuyordum ve endıselıydım baslangıcta..ama fusun hanımın objektıf bakıs acısı benım kendımı bulmama ve esımınde buna saygı gostermesıne yardımcı oldu. Olculu ve arkadas canlısı yaklasımı sayesınde kendımı rahat ıfade edebıldım. Her terapıden sonra hayata daha da sarıldım.(yurt dısında yasamaktayım. Klavyenın ıngılızce ol... [DEVAMI..]
(molly, Danışan, 26-11-2007)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Biz Kadınlar...

Akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmaz’ diye bir atasözü vardır. Ben bu sözü değiştirip, kadının kadına yaptığını diye başlamak istiyorum.

Şöyle ki; kayınvalide gelin sorunu, evli bir erkekle birlikte olan kadınlarla sorunlar ve bu örneklemi çoğaltmak mümkün. Aklıma şu soru geliyor. Neden birbirimize destek olmak varken köstek oluyoruz? Ne tür bir psikoloji içerisinde bunlar oluşuyor? Bunun temelinde ne var? diye düşündüğümüzde şöyle bir sonuca vardım. ‘Kendine Güvensizlik’. Nasıl mı? Şu atasözlerini sürekli duymuşuzdur! Eksik etek, saçı uzun aklı kısa vs. Bu tür deyimler belleğimize yerleşmiştir. Bu yargıyı ortadan kaldırmak için de kendini kanıtlama çabası içinde olduğumuzu düşünüyorum.

İş yerinde kadınların birbirlerine destek olmadıklarını, bulundukları duruma bakarak ondan daha yüksek bir durumda olan bir erkeği değil de bir kadını kıskandıklarını ve arkasından dedikodu yaptıklarını gözlemledim. Bu kendine güvensizlik değil de nedir acaba? Merak ediyorum!.. Kadınların çoğu zaman kadın bir yöneticinin altında çalışmak istemediklerini çok duydum. Yönetici kadın çalıştırdığı kadınlara daha acımasızca davranabiliyor. Altında çalışan kadınlar da erkek yönetici yapsa ses çıkarmayacakları davranışları kadın yönetici yapınca isyan edebiliyor ya da onu kötüleyebiliyorlar. Kadınlar özel hayatlarını işlerine daha çok yansıtıyorlar. Mutlu olduklarında çevresine karşı da daha olumlu bakabiliyor kadınlar…

Belki de kadınlar arasındaki rekabet çocukluktan itibaren başlıyor. Freud’un teorisine baktığımızda kız çocuk annesini kendine rakip olarak görüyor. Kız çocuk cinsel kimliğini kazanmaya başladığı andan itibaren anne ile didişmeye ve babaya yakın davranmaya başlar. Bir yandan da anneye benzemeye diğer yandan ona rakip olmaya çalışır.
Kayınvalide eskiden kendi kayınvalidesinden çektiklerini gelinine çektirir. Gelininin hatalarını bularak oğlunu onun üstüne gönderir. Oğlunu gelini ile paylaşamaz. Kayınvalide sanki hiç gelin olmamış gibi davranır. Ya da gelin kayınvalidesini rakip olarak görür. Annesine gösterdiği hoşgörüyü kayınvalidesine gösteremez. Kendini başka bir alanda kabul ettiremediği ve yeteneklerini ortaya koyamadığı için bu alanda kendilerini ispat etme çabası içindedirler. Geçmişte var olan bu sorun hala sürmekte ve gelecekte de süreceğe benziyor. Buna sebep belki de önyargılarımız.

‘Ben eşimle değil ailesiyle anlaşamıyorum. Kültürel bakımdan çok farklıyız. Annesi oğluna çok düşkün. Oğlunu yanından bir an olsun ayırmak istemiyor. Eşi sağ olmasına rağmen, sanki oğlu ikinci kocası. En son yani yılbaşında benim işim vardı ve onlarla beraber olamayacağımızı bildirdik. Her şeye rağmen sorun olmasın diye kısa süreliğine uğradık. Bu yeterli gelmedi. Şu an ne annesiyle ne babasıyla nede kız kardeşiyle iki aydır görüşmüyorum. Bir ara depresyona girdim. Yemeden içmeden kesildim. Şimdi daha iyiyim. Geçenlerde eşimin annesi barışalım diye mesaj attı. Ben yanaşmıyorum. Nitekim beni "bu mesafeyi kaldırırsan senin için iyi olur" diye tehdit etti. ‘Ne yapmalıyım bilmiyorum’. Bir gelinin yaşadıkları…

Önyargıdan uzak bir gelinin kayınvalidesi ile ilgili görüşleri ise şu şekilde ‘Kayınvalidemi seviyorum çünkü gerek evlilik aşamasında, gerek evlilik döneminde beni hiç üzmedi. Öz annemden daha uyumluydu. Sevgi ve saygıyla başlayan güven üzerine kurulu bir gelin kayınvalide ilişkisi uzun yıllar sürecek sağlam bir evlilik için önemli’. Her ilişkide olduğu gibi birbirini dinlemek ve anlamaya çalışmak sorunları çözmede yardımcı olacaktır.
Olumsuz örnekler olabildiği gibi olumlu örneklerde mümkün. Kadın dayanışmasının olduğu yerlerde var tabii ki! Birlikte paylaşılan dertler, sıkıntılar, sevinçler… Sürekli kadınlar birbiri ile didişmiyor. Belki de birbirlerini çok iyi tanıdıkları ve anladıkları için bu kadar sorun yaşıyorlar. Bu yazıda da amacım sorunlara neden olan düşünce, duygu ve davranışlardan bahsetmek. Sanılmasın ki hep sorun yaşanıyor.

Çevremizde pek çok örneklerini gördüğümüz evli erkekle birliktelik yaşayan kadınlar. Önceleri evli olması önemli değil iken, daha sonra paylaşımdan memnun olmuyor ve erkeğin karısını arayarak ‘kocan benimle, seni değil beni tercih ediyor’ gibi ifadeler kullanıp, dağdan gelip bağdakini kovmaya çalışıyor. Ya da eş kocasını bu konuda suçlamak yerine direk diğer kadınla bir savaş içine giriyor. Sanki bütün sorun kadından kaynaklanıyormuş gibi. Paylaşılamayan bir erkek ve iki rakip kadın. Yine bir taraf diğer tarafa kendini ispat etme çabası içinde… Tercih edilir olmak için her türlü yola başvurulur. Paylaşılamayan erkek değildir aslında. Gerçek olan kendini ispat etmektir. Beğenilmektir, istenmektir.

Bütün suç öteki kadında oluyor, aldatılan kadın ‘kocamı baştan çıkardı’ diyor. Sorumluluğu öteki kadına yüklüyor. Öteki kadına öfke duyuluyor, oysa aldatan eş affediliyor. Belki böylece kendini ve ilişkisini gözden geçirmek zorunda kalmıyor. Aldatılan kadın kocasını kazanmak için daha önce yapılması gereken şeyleri bu olaydan sonra yapmaya çalışıyor. Onu kaybedeceğini anladığı anda kendine bakmaya, kocası ile ilgilenmeye başlıyor. Öteki kadın ile kendini karşılaştırmaya ve onun hakkında bilgi edinmeye yöneliyor. Öteki kadının olumsuz taraflarını bulmaya çalışıyor.

Öteki kadında başlangıçta her şeyi ile kabul ettiği insanı paylaşmak ve ikinci kişi olmak istemiyor. Geceleri ya da özel zamanları tek başına geçirmekten sıkılmaya başlıyor. Diğer tarafı rakip olarak görüyor ve onunla mücadeleye giriyor. İlk olmak için savaşıyor. Bu savaş her iki tarafında türlü oyunlara başvurmasına sebep oluyor. Her iki taraf tercih edilen olmak istiyor. Hatta çoğu kez rastladığım bir olayda şu: Evlilik sonlandırıldığında öteki kadın da sahneyi terk edebiliyor. Tercih edildiği için mutlu oluyor ancak birlikte olduğu insana güven duymakta zorluk çekebiliyor. Her ilişki için böyledir demiyorum ama karşılaştığım bu tür olaylar da azımsanmayacak kadar çok.

Kadınlar çoğu zaman bulundukları ortamlarda diğer kadının ne giydiğini, kendinden güzel olup olmadığını inceler. Kadınlardan oluşan toplantılarda birbirinden güzel olmak için özen gösterirler. En güzel kıyafetlerini giymeye, en güzel takılarını takmaya çalışırlar. Erkeklerin bulunduğu ortamlarda bile erkekler tarafından beğenilmenin yanı sıra gerçek diğer kadınlar tarafından kıskanılmaktır. Ön planda olmak için büyük bir enerji sarf eder. Kadınlar neden rekabet ediyor? Hep seçilen ve tercih edilen durumunda olduklarından mı? Belki de kim bilir...

Kadınlar çocukluklarından itibaren ikinci planda olduklarını hissettikleri için kendilerini kanıtlamaya çalışıyor da olabilir.

Birbirimizi rakip görmek yerine birbirimize destek olmalıyız. Bunun için de sanırım kişinin önce kendini tanıması ve kabullenmesi gerekiyor. Kadın kendini kabullendiğinde ve kendine güven duyduğunda başka bir kadınla savaşmaktan vazgeçecektir. Kendi kendimize saygı ve sevgi duyduğumuzda diğer insanlarda bize saygı ve sevgi duyacaktır. Kendimizi geliştirebilmeliyiz. Neleri yapabileceğimizi görmeliyiz. Zavallı, ezilmiş kadın rolünden sıyrılıp, üretken olmalıyız. Kendimizi zekamızla, çalışmamızla ve başka alanlarda ispatlamalıyız… En güzel ve en doğru yarış insanın kendisi ile yaptığı yarıştır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Biz Kadınlar..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Çocuk Ve Afet : Felaketlerin Çocuklar Üzerindeki Psikolojik Etkileri , Psk.Nevin KÜÇÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    16:43
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler