TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Biz Kadınlar...

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 36 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 3437,

* Yayın Tarihi : 15-03-2008 - 19:04 (1533 gün önce),

* Ortalama Günde 2.24 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 7183 , Kelime Sayısı : 946 , Boyut : 7.01 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Fisun Hanımı ile en bunalımlı zamanımda kardeşimin tavsiyesiyle tanıştım. Daha önce tanımadığım için çok üzüldüm çünkü Fisun Hanım gibi psikoloğa, arkadaşa ,dosta çok ihtiyacım vardı. Fisun Hanıma ilk seansata tüm iç sıkıntımı anlattım, o kadar samimi ve candan paylaştı ki sıkıntımı oh kurtuldum dedim ve bana tavsiylerde bulundu, ben de tüm dediklerini yaptım ve yapmaya devam ediyorum .Adeta hayata yeniden başladım bir anda kendime geldim her şey bir mucize gibi gerçekleşti .O gülen yüzüyle sıcacık gülümsemesiyle gözlerindeki ışIkla bana çok güven verdi. Kendisini telefonla her zaman aramamı ... [DEVAMI..]
(buket, Danışan, 31-05-2010)

Sayın Füsun BUDAK'ı;Eşi Bülent BUDAK Bey gibi kendisininde yöneticisi olduğu "B&B psikolojik danışmanlık" sitesinden tanıyorum...O'nun danışanı olmadım ama O'nunla sitedeki forumlar sayesinde tanışma imkanım oldu...Kendisi ile msn de yazışarakta tanıştık...Bu olay,Füsun Hanım'ın insanlara verdiği değeri ve önemi gösterirken;O'nun ne kadar alçak gönüllü,mütevazii,duyarlı ve naif bir hanımefendi olduğunu da hissettiriyordu...Her insanın sahip olamayacağı bu özelliğinden dolayı, Yaratıcının torpilli kullarından olduğunu düşünüyorum...O' insan ilişkilerinde başarılı ve çözüme odaklı ... [DEVAMI..]
(Mine YİRMİLİ, Arkadaş/Tanıdık, 19-05-2009)

Fusun hanim ile tanismadan once baska uzmanlara da basvurmustum. Ondan cocuklarim icin yardim almaya gitmistim. O kadar guleryuzlu, canayakin ve rahatlatici bir insan ki kizlarim kisa zamanda onun bagimlisi oldular. Cocuklarimin kendilerini rahat hissedecekleri bir psikolog bulmak beni cok sevindirdi. Cok kisa sure icinde cok olumlu sonuclar almaya basladim. Cocuklarim onu bir terapistten cok bir abla gibi goruyor ve cok sicak buluyorlar. Hickimseye guvenmedikleri kadar guveniyorlar ona. Bir anne olarak cok rahatladim. Cocuklarimin yanisira benim problemlerimle de oldukca yakindan ilgileniyor.... [DEVAMI..]
(Buket O., Danışan, 20-02-2009)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Biz Kadınlar...

Akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmaz’ diye bir atasözü vardır. Ben bu sözü değiştirip, kadının kadına yaptığını diye başlamak istiyorum.

Şöyle ki; kayınvalide gelin sorunu, evli bir erkekle birlikte olan kadınlarla sorunlar ve bu örneklemi çoğaltmak mümkün. Aklıma şu soru geliyor. Neden birbirimize destek olmak varken köstek oluyoruz? Ne tür bir psikoloji içerisinde bunlar oluşuyor? Bunun temelinde ne var? diye düşündüğümüzde şöyle bir sonuca vardım. ‘Kendine Güvensizlik’. Nasıl mı? Şu atasözlerini sürekli duymuşuzdur! Eksik etek, saçı uzun aklı kısa vs. Bu tür deyimler belleğimize yerleşmiştir. Bu yargıyı ortadan kaldırmak için de kendini kanıtlama çabası içinde olduğumuzu düşünüyorum.

İş yerinde kadınların birbirlerine destek olmadıklarını, bulundukları duruma bakarak ondan daha yüksek bir durumda olan bir erkeği değil de bir kadını kıskandıklarını ve arkasından dedikodu yaptıklarını gözlemledim. Bu kendine güvensizlik değil de nedir acaba? Merak ediyorum!.. Kadınların çoğu zaman kadın bir yöneticinin altında çalışmak istemediklerini çok duydum. Yönetici kadın çalıştırdığı kadınlara daha acımasızca davranabiliyor. Altında çalışan kadınlar da erkek yönetici yapsa ses çıkarmayacakları davranışları kadın yönetici yapınca isyan edebiliyor ya da onu kötüleyebiliyorlar. Kadınlar özel hayatlarını işlerine daha çok yansıtıyorlar. Mutlu olduklarında çevresine karşı da daha olumlu bakabiliyor kadınlar…

Belki de kadınlar arasındaki rekabet çocukluktan itibaren başlıyor. Freud’un teorisine baktığımızda kız çocuk annesini kendine rakip olarak görüyor. Kız çocuk cinsel kimliğini kazanmaya başladığı andan itibaren anne ile didişmeye ve babaya yakın davranmaya başlar. Bir yandan da anneye benzemeye diğer yandan ona rakip olmaya çalışır.
Kayınvalide eskiden kendi kayınvalidesinden çektiklerini gelinine çektirir. Gelininin hatalarını bularak oğlunu onun üstüne gönderir. Oğlunu gelini ile paylaşamaz. Kayınvalide sanki hiç gelin olmamış gibi davranır. Ya da gelin kayınvalidesini rakip olarak görür. Annesine gösterdiği hoşgörüyü kayınvalidesine gösteremez. Kendini başka bir alanda kabul ettiremediği ve yeteneklerini ortaya koyamadığı için bu alanda kendilerini ispat etme çabası içindedirler. Geçmişte var olan bu sorun hala sürmekte ve gelecekte de süreceğe benziyor. Buna sebep belki de önyargılarımız.

‘Ben eşimle değil ailesiyle anlaşamıyorum. Kültürel bakımdan çok farklıyız. Annesi oğluna çok düşkün. Oğlunu yanından bir an olsun ayırmak istemiyor. Eşi sağ olmasına rağmen, sanki oğlu ikinci kocası. En son yani yılbaşında benim işim vardı ve onlarla beraber olamayacağımızı bildirdik. Her şeye rağmen sorun olmasın diye kısa süreliğine uğradık. Bu yeterli gelmedi. Şu an ne annesiyle ne babasıyla nede kız kardeşiyle iki aydır görüşmüyorum. Bir ara depresyona girdim. Yemeden içmeden kesildim. Şimdi daha iyiyim. Geçenlerde eşimin annesi barışalım diye mesaj attı. Ben yanaşmıyorum. Nitekim beni "bu mesafeyi kaldırırsan senin için iyi olur" diye tehdit etti. ‘Ne yapmalıyım bilmiyorum’. Bir gelinin yaşadıkları…

Önyargıdan uzak bir gelinin kayınvalidesi ile ilgili görüşleri ise şu şekilde ‘Kayınvalidemi seviyorum çünkü gerek evlilik aşamasında, gerek evlilik döneminde beni hiç üzmedi. Öz annemden daha uyumluydu. Sevgi ve saygıyla başlayan güven üzerine kurulu bir gelin kayınvalide ilişkisi uzun yıllar sürecek sağlam bir evlilik için önemli’. Her ilişkide olduğu gibi birbirini dinlemek ve anlamaya çalışmak sorunları çözmede yardımcı olacaktır.
Olumsuz örnekler olabildiği gibi olumlu örneklerde mümkün. Kadın dayanışmasının olduğu yerlerde var tabii ki! Birlikte paylaşılan dertler, sıkıntılar, sevinçler… Sürekli kadınlar birbiri ile didişmiyor. Belki de birbirlerini çok iyi tanıdıkları ve anladıkları için bu kadar sorun yaşıyorlar. Bu yazıda da amacım sorunlara neden olan düşünce, duygu ve davranışlardan bahsetmek. Sanılmasın ki hep sorun yaşanıyor.

Çevremizde pek çok örneklerini gördüğümüz evli erkekle birliktelik yaşayan kadınlar. Önceleri evli olması önemli değil iken, daha sonra paylaşımdan memnun olmuyor ve erkeğin karısını arayarak ‘kocan benimle, seni değil beni tercih ediyor’ gibi ifadeler kullanıp, dağdan gelip bağdakini kovmaya çalışıyor. Ya da eş kocasını bu konuda suçlamak yerine direk diğer kadınla bir savaş içine giriyor. Sanki bütün sorun kadından kaynaklanıyormuş gibi. Paylaşılamayan bir erkek ve iki rakip kadın. Yine bir taraf diğer tarafa kendini ispat etme çabası içinde… Tercih edilir olmak için her türlü yola başvurulur. Paylaşılamayan erkek değildir aslında. Gerçek olan kendini ispat etmektir. Beğenilmektir, istenmektir.

Bütün suç öteki kadında oluyor, aldatılan kadın ‘kocamı baştan çıkardı’ diyor. Sorumluluğu öteki kadına yüklüyor. Öteki kadına öfke duyuluyor, oysa aldatan eş affediliyor. Belki böylece kendini ve ilişkisini gözden geçirmek zorunda kalmıyor. Aldatılan kadın kocasını kazanmak için daha önce yapılması gereken şeyleri bu olaydan sonra yapmaya çalışıyor. Onu kaybedeceğini anladığı anda kendine bakmaya, kocası ile ilgilenmeye başlıyor. Öteki kadın ile kendini karşılaştırmaya ve onun hakkında bilgi edinmeye yöneliyor. Öteki kadının olumsuz taraflarını bulmaya çalışıyor.

Öteki kadında başlangıçta her şeyi ile kabul ettiği insanı paylaşmak ve ikinci kişi olmak istemiyor. Geceleri ya da özel zamanları tek başına geçirmekten sıkılmaya başlıyor. Diğer tarafı rakip olarak görüyor ve onunla mücadeleye giriyor. İlk olmak için savaşıyor. Bu savaş her iki tarafında türlü oyunlara başvurmasına sebep oluyor. Her iki taraf tercih edilen olmak istiyor. Hatta çoğu kez rastladığım bir olayda şu: Evlilik sonlandırıldığında öteki kadın da sahneyi terk edebiliyor. Tercih edildiği için mutlu oluyor ancak birlikte olduğu insana güven duymakta zorluk çekebiliyor. Her ilişki için böyledir demiyorum ama karşılaştığım bu tür olaylar da azımsanmayacak kadar çok.

Kadınlar çoğu zaman bulundukları ortamlarda diğer kadının ne giydiğini, kendinden güzel olup olmadığını inceler. Kadınlardan oluşan toplantılarda birbirinden güzel olmak için özen gösterirler. En güzel kıyafetlerini giymeye, en güzel takılarını takmaya çalışırlar. Erkeklerin bulunduğu ortamlarda bile erkekler tarafından beğenilmenin yanı sıra gerçek diğer kadınlar tarafından kıskanılmaktır. Ön planda olmak için büyük bir enerji sarf eder. Kadınlar neden rekabet ediyor? Hep seçilen ve tercih edilen durumunda olduklarından mı? Belki de kim bilir...

Kadınlar çocukluklarından itibaren ikinci planda olduklarını hissettikleri için kendilerini kanıtlamaya çalışıyor da olabilir.

Birbirimizi rakip görmek yerine birbirimize destek olmalıyız. Bunun için de sanırım kişinin önce kendini tanıması ve kabullenmesi gerekiyor. Kadın kendini kabullendiğinde ve kendine güven duyduğunda başka bir kadınla savaşmaktan vazgeçecektir. Kendi kendimize saygı ve sevgi duyduğumuzda diğer insanlarda bize saygı ve sevgi duyacaktır. Kendimizi geliştirebilmeliyiz. Neleri yapabileceğimizi görmeliyiz. Zavallı, ezilmiş kadın rolünden sıyrılıp, üretken olmalıyız. Kendimizi zekamızla, çalışmamızla ve başka alanlarda ispatlamalıyız… En güzel ve en doğru yarış insanın kendisi ile yaptığı yarıştır.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Biz Kadınlar... ile İlgili Kavramlar : kadınlar
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Biz Kadınlar..." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.Füsun BUDAK Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Çocuk Ve Şiddet
  • İlk Çocukluk Aşkları
  • İç Motivasyon
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi Ve Zekanın Türleri
  • Mevsim Değişikliğinin İnsan Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri
  • Kendine Güven (Özgüven) İle İlgili Sorular Ve Cevapları
  • Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı İle İlgili Sorular Ve Cevapları
  • Babanın Çocuk Gelişimindeki Rolü…
  • Evlilik Terapisine Ne Zaman Gidilmeli?
  • Panik Atak Mıyım?...
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu
  • Çocuklarınızı Televizyon İle Avutmayın…
  • Sınav Kaygısı Ve Kaygıyla Baş Etme
  • İmaj Koçluğu (İçindeki Devi Yarat)
  • Çocuk İstismarı Ve Tacizleri
  • Küresel Ekonomik Krizin Psikolojik Etkileri
  • Kanser Psikolojisi: Kanserin Varoluşu Tehditi
  • Sevgiyi Anlamak
  • Çocuğum Çok Öfkeli,neden Acaba?
  • Her Yönüyle Öfke Duygusu : Öfke Baldan Tatlı Mı?
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    23:52
    Top