TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Mevsim Değişikliğinin İnsan Ruh sağlığı üzerindeki etkileri

Füsun BUDAK Fotoğraf
Psk.Füsun BUDAK
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 36 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 5688,

* Yayın Tarihi : 01-09-2010 - 17:09 (633 gün önce),

* Ortalama Günde 8.99 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 13403 , Kelime Sayısı : 1723 , Boyut : 13.09 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Füsun BUDAK hakkında söyledikleri:
Fisun Hanımı ile en bunalımlı zamanımda kardeşimin tavsiyesiyle tanıştım. Daha önce tanımadığım için çok üzüldüm çünkü Fisun Hanım gibi psikoloğa, arkadaşa ,dosta çok ihtiyacım vardı. Fisun Hanıma ilk seansata tüm iç sıkıntımı anlattım, o kadar samimi ve candan paylaştı ki sıkıntımı oh kurtuldum dedim ve bana tavsiylerde bulundu, ben de tüm dediklerini yaptım ve yapmaya devam ediyorum .Adeta hayata yeniden başladım bir anda kendime geldim her şey bir mucize gibi gerçekleşti .O gülen yüzüyle sıcacık gülümsemesiyle gözlerindeki ışIkla bana çok güven verdi. Kendisini telefonla her zaman aramamı ... [DEVAMI..]
(buket, Danışan, 31-05-2010)

Sayın Füsun BUDAK'ı;Eşi Bülent BUDAK Bey gibi kendisininde yöneticisi olduğu "B&B psikolojik danışmanlık" sitesinden tanıyorum...O'nun danışanı olmadım ama O'nunla sitedeki forumlar sayesinde tanışma imkanım oldu...Kendisi ile msn de yazışarakta tanıştık...Bu olay,Füsun Hanım'ın insanlara verdiği değeri ve önemi gösterirken;O'nun ne kadar alçak gönüllü,mütevazii,duyarlı ve naif bir hanımefendi olduğunu da hissettiriyordu...Her insanın sahip olamayacağı bu özelliğinden dolayı, Yaratıcının torpilli kullarından olduğunu düşünüyorum...O' insan ilişkilerinde başarılı ve çözüme odaklı ... [DEVAMI..]
(Mine YİRMİLİ, Arkadaş/Tanıdık, 19-05-2009)

Fusun hanim ile tanismadan once baska uzmanlara da basvurmustum. Ondan cocuklarim icin yardim almaya gitmistim. O kadar guleryuzlu, canayakin ve rahatlatici bir insan ki kizlarim kisa zamanda onun bagimlisi oldular. Cocuklarimin kendilerini rahat hissedecekleri bir psikolog bulmak beni cok sevindirdi. Cok kisa sure icinde cok olumlu sonuclar almaya basladim. Cocuklarim onu bir terapistten cok bir abla gibi goruyor ve cok sicak buluyorlar. Hickimseye guvenmedikleri kadar guveniyorlar ona. Bir anne olarak cok rahatladim. Cocuklarimin yanisira benim problemlerimle de oldukca yakindan ilgileniyor.... [DEVAMI..]
(Buket O., Danışan, 20-02-2009)

merhabalar herkeze
bire bir her hafta özellikle çarşamba günlerimin vazgeçilmeziydi .Evet vazgeçilmesiydi cünkü beni herhafta birazcık daha kendime getiriyordu.Hayata bakış acımı değiştirdi. Korkularımı yendim nasılmı konuşarak ilaç tedavisine karşıyım çünkü ; sanki kendimi ağzı kapalı kavonozun içine koyulmuş gibi hissederdim hep çıkamıycam bu karamsarlıktan diyerek 10 sene geçti hayatımdan; taki inanın füsun hanımı tanıyana kadardı sadece toplasanız 5 bilemediniz 6 kez gittim görüşmelere testler yapıldı , sorunlar belirlendi ve sonuç ... ayaklarım üzerindeyim, kendinize güvendiğiniz tak... [DEVAMI..]

(NİHAL, Danışan, 09-02-2009)

Psk.Füsun BUDAK Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Mevsim Değişikliğinin İnsan Ruh sağlığı üzerindeki etkileri

SONBAHAR

Ünlü şair Attila İlhan Adım Sonbahar isimli şiirinde şöyle der :
Her yanını çiçek açmış erik ağacının, nereden baksan gözlerin kamaşır.
Oysa ben akşam olmuşum,
Yapraklarım dökülüyor usul usul
Adım Sonbahar

Mevsimlerin insan ruh hali üzerine etkilerini anlatan pek çok şiirin yanında, ruh halini mevsime benzeten böylesi şiirler bile var. Mevsimler, özellikle de mevsim değişimleri insan üzerinde ne gibi değişimler yaratıyor? Neden?

Mevsim değişiklikleri tüm canlılar da olduğu gibi insan üzerinde de fiziksel ve ruhsal değişimler yaratıyor aslında… İlkbahar ile doğanın uyanışını gözleriz. Çiçekler açar, ağaçlar yeşerir, kışın görmekte güçlük çekilen hayvanlar ortaya çıkar. Hayata bir canlılık ve bir neşe gelir. Günler uzar ve geceler kısalır. Güneş ışığıyla birlikte her şey adeta yeniden canlanır ve doğar. Işık her canlı üzerinde etkilidir. Işık görmeyen bir bitki solar. Aynı şekilde ışık yardımıyla salgılanan hormonlar insanın daha aktif ve canlı olmasını sağlar. Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor.Güneş ışığının insanın ruhsal ve fiziksel enerjisini artırdığı artık bilimsel bir gerçeklik. Oysa sonbahar ve kış aylarında ilkbaharın tersine ağaçların yaprakları sararır ve dökülür ve güneş ışığı yerini bulutlara bırakır. Doğanın canlılığını kaybettiği bu baharda insan ruhu da canlılığını kaybediyor, karamsarlıklar artıyor. İlkbaharın getirdiği ümitler, heyecan bir anda yerini umutsuzluğa, karamsarlığa ve azalan heyecana bırakıyor. Aslında dinamik açıdan bakıldığında da var oluş ve yok oluş yaşanıyor gibi. İnsanoğlunun çözemediği ve baş etmekte zorluk çektiği ölümü hatırlattığını düşünüyorum. Bu nedenle hayatın anlamı daha fazla sorgulanıyor. Gerçekten de sonbahar adı üzerinde hazan yani hüzün mevsimi…

Ayrıca mevsimsel değişiklikler bir anda insanın alıştığı düzenden farklı bir düzene geçmesine sebep olur ve uyum sağlamakta güçlük çekilir. Özellikle ilkbahar ve yaz mevsiminin getirdiği rahatlıklar, dışarıda daha fazla zaman geçirmeler, tatiller sonbahar ve kışın gelişiyle yerini bir anda sosyal aktivitelerin azalarak evde oturmaların artışına bırakıyor. Sabahları havanın puslu ve yeterince aydınlık olmayışı insanın yataktan kalkışını zorluyor. Yaza oranla giyilen kıyafetler hareket imkanını kısıtlıyor. Beslenme alışkanlıkları değişiyor. Sıcak havalarda insanın kendini dışarılara bırakması aktiviteler nedeniyle hem yemek fikrini aklına getirmesini engellemekle birlikte fazla su alımı da iştahın azalmasına neden oluyor. Oysa soğuk havalarda insan daha fazla besin alma ihtiyacı duyuyor. Enerji sağlamak için daha fazla nişastalı, karbonhidratlı ve tatlı yiyecekler yeniyor. Üstüne bir de hareketsizlik eklenince kilo alımı insanın ruhsal olarak daha da çökmesine sebep oluyor. Bu döngü isteksizlikleri, hedefsizlikleri ve hayattan zevk alamamayı yaratıyor.

Şimdi de sonbahara giriyoruz. Sonbahar ve kış aylarında, danışanlarınız, söylendiği gibi en çok depresyona mı giriyor? Depresif ruh halinden kurtulmaları için kendilerine neler öneriyorsunuz?

Sonbahar ve kış aylarında depresyon vakalarının arttığını söyleyebilirim. Daha öncede belirttiğim gibi sonbahar doğanın canlılığını kaybetmeye başladığı bir mevsim ve çağrıştırdıkları nedeniyle evet depresyonun arttığı bir mevsim… Hatta kimi zaman ilkbahar ve yaz aylarında terapilerine ara verdiğim bazı danışanlarım bu mevsimde karamsarlık ve isteksizlik duyguları ile görüşmeler için tekrar talepte bulunabiliyor.
Güneş ışınlarının daha az görüldüğü ülkelerde depresyon ve intihar oranlarının daha fazla olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Ayrıca her insan kış ya da sonbahar aylarında depresyon yaşıyor diyemeyiz, duygu durum bozukları yaşayan ve eğilimi olan kişilerin mevsime bağlı depresyonu yaşama oranları daha yüksektir.

Depresif ruh halinden çıkabilmek için; Sonbahar ve kış mevsiminde de yapılabilecek aktiviteler olabileceğini unutmamak gerek. Sosyal aktiviteler kapalı alanlara kaydırılmalı, sosyal ilişkiler devam ettirilmeli. Bu mevsimde yapılması mümkün olan hobiler edinilmeli. Spor aktiviteleriyle birlikte uyku ve yeme düzenine dikkat edilmeli. Yazın neden olduğu koşturmaca ve tatildeki rahatlığın yerine yeni hedefler belirlemek. Anı yaşamanın önemini hatırlamak…

Aynı zamanda öyle ya da böyle her mevsim kendine göre güzellikler sunar, insana… Yeter ki bu güzelliklerden yararlanmasını bilelim. Bahar ile ilgili anlattığımız olumlu şeyleri göremeyen ve yaşayamayan da pek çok insan var. Aslında görebilmek ve hissedebilmek önemli olan. Yaşama katılmak istedikten sonra, sevmek istedikten sonra her şey güzel gelebilir, mutluluk verebilir. Diğer mevsimlere haksızlık etmemek gerek bence. Her mevsim bir şeyler katıyor. İçimizi açıyor, içimizi kapatıyor. Oysa içimiz kapalı ya da kötü ise mevsimin hangi mevsim olması fark eder mi? Hangi mevsimde olduğunu bilmeden yaşanan anları unutmamak gerek. Yorgun, isteksiz ve mutsuz. Aslında her güne, her ana biz anlam yüklüyoruz.

Şu mevsim, olumsuz motivasyon için diğerlerinden daha baskın diyebilir misiniz?

İlkbaharda havaların ısınması ve güneş ışığının artışıyla insan daha bir hareketli ve dinamik olur. Çalışma isteği ve yaratıcılığı artar. Ancak sonbahar ve kış aylarında güneş ışıklarının ortadan kayboluşuyla, ısının düşüşü ve karanlığın artışı insanın üşengeç olmasına ve üreticiliğinin azalmasına sebep olabilir. Kış aylarında havaların soğuması ve güneş ışıklarının erken saatlerde yeryüzünden ayrılması ve hiç görülmemesi ile birlikte, insanların duygularında da soğumalar ve içe kapanışlar yaşanıyor. İnsanın yarattığı şeylerde sonbahar ve kış aylarında bir o kadar karamsar ruh halini yansıtıyor.
Uzmanların belirttiğine göre, bahar mevsimi ile havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif ve negatif yüklü iyonların artması insan biyoritminde olumlu ve olumsuz etkiler oluşturuyor. Pozitif iyonlar insanı daha zinde hissettirirken, negatif iyonların artması insanın kendini daha halsiz hissetmesine ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkmasında etkili oluyor. Ayrıca bahar aylarında, aslında vücudumuz daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücut buna aynı uyumu gösteremiyor ve yorgunluk hissi artıyor. Baharla gelen canlılıkla birlikte yorgunluk ve halsizliklerde bu mevsimde gözlenir. Adına bahar yorgunluğu dediğimiz şeyde bu dönemde yaşanır. Ayrıca bu aylarda neşeli ve enerjik olunmasının da temel nedenlerinden biri yine hormonlar. Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor. Yazın güneşin fazla görüldüğü dönemlerde ise depresyondan çıkışı kolaylaştıracak, daha neşeli hale getirecek hormonlar salgılanıyor. Ancak kişinin ruhsal yapısı da bu durumdan ne kadar etkileneceğinde belirleyici oluyor.

Şunu da unutmamak gerek, sonbahar her ne kadar yok oluşu anımsatsa da bir taraftan da doğanın kendini yenilemesi de yine bu mevsimde oluyor. İnsanın nasıl baktığı ile önemli gibi geliyor bana…

Depresyon daha çok kadınlarda mı, erkeklerde mi görülüyor?

Depresyonun kadınlarda daha yaygın olduğu söylenmekle birlikte erkekler arasında da azımsanmayacak kadar çok olduğunu düşünüyorum. Ama erkekler depresyon yaşadıklarını kabul etmekte ve bir uzmana başvurmakta güçlük çektikleri için, kadınlar arasında daha yaygın olduğunun düşünülmesine sebep oluyor. Yine de karşılaştırma yapacak olursak evet kadınlar tarafından daha fazla yaşanıyor depresyon…

Depresyonla baş etme şekilleri kadınlar ve erkeklerde nasıl?

Yukarıda da bahsettiğim gibi cinsiyet ayrımı yapmaksızın her cinste depresyon yaşayabilir. Kadın ve erkek fiziksel olduğu kadar, ruhsal açıdan da birbirinden farklıdır. Erkekler çocukluklarından itibaren düşünce ve davranışlarında rahat davranmakla birlikte iş duygu tarafına gelince güçlü ve kontrollü olmak zorundadırlar. Ağlayan bir erkek çocuğa ‘erkekler ağlamaz’ diyerek, ağlaması engellenir. Bunun ayıp bir şey olduğu ve güçlü olması gerektiği öğretilir. Oysa kadın ağlayabilir, üzülebilir. Bu nedenlerden dolayı erkekler duygularını içlerinde yaşarlar. Güçlü olması öğretildiği içinde bir başkasından yardım almayı red ederler. Yıllar önce erkek bir danışanım ilk görüşmemizde psikoloji bilimine inanmadığını, terapiye katılmanın bir zayıflık olduğundan bahsetmişti. Erkekler kadınların tersine depresyon yaşadığını kabullenmek istemez. Hatta yine geçmişe dönecek olursak, bir zamanlar danışanlarımın çoğunluğunun kadın olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Ancak son yıllarda bu durumun farklılaştığını söyleyebilirim.

Belirttiğim gibi erkekler sorunlarını başkalarıyla paylaşma güçlüğü yaşadığından çevresine karşı daha agresif davranırlar. Bu öfkenin sebep olduğu suçluluk duyguları da alkol tüketimini artırır. Yalnız kalmak isterler, işe yoğunlaşırlar, tehlikeli sporlara yönelirler, kendilerini ispat etmek için aşırı cinsellik yaşamaya çalışırlar ve bağımlılıkları artar.

Oysa kadınlar sorunlarını paylaşmaktan yanadır. İçe kapanmaktan ziyade herkesten yardım almaya çalışırlar. Ağlayıp, sızlarlar. Kendini daha iyi hissedebilmek için alışverişe yönelirler. Fiziksel görünümleriyle aşırı ilgilenmeye başlarlar. Arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirmeye çalışırlar. Yeni arayışlar içine girerler. Her şeyden önemlisi de depresyonda olduğunu fark ettiğinde bir uzmandan yardım alırlar.

Psikolojik etkilerinin yanında mevsimsel depresyon biyolojik olumsuzluklara da neden olur mu?

Mevsimsel depresyonda da depresyonda yaşanan biyolojik sorunlar yaşanır.
-Yorgunluk, halsizlik,
-Vücutta ağrılar,
-Uyku bozukluğu,
-Dermatolojik sorunlar,
-İştah kesilmesi ya da artışına bağlı kilo azalması ya da artışı,
-Saç dökülmeleri,
-Enerji azlığı,
-Cinsel enerjide azalma gibi…
Ayrıca depresyon ile birlikte vücut direnci düştüğü için mikrobik hastalara yakalanma riskimizde artar.

Mevsim dönüşümlerinde kendimizi zinde ve pozitif tutabilmemiz için neleri yapmalı, neleri ise yapmamalıyız?

Enerjimizi artırmak için;
Öncelikle yapabildiklerimizin ve yapamadıklarımızın farkına varıp, kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmeliyiz.
-Düzenli egzersiz yapılmalı,
-Uyku saatlerine dikkat ve özen gösterilmeli,
-Sağlıklı beslenmeye önem verilmeli,
-İş dışında hobiler edinilmeli,
-İş sırasında molalar verilmeli,
-Sosyal ilişkiler kurulmalı,
-Fırsat buldukça güneş ışığından yararlanılmalı,
-Mutlaka kısa süreli de olsa tatil yapılmalı,
-Fiziksel ve ruhsal bakım yapılmalı,
-Duygular bulaşıcıdır, neşeli ve keyifli arkadaşlarla beraber olunmalı,
-Olumlu düşünceler geliştirilmeli,
-Yüksek beklentilerden kaçınılmalı,
-Her gün ılık bir duş alınmalı,
-Alkollü içkiler aşırı tüketilmemeli,
-Geçmişe takılmak ya da gelecekle ilgili kaygılanmak yerine o an yaşanmalı,
-Hedefler belirlenmeli…

Kozmetiğin depresyon ve ruhsal dünya üzerine etkileri için neler söylersiniz?

İnsan kendi fiziksel görünümünden memnun olduğu zaman, çevresine de pozitif enerji verir. Çocukluk özellikle de ergenlik yıllarında yüzde çıkan sivilceler insanın hayatını karartırdı. Yetişkinlik döneminde de aslında aynı sıkıntılar yaşanıyor tabii ki… Saçların dökülmesi, ciltte oluşabilecek yaralar ya da lekeler, kilo ile ilgili sıkıntılar, sıcak havalarda ter kokuları nasıl da insanın kendine olan güvenini sarsar. Oysa artık kozmetik alandaki gelişmeler, yaşanabilecek bu olumsuzlukları kısa sürede giderebilmektedir. Aynaya baktığında kişinin kendinden hoşnut olmasını sağlıyor. Bu da insanın bakış açısını pozitif yönde etkiliyor.

Nasıl ki eskiden annelerimiz mevsim geçişlerinde dip bucak ev temizlikleri yaparlardı. Adına da bahar temizliği denilirdi. Yatak altında olan yorganlar havalandırılırdı, ilkbahara geçişte kışlık kıyafetler naftalinlenirdi. Bunun gibi kişi de mevsimlerin kendindeki fiziksel etkilerini (örneğin, güneş ışınlarının cildinde oluşturduğu lekeleri) gidermek için bakımlar ve kürler yaptığında yeni mevsime de hazırlık yapmış olacaktır. Kendine bakan ve önem veren insanda bir sonraki günlere daha umutla ve pozitif bakacaktır.

Kozmetik ürünler kadınlar bir tarafa erkekler tarafından da kullanılır hale gelmiştir.

Yaşım kemale eriyor, artık benden geçti diye kendi öz bakımını ihmal eden kişilerle sıkça karşılaşıyor musunuz? Dış görüntümüz, saçımız, başımız, cildimiz, kendimizi iyi hissetmemiz için ne kadar önemli?

Evet kendi öz bakımını ihmal eden ve bu şekilde de kendinden memnun olmayan pek çok kişiyle karşılaşıyorum. Her şeyden öte bu insanların çoğu sıkıntılı ve sorunları ile baş etme güçlüğü çektikleri anda geldikleri ve her şeyden bıktıkları ve hiçbir şey yapmadıkları için kendi öz bakımlarını da ihmal ediyorlar. Tabii bu da aynaya baktıklarında kendilerini beğenmemelerine ve kendilerini bu şekilde kabul edememelerine sebep oluyor. Tam bir kısır döngü… Öz bakımını ihmal etmek kendine güveni zedeliyor, kendine güvenin zedelenmesi de öz bakımın ihmal edilmesine sebep oluyor gibi…

Bakımlı insan çevresi tarafından da fark ediliyor ve önemseniyor. Kişinin kendine önem vermesi çevrenin de ona önem vermesini sağlıyor. İlk karşılaşmalarda tabii ki dış görünüş çok önemlidir. Dış temizlik ve bakım insanlar tarafından kabul edilmeyi sağlar. İletişimin başlangıcıdır.

Uzm. Psk. Füsun Budak

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Mevsim Değişikliğinin İnsan Ruh sağlığı üzerindeki etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Füsun BUDAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Psk.Füsun BUDAK Tarafından Yazılan Diğer Makaleler:
  • Çocuk Ve Şiddet
  • İlk Çocukluk Aşkları
  • İç Motivasyon
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi Ve Zekanın Türleri
  • Kendine Güven (Özgüven) İle İlgili Sorular Ve Cevapları
  • Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı İle İlgili Sorular Ve Cevapları
  • Babanın Çocuk Gelişimindeki Rolü…
  • Evlilik Terapisine Ne Zaman Gidilmeli?
  • Panik Atak Mıyım?...
  • Boşanmada Çocuk Psikolojisi: Anne Babanın Ayrıldığını Durumlarda Çocukların Ruhsal Durumu
  • Çocuklarınızı Televizyon İle Avutmayın…
  • Sınav Kaygısı Ve Kaygıyla Baş Etme
  • İmaj Koçluğu (İçindeki Devi Yarat)
  • Çocuk İstismarı Ve Tacizleri
  • Küresel Ekonomik Krizin Psikolojik Etkileri
  • Kanser Psikolojisi: Kanserin Varoluşu Tehditi
  • Sevgiyi Anlamak
  • Çocuğum Çok Öfkeli,neden Acaba?
  • Her Yönüyle Öfke Duygusu : Öfke Baldan Tatlı Mı?
  • Aldatılma Psikolojisi : Aldatılmak Mı, Aldanmak Mı?
  • Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    18:22
    Top