2007'den Bugüne 83,080 Tavsiye, 26,199 Uzman ve 18,430 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Corona Virüsünün İnsan Psikolojisi Üzerindeki Travmatik Etkisi
MAKALE #21190 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın YENİ Mart 2020 | 638 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) Corona Virüsü hastalığını “Pandemi” ilan etmesi ile beraber 7 den 70’e hepimizin hayatını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Sağlığımızın ciddi risk altında olması nedeniyle alınan koruyucu önlemler ile toplumsal düzen değişmiş ve günlük rutinlerimiz önemli ölçüde farklılaşmıştır. Hayatımızın rutini birden tersine dönmüştür. Herkesin alışkanlıkları ve rutinleri büyük oranda değişmiştir. Çocukların okul, oyun, eğlence ve arkadaşlık rutinleri değiştiği gibi gençlerin, kadınların, yetişkinlerin ve yaşlıların da rutinlerinin değiştiğini görmekteyiz. Yaşam döngümüzün değişmesi psikolojimizi de etkilemektedir. İki kişi yan yana geldiğinde acaba virüs bana da bulaşır mı diye? birbirine kuşkuyla, korkuyla bakabilen, sürekli ellerini yıkayan, üstünü başını silen, dışarıya ekmek almaya çıkıp da eve gelince saatlerce banyo yapan insanlar olduğu gibi, ölümden öte köy yok ne olacak en fazla ölürüm diyen çok rahat insanları da görmekteyiz.

Coronoyu bu kadar sevimsiz ve korkunç kılan şey; Çok hızlı yayılması, tedavisinin tam olarak bilinmemesi ve ölümcül olabilen bu salgın karşısında tüm Dünya’nın çaresizliği, insanlar üzerinde travma etkisi oluşturmaktadır. Travma; zihnimizin kaldıramayacağı düşünsel, duygusal ve davranışsal bir yükle karşı karşıya kalma durumuna denir. Travmalar; insan zihninin anlayamadığı, algılayamadığı, kaldıramadığı, eritemediği bir ham armut gibi boğazına durduğu veya midesine taş gibi oturan yapılara denir. Onu hatırladıkça, o yaşantı uyarıldıkça, tetiklendikçe o günün duygusuna girer ve ondan çıkamaz. Bu nedenle travmalar, tedavi edilmezse kalıcı olabilmekte ve insan hayatını zora sokabilmektedir.

Travmalardan en çok da çocukların etkilendikleri bilinen bir gerçektir. Çocukların bu Corona travmasından en az derecede etkilenmeleri anne babanın olaylara verdiği, vereceği tepkilerin önemi çok büyüktür. Ebeveynlerin kendi sağlıklarını önemsedikleri gibi çocuklarının sağlıklarını önemsemeleri de çok önemlidir. Gerekli sağlık tedbirlerini almaları hayati önem taşır. Fakat bu kaygıyı fazla abarttığımızda çocuklarda ve yetişkinlerde obsesyonlar ve kompülsiyonlar (okb) görülebildiği gibi Anksiyete bozukluğu, panik ataklar v.b şikayetlerde de artış görülebilmektedir.

Belirsizliğin ve muğlaklığın insan psikolojisindeki karşılığı kaygıdır. Kaygı bulaşıcıdır aynı zamanda. Bir yerde korku ve endişe varsa, beyimizde sempatik sistem aktive olur. Bu sistem sürekli aktive olması durumunda yani parasempatik sisteme (Kişinin kendisini güvende hissettiğinde, rahat ve dingin hissettiğinde beyinde aktive olan sinir sistemidir. ) geçilmesinin uzun zaman alması durumunda insan psikolojisi olumsuz etkilenir. Bu durum sürekli teyakkuzda (alarmda) kalınması durumudur. Kırmızı da kalmak, sürekli savaş pozisyonunda kalmak gibidir de diyebiliriz. Çocuklar hayatı, çevrelerindeki erişkinlerin özellikle anne- babalarının verdikleri tepki ile algılarlar. Anne baba, teyze, amca, dayı yani çocuğun en yakınındaki insanlar sürekli kaygılıysa çocuk o kaygıyı farkında olmadan içselleştirir. Çocuklarımızı koruyabilmemiz için öncelikle kendimizi (duygu, düşünce ve davranışlarımızı) kontrol edebilmemiz gerekir. Çocuklar, olayları yorumlamalarındaki güçlük nedeni ile daha fazla kaygı yaşayabilir ama bunu ifade etmede zorlanabilirler. Kaygılarını uyum bozukluğu şeklinde dışa vurabilmektedirler. ( Uyku bozukluğu, yeme bozukluğu, davranış bozukluğu, tik, kekemelik v.s) Onlardaki duygusal değişimleri daha yakından takip etmek bu yüzden çok önemlidir.

Şunu unutmayın; Travma beyni, kişiliği değiştirir. Her türlü psikopatolojiyi kolaylaştırır. Travmalar, kendisini Semptomlarla ifade eder. (panik atak, okb, gece korkusu, fobiler v.b)

Duygular, düşüncelerimizin yansımasıdır. Kaygı uyandırıcı şeyler düşündüğümüzde korkar, güzel bir yer, güzel bir anı hayal ettiğimizde rahatlarız. Çığ altında kalıp kurtulan kişilere nasıl hayatta kaldıkları sorulduğunda “havanın çok sıcak olduğunu hayal ettik” diye cevap vermişlerdir. Duygular düşüncelerimizi şekillendirir. Korktuğumuzda, her şeyi olumsuz algılar ve felaket senaryoları kurgularız. Mutlu iken, aklımızdan geçen güzel düşüncelerle çevremizi olumlu görürüz.

Duygular fizyolojimizi etkiler. Kaygılanınca kalbimiz çarpar, ellerimiz titrer, nefesimiz hızlanır. Keyifliyken vücut ısımız regüle olur, kalp ritmimiz optimumdur, soluk alış verişlerimiz düzenlenir, savunma hücrelerimiz güçlenir. Düşünce, duygu ve beden arasındaki denge ve uyum çok önemlidir.

Tüm bunları son günlerde yaşanan “Corona Virüs” korkusuna uyarlayacak olursak; sosyal medya hesaplarında, mesaj guruplarında her bulduğumuz haberi okumak, okumakla kalmayıp üye olduğumuz diğer gruplarda paylaşmak, haberleri sonuna kadar açıp çocukların duymasına aldırış etmeden ölüm haberlerini dinlemek, hijyen tedbirlerini takıntı boyutuna taşımak ruhsal dayanıklılığı az olan kişileri özellikle etkileyerek onların kuruntularını iyice artırmakta, yemek düzenlerini, uyku düzenlerini değiştirmekte, psikolojilerini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, soğukkanlı insanları bile gereğinden fazla tedirgin yapabilmekte ve toplumda korku kültürüne neden olabilmektedir. Bu korku kültürü ise, sağlıklı düşünmemizi engelleyebilmektedir. Oysa hayatta kalabilmek için her şeyden önce sağlıklı düşünebilmemiz gerekir.

Çocukların güvenlik duygusunu koruyabilmek ve ruhsal travmanın etkilerini en aza indirebilmek için yetişkinlere düşen görevler vardır. Bunları şu şekilde özetlenebilir;

• Öncelikle biz yetişkinler olarak duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı kısaca kendimizi kontrol etmeliyiz,
• Sorulan sorulara kısa, net ve doğru bilgilendirme yapmalıyız,
• Çocukların sordukları Soruları mutlaka yanıtlamalıyız. Onların anlayacağı somut ifadeler kullanmalıyız,
• Korkutucu değil, umut ve güven verici yaklaşımda bulunmalıyız,
• Güvenlik önlemleri alırken tehdit ifadeleri kullanmamalıyız,
• Tedbir önlemleri ile ilgili uygulama yapıp onların öğrenmelerine yardımcı olmalıyız, davranışlarımızla örnek olmalıyız. Çocuklar söylediklerimizden ziyade davranışlarımızı dikkate aldıklarını unutmamalıyız.
• Haberleri kontrollü izlemeliyiz, çocuklarımızı felaket senaryolarına maruz bırakmamalıyız,
• Onları korumak için hem anne- babaların , hem de sağlığımızdan sorumlu olan herkesin (doktorların, sağlık çalışanların ve ülkeyi yöneten herkesin) çalıştığını vurgulamalıyız.

Ülke bazında alınan önlemler, (Sağlık bilim kurulunca ve sağlık bakanlığınca) gayet uygundur ve sakin kalıp kendi üzerimize düşenleri yaptığımızda, hem ruh sağlığımızı hem de beden sağlığımızı korumuş olacağız.

Son olarak; kendi kaygılarınızı, korkularınızı regüle etmekte (düzenlemekte) zorlanıyorsanız, son zamanlarda yaşananlardan dolayı çocuklarınızın ve kendi psikolojinizin olumsuz yönde etkilendiğini düşünüyorsanız bir uzmandan profesyonel destek alınız.

Tedbir bizden, takdir Allah’tandır. Biz elimizden geldiğince tedbirimizi tabiki alacağız. Ama şunu da unutmamak lazım; insanı ölümden eceli korur.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Corona Virüsünün İnsan Psikolojisi Üzerindeki Travmatik Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     14 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,430 uzman makalesi arasında 'Corona Virüsünün İnsan Psikolojisi Üzerindeki Travmatik Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:45
Top