2007'den Bugüne 88,387 Tavsiye, 27,365 Uzman ve 19,483 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Cinsel İstismarın Psikolojisi ve İstismarcının Psikolojik Durumu
MAKALE #12723 © Yazan Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL | Yayın Haziran 2014 | 6,285 Okuyucu
CİNSEL İSTİSMARIN PSİKOLOJİSİ VE İSTİSMARCININ PSİKOLOJİK DURUMU

Çocuk cinsel istismarı, erişkinlik yaşının altında bulunan bir çocuğu bir erişkinin cinsel doyumu için kullanması veya kullanılmasına göz yummasıdır. Cinsel istismar; sözel istismar, açık-saçık telefon konuşmaları, teşhircilik, röntgencilik, cinsel ilişkiye tanık edilme ya da cinsel ilişkiye zorlama, bedene cinsel anlamda dokunulması, müstehcen yayınlara konu etme, fuhşa itme, ırza geçme, ensest gibi farklı durumlarda ortaya çıkabilmektedir (Çeçen, 2007).
Cinsel istismar, %77 oranında aile bireyleri, %11 oranında akrabalar, %5 oranında çocuğun bakımından sorumlu olmayan kişiler, ve %2 oranında çocuğun bakımından sorumlu olan kişiler tarafından gerçekleşmektedir. Kız çocuklarının erkek çocuklarından üç kat daha fazla istismara uğradıkları görülmüştür, ancak erkek çocuklarının fark edilme oranı kız çocuklarına göre daha azdır (Ovayolu ve ark. 2007).
Çocukta cinsel istismarın birçok nedeni vardır. Bu nedenlerin en başında ailenin ekonomik yetersizliği, ebeveynin kısıtlı bir sosyal çevreye sahip olması, ya da çevreyle uyumsuzluk yaşaması, ebeveynlerin kişilik yapıları, erken yaşta ebeveyn olma, alkol ve madde bağımlılığı, eşler arası uyumsuzluk, boşanma, hapis gibi nedenlerle parçalanmış aile yapısı gibi faktörler gelmektedir (Ünal, 2008; Aral, 2007).
Cinsel istismarın çocuklar üzerinde olumsuz etkilerine değinecek olursak, çocuğun cinsel duygu ve tutumları normal gelişiminden sapmaktadır. Bu çocukların sık sık cinsel içerikli oyunlar oynadıklarını, kontrolsüz mastrubasyon yaptıklarını ve cinsel figürlerle oyun oynadıklarını, cinsel ilişki taklidi yaparak sıklıkla genital organlarla oynadıklarını, cinsellik konularına aşırı ilgi gösterdiklerini; bunun yanı sıra uykuya dalamama, konsantrasyon güçlüğü, olayla ilgili kabusler görme, tacizi hatırlatan kişi veya nesnelerden kaçınma gibi semptomlar gösterdikleri fark edilebilir (Akt. Kılıç, 2004). Ayrıca, cinsel istismara uğramış çocukların yetişkinliklerinde %70-80 oranında borderline (sınır) kişilik bozukluğu ve %85-90 arasında çoğul kişilik bozukluğu görülmektedir (Akt. Polat, 2006).
Aile içi cinsel istismar (ensest), çoğunlukla babalar ve ailenin diğer erkek akrabaları ile ergenlik öncesi veya ergenlik dönemindeki kız çocukları arasında yaşanır. Enseste uğrayan çocukların karşı koymaları oldukça güçtür, bunun nedenleri; kendilerine karşı fiziki kuvvet kullanılacağı korkusu, ne olduğunu anlamlandıramama ve bilgisizlik, istismarcıya olan duygular, aileye tehdit, güçsüzlük ve istismarcının otorite konumunda olmasıdır. Özellikle baba tarafından yapılan istismarın sonucu daha ağırdır; çünkü, babanın aile içindeki konumundan dolayı güçlü olması ve bunu kötüye kullanması söz konusudur. Baba, bu rolünü kaybeder ve çocuğun kişilik örgütlenmesinde derin hasarlar bırakır. Enseste uğrayan çocuklar büyük öfke duyarlar ancak ailenin yıkılacağından dolayı veya kendisinin istenmeyeceğinden korktuğundan dolayı bunu belli edemezler. Ayrıca, kendilerini korumadığı için annelerine büyük öfke duyarlar ancak anne sevgisini kaybetme korkusundan dolayı bunu gösteremezler. Bu içe atılan öfkeden dolayı çocuk, yetişkinlik döneminde mutsuz olur ve ruhsal yapısında kalıcı hasarlar oluşur. Ensest mağdurları, ileriki yaşlarında özellikle bozuk anne-çocuk ilişkilerine, suçluluk duygularına, somatizasyon sorunlarına, depresyon, uyku bozuklukları, yeme sorunları gibi psikolojik problemlere maruz kalırlar ve alkol-madde bağımlılığı sıkça görülebilir (Topçu, 2007).
Çocuklara cinsel istismar uygulayanların özelliklerinden bahsetmek gerekirse, genelde erkeklerin kız ve erkek çocuklarına istismar uyguladığı görülmüştür. Ayrıca, bu kişiler düşük özsaygıya sahip, gücünü gösterme ve kontrol etme ihtiyacı içerisinde olan kişiler olup, genellikle empatiden yoksun ve çoğunlukla kendileri de çocukken istismar edilmiş olup, kötü bir çocukluk dönemi geçiren kişilerdir. Bunun yanı sıra, bu kişiler çocukluklarında aile içi şiddete maruz kalmış, ebeveynleri ile sağlıklı bir bağ kuramamış, dürtü kontrolü sağlayamamış kişilerdir. Bu kişilerin sosyal becerilerine bakacak olursak; genellikle etkili iletişim yöntemleri kullanamayan, sosyal fobiye sahip hatta sosyal olarak kendilerini izole etmiş ve yakın ilişkilerde sorun yaşayan profile sahip olduklarını görürüz. Buna ek olarak, bu kişiler zorluklarla baş etmede oldukça zayıftırlar, örneğin, dürtüsellikleri yüzünden bir eyleme karar verdikleri zaman çok düşünmeden harekete geçerler ve sonuçlarını önceden düşünemezler. Son olarak, ensest faillerinin çocukluklarında, ebeveynlerinin evde çok az ya da hiç bulunmadıkları, çocuğun bakımı ile yeteri kadar ilgilenmedikleri, iç görüsü olmayan, suçu kendinden çok başkasına atan, paranoya eğiliminde olan, sosyal becerilerden yoksun ve içe kapanık, kendi ergenlik döneminde cinsel istismara maruz kalmış kişiler olduğu görülmüştür.
Terapiye başvuran kişilerden çocukluğunda cinsel istismara uğrayan kadınların yetişkinlikte erkeklere güven konusunda problem yaşadıklarını, cinsel konularda rahatsızlık duyduklarını, özellikle evlendiklerinde ilk gece korkusu ve kasılma yaşayarak vajinismusa benzer şikayetler gösterdiklerini, eşlerine dokunmakta ve sarılmakta zorluk yaşadıklarını görmekteyiz. Bu sorunların nedenlerini kişi çoğu zaman fark edemez, çünkü küçük yaşta yaşadığı bir cinsel istismar olayını unutmak istemiştir ve hatırlamamak için zihninin en derinlerine göndermiştir. Çoğu zaman kişi terapiye geldiğinde bu tür olumsuz yaşam olayları açığa çıkar. Bu durumda terapide bu olumsuz olayların etkileri şimdi ve burada konuşularak ve bir takım teknikler uygulanarak etkisiz hale gelir. Sonuç olarak, kişinin işlevselliği artmış olur, daha güvende, güçlü ve pozitif hisseder.
Çocukluğunda cinsel istismara uğrayan erkekler, yetişkinlikte kendini ifade etmede zorluk, kaygı (anksiyete) bozukluğu, öfke kontrol problemleri ve özgüven eksikliği ve eş problemleri yaşarlar. Terapiye başvuran erkekler genellikle günlük yaşamda yaşadıkları sorunlardan dolayı (insan ilişkilerinde zorluk yaşama, eş çatışması, vs gibi) gelirler. Ancak görüşmeler ilerledikçe bazı bireylerin geçmişinde yaşadığı ancak halen hatırladığında canını acıtan ve onu üzen cinsel istismar olayları olduğunu ortaya çıkar. Bu olayların etkileri silindiği zaman kişi kendini daha rahat ve güçlü hisseder, çatışmaları azalır.
Cinsel istismar, insan eliyle gerçekleştirilen psikolojik travma türlerinden biridir. İstismarın türüne, sıklığına, süresine ve kimin yaptığına göre ruhsal yapıda farklı etkiler bırakır. Şüphesiz ki aileden birinin, uzun süre ve sıklıkla yaptığı cinsel istismarın etkisi çok büyük olacaktır. Yetişkinlikte; depresyon, cinsel işlev sorunları, öfke kontrol problemi ve kaygı (anksiyete) problemi sıkça görülen problemler arasındadır. Ayrıca çocukluğunda cinsel istismara uğramış ebeveynler, ileriki yıllarda çocuk sahibi olduklarında çocuklarına yönelik aşırı korumacı bir tutum içerisinde olup evhamlı ya da kaygılı bir ruh hali içerisinde bulunabilmektedirler. Medyada çıkan taciz haberlerine karşı aşırı hassasiyet gösterip etkilenme olasılıkları daha fazladır. Çünkü, travmatik anı, bellekte hapsolmuş bir şekilde ilk günkü tazeliğini korumaktadır ve en küçük bir hatırlatıcı (tetikleyici) ile travmanın yaşandığı ana geri döner ve o anki tepkilere benzer tepkiler gösterilir.
Bütün travmatik yaşantıların bıraktığı olumsuz etkilerden kurtulmak mümkün olduğu gibi, cinsel istismarın etkilerinden arınmak da psikoterapi sayesinde mümkündür. Bu bağlamda, travma tedavisinde en yaygın kullanılan teknik EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing)‘dir. EMDR, 8 aşamalı bir teknik olup, kişiyi geçmişin olumsuz etkilerinden arındırarak, şimdiki tetikleyicileri ile baş etmesini sağlar, gelecekte de güçlü baş etme mekanizmalarına sahip olmasını sağlar.
Kişiler terapiye genellikle ikili ilişkilerde zorluk, isteksizlik, iletişim sorunları, cinsel işlev sorunları, endişe, öfke kontrol problemleri, insanlara hayır diyememe, kendini ifade edememe, özgüven eksikliği gibi günlük yaşam sorunlardan dolayı gelirler. Terapiler sırasında geçmişle bugün arasında bağlantı kurulduğu zaman, çözümlenmemiş geçmiş travmatik yaşantıların bugüne olumsuz etkilerini görebilmekteyiz. Bu olumsuz olayların şimdi ve burada çözümlenmesi ile kişinin işlevselliğinin arttığını, hayattan zevk almaya başladığını ve güçlü hissetmeye başladığını görürüz. Sizler de psikolojik bir sorun yaşadığınızda çekinmeden bir uzman desteği alabilir, farkındalığınızı artırabilir, sorunlarınızı çözebilir ve hayattan zevk alabilirsiniz. Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Kaynakça:
Çeçen A. R. (2007). Çocuk Cinsel İstismarı: Sıklığı, Etkileri ve Okul Temelli Önleme Yolları. Uluslar arası İnsan Bilimleri Dergisi, 4 (1), 1-17.
Ovayolu, N., Uçan, Ö., & Serindağ, S. (2007). Çocuklarda Cinsel İstismar ve Etkileri. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 2 (4), 13-22.
Topçu, S. (2009). Cinsel İstismar. Phıenix Yayınları .Ankar.
Ünal, F. (2008). Ailede Çocuk İstismarı ve İhmali.Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi, 12 (1), 9-18.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Cinsel İstismarın Psikolojisi ve İstismarcının Psikolojik Durumu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Esra ÜNAL ŞENGÜL Fotoğraf
Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
Psikoterapist - Somatik Deneyimleme 2. Düzey - Emdr Terapisti- Çift Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi176 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Esra ÜNAL ŞENGÜL'ün Yazıları
► Futbol Psikolojisi-Psikolojik Arena Psk.Rüveyda ÇELENK YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,483 uzman makalesi arasında 'Cinsel İstismarın Psikolojisi ve İstismarcının Psikolojik Durumu' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Stresle Başa Çıkma Ağustos 2015
► Motivasyon Üzerine Temmuz 2015
◊ Çok mu Hassasım? Kişiliğim mi Böyle? ÇOK OKUNUYOR Aralık 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:56
Top