2007'den Bugüne 87,353 Tavsiye, 27,075 Uzman ve 19,316 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ayrılık
MAKALE #13440 © Yazan Uzm.Psk.Şeyma KAMA | Yayın Ekim 2014 | 4,267 Okuyucu
Romantik ilişkilerde yaşanılan mutluluk ve alınan doyum, kişinin iyilik haliyle doğru orantılıdır. Bunun aksini düşündüğümüzde ise birey bir ayrılık sonrasında zor ve yıkıcı günler geçirebilir. Ayrılık kavramı bir çeşit kayıptır. Çok yakın olduğumuz, paylaşımlarda bulunduğumuz, belki de her anımızı birlikte geçirdiğimiz kişiyi bir daha görmemek üzere hayatımızdan çıkarma kararı aldığımızda yas tutmamız da kaçınılmazdır. İlişkiler ya öfke ve kızgınlığın şiddetlenmesi ile ya da ilişkinin öneminin giderek azalması ile biter. Yas süreci ise inkar ve öfke ile başlayıp bir süre yaşanılan hüznün ardından kabullenişle birlikte sona ermektedir. Yas sürecinin beş aşaması bulunmaktadır;

• İnkar; “Bu gerçek olamaz.”, “O benden ayrılmadı.”, “Aslında beni hala seviyor.” gibi düşüncelerin var olduğu veya hissizliğin, üzülmemenin olduğu durumdur
• Öfke; “Neden benim başıma geldi?”, “Allah onun belasını versin.”, “Onu bir elime geçirirsem öldüreceğim.” gibi isyanla devam eden, yapılan haksızlıkların bizi en çok kızdırdığı bir süreçtir.
• Pazarlık; bu durumun olmaması karşılığında bir şeyi feda etme gibi Allah’la ya da ayrılanla anlaşma yapma tavrının olduğu aşamadır: “Eğer barışırsak bir daha yapmıycam, kızmıycam, aldatmıycam...”, “Eğer dönerse her istediğini yapıcam.”
• Depresyon; çok mutsuz, üzgün ve yorgun hissedilen süreçtir: “Artık onu kaybettim, hep ağlamak istiyorum.”, “O yoksa yaşamın benim için anlamı kalmadı.”
• Kabulleniş; olay sonrasında yaşananlar kabul edilir ve artık bu durumla barışılır ve yaşama devam edilir. Ayrılık bu aşamada, kişiyi olgunlaştıran ve zenginleştiren bir deneyime dönüşür.

Yapılan araştırmalar, ayrılık sürecinde yaşanılan sıkıntılı ruh halinin; üzüntü, isteksizlik, kaygı, uyku, iştah problemleri ve yaşam kalitesinin azalmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrılık sonrasında birey, eski sevgilisini düşünmekten uykusuzluk yaşamaya başlayabilir ya da tam tersi unutmak adına sürekli uyumayı tercih edebilir. İlişkinin süresi kısa da olsa uzun da olsa ayrılık; kabul edilemeyen, karşı tarafa öfke duyulan ve geçici bir üzüntülü süreç olmaktadır fakat bazı bireyler bu süreçle daha kolay başa çıkabilirken kimileri ise bu süreci daha uzun ve yıkıcı bir şekilde geçirebilirler.

Peki, neden ayrılırız? Ayrılığın nedenlerini, ilişkiye dair etmenler, dış etmenler, benliğe ilişkin nedenler ve partnere ilişkin sebepler olarak sıralayabiliriz (Sprecher, 1994). İlişki sürecinde karşılaşılan bir engel ya da ortak verilmesi gereken kararlarda anlaşmazlık ilişkiye dair etmenleri temsil eder. Dış etmenler; aile bireylerinin fikirleri, birbirinden uzakta olma ve yaşama, farklı kişilerin ilişkiye dahil olması gibi sebepler olabilmektedir. Türkiye’de yapılan bir araştırma da partnerinden uzakta olma durumunun kişilerin ayrılık kararında önemli bir yer tuttuğunu göstermiştir. Çiftlerin her birinin karakter özellikleri, yaşam biçimleri, zevkleri, acıları, duygularını yaşama ve ifade etme biçimleri gibi bir sürü sebep ilişkinin devamında olduğu gibi ayrılıkta da önemli bir yer tutmaktadır. ‘Bağımsız olmayı istemek’ bu süreçte önemli bir kavramdır. Kişiler ilişkilerinde bağımlı bir tutum sergilediklerinde bir süre sonra boğulmuşluk hissi taşımaya başlayabilir ve kendi alanını yaratmaya başlamak isteyebilirler fakat o zamana kadar her anını birlikte geçirmiş partnerlerin bir anda bunu yapması mümkün olamayabilir, beraberinde kavgalar başlayabilir ve bu durum ayrılığı tetikleyebilir. Böyle bir durumda ilişkinin en başında kendi benlik sınırlarını, kendiliğini ortaya koymak önemlidir diyebiliriz. Bağımsız olmayı istemek gibi, destek yokluğu ve benzerliklerin eksikliği gibi kavramlarda çok önemlidir. Kişi bir ilişki içindeyken partnerini yalnızlığına çözüm olan bir ilaç gibi görebilir ve karşılaştığı zorluklarda onu yanında isteyebilir, belli durumlarda reddedilmesi, yalnız kalması ayrılık kararını hızlandırabilir.

Peki ya terk edildiğimizde? Yapılan bir araştırma da terk edilen çiftlere, partnerinizin sizi terk etmesini mi yoksa ölmesini mi tercih edersiniz diye sorulduğunda alınan cevaplar şaşırtıcıdır, kişiler partnerinin ölmesini tabi ki istemeselerde böyle bir ihtimal onlara daha iyi gelmektedir. Terkedilme bir reddediliştir, kişinin özgüven problemlerinin artmasına, kendini değersiz ve yetersiz hissetmesine sebep olabilir.

Ayrılmayla başa çıkmak adına kişiler, ayrılık sonrasında partnerlerini tümden kötü görebilmekte ve bu durum onları rahatlatabilmektedir. Kötünün dışarıda olması, iyinin kendi benliğimizde olması durumu çok rahatlatıcı olmaktadır. Bunun aksine, suçluluk duygusu ve pişmanlık bu süreci katlanılamaz bir hale getirebilir ve bunun sonunda ayrılma kararını tek taraflı veren kişi hemen tekrar barışma çalışmalarına başlayabilir. Böyle bir süreçte ise kendini tamamen kötü görme ve partnerini yüceltme durumu söz konusudur, sanki ayrılma kararı tümüyle yanlıştır ve partneri ayrılmayı hak etmemiştir. Acaba gerçekten bir tarafın tamamen haklı ya da diğer kişinin tamamen haksız olması mümkün müdür? İlişki karşılıklı kişilerin etkileşim halinde olduğu bir süreç ise, ilişkinin devam etmesi de karşılıklı doyumlar var oldukça süregelir, bu doyumlar bittiğinde ya da azaldığında işte o zaman ayrılmalı mıyız sorgulamaları başlamaktadır. Ayrılık süreciyle başa çıkmak; öncelikle bunun bir yas süreci olduğunu kabul etmekle başlayabilir. Verilen kararın doğruluğundan emin olma da bu süreci kısaltabilir, ayrılık kararında olumlu ve olumsuz özelliklerin karşılaştırılması önemli bir yer teşkil eder. Sadece karşıda ki kişinin değil, benliğe dair, ilişkinin dinamiğine dair iyi ve kötü yanlar değerlendirilmelidir. Ayrılık, bir kızgınlık veya tartışma anında verilecek ya da kaçmak adına yapılan bir eylem değil karşılıklı, sağlıklı konuşulması ve değerlendirilmesi gereken bir durumdur ve karar bu şekilde alındığında ayrılıkla başa çıkmakta kolaylaşır. Terkedildiğimizde ise, yaşadığımız değersizlik duyguları bu ayrılığın yasını yaşarken durumu zorlaştırabilmektedir. Değersizlik, yetersizlik ayrılıktan sonra hissedilen bir durum mu yoksa size geçmişten de tanıdık geliyor mu? Bazı durumlarda kişinin var olan sevgisizlik, ilgi ihtiyacı gibi durumları terk edilmeyle birlikte şiddetlenebilir.Bütün bu dinamiklerin değerlendirilmesi ve ayrılık sonrası yaşanılan depresif duygudurum, uyku düzensizliği, işlevselliğin bozulması gibi durumlarda destek almak isterseniz, bir psikoterapist veya psikiyatristten yardım alabilirsiniz. İlişkilerimizde yaşadığımız olumsuzluklar, bireysel olarak kişileri depresyon ya da kaygı gibi ruhsal durumlara itebilmekte ya da çiftler arası anlaşmazlıkların çoğalmasına sebep olabilmektedir. Ayrılık sonrasında yaşadığımız zorluklar başa çıkamayacağımız bir hal aldığında bir uzmandan destek alabilirsiniz. Ayrılma kararı öncesinde bir kararsızlık yaşanıyor ise; partnerlerin ortak kararıyla doğru bir değerlendirme yapmak adına çift terapisi desteği alabilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog Şeyma KAMA
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ayrılık" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şeyma KAMA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Şeyma KAMA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şeyma KAMA Fotoğraf
Uzm.Psk.Şeyma KAMA
Bursa
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Şeyma KAMA'nın Yazıları
► Ayrılık Psikolojisi Psk.Dilara PEPEDİL
► İlk Ayrılık / Okula Uyum Psk.Ebru YEREBAKAN
► Psikolojide Yas (Ayrılık,kayıp) Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,316 uzman makalesi arasında 'Ayrılık' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Romantic Conflict Kasım 2015
► Acaba Aşık Mısınız? Aralık 2014
► İdeal Partner Arayışı Kasım 2014
► Sınav Kaygısı Ekim 2014
◊ Tükenmişlik Ocak 2015
◊ Öfke Kontrolü Kasım 2014
◊ Empatik İletişim Kasım 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:14
Top